0:00
Merhaba. Hiç düşündünüz mü? Şu an
0:02
elinizde tuttuğunuz telefon veya
0:03
üzerinizdeki tişört neden dünyanın dört
0:06
bir yanından gelen parçalardan oluşuyor?
0:08
İşte bugün ülkeleri birbirine bağlayan
0:10
bu devasa küresel ticaret ağının
0:12
arkasındaki büyük fikirleri, o temel
0:14
kuralları şöyle bir 5 dakikada mercek
0:17
altına alacağız. Bakın elimizdeki akıllı
0:19
telefon bunun için mükemmel bir örnek
0:21
değil mi? Tasarımı bir kıtada yapılıyor.
0:23
Parçaları başka bir kıtadan geliyor.
0:25
Montajı isa bambaşka bir yerde. Peki ama
0:28
neden tek bir ülke bütün bu işi kendi
0:30
başına yapmıyor? İşte cevap. Verimlilik
0:33
ve uzmanlaşma gibi kulağa basit gelen
0:35
ama aslında çok güçlü olan ekonomik
0:37
prensipler de saklı. Ve bu soruyu
0:39
cevaplamak için de gelin en başa
0:41
gidelim. Her şeyin başladığı yere yani
0:44
ticaretle ilgili o ilk büyük fikirlere
0:46
bir bakalım. Şöyle bir düşünelim.
0:48
Yüzyıllar önce bir ülkeyi ne zengin
0:51
yapardı? Yani zenginliğin ölçütü neydi?
0:54
Cevap: Bugün bize epey farklı gelecek
0:56
bir ekonomik doktrinde yani
0:58
merkantilizmde gizli. Merkantilizme göre
1:01
ekonomi adeda bir savaş alanıydı. Amaç
1:04
neydi? Komşundan daha fazla altın, daha
1:07
fazla gümüş biriktirmek. Yani birinin
1:10
kazanması için diğerinin mutlaka
1:12
kaybetmesi gerekiyordu. Ama sonra Adam
1:15
Smith sahneye çıktı ve mutlak
1:16
üstünlükler fikriyle bütün oyunu
1:18
değiştirdi. Dedi ki, "Durun bir dakika.
1:21
Bu bir savaş değil. Herkes en iyi olduğu
1:23
işi yapsın. Sonra da ürettiklerini
1:25
birbiriyle değişkuş etsin. Ticaret
1:28
yapsın. İşte bu fikir ticareti bir
1:30
kapışma olmaktan çıkarıp herkesin
1:32
kazandığı bir işbirliğine dönüştüren
1:34
devrim gibi bir şeydi. İi de bir ülke
1:37
niyi en iyi yaptığını nasıl bilecek?
1:40
İşte bu sorunun cevabı da bizi Hexher
1:42
Ohlin teorisine götürüyor. Yani
1:45
uzmanlaşmanın arkasındaki asıl
1:47
sebeplere. Bu teori diyor ki ticaretin
1:49
başlaması için fitili ateşleyen temel
1:52
bir fark olması lazım ülkeler arasında.
1:54
Eğer bu fark yoksa iki tarafın da
1:56
kazandığı bir ticaretten bahsetmek pek
1:58
de mümkün değil. Peki nedir bu kadar
2:01
kritik olan fark? Cevap: üretim
2:03
faktörleri. Yani bir ülkenin elindeki
2:06
malzemeler diyebiliriz. Sermaye, iş
2:08
gücü, toprak. Bu teoriye göre her şey
2:11
bir ülkenin bu faktörlerden hangisine
2:13
bol sahip olduğuyla ilgili. O kadar daha
2:15
somut hale getirelim. Mesela Almanya
2:18
gibi sermaye zengini bir ülke düşünün.
2:19
Ne yapıyor? İleri teknoloji otomobiller.
2:22
Peki Bangladeş gibi emeğin bol olduğu
2:24
bir ülke tekstil. Şimdi Hexare All inin
2:27
teorisinin en canlıcı noktası geliyor.
2:29
Ticaret başladığı anda Bangladeş'in
2:31
tekstil ürünlerine olan talep patlıyor.
2:34
E bu ne demek? Oradaki işçiler için daha
2:36
fazla iş, daha yüksek ücretler demek.
2:38
İşte ticaretin insanların hayatına tam
2:41
da bu şekilde doğrudan dokunduğu an bu.
2:43
Peki tamam. Bütün bu teoriler kağıt
2:46
üzerinde nasıl görünüyor? Şimdi gelin
2:48
ekonomistlerin bu karmaşık fikirleri
2:50
daha basit, daha anlaşılır hale getirmek
2:52
için kullandığı o güçlü görsel araçlara
2:55
yani modellere bir göz atalım. İlk
2:57
modelimiz üretim olanakları eğrisi. Bu
3:00
eğri bize bir ekonominin üretim
3:02
kapasitesinin sınırlarını gösteriyor.
3:04
Hadi çok temel bir soruyla başlayalım.
3:07
Cevap 2. Sadece 2. Peki neden sadece 2?
3:13
Çünkü amaç ekonominin en temel gerçeğini
3:16
gözler önüne sermek. Bir şeyden daha
3:18
fazla öğretmek istiyorsanız başka bir
3:21
şeyden vazgeçmek zorundasınız. İşte biz
3:23
buna fırsat maliyeti diyoruz ve bu basit
3:26
model bu durumu kusursuz bir şekilde
3:28
anlatıyor. Hadi şimdi bu modeli
3:30
zihnimizde bir canlandıralım. Diyelim ki
3:33
bir araba üretmek için vazgeçmeniz
3:35
gereken bisiklet sayısı hiç ama hiç
3:37
değişmiyor. Sabit. Bu durumda
3:39
grafiğimizin şekli nasıl olurdu sizce?
3:42
doğrusal olurdu. Yani dümdüz bir çizgi.
3:45
Bu da bize neyi gösterir? İki ürün
3:47
arasındaki o takas oranının yani
3:49
fedakarlığın hiç değişmediği en basit,
3:52
en ideal senaryoyu. İşte o düz çizginin
3:54
eğimi var ya ekonomistler buna marjinal
3:57
dönüşüm oranı diyor. Kısacası bu bir
4:00
şeyi elde etmenin bedeli. Yani fırsat
4:02
maliyetinin ta kendisi. Tamam. Tek bir
4:05
ülkenin üretim sınırlarını anladık. Peki
4:07
ya iki ülke ticaret yapmak için masaya
4:09
oturduğunda ne oluyor? İşte tam bu
4:12
noktada teklif eğrileri dediğimiz şey
4:14
devreye giriyor ve bize küresel pazarın
4:17
o dengeyi nasıl bulduğunu gösteriyor. Bu
4:19
eğrilerin kesiştiği o nokta var ya işte
4:21
orası pazarın denge noktası. Ne demek
4:24
bu? Bir ülkenin almak istediği miktar
4:26
diğerinin satmak istediği miktarla tam
4:28
olarak örtüşüyor demek. Küresel fiyatlar
4:31
ve ne kadar mal alınıp satılacağı işte
4:33
tam da bu noktada belirleniyor. Peki bu
4:36
yüzlerce yıllık teoriler günümüz dünyası
4:38
için ne anlam ifade ediyor? Hala geçerli
4:41
mi? Gelin son bölümde ticarete dair çok
4:44
yaygın birkaç efsaneyi ve ardındaki
4:46
gerçekleri masaya yatıralım. İlk efsane
4:49
ile başlayalım. Uzmanlaşmak yani sadece
4:52
tek bir ürüne odaklanmak üretimi daha
4:55
pahalı hale getirir. Doğru mu? Gerçek şu
4:58
ki tam tersi. Uzmanlaşma ölçek
5:02
ekonomileri sayesinde birim maliyetleri
5:04
düşürür. Yani bir şirket bir ürüne
5:06
odaklanıp ondan milyonlarca öğrettiği
5:09
zaman her bir ürünün maliyeti ciddi
5:11
şekilde azalır. Kısacası daha fazla
5:14
üretmek çoğu zaman daha ucuza üretmek
5:16
demektir. Sıradaki efsanemiz modern
5:19
ticaret politikaları ile ilgili. Denir
5:21
ki günümüzde sanayi ürünlerindeki gümrük
5:24
vergileri hala çok yüksek. Acaba öyle
5:26
mi? Aslında gerçek şu. Gat ve sonrasında
5:29
Dünya Ticaret Örgütü gibi anlaşmalar
5:31
sayesinde sanayi ürünlerindeki gümrük
5:34
vergileri yani tarifeler tarihi düşük
5:37
seviyelerde. Yani 10 yıllardır bu
5:39
vergiler sistematik olarak düşürülüyor.
5:41
Bu da ne demek? Mallar sınırlar arasında
5:43
artık çok daha rahat hareket edebiliyor.
5:46
Gördüğünüz gibi ticaret ekonomik pastayı
5:48
büyütmek için inanılmaz güçlü bir araç.
5:51
Ama bu teoriler büyüyen o pastanın
5:53
dilimlerinin ülke içinde kimlere nasıl
5:56
dağıtıldığını her zaman açıklamıyor.
5:58
Evet, ticaret zenginlik yaratıyor.
6:00
Burası kesin. Ama asıl kritik soru şu:
6:03
Yaratılan bu zenginlik kime gidiyor?
6:05
İşte bu soruyla sizi başa bırakıyorum.
6:08
İzlediğiniz için teşekkürler.