0:00
Herkese merhaba. Gördüğünüz, duyduğunuz,
0:02
okuduğunuz her şeyin arkasında aslında
0:04
gizli bir mimari olduğunu hiç düşündünüz
0:06
mü? İşte bugün bilgi dünyamızın bu
0:09
görünmez iskeletini yani iletişim
0:11
sosyolojisini mercek altına alıyoruz.
0:13
Gelin işe bu basit gibi görünen ama
0:16
aslında çok derin soruyla başlayalım.
0:18
Çünkü cevap sandığınızdan çok daha
0:20
karmaşık ve bizi tam da bugünkü
0:22
analizimizin kalbine götürüyor. Hadi bu
0:24
konuya biraz daha yakından bakalım. Her
0:27
şeyin en başına yani temellere
0:29
dönüyoruz. Çünkü o büyük medya
0:31
denklemini çözmeden önce herhangi bir
0:33
iletişimin en basit düzeyde nasıl
0:35
çalıştığını anlamamız şart. Bakın
0:38
iletişim dediğimiz şey yalnızca bir
0:40
bilgi alışverişi değil. Aslında çok daha
0:42
dinamik bir süreç. Amacı ne? Bir etki
0:45
yaratmak. Karşı tarafta bir şeyleri
0:47
değiştirmek. Yani gönderdiğimiz her
0:49
mesajın bir hedefi, bir amacı var. Şöyle
0:52
düşünün. Aklınızda bir fikir var. Bunu
0:55
başkasının anlaması için bir pakete
0:57
koymanız gerekiyor, değil mi? İşte bu
1:00
paketleme işlemine biz kodlama diyoruz.
1:03
Düşüncelerinizi kelimelere, jestlere ya
1:06
da bir resme dökerek onları somut biler
1:08
mesaja dönüştürüyorsunuz.
1:10
Bu iletişimin olmazsa olmaz ilk adımı.
1:13
İletişimi anlamaya çalışırken karşımıza
1:16
çıkan iki temel model var. Çizgisel
1:18
model adeta bir monolog gibi. Mesaj
1:21
gider ve iş biter. Ama döngüsel model
1:24
bir diyaloğa benzer. Peki aradaki en ama
1:27
en büyük fark ne? Geri bildirim. İşte o
1:31
sihirli kelime. Bu geri bildirim tek
1:33
yönlü bir anonsu karşılıklı bir sohbete
1:36
dönüştüren şeyin ta kendisi. Tamam.
1:38
Birebir iletişimi anladık. Şimdi sahneyi
1:41
büyütüyoruz ve milyonlarca insana aynı
1:44
anda seslenen kitle iletişimine
1:46
geçiyoruz. Kitle iletişimini özel kılan
1:48
birkaç şey var. Birincisi teknoloji
1:51
olmadan yapılamaz. İkincisi, ulaştığı
1:54
kitle devasa çok çeşitli insanlardan
1:56
oluşuyor. Ve belki de en önemlisi bu
1:59
kitle anonim. Yani kim olduklarını
2:01
bilmediğimiz bir kalabalık. İşte en
2:04
kritik noktalardan biri de bu. Bir
2:06
arkadaşınızla konuşurken onu tanırsınız,
2:08
değil mi? Ama bir televizyon kanalı ya
2:10
da gazete mesajına yolladığı milyonlarca
2:12
insanı tek tek tanımaz. isimsiz yüzü
2:15
olmayan bir kalabalığa seslenir. Bu
2:17
durum mesajın nasıl hazırlandığını ve
2:20
nasıl algılandığını kökünden
2:21
değiştiriyor. Tam bu noktada
2:24
sosyolojinin dev isimlerinden Georg
2:26
Simel devreye giriyor. Simel diyor ki,
2:28
"Toplum dediğiniz şey soyut bir yapı
2:30
değil. Aslında bizim birbirimizle
2:32
kurduğumuz o sayısız etkileşimin bir
2:34
toplamıdır. E bu etkileşimlerin en temel
2:37
aracı ne? Tabii ki iletişim. Peki biz
2:40
nasıl toplumun bir parçası haline
2:42
geliyoruz? İşte toplumsallaşma dediğimiz
2:44
süreçle ailemizden, okulumuzdan ve evet
2:48
çok büyük ölçüde medyadan toplumun
2:50
kurallarını, neyin doğru, neyin yanlış
2:53
olduğunu öğreniyoruz. Aslında medya
2:56
olaylar karşısında nasıl hissetmemiz ya
2:58
da davranmamız gerektiğini bize sürekli
3:00
anlatarak bizi şekillendiren çok güçlü
3:03
bir öğretmen. Şimdi odak noktamızı biraz
3:06
daha keskinleştiriyoruz ve medyanın bu
3:09
gücünü tam olarak nasıl kullandığını
3:11
açıklayan o meşhur teorilere geliyoruz.
3:14
Riley ve Riley modeli bize çok temel bir
3:16
şey söylüyor. Medyayı tek başına bir
3:19
fanusun içinde analiz edemezsiniz. Medya
3:22
içinde bulunduğu toplumun kültüründen,
3:24
siyasetinden, ekonomisinden hem
3:26
etkilenir hem de tüm bunları etkiler.
3:28
Yani bu büyük bir sosyal yapbozun sadece
3:31
bir parçası. Hem de çok önemli bir
3:34
parçası. Ve işte geldik en güçlü
3:36
teorilerden birine. Medya bir konu
3:39
hakkında ille de ne düşünmeniz
3:40
gerektiğini size zorla kabul ettiremez
3:42
belki ama hangi konuların önemli
3:45
olduğunu, günlerce, haftalarca neyi
3:47
konuşmanız gerektiğini belirlemede
3:49
inanılmaz bir güce sahip. bir konuyu
3:51
sürekli manşete taşıdığında onu
3:53
hepimizin zihninde en önemli mesele
3:55
haline getirebiliyor. Peki medyayı
3:58
incelerken tek bir bakış açısı mı var?
4:00
Elbette hayır. Temelde iki farklı
4:03
yaklaşım olduğunu söyleyebiliriz. Bir
4:05
tarafta ana akım yani liberal yaklaşım
4:07
var. Onlar daha çok gündem belirleme
4:10
gibi teorilerle medyanın kamuoyu
4:12
üzerindeki somut etkilerini ölçmeye
4:14
odaklanıyor. Diğer taraftaya eleştirel
4:17
ekonomi politik yaklaşımı var. Onlar
4:19
işin daha derine iniyor ve bu medya
4:21
kuruluşunun sahibi kim ya da hangi güç
4:24
yapıları bu mesajı şekillendiriyor gibi
4:26
sistemin temeline dair sorular
4:28
soruyorlar. Şimdi de bakış açımızı biraz
4:31
daha genişletelim ve bu alanın küresel
4:33
ölçekte ve tarihsel olarak nasıl bir
4:35
yolculuk yaptığına hızlıca bir göz
4:37
atalım. Bu alanın akademik kökleri 20.
4:40
yüzyılın başlarında Amerika'da
4:41
gazetelerin gücünü anlama çabalarına
4:43
dayanıyor. 70'lere geldiğimizde ise konu
4:46
artık küresel bir mesele haline geliyor.
4:48
Mcbright komisyonu gibi yapılar zengin
4:50
ve yoksul ülkeler arasındaki o devasa
4:53
medya gücü farkını sorgulamaya başlıyor.
4:55
80'lerde ise serbest piyasa
4:57
rüzgarlarıyla birlikte medya ortamı
5:00
tamamen ticari ve küresel bir arenaya
5:02
dönüşüyor. Peki tüm bu teorik bilgileri
5:05
öğrendik. Harika. Ama bunları günlük
5:07
hayatımızda nasıl kullanacağız? İşte
5:10
size medyayı okurken işinize yarayacak
5:12
üç pratik mercek. Bundan sonra
5:14
tükettiğiniz bir medya içeriğini analiz
5:17
etmek için kendinize şu üç basit soruyu
5:19
sorun. Birincisi, bu iletişim tek yönlü
5:21
mü yoksa benim de sesimi duyurabileceğim
5:24
bir geri bildirim yolu var mı? İkincisi,
5:26
bana sunulan bu gündemin arkasında ne
5:28
var? Hangi hikayeler özellikle
5:30
anlatılmıyor? Ve üçüncüsü, bu mesajı
5:33
bana kim hangi amaçla ulaştırıyor?
5:35
Sadece bu üç mercek bile sizi çok daha
5:37
bilinçli bir medya tüketicisi
5:39
yapacaktır. Ve sizi bu son kışkırtıcı
5:42
soruyla başa bırakıyorum. Unutmayın,
5:44
eğer gündemimizi medya belirliyorsa
5:46
sormamız gereken asıl soru şudur. Peki
5:49
medyanın gündemini kim belirliyor? İşte
5:51
bu soru iletişim sosyolojisinin
5:53
kalbindeki en temel meseleyi özetliyor
5:55
ve umarım sizi daha fazla merak etmeye