Auzef İktisadi Düşünce Tarihi 2024-2025 Vize Soruları (Bahar)
Bu metinler, iktisadi düşünce tarihinin ana gelişim aşamalarını ve farklı ekonomik okulların temel prensiplerini kapsamlı bir şekilde özetlemektedir. Merkantilizm ve Fizyokrasi ile başlayan süreçte, zenginliğin kaynağı olarak değerli madenler ve tarımsal üretim gibi unsurların nasıl görüldüğü açıklanmaktadır. Klasik İktisat bölümünde Adam Smith ve takipçilerinin serbest piyasa ile tarafsız devlet anlayışı vurgulanırken, Neo-Klasik dönemde odağın mikro iktisadi analizlere ve bireysel faydaya kaydığı belirtilmektedir. Son olarak Keynesyen Devrim ile devletin ekonomiye aktif müdahalesinin ve toplam talebin önemi üzerinde durulmaktadır. Kaynak, bu teorik bilgileri hem anlatı formatında sunmakta hem de vize soruları ve çözümleri aracılığıyla pekiştirmektedir.
https://lolonolo.com/2026/02/04/iktisadi-dusunce-tarihi-2024-2025-vize-sorulari-bahar/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Bu bölümde hep birlikte
0:02
şöyle bir yolculuğa çıkalım diyorum.
0:04
Nereye mi? Bugün bile cebimizdeki
0:07
parayı, işimizi hatta ülkelerin kaderini
0:10
şekillendiren o devasa ekonomik
0:11
fikirlere doğru. Aslında her şey tek bir
0:15
soruyla başladı. Kulağa çok basit
0:17
geliyor değil mi? Ama bu soru inanın
0:20
iktisat bilimini başlatan o ilk
0:21
kıvılcımdı. Yüzyıllar boyunca en parlak
0:24
beyinler işte bu gizemin peşine düştü.
0:27
Ve bu soruya birbiriyle kapışan iki
0:30
temel cevap geldi. Bir tarafta hazine
0:33
biriktirelim diyenler vardı. Diğer
0:35
taraftaya hayır asıl zenginlik topraktan
0:38
gelir diyenler. İşte bu iki farklı bakış
0:41
açısı sonradan gelecek bütün ekonomik
0:44
kavgaların tabiri caizse fitilini
0:47
ateşleyecekti.
0:48
O zaman hadi ilk tartışmalara şöyle bir
0:51
dalalım. Başlangıç noktamız 16.
0:53
yüzyıldan 18. yüzyıla kadar Avrupa'da
0:56
fırtına gibi esen merkantilistler.
0:59
Merkantilistlere göre dünya sıfır
1:01
toplamlı bir oyundu. Ne demek bu? Yani
1:04
dünyadaki zenginlik sabit bir pasta
1:06
gibiydi. Sizin daha büyük bir dilim
1:08
almanız için bir başkasının diliminin
1:09
küçülmesi şarttı. O yüzden amaçları çok
1:12
netti. Ne yapıp edip komşularından daha
1:14
fazla altın ve güş stoklayarak pastanın
1:17
en büyük dilimini kapmak. Ama bu altın
1:20
biriktirme takıntısına 18. yüzyıl
1:22
Fransas'sından çok radikal bir itiraz
1:24
geldi. Dediler ki, "Lesefer yani
1:28
bırakınız yapsınlar, bırakınız
1:29
geçsinler." Bu fikri savunan
1:32
fizyokratlara göre zenginliğin kaynağı
1:34
bambaşka bir yerdi. Fizyokratlar için
1:37
denklem çok basitti aslında. Çok netti.
1:40
Zenginlik dediğin şey biriktirilmez,
1:42
topraktan büyütülürdü. Onlara göre
1:44
gerçek değer devletin kasasındaki soğuk
1:46
metallerde değil, tarlalardaki sıcak
1:48
hasattaydı. Şimdi hikayemizde bir
1:51
sonraki halkaya geçiyoruz. Öyle bir
1:53
halka ki tek bir kitapla her şeyi
1:55
değiştirdi ve iktisadı başlı başına bir
1:57
bilim haline getirdi. Yıl 1776
2:01
ve sahneye Adam Smith çıkıyor. Ulusların
2:04
Zenginliği adlı kitabıyla resmen oyunu
2:07
baştan yazıyor. Diyor ki, "Her birey
2:10
kendi çıkarının peşinden koşarken
2:12
farkında olmadan sanki görünmez bir el
2:15
tarafından tüm toplumun iyiliğine hizmet
2:17
eder. Bu fikir her şeyi değiştirecekti.
2:21
Klasik okulun kalbinde yatan fikir neydi
2:23
biliyor musunuz? Sayı yasası. Gerçekten
2:26
inanılmaz iyimser bir bakış açısı. Diyor
2:29
ki her arz kendi talebini yaratır. Yani
2:32
sen yeter ki üret. O malı alacak biri
2:35
mutlaka çıkar. Fabrikalar ne üretirse
2:37
üretsin satılır. Sistem sanki sihirli
2:39
bir şekilde hep kendi kendini dengeler.
2:43
İşte bu tıkır tıkır işleyen mükemmel bir
2:46
piyasa tablosuydu. Fiyatlar esnek,
2:49
ticaret serbest. İşsizlik diye bir şey
2:51
varsa o da insanların kendi tercihi ve
2:54
en önemlisi devletin gölge etmemesi.
2:58
Klasiklere göre devletin tek bir görevi
3:00
vardı. Kenara çekilmek ve piyasanın o
3:03
meşhur sihrini göstermesine izin vermek.
3:06
Ama durun bu iyimser partiyi bozan biri
3:09
vardı. Hem de bizzat klasik okulun
3:11
içinden Thomas Malt Maltus çıktı ve dedi
3:14
ki bir dakika. Her arz kendi talebini
3:17
yaratmaz. Yani ekonomiler bazen eksik
3:20
tüketim krizleriyle yüzleşebilir. Başka
3:23
bir deyişle ortada satılamayan mal
3:25
yığınları kalabilir." diye uyardı. Ve
3:27
19. yüzyıl biterken iktisadın kamerası
3:31
da yön değiştirdi. Artık teleskopla
3:33
uluslara büyük resme bakmıyorlardı. Odak
3:36
dramatik bir şekilde bireye kaydı.
3:39
Mesela artık uluslar değil, tek tek
3:41
insanlar ve onların kişisel
3:43
tercihleriydi.
3:44
İşte tam da bu an. Bugün mikro iktisat
3:47
dediğimiz alanın doğuşu. İktisatçılar
3:50
teleskopları bırakıp ellerine
3:51
mikroskopları aldılar. Artık baktıkları
3:54
şey tek evlerin, tek firmaların aldığı o
3:57
küçücük kararlardı. Ve bu klasiklerden
4:00
gerçekten dev bir kopuştu. Çünkü artık
4:03
bir şeyin değerini belirleyen şey onu
4:05
üretmenin maliyeti değildi. Yeni sihirli
4:08
kelime faydaydı. Yani bir şeyin değeri
4:11
tamamen size ne hissettirdiğiyle, size
4:13
ne kadar tatmin sağladığı ile ilgiliydi.
4:16
Düşünsenize çölde kaybolmuş biri için
4:19
bir bardak su bir elmastan kat daha
4:21
değerli değil midir? İşte değer bu kadar
4:24
kişisel, bu kadar süjektif bir hale
4:26
geldi. Neoklasikler matematiği alıp
4:29
ekonominin tam merkezine koydular.
4:31
Amaçları neydi? Amaçları büyüktü.
4:34
İktisadı tıpkı fizik gibi kesin
4:37
öngörülebilir bir bilime dönüştürmekti.
4:39
İnsan davranışlarını formüllere
4:41
dökebilirsek geleceği de tahmin
4:42
edebiliriz diye düşünüyorlardı. Ve bu
4:45
modeller yani klasik ve neoklasik
4:48
teoriler uzun yıllar boyunca sanki işe
4:50
yarıyor gibiydi. Her şey yolunda
4:52
görünüyordu. Ta ki tüm küresel sistem
4:56
yerle bir olana kadar. 1929'daki Wall
4:59
Street çöküşü basit bir piyasa krizi
5:02
falan değildi. Hayır, bu o güne kadar ne
5:05
biliyorsak, neye inanıyorsak bütün o
5:07
ekonomik bilgeliğin iflas ettiği andı.
5:10
Yıllardır bu asla yıkılmaz denilen bütün
5:13
o teoriler adeta bir kağıttan kule gibi
5:16
çöktü. Ve ortada devasa bir soru vardı.
5:20
Madem piyasalar kendi kendini
5:21
düzeltiyordu, peki neden işsizlik 10 yıl
5:24
boyunca rekor seviyelerde çakılıp
5:26
kalmıştı? Bu soruyu eski teoriler
5:28
cevaplayamıyordu. Artık yeni birine,
5:30
yeni bir fikre ihtiyaç vardı. İşte bu
5:33
kaosun ortasında sahneye o isim çıktı.
5:36
John Maynard Kanes. Kanes çökmüş bir
5:40
ekonomi için adeta bir acil servis
5:42
doktoru gibiydi. Kanes ne yaptı biliyor
5:45
musunuz? Klasik görüşü aldı ve resmen
5:47
tepe taklak etti. Dedi ki sorun üretimde
5:50
falan değil. Yani arzda bir problem yok.
5:52
Asıl sorun kimsenin para harcamaması.
5:55
İnsanlar, şirketler harcama yapmıyor.
5:58
Problem çöken, toplam talepte. Peki
6:01
çözümü neydi? Kanes'in meşhur çarpan
6:04
etkisi. Şöyle düşünün. Devlet diyelim ki
6:06
bir köprü inşa etmek için para harcıyor.
6:09
Bu para projede çalışan işçilerin cebine
6:11
giriyor. O işçiler de gidip marketten
6:14
alışveriş yapıyor. O para market
6:16
sahibinin cebine giriyor. O da gidip
6:18
başka bir harcama yapıyor. Yani devletin
6:20
yaptığı tek bir harcama suya atılan bir
6:23
taş gibi dalga dalga yayılarak ekonomide
6:25
kendisinden çok daha büyük bir canlanma
6:27
yaratıyor. Ve işte bu noktada iktisat
6:30
dünyası tam ortadan ikiye ayrıldı. Bir
6:33
tarafta devlet karışmasın piyasa yalını
6:36
bulur diyen klasik görüş. Diğer tarafta
6:38
isa hayır kriz varsa devlet devreye
6:41
girmeli diyen Kenasyen görüş. Gerçekten
6:44
de iki ayrı dünya iki ayrı felsefe.
6:47
Böylece tüm yolculuğumuzu özetlemiş
6:49
oluyoruz. Bakın nereden nereye geldik.
6:52
Merkantilistlerin her şeyi kontrol eden
6:54
devletinden klasiklerin bırakınız
6:57
yapsınlar rahatlığına ve oradan da
7:00
Keynes'in piyasa tökezlerse devlet
7:02
elinden tutmalı diyen modeline. Ne kadar
7:05
büyük bir değişim değil mi? Ve şimdi bu
7:08
tarihsel yolculuğu günümüze bağlayan o
7:10
son soruyla bitirelim. Bundan sonra
7:13
televizyonda, internette teşvik
7:15
paketleri ya da ticaret savaşları gibi
7:17
konuları dinlerken bir durup düşünün.
7:19
Acaba bu tartışmalarda az önce
7:20
konuştuğumuz o tarihsel seslerden
7:22
hangilerinin yankılarını duyuyorsunuz?
7:24
Fark edeceksiniz.
#Education

