0:00
Hiç düşündünüz mü? Toplumlar kendileri
0:02
için en değerli olanı yani hayata ve
0:04
anlama dair inançlarını bir nesilden
0:07
diğerine nasıl aktarır? İşte bu soru
0:10
aslında rehberlik sanatının tam kalbinde
0:12
yer alıyor. Haydi o zaman bu konunun
0:15
derinliklerine birlikte inelim. Yol
0:17
haritamız belli. Önce işin temellerine
0:19
bakacağız. Sonra insanın gelişen zihnine
0:21
odaklanacağız. Oradan tarihe kısa bir
0:24
yolculuk yapıp en sonunda da pratik
0:26
rehberlik ipuçlarına geleceğiz. İlk
0:28
durağımız işin temeli. Yani inançları
0:31
öğretmenin arkasındaki o büyük nedeni
0:33
anlamaya çalışacağız. Aslında her şey bu
0:36
soruyla başlıyor. Din eğitimi neden
0:38
gerekli? Bu soruyu cevaplamadan yani bu
0:41
işin meşruluğunu ortaya koymadan
0:43
atacağımız diğer adımların pek bir
0:45
anlamı kalmıyor. Şimdi konuyu anlamak
0:48
için çok temel bir ayrım yapmamız lazım.
0:50
Bilginin iki farklı yüzü. Bir yanda
0:52
bilimsel bilgi var. Bu sürekli kendini
0:54
yenileyen, gelişen hatta dün doğru
0:57
dediğine bugün pardon yeni kanıtlar var
0:59
diyebilen dinamik bir yapı. Değişime her
1:02
zaman açık. Diğer yanda ise dogmatik
1:05
bilgi duruyor. O ise tam tersi sabit.
1:08
Temelleri değişmez kabul edilen ilkelere
1:10
dayanıyor ve amacı o sağlam yapıyı
1:12
korumak. Peki bu eğitim neye dayanıyor?
1:15
Dört ana sütün üzerine kurulu
1:17
diyebiliriz. Her şeyden önce bireysel
1:19
bir temeli var. Hepimizin içindeki o ben
1:22
kimim? Bu hayattaki amacım ne?" gibi
1:24
sorular var ya işte bu anlam arayışına
1:26
bir cevap sunuyor. İkincisi toplumsal
1:28
boyutu. Ortak değerler yaratarak
1:30
toplumda bir uyum, bir ahenk sağlamaya
1:33
yardımcı oluyor. Üçüncü sütun ise
1:35
hukuki. Bu bir hak. Anayasalarla,
1:37
yasalarla güvence altına alınmış bir
1:39
çerçevesi var. Ve son olarak evrensel
1:41
bir dayanağı var. İnsan hakları
1:43
prensipleri, düşünce ve inanç özgürlüğü
1:45
gibi ilkelerle de meşruiyetini
1:47
pekiştiriyor. Tamam. Neden sorusunu
1:49
anladık. Şimdi çok daha önemli bir yere
1:51
geliyoruz. kime yani karşımızdaki o
1:54
gelişen değişen zihne ve eğitimi ona
1:57
nasıl uyarlayacağımıza bakacağız. Bakın
1:59
burası çok çok önemli. Bir binanın
2:02
temeli neyse insanın karakteri içinde
2:05
ilk çocukluk dönemi o. Yetişkinlikte kim
2:08
olacağımızın tohumları işte tam o
2:10
yıllarda atılıyor. Bu yüzden rehberlik
2:12
için en kritik, en hassas zaman bu
2:15
dönem. Peki bu gelişim nasıl oluyor?
2:17
Erikson'ın meşhur evreleri bunu çok
2:19
güzel özetliyor aslında. Mesela 1 3
2:22
yaşındaki bir çocuğun en büyük derdi
2:24
nedir? Kendi başına bir şeyler
2:26
yapabilmek. Yani özelklik kazanmak. Okul
2:28
çağına geldiğinde ise mesele başarı ve
2:31
kendini yeterli hissetmeye dönüyor. Ve
2:33
tabii ki ergenlik. O meşhur kimlik
2:35
arayışı. Ben kimim sorusunun en
2:37
gürültülü sorulduğu dönem. Gördüğünüz
2:39
gibi her yaşın, her evrenin kendine özgü
2:42
bir mücadelesi var ve rehberlik de işte
2:44
tam bu mücadelelere uygun olmalı. Bu
2:46
alıntı ergenlik dönemindeki o içe
2:49
kapanma halini ne kadar güzel anlatıyor
2:51
değil mi? Hani gençlerin odalarına
2:53
kapanıp saatlerce çıkmadığı, hayallere
2:56
daldığı zamanlar. Bu aslında bir sorun
2:58
değil. Aksine kendi kimliklerini, iç
3:01
dünyalarını inşa ettikleri çok değerli
3:03
bir süreç. Duygusal gelişimlerinin
3:05
olmazsa olmazı. Peki öğrencinin zihnini
3:08
anladık ama bu öğrenme süreci tarih
3:11
boyunca nerelerde nasıl şekillendi? Hadi
3:14
şimdi zamanda kısa bir yolculuğa çıkalım
3:17
ve eğitim kurumlarının hikayesine
3:18
bakalım. Okul deyince aklınıza ne
3:21
geliyor? Dört duvar, bir tahta ama ilk
3:24
sınıf öyle değildi. İlk sınıf çölün ta
3:26
kendisiydi. Resmi binalardan çok önce
3:30
dilin en arı halini, doğayla mücadeleyi
3:32
ve sabrı öğreten devasa açık hava bir
3:35
okuldu Çöl. Elbette zamanla toplumlar
3:38
yerleşik hayata geçince eğitimde
3:40
kurumsallaştı ve karşımıza medrese
3:43
çıkıyor. Ama sakın medreseyi basit bir
3:45
okul sanmayın. Bunlar dönemin
3:47
üniversiteleri gibiydi. İlahiyat, hukuk,
3:50
felsefe gibi çok ileri düzeyde konuların
3:52
öğretildiği, bilginin üretildiği caf
3:54
canlı merkezlerdi. Peki bu kadar güçlü
3:58
kurumlar nasıl oldu da zamanla
4:00
zayıfladı? Birkaç temel sebep var.
4:02
siyasi çalkantılar yani bitmek bilmeyen
4:05
taht kavgaları, liyakat yerini adam
4:08
kayırmanın alması, müfredatın yavaş
4:10
yavaş içinin boşaltılıp pozitif
4:12
bilimlerin dışlanması ve kurumların
4:15
kendi özelkliklerini kaybetmesi. Bütün
4:17
bunlar birleşince o bir zamanların
4:20
parlak bilgi merkezleri ne yazık ki eski
4:22
gücünü kaybetti. Peki tüm bu felsefeyi,
4:25
psikolojiyi ve tarihi öğrendik. Şimdi en
4:28
önemli kısma geldik. Bütün bunları
4:30
pratiğe nasıl dökeceğiz?
4:32
İşte son bölümümüz. Rehberlikte neleri
4:35
yapmalı, nelerden kaçınmalıyız? İşte
4:38
altın kural. Zorlama yok, sevgi var,
4:40
emir yok, teşvik var. Çocuklara bir şey
4:43
yap diye emrettiğinizde ne olur?
4:44
Psikolojide buna tepkisellik denir. Yani
4:47
özgürlüğü kısıtlanan çocuk tam tersini
4:49
yapmaya meyleder. Bu yüzden yapmalısın
4:51
yerine ödüllerle, ortak kutlamalarla,
4:54
hatalara karşı hoşgörüyle yani yaşayarak
4:57
ve sevdirerek öğretmek çok daha etkili.
5:00
Çünkü zorlama dirence, sevgi ise
5:03
içselleştirmeye yol açar. Ve işte bir
5:06
diğer hayati nokta, çocuğun soruları.
5:09
Bir çocuk size inançla ilgili o derin
5:11
sorulardan birini sorduğunda bilin ki
5:14
zihninde bir pencere açılmıştır. O an o
5:17
merak anı inanılmaz derecede kritiktir.
5:20
Eğer o soruyu sonra konuşuruz diye
5:22
ertelerseniz o pencere kapanabilir.
5:25
Belki de bir daha hiç açılmamak üzere.
5:27
Bu yüzden her soruyu ciddiye alın ve tam
5:30
o anda onun anlayacağı bir dille
5:32
cevaplayın. O anı kaçırmayın. Evet,
5:34
toparlayacak olursak gördük ki etkili
5:36
bir rehberlik öyle basit bir iş değil.
5:39
Bu adeta bir sanat. İçinde felsefe var.
5:42
Yani nedenini biliyorsunuz, psikoloji
5:44
var. Kime seslendiğinizi anlıyorsunuz ve
5:46
pedagoji var. Yani nasıl yapacağınızı
5:48
biliyorsunuz. Bu üçünün hassas bir
5:50
birleşimi gerekiyor ve bu yolculuk bizi
5:52
bugüne, günümüz dünyasına getiriyor. Her
5:55
yerden bilginin aktığı bu çağda bir
5:57
insanın o en temel arayışına yani anlam
6:00
arayışına rehberlik etmenin en doğru
6:02
yolu ne olabilir? Bu ilkeler günümüzün
6:05
karmaşasında bize nasıl bir ışık
6:06
tutabilir? İşte bu soruyla sizi başa