Auzef Bilgi Felsefesi 2024-2025 Vize Soruları
https://lolonolo.com/2026/03/02/bilgi-felsefesi-2024-2025-vize-sorulari/
Bu kaynaklar, bilgi felsefesinin (epistemoloji) temel meselelerini, tarihsel süreçteki farklı yaklaşımları ve bilim dallarıyla olan ilişkisini kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Metinlerde, bilginin kökenine dair rasyonalizm, empirizm ve sezgicilik gibi akımların yanı sıra Platon, Aristoteles ve Parmenides gibi filozofların bilgi modelleri karşılaştırmalı olarak sunulmaktadır. Ayrıca, bir önermenin doğruluk ölçütleri, zihinsel tasarım süreçleri ve sanatın bilgi birikimiyle olan bağı üzerinde durulmaktadır. Bilimlerin formel, doğal ve sosyal olarak sınıflandırılması ile felsefenin bu alanlardaki tümel bakış açısı arasındaki farklar açıklanmaktadır. Son olarak, sunulan vize soruları ve çözümleri, bu teorik kavramların pratik uygulama ve sınav hazırlığı çerçevesinde pekiştirilmesini sağlamaktadır.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Merhaba. Şimdi bir an için durup
0:01
düşünmenizi istiyorum. Bildiğinizden
0:03
%100 emin olduğunuz bir şey. Belki yarın
0:06
güneşin doğacağı ya da iki kere 2'nin 4
0:08
ettiği. Peki bundan nasıl bu kadar emin
0:11
olabiliyorsunuz? İşte bugün felsefenin
0:14
en temel, en sarsıcı alanlarından birine
0:16
dalıyoruz. Yani bildiğimizi nereden
0:19
bildiğimizi sorgulayan epistemolojiye
0:21
işte bu soru bildiğimi nereden biliyorum
0:23
sorusu. Öyle sadece felsefecilerin kafa
0:26
yorduğu bir şey değil. Hayır, hayır.
0:27
Verdiğimiz her kararın, savunduğumuz her
0:30
fikrin, inandığımız her doğrunun tam
0:32
kalbinde aslında bu soruyu atıyor. Gelin
0:35
bu sorunun katmanlarını beraberce bir
0:36
aralayalım. Yol haritamız da belli. Önce
0:39
bu temel sorunun ne anlama geldiğine
0:41
bakacağız. Sonra felsefenin en büyük
0:43
kapışmalarından birine, akıl ve deneyim
0:45
savaşına tanık olacağız. Buradan Antik
0:47
Yunan'a uzanıp işin köklerine inecek,
0:50
sonra bir bilginin doğru olup olmadığına
0:52
nasıl karar verdiğimizi sorgulayacağız.
0:54
En sonunda da tüm bunların günümüzdeki
0:56
bilimle ne alakası var onu göreceğiz.
0:59
Hazırsanız başlıyoruz. Ve ilk durağımız
1:02
epistemoloji. Biliyorum adı biraz havalı
1:04
ve belki korkutucu geliyor olabilir ama
1:07
aslında hepimizin zihninin bir köşesinde
1:09
duran o temel şüpheyle ilgilenen bir
1:11
alan bu. Yani epistemoloji aslında üç
1:14
basit sorunun peşinde. Bir bilgimiz
1:16
nereden geliyor? Kendi aklımızdan mı
1:18
yoksa dış dünyadan mı? İki bir şeyin
1:20
doğru olduğunu nereden biliyoruz? Kanıtı
1:22
ne? Ve üç ki belki de en önemlisi bu.
1:24
bilgimizin bir sınırı var mı yoksa her
1:26
şeyi bilebilir miyiz? İşte bu sorular
1:28
göreceksiniz binlerce yıldır süren dev
1:30
bir tartışmayı başlattı. İşte o
1:32
sorularda bizi doğrudan bilgi
1:34
felsefesinin en büyük savaş meydanına
1:36
getiriyor. Karşılıklı siperlerde iki
1:38
devasa kamp var. Bir taraf diyor ki
1:41
bilginin kaynağı akıldır. Diğer tarafsa
1:44
hayır tek kaynak deneyimdir. Diyor. Bu
1:47
felsefe tarihinin en büyük en efsanevi
1:50
düellosu adeta. Bir yanda rasyonalistler
1:52
var. Onlara göre biz bu dünyaya bomboş
1:55
bir zihinle gelmiyoruz. Zihnimizde adeta
1:57
bir yazılım gibi doğuştan gelen temel
2:00
doğrular var. Gerçek bilgiye ulaşmak
2:02
için tek yapmamız gereken akıl yürütmek.
2:05
Karşılarındaysa empiristler var. Onlar
2:07
için zihin doğduğunda tertemiz, boş bir
2:10
levha gibidir. Bu levhayı dolduran tek
2:12
şey de beş duyumuzla yaşadığımız
2:14
deneyimlerdir. Rasyonalizmin en güçlü
2:17
silahı aori bilgi. Bunu bilgisayarınızın
2:20
önceden yüklenmiş temel programları gibi
2:23
düşünün. Mesela bütün bekarlar evli
2:25
değildir cümlesinin doğru olduğunu
2:27
bilmek için dünyadaki bütün bekarları
2:29
gezmenize gerek yok. Bu bilgi
2:31
kelimelerin tanımının içinde zaten var.
2:34
tıpkı 2 + 2'nin 4 etmesi gibi deneyime
2:37
ihtiyaç duymayan saf akıl bilgisi yani.
2:40
Empirizmin kozu ise aposteriori bilgi.
2:44
Yani deneyimden sonra öğrendiğimiz her
2:47
şey. Mesela ateşin yaktığını bilmek
2:49
gibi. Bunu size kimse tam olarak
2:52
öğretemez. O bilgi genellikle can yakan
2:55
bir tecrübeyle zihninize kazınır. İşte
2:58
deneyim. O boş levhayı dolduran mürekkep
3:01
tam olarak budur. Peki bu devasa kavga
3:04
nerede ve ne zaman başladı? İşte bunun
3:07
için rotamızı felsefenin beşiğine, antik
3:10
Yunan'a çevirmemiz gerekiyor. Çünkü
3:12
felsefenin devleri bu sorularla ilk defa
3:15
orada güreştiler. Sahneye ilk olarak
3:17
sofistler çıkıyor ve ortaya attıkları
3:20
fikir o dönem için tam bir deprem etkisi
3:22
yaratıyor. Herkes için geçerli tek bir
3:25
doğru yoktur. Onlara göre insan her
3:28
şeyin ölçüsüdür. Yani bilgi tamamen
3:30
kişiye özeldir, görecelidir. Senin ılık
3:33
dediğin rüzgar benim için soğuk
3:34
olabilir. E hangimiz haklıyız?
3:36
Sofistlere göre ikimiz de. Ve hemen
3:39
ardından felsefenin en meşhur ikilisi
3:41
giriyor sahneye. Hoca Platon ve
3:43
öğrencisi Aristoteles. Platon tam bir
3:45
rasyonalist gibi diyor ki, "Gerçek bilgi
3:48
bu dünyada gördüğümüz gölgelerin bilgisi
3:50
değildir. Asıl bilgi sadece akılla
3:52
ulaştığımız o mükemmel ve değişmez
3:55
idealardır. Yani ona göre bir at ideası
3:58
dünyadaki bütün atlardan daha gerçektir
4:00
ve bu idealar bizim gerçekliğimizin
4:02
dışındadır." Ama öğrencisi Aristoteles
4:04
hocasına karşı çıkıyor. "Hayır" diyor.
4:07
başka bir evrende değil, tam da bu
4:08
dünyadaki nesnelerin içinde. Atı anlamak
4:11
için başka bir dünyaya bakmaya gerek
4:13
yok. Önümüzdeki atı incelemeliyiz. İşte
4:15
bu fikir ayrılığı rasyonalizm ve
4:17
empirizm savaşı'nın adeta ilk kıvılcımı
4:19
oluyor. Aristoteles için bilgiye giden
4:21
tek bir otoban yoktu. Yani o adeta bir
4:24
dedektif gibi farklı alanlardan
4:26
topladığı ipuçlarını birleştirdi.
4:28
Düşünmenin kurallarını koyan mantığı,
4:30
varlığın ne olduğunu sorgulayan
4:32
metafiziği ve zihnimizin dünyayı nasıl
4:34
algıladığını inceleyen psikolojiyi
4:36
hepsini bir araya getirerek bilgiyi çok
4:39
daha katmanlı bir yapı olarak gördü.
4:41
Peki tamam diyelim ki bir bilgiye
4:43
ulaştık ama onun doğru olup olmadığına
4:45
nasıl karar vereceğiz? Yani bir fikri
4:47
sıradan bir tahminden ayırıp ona doğru
4:50
bilgi etiketini yapıştıran şey nedir? Bu
4:52
soruya verilen en ilginç cevaplardan
4:54
biri de tutarlılık teorisi. Bu teoriye
4:57
göre bir ifadenin doğruluğu tek başına
4:59
gerçeklikle uyuşup uyuşmadığına değil
5:02
zaten doğru kabul ettiğimiz diğer
5:03
bilgilerle ne kadar uyumlu olduğuna
5:05
bağlı. Tıpkı bir yapboz parçası gibi
5:08
düşünün. Eğer elinizdeki yeni parça
5:10
resmin bütününe uyuyorsa, diğer
5:12
parçalarla çelişmiyorsa onu doğru kabul
5:15
edersiniz. Ama durun, bir şeyin
5:17
doğruluğunu tartışmadan önce atlamamız
5:19
gereken çok daha temel bir adım var.
5:22
Anlam. Mesela size renksiz yeşil
5:25
fikirler öfkeyle uyur desem bu cümle
5:28
doğru mu yanlış mı? Cevap veremezsiniz
5:30
değil mi? Çünkü cümlenin bir anlamı yok.
5:33
İşte bu yüzden bir şeyin doğruluğundan
5:35
ya da yanlışlığından bahsedebilmemiz
5:37
için önce o şeyin anlamlı bir önerme
5:40
olması gerekiyor. Peki tüm bu binlerce
5:42
yıllık felsefi tartışmaların bugünün
5:44
dünyasında ne işi var? Yani Antik
5:47
Yunan'da başlayan bu arayışın modern bir
5:49
laboratuvarda çalışan bilim insanıyla ne
5:51
ilgisi olabilir? İşte şimdi felsefe ve
5:54
bilimin bu ilginç dansına biraz daha
5:56
yakından bakacağız. Biliyorsunuz modern
5:58
dünyada bilgi arayışımızı genellikle üç
6:01
anakola ayırıyoruz. Bir yanda deney ve
6:04
gözleme ihtiyaç duymayan kendi kuralları
6:06
olan formel bilimler var. Matematik ve
6:08
mantık gibi. Diğer yanda somut dünyayı
6:11
inceleyen doğa bilimleri var. Fizik,
6:13
kimya, biyoloji ve son olarak insanı ve
6:16
toplumu mercek altına alan sosyal
6:18
bilimler. İşte bu ayrım bilim ve felsefe
6:21
arasındaki muhteşem iş bölümünü de
6:23
ortaya koyuyor aslında. Bakın bilim
6:26
gerçekliğin bir parçasını alır ve onu
6:28
mikroskop altına yatırır. Yani hep
6:30
parçaları inceler. Biyolog, hücreyi,
6:32
fizikçi, atomu. Felsefe ise bilimin
6:35
bulduğu bütün bu parçaları alır ve
6:37
onlarla büyük resmi yani varoluşun
6:39
bütününü anlamlandırmaya çalışır. Şöyle
6:42
diyebiliriz: Bilim bize olayların nasıl
6:44
olduğunu söyler. Felsefe ise bunun ne
6:47
anlama geldiğini ve neden böyle olduğunu
6:49
sorar. Ve böylece başladığımız o en
6:51
temel soruya geri dönüyoruz. Ama bu defa
6:53
soruyu ben size soruyorum. Günlük
6:55
hayatınızda önemli bir karar alırken siz
6:58
daha çok rasyonalist misiniz yoksa
7:00
empirist mi? Yani daha çok sezgilerinize
7:03
ve mantığınıza mı güvenirsiniz yoksa
7:05
somut kanıtlara ve geçmiş
7:06
deneyimlerinize mi? Belki de asıl
7:08
bilgelik tıpkı Aristoteles'in önerdiği
7:10
gibi bu iki gücü bir arada dengede
7:13
kullanabilmektir. Ne dersiniz?
7:15
Bildiğinizden emin olmak için bir
7:17
sonraki adımınız ne olacak?

