0:00
Kampüsünüze hoş geldiniz. Ya da durun
0:03
belki de şöyle demeliyim. Kampüsünüzü
0:05
gerçekten ne kadar tanıyorsunuz? Bugün
0:08
her gün adımladığınız o yolların, ter
0:10
döktüğünüz spor salonlarının ve nefes
0:12
aldığınız o yeşil alanların ardında
0:14
yatan gizli plana yani kampüs
0:16
rekreasyonunun şaşırtıcı dünyasına
0:18
dalıyoruz. İnanın bana bu yolculuktan
0:21
sonra kampüsünüze bir daha asla aynı
0:23
gözle bakamayacaksınız.
0:25
Hadi bakalım zihinleri biraz ısıtalım.
0:28
Size ilginç bir soru. Antik Roma, kanlı
0:31
bir iç savaş ve sizin her gün gördüğünüz
0:33
o spor salonu. Bu üçü arasında ne gibi
0:36
bir ortak nokta olabilir ki? İlk başta
0:38
hiçbir alakası yok diyebilirsiniz, değil
0:40
mi? Ama aslında bu üçünü birbirine
0:42
bağlayan o gizli ip bugünkü konumuzun
0:45
tam da kalbinde yer alıyor. Şimdi ilk
0:48
olarak en büyük yanılgıyı bir
0:49
düzeltelim. Rekreasyon dediğimiz şey
0:52
hani boş zamanı öldürmek için yapılan
0:54
bir şey değil. Hayır, tam tersi. Bu
0:57
kendimizi yani zihnimizi ve bedenimizi
0:59
bilinçli bir şekilde yeniden inşa etmek,
1:02
yenilemek için tasarlanmış, evet resmen
1:04
tasarlanmış akıllıca bir sistemdir.
1:07
Gelin bakalım bu sistem nasıl
1:10
Bakın şu söz her şeyi ne kadar güzel
1:12
özetliyor. Fikir şu: Zamanı tüketmek
1:15
yani öldürmek yerine onu dolu dolu
1:18
anlamlı anlarla canlandırmak yani
1:20
yaşatmak. Rekreasyonun yaptığı tam
1:22
olarak bu. Harika bir bakış açısı değil
1:25
mi? Peki tamam bu kadar sistem, bu kadar
1:28
planlama, bu kadar tesis bütün bunların
1:31
en temel, en nihai amacı ne olabilir?
1:34
Cevap aslında o kadar basit ve o kadar
1:36
insani ki sadece haz, neşe ve mutluluk
1:40
sağlamak. Evet. Bütün bu devasa yapı
1:43
size o küçücük saf mutluluk anlarını
1:46
yaşatmak için var. Şimdi biraz
1:48
kelimelerin kökenine inme yani bir nevi
1:51
dedektiflik zamanı. Her gün
1:53
kullandığımız boş zaman veya kampüs gibi
1:56
kelimelerin ardında yatan gizli
1:58
anlamları ve tarihi kökenleri ortaya
2:00
çıkaracağız. Göreceksiniz bu kelimeler
2:03
sandığımızdan çok daha derin anlamlar
2:05
taşıyor. İlk kelimemiz geliyor. Boş
2:08
zaman. Bu kavramın temelleri sizce
2:10
nereye, hangi medeniyete kadar uzanıyor
2:12
olabilir? Şöyle bir düşünelim. Cevabımız
2:15
ta antik Roma'ya gidiyor. Latince
2:18
Lichere'. Anlamı ne biliyor musunuz?
2:20
İzinli olmak, özgür olmak. İşte bu çok
2:23
önemli. Demek ki boş zaman dediğimiz şey
2:27
aslında bizim kısıtlamalardan
2:28
arındırılmış özgürlük alanımız. Sıradaki
2:31
kelimemiz kampüs. Her gün içinde
2:34
yaşadığımız bu fiziksel alanın adı ne
2:36
anlama geliyor olabilir? Bunun da kökeni
2:39
oldukça şaşırtıcı. İnanılmaz ama gerçek.
2:42
Kampus Latincede dümdüz bir ova veya
2:45
açık alan demekti. Bu da bize aslında
2:48
ilk üniversitelerin doğanın ortasında
2:50
geniş araziler üzerine kurulmuş bilgi
2:52
vahaları olduğunu hatırlatıyor.
2:54
Ve şimdi tarihte dev bir sıçrama
2:57
yapıyoruz. Bambaşka bir döneme zaman
2:59
algımızı tamamen değiştiren sanayi
3:01
devrimine gidiyoruz. Bu modernist
3:04
yaklaşımla birlikte zaman kavramı
3:06
bambaşka bir anlama büründü. Peki sizce
3:09
neye dönüştü? Cevap tek bir kelimeyle
3:12
devrim niteliğinde. Sermaye. Evet,
3:15
bildiğimiz sermaye. Zaman artık para
3:17
gibi ölçülebilen, yönetilmesi ve verimli
3:20
kullanılması gereken bir kaynağa
3:21
danıştı. O meşhur vakit nakittir lafı
3:24
boşuna çıkmadı. İşte rekreasyonun bile
3:26
neden bu kadar planlı programlı hale
3:28
geldiğinin cevabı tam da burada yatıyor.
3:32
Peki bugün keyfini sürdüğümüz bu harika
3:34
sistemi kimlere borçluyuz? Gelin şimdi
3:37
oyunun kurallarını yazan öncülere ve her
3:40
şeyi değiştiren o kritik anlara biraz
3:42
daha yakından bakalım. Tabii bu sistem
3:45
bir gündü kurulmadı. Yolculuk oldukça
3:47
engebeliydi. Mesela 1861'de
3:51
Amerikan İç Savaşı çıkınca her şey durma
3:53
noktasına gelmiş. Ama sonra 1913'te
3:57
Cornell Üniversitesi'nde bir ışık
3:59
yanıyor ve ilk defa sistemli bir
4:01
rekreasyon programı oluşturuluyor ve
4:03
asıl kahramanımız 1918'de sahneye
4:06
çıkıyor. Elmer Mitchell. İşte o efsanevi
4:11
unvan. Elmer Mitchell kampüs sporlarını
4:13
o kadar ileriye taşıdı ki ona kampüs içi
4:16
sporların babası denmeye başlandı.
4:18
Düşünsenize bir alana isminizi bu
4:20
şekilde yazdırmayı, yaptığı işin ne
4:22
kadar devrimsel olduğunu bu unvan tek
4:24
başına anlatıyor zaten. Bu bireysel
4:27
çabalar zamanla birleşip daha kurumsal
4:29
bir yapıya dönüştü. Karşınızda Nirsa. Bu
4:32
organizasyon sayesinde artık kampüs
4:34
rekreasyonu hadi top oynayalım demekten
4:36
çıkıp dünya çapında standartları olan
4:39
profesyonel bir alana evrildi. Şimdi de
4:42
gelin bir mimar gibi düşünelim ve
4:44
kampüsünüze dışarıdan bakalım. O
4:46
binaların, o yolların, o yeşil alanların
4:48
yerleşimi tamamen rastgele mi sizce?
4:51
Tabii ki hayır. Her şeyin arkasında çok
4:53
güçlü bir felsefe var. Akademik köy
4:56
felsefesi. Nedir bu akademik köy? Şöyle
4:59
düşünün. Kampüsünüz sadece dersliklerden
5:02
ve binalardan oluşan bir yer değil.
5:04
Burası öğrencilerin birlikte yaşadığı,
5:06
öğrendiği, sosyalleştiği, kısacası
5:09
birlikte büyüdüğü, kendi kendine yeten,
5:12
yaşayan bir organizma. Tıpkı bir köy
5:14
gibi. Bu köy hayatı size farklı
5:17
mekanlarda farklı deneyimler sunuyor.
5:20
Bir yanda dört duvar arasında tam bir
5:22
odaklanma gerektiren judo gibi kapalı
5:25
alan sporları varken diğer yanda doğayla
5:28
bütünleştiğiniz kano gibi açık hava
5:30
maceraları var. Her ikisi de sizin
5:32
kişisel gelişiminizin bir parçası. Şimdi
5:35
bir an duralım ve düşünelim. Bu köyün
5:38
birçok amacı var. Eğitim, gelişim,
5:40
sosyalleşme. Peki bir öğrenci için
5:43
tasarlanmadığı tek bir işlev var. Nedir
5:46
bu? Bu sorunun cevabı aslında modern
5:49
üniversite ruhunun bir özeti gibi. Ve
5:51
cevap çok net. Ticaret. Evet. Bir kampüs
5:55
bir pazar yeri değildir. Bir öğrenci
5:57
için kampüsün varoluş amacı kar elde
6:00
etmek değil, bilgi ve karakter inşa
6:03
etmektir. Bu ayrım modern üniversitenin
6:06
temel ilkesidir. İyi, güzel. Tarihi
6:09
anladık, felsefeyi çözdük, planlamayı
6:11
gördük. Peki tüm bunların size, bana,
6:14
bize faydası ne? İşte şimdi en can alıcı
6:17
noktaya yani tüm bu devasa sistemin size
6:20
sunduğu o büyük ödüle geliyoruz. Sizin
6:25
Ve bu fayda iki ana koldan geliyor. Bir
6:28
yanda bedeniniz var. Rekreasyon, yüksek
6:31
tansiyon, kalp sorunları gibi riskleri
6:33
azaltıyor. Obezite ile savaşıyor. Diğer
6:36
yandaysa zihniniz stresle, depresyon
6:38
belirtileriyle başa çıkmanıza yardım
6:40
ediyor. Kısacası hem bedenen hem de
6:43
ruhen bir yenilenme sağlıyor. Ama durun
6:46
dahası var. Bu faydalar sadece sizde
6:49
kalmıyor. Tıpkı suya atılan bir taş gibi
6:51
dalga dalga çevrenize de yayılıyor. Bu
6:54
aktiviteler sayesinde daha iyi iletişim
6:56
kuruyorsunuz. Sosyal bağlarınız
6:58
güçleniyor. Kültürel olarak
7:00
gelişiyorsunuz. Yani siz iyileştikçe
7:03
aslında toplum da iyileşiyor. Sonuç
7:05
olarak şunu bir an bile aklınızdan
7:07
çıkarmayın. Yürüdüğünüz o kampüs,
7:09
oturduğunuz o çimenler sizin fiziksel,
7:12
zihinsel ve sosyal sağlığınız için
7:14
bilinçli olarak, kasıtlı olarak
7:16
tasarlanmış bir planın parçası. Şimdi
7:18
kapanışı şu soruyla yapmak istiyorum.
7:20
Etrafınızdaki bu kadar özelle
7:22
hazırlanmış planın ne kadarını gerçekten
7:24
kullanıyorsunuz? Bu harika tasarımın