Auzef Avrupa Birliği Ve Türkiye 2023-2024 Bütünleme Soruları
https://lolonolo.com/2026/03/05/avrupa-birligi-ve-turkiye-2023-2024-butunleme-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Türkiye ve Avrupa Birliği. Bu öyle bir
0:02
hikaye ki 60 yılı devirmiş, büyük
0:05
umutlarla başlamış, keskin virajlar
0:07
almış. Bazen durmuş, bazen tekrar
0:10
hızlanmış. Yani tam bir duygu treni.
0:13
Gelin şimdi bu upuzun ve karmaşık
0:15
yolculuğun en önemli anlarına birlikte
0:17
bakalım. İşte tüm bu analizin
0:20
temelindeki soru da bu. İlişkiyi bugün
0:22
olduğu yere getiren o kritik dönemeçler,
0:25
o asıl belirleyici anlar hangileriydi?
0:28
Gelin bu sorunun peşine düşelim. Bütün
0:30
hikayeyi özetleyen üç temel tarih var
0:33
aslında. 1963'te atılan ilk adım,
0:36
1999'da gelen o çok beklenen adaylık ve
0:40
2005'te teknik sürecin başlaması. İşte
0:43
bizim de yol haritamız bu üç duraktan
0:45
geçecek ve yolculuğumuzu en baştan her
0:48
şeyin başladığı yerden başlıyoruz. O ilk
0:51
heyecanın yaşandığı, temellerin atıldığı
0:53
yıllara ve sonrasında yaşanan ilk büyük
0:56
sarsıntıya bir göz atalım. İşte bu
0:59
anlaşma her şeyin resmi başlangıç
1:01
noktası. Yani bir nevi ilişkinin doğum
1:04
belgesi. Bakın dikkat edin. Nihai hedef
1:07
en başından tam üyelik olarak
1:09
belirlenmiş. Plan adım adım ilerleyen
1:12
bir entegrasyon süreciydi. Yalnız bu
1:15
iyimser hava çok uzun sürmedi.
1:17
Türkiye'nin kendi iç siyasetinde
1:19
yaşananlar yani 1980 askeri darbesi bu
1:22
ilişkiyi doğrudan vurdu. 1982'ye
1:25
gelindiğinde Avrupa Türkiye ile
1:27
ilişkileri süresiz olarak dondurma
1:29
kararı aldı. Bu sürecin karşılaştığı ilk
1:32
büyük duvardı. Şimdi takvimi biraz ileri
1:35
saralım ve 90'lara gelelim. Bu dönem
1:38
buzların çözüldüğü, ilişkilerin yeniden
1:40
canlandığı bir dönemdi. Ama bir farkla
1:43
artık masada yepyeni ve çok daha net
1:45
kurallar vardı. Hani 80'lerde
1:47
ilişkilerin donmasına neden olan
1:49
demokrasi ve insan hakları meseleleri
1:51
vardı ya. İşte 90'larda bu konular
1:54
ortadan kalkmak yerine tam merkeze
1:56
oturdu. Sovyetler Birliği dağılmış. Pek
1:58
çok yeni ülke Avrupa'ya katılmak
2:00
istiyordu. AB de dedi ki bir dakika
2:02
artık ortak bir standart belirlemeliyiz.
2:05
İşte o standart kopenak kriterleri oldu
2:07
ve Türkiye'nin de önüne konulan en temel
2:09
yol haritası haline geldi. Siyasi
2:12
kriterler hararetle tartışılırken arka
2:15
planda ekonomi son sürat ilerliyordu.
2:18
1996'da imzalanan gümrük birliği bugüne
2:21
kadar atılmış en somut, en elle tutulur
2:24
adımdı. Ama şunu da unutmamak lazım. Bu
2:27
anlaşma tamamen ekonomik ve teknik bir
2:30
çerçevedeydi. Siyasi konuları
2:32
kapsamıyordu. Ve işte o tarihi an. Yıl
2:36
1999,
2:37
yer Helsinki. Bu cümleyle birlikte
2:40
Türkiye yıllardır süren belirsizliğin
2:42
ardından resmi olarak aday ülke
2:44
statüsünü kazandı. Bu ilişkilerde
2:46
yepyeni ve çok daha umutlu bir sayfanın
2:48
açılması demekti. Ve geldik 2000'li
2:51
yıllara. Adaylık artık çepteydi ama bu
2:54
işin bittiği değil. Tam tersine asıl
2:57
zorluğu ve teknik sürecin yeni başladığı
3:00
anlamına geliyordu. Bu dönem hem
3:02
reformların zirve yaptığı bir altın çağ
3:04
olduğu hem de yolun en büyük
3:06
engelleriyle karşılaşıldı. Peki bu
3:09
katılım süreci nasıl işliyor? Genelde
3:11
sanılır ki hemen oturulup siyasi
3:13
pazarlık yapılıyor. Hayır aslında öyle
3:15
değil. Her şey tarama denilen tamamen
3:18
teknik bir süreçle başlıyor. Yani
3:21
yetkililer oturup kelime kelime
3:23
Türkiye'nin yasalarıyla AB yasalarını
3:25
karşılaştırıyor. Bu devasa bir işin
3:28
sadece ilk adımı. Peki Türkiye'nin
3:31
uyması gereken bu hukuk tam olarak ne?
3:33
İşte adı bu. AB müktesebatı. Yani
3:37
birliğin kuruluşundan bugüne kadar
3:39
birikmiş bütün yasaları, kuralları,
3:41
mahkeme kararları, kısacası her şey.
3:44
Görevin büyüklüğünü anlamak için şu
3:46
rakama bakın yeter. 120.000den fazla
3:49
sayfa. Dile kolay düşünün. Bu kadar
3:52
büyük bir mevzuatı alıp kendi iç
3:55
hukukunuza uyarlamanız gerekiyor. Bu
3:57
Türkiye'deki neredeyse tüm kurumların,
4:00
tüm bakanlıkların iş yapış şeklini
4:02
temelden değiştirmek demekti. İşte
4:04
zorluk tam da bu boyuttaydı. Bütün bu
4:07
teknik ve hukuki süreç bir yana
4:10
müzakerelerin yıllarca kilitlenmesine
4:12
neden olan, işin içinden çıkılmaz bir
4:14
hal alan o büyük siyasi sorun neydi
4:17
dersiniz. Cevap tek. Kıbrıs meselesi. Ve
4:20
işte o meselenin belki de en kırılgan,
4:23
en dramatik anı bu tabloda saklı. Bakın
4:26
Kıbrıs Türk tarafı adanın birleşmesi
4:28
için yapılan plana %65 gibi ezici bir
4:31
çoğunlukla evet diyor. Ama Kıbrıs Rum
4:33
tarafı %75'le hayır diyor ve böylece
4:37
tarihi bir fırsat kaçırılıyor. Ama işin
4:39
en kritik noktası şu: Bu referandumdan
4:42
sadece bir hafta sonra adanın güneyi
4:44
yani Kıbrıs Cumhuriyeti bölünmüş bir ada
4:47
olarak Avrupa Birliği'ne tam üye
4:48
yapılıyor. Bu gelişme Türkiye'nin
4:50
müzakere sürecinde önüne konulan ve
4:52
aşılması en zor engellerden biri haline
4:54
geldi. Şimdi takvimi biraz daha ileri
4:57
saralım ve 2010'lu yıllara yani çok daha
5:00
yakın bir döneme gelelim. Artık bu
5:02
yıllarda Türkiye AB ilişkilerinin
5:04
gündemini üyelik hedefinden çok bambaşka
5:06
küresel krizler ve ortak sorunlar
5:08
belirlemeye başladı. İşte bu rakam son
5:11
10 yılın en belirleyici konusunu tek
5:14
başına özetliyor aslında. Suriye'deki iç
5:16
savaşla birlikte Türkiye dünyada en
5:19
fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke
5:21
konumuna geldi. Ve bu durum Avrupa
5:23
Birliği ile ilişkilerde yepyeni zorunlu
5:25
bir işbirliği başlığı açtı. Göç
5:28
yönetimi. Tabii bu yeni kriz kendi
5:30
terminolojisini de beraberinde getirdi.
5:33
Hotspot yani sıcak nokta terimi
5:35
bunlardan biri. Bu merkezler göç akının
5:38
artık sahada operasyonel bir şekilde
5:40
yönetilmeye çalışıldığının en somut
5:42
göstergesiydi. Yani şunu görmek lazım.
5:45
Sadece Türkiye'nin gündemi değişmiyordu.
5:47
AB'nin de öncelikleri farklılaşıyordu.
5:49
Birlik kendi içinde güvenlik ve savunma
5:52
gibi konularda daha bağımsız, daha özerk
5:58
ilişki artık sadece Türkiye'nin AB'ye
6:00
uyum sağladığı kek yönlü bir süreç
6:02
değildi. Peki bu 60 yıllık devasa
6:05
hikayeyi geride bıraktık. Şöyle bir
6:07
toparlayacak olsak tüm bu
6:09
anlattıklarımızdan aklımızda kalması
6:11
gereken beş temel kavram ne olurdu? Hadi
6:13
özetleyelim.
6:15
İşte özetimiz bu kadar net. Her şeyi
6:17
başlatan Ankara anlaşması, tarihi bir
6:20
zafer olan Heysinki zirvesi, aşılması
6:22
gereken o devasa engel yani AB
6:25
müktesebatı, siyasi düğümün sembolü
6:28
haline gelen anlam planı ve tabii ki
6:30
aradaki en güçlü bağ olan gümrük
6:32
birliği. Bu beş kavram aslında 60 yıllık
6:35
hikayenin iskeletini oluşturuyor. Ve
6:38
işte bugünkü manzara bu. 60 yılı aşan
6:40
bir süreç. reformlar, zirveler, krizler,
6:44
yeni işbirlikleri ama hala
6:46
tamamlanamamış bir yolculuk. Sanırım bu
6:48
sorunun cevabını zaman gösterecek. Bu
6:50
ortaklık daimi bir nişanlılık olarak mı
6:53
kalacak yoksa bir gün gerçekten de yeni
6:55
bir sayfa açılacak mı? Bu soru
6:57
önümüzdeki yıllarda da gündemin en
6:59
tepesinde olmaya devam edecek gibi
7:01
görünüyor.

