0:00
Herkese merhaba. Bugün hep birlikte
0:02
inovasyon ve girişimcilik dünyasının
0:04
derinliklerine dalıyoruz. O parlak
0:06
fikrin pazar liderliğine uzanan heyecan
0:09
verici yolculuğunun şifrelerine gelin
0:11
birlikte çözelim. Lafı hiç uzatmayalım.
0:14
Doğrudan en can alıcı soruyla
0:15
başlayalım. Etrafımızda bu kadar çok
0:18
parlak fikir, bu kadar çok girişim
0:19
varken bunların çoğu neden hefine
0:21
varamadan yolun sonuna geliyor. Bu işin
0:24
sırrı ne? Evet, maalesef şaşırtıcı
0:27
gerçek bu. Sanılanın aksine yeni
0:30
girişimlerin çok büyük bir kısmı
0:32
başarısızlıkla sonuçlanıyor. Bu oran hiç
0:35
de az değil hatta epey yüksek. İşte tam
0:38
da bu yüzden bu arenada ayakta
0:40
kalabilmek için doğru araçlara sahip
0:42
olmak şart. İşte o araçların belki de
0:46
ilki ve en önemlisi asansör sunumu. Yani
0:49
o kritik yatırımcının ya da ortağın
0:51
dikkatini çekip bir sonraki toplantıyı
0:53
garantilemek için sahip olmanız gereken
0:55
o 3060 saniyelik mucize. Fikrinizi bir
0:59
asansör yolculuğuna sığdırma sanatı
1:01
resmen. O zaman yolculuğumuzun ilk
1:03
durağıyla yani bir girişimin o en kritik
1:06
ilk adımı ile başlayalım. Şimdi de
1:08
sürekli duyduğumuz o popüler kelimeye
1:11
yani inovasyona biraz daha yakından
1:13
bakalım. Bu kelimenin altı gerçekten ne
1:15
kadar dolu? Ne anlama geliyor? Bakın
1:18
inovasyonun farklı türlerini anlamak
1:20
için elimizde harika bir çerçeve var.
1:23
Aber Nati ve Clark modeli. Bu model bize
1:26
diyor ki yenilikler temelde dört
1:28
çeşittir. Düzenli, niş, devrimsel ve
1:32
mimari. Ve bu ayrım neden bu kadar
1:34
önemli biliyor musunuz? Çünkü her biri
1:36
için bambaşka bir strateji, bambaşka bir
1:39
oyun planı gerekiyor. Yalnız burada çok
1:42
sık yapılan bir hatayı hemen düzeltelim.
1:44
Örgütsel inovasyon tabii ki çok önemli
1:46
bir kavram ama Abernattiy ve Clark'ın bu
1:48
modelinde yer almıyor. Bu ikisini
1:50
karıştırmamak modeli doğru kullanmak
1:52
için kritik. Peki şu niş inovasyon
1:55
dediğimiz şey ne? Aslında çok basit.
1:57
Elinizdeki teknolojiyi ya da hizmeti
1:59
alıp yepyeni bir pazara, yepyeni bir
2:02
kitleye ulaştırmak. Mesela bir otelin
2:04
macera tutkunlarına ulaşmak için özel
2:06
tur şirketleriyle anlaşması gibi. Aynı
2:09
otelsiniz ama bambaşka bir kapı
2:10
açıyorsunuz. Ürün hattı genişlemesi ise
2:13
daha tanıdık bir strateji. Mevcut
2:15
müşterilerinize daha fazla seçenek
2:17
sunmak. Otel örneğinden devam edersek
2:20
normal odalarınızın yanına bir de çevre
2:22
dostu oda seçeneği eklemek tam olarak bu
2:24
oluyor. Yelpazeyi genişletiyorsunuz.
2:27
Bazen de öyle bir fikir ortaya çıkar ki
2:30
sadece tek bir şirketi değil peşinden
2:32
bütün bir endüstriyi sürükler. Tıpkı
2:35
akıllı telefonların çıkışıyla birlikte
2:37
koca bir mobil uygulama pazarının
2:39
doğması gibi. İşte bu devasa etkiye
2:42
inovasyon akımı diyoruz. Tamam harika
2:45
bir ürün veya hizmet geliştirdiniz.
2:47
Süper ama iş burada bitmiyor aslında.
2:49
Yeni başlıyor. Şimdi asıl mesele
2:52
insanların bunu kabul etmesini ve
2:53
kullanmasını sağlamak. Bir yeniliğin ne
2:56
kadar hızlı yayılacağını belirleyen en
2:58
kilit faktörlerden biri denenebilirlik.
3:01
Yani satın almadan önce dene prensibi.
3:04
Düşünsenize bir araba almadan önce test
3:06
sürüşü yapabilmek kafanızdaki bütün soru
3:09
işaretlerini silip atıyor, riski
3:11
azaltıyor. İşte bu kadar basit ve
3:13
etkili. Ve tam bu noktada sahneye çok
3:16
önemli bir grup çıkıyor. Erken
3:18
benimseyenler. Bunlar o ilk cesur
3:21
öncülerden sonra gelen ama toplumun geri
3:23
kalanına tamamdır bu ürün güvenli ve
3:26
harika siz de alabilirsiniz. sinyalini
3:28
veren fikir lideri etkili insanlar.
3:31
Onların onayı olmadan bir ürünün genele
3:34
yayılması neredeyse imkansızdır. İşte bu
3:37
karşılaştırma inovasyon anlayışındaki
3:39
devrimi o kadar güzel özetliyor ki eski
3:42
kafa teknoloji itmesi modeli ben ürettim
3:45
sen de satın alacaksın derdi. Ama artık
3:48
devir değişti. Akıllı şirketlerin
3:51
kullandığı pazar çekmesi modeli diyor ki
3:53
dur bakalım senin neye ihtiyacın var?
3:56
Önce seni dinleyelim. Sonra tam olarak o
3:58
ihtiyacı karşılayacak şeyi üretelim.
4:01
Peki şimdi biraz daha yukarıdan bakalım.
4:04
Bütün bu inovasyon çabaları şirketin
4:06
büyük stratejisiyle nasıl birleşiyor ve
4:09
bu parlak fikirlerin önüne ne gibi
4:11
engeller çıkabiliyor? Stratejik
4:13
inovasyon o bildiğimiz katı madde madde
4:17
ilerleyen iş planlarından çok farklı. O
4:19
daha esnek, daha yaratıcı. Şirketin
4:22
duvarları içinde sıkışıp kalmaz. gözü
4:25
hep pazardadır ve sadece rakamlara,
4:28
verilere değil aynı zamanda sezgilere de
4:30
güvenir. Peki bir uzmanın yıllar içinde
4:34
edindiği o paha biçilmez tecrübe sadece
4:36
onun kafasında mı kalmalı? Hayır. İşte
4:39
kavramsallaştırma denen sihirli süreç
4:41
burada devreye giriyor. Ustanın sırrını
4:44
alıp herkesin anlayabileceği,
4:46
uygulayabileceği bir yol haritasına
4:48
dönüştürüyor. Yani bilgi tek bir kişiye
4:51
ait olmaktan çıkıp bütün ekibin gücü
4:53
haline geliyor. Unutmayalım ki inovasyon
4:56
sadece kar etmek için yapılmaz. Magic
4:59
Bass gibi sosyal inovasyonlar toplumun
5:02
en derin yaralarına merhem olmaya
5:03
çalışır. Ve burada çok önemli bir detay
5:06
var. Bu program temelinde cinsiyet
5:08
eşitliğini savunduğu için sadece erkek
5:11
çocuklara değil tüm çocuklara
5:13
odaklanıyor. Bu çok değerli bir
5:15
yaklaşım. Sonuçta her şeyi getirip bir
5:17
yere bağlayacak olursak günümüzün
5:19
inovasyon odaklı ekonomisini ayakta
5:21
tutan iki temel sütun var. Bunlar
5:23
olmadan çarklar dönmüyor. Birincisi
5:26
fikirleri üretecek olan beyin gücü yani
5:28
yetenekli insanlar. İkincisi ise o
5:31
fikirleri hayata geçirecek olan
5:32
finansman yani sermaye. Peki bu parlak
5:36
beyinleri ve harika fikirleri ne
5:37
öldürür? İnovasyonun baş düşmanı nedir?
5:40
Cevap çok net. Mekanik yapılar, o katı
5:43
hiyerarşiler, her şey için yazılı onay
5:45
beklemeler, bitmek bilmeyen bürokrasi ve
5:48
yavaş işleyen raporlama süreçleri,
5:50
yaratıcılığı daha doğmadan boğan şeyler
5:52
tam olarak bunlar. Gelin bu bölümü
5:55
zihninizi biraz kurcalayacak bir soruyla
5:57
bitirelim. Şöyle bir düşünün. Sizin
5:59
işinizde, sizin uzmanlık alanınızda
6:02
sadece tecrübeli insanların bildiği,
6:05
hiçbir kitapta yazmayan o küçük sır ne?
6:08
Eğer bu bilgi, bu yazılı olmayan kural
6:11
herkesle paylaşılabilseydi belki de bir
6:13
sonraki büyük yeniliğin fitilini
6:15
ateşlemiş olmaz mıydınız? düşünmeye