Auzef Zihin Felsefesi 2025-2026 Vize Soruları
https://lolonolo.com/2026/06/15/zihin-felsefesi-2025-2026-vize-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Selamlar. Zihin felsefesi üzerine
0:02
hazırladığımız bu yepyeni görsel
0:03
rehberimize hoş geldiniz. Bakın eğer
0:06
2025-2026
0:07
AF ve AUEF ara sınavlarına
0:09
hazırlanıyorsanız şu an tam olarak doğru
0:11
yerdesiniz. Bu rehber B kitapçığından
0:14
alınan 20 çıkmış soru ve Lolono'nun o
0:16
özel olarak eklediği 5 özgün soruyla
0:19
oluşturulan sınav başarınız için
0:20
inanılmaz kilit öneme sahip 25 soruluk
0:23
setin yüksek verimli bir özeti aslında.
0:25
Yani kahvenizi alın, enerjinizi
0:27
toplayın. Çünkü doğrudan sınavın kalbine
0:29
iniyoruz. Tamamdır. Hadi hemen zihinsel
0:32
yol haritamıza bir göz atalım. Önce
0:34
zihin beden problemi. Sonra ikicilik
0:37
yani zihnin madde ile buluşması.
0:39
Ardından fizikselcilik ile beyni bir
0:42
makine olarak ele alacağız. 4.üncü
0:44
durağımız işlevselcilik ve o meşhur fare
0:46
kapanı benzetmesi ve son olarak koalya
0:49
ve düşünce deneyleri ile toparlayacağız.
0:52
Birinci bölüm zihin beden problemi. Yani
0:54
aslında tüm bu zihin felsefesinin
0:56
temeli, bütün bu vize sınavının ve
0:59
aslında yüzyıllardır süre gelen
1:00
felsefenin o merkezi ekseni olan meşhur
1:03
problemle başlıyoruz. Öteki zihinler
1:05
sorunu. Düşünsenize bu gerçekten de
1:08
büyüleyici olduğu kadar sinir bozucu da
1:10
bir ikilem. Kendi zihnimizin
1:12
farkındayız. Bunu biliyoruz. Peki ya
1:13
diğerleri? Zihin ve bedenin nasıl ilişki
1:16
kurduğu tartışmasının tam ortasında
1:18
sınavda karşınıza çıkacak olan bu kavram
1:20
bize şunu soruyor. Başka birinin
1:23
gerçekten bilinçli olup olmadığını
1:24
bilebilir miyiz? Yani çevremizdeki
1:27
insanların sadece etten kemikten
1:29
otomatlar olmadığını nasıl ispatlarız?
1:31
İmkansız gibi değil mi? İkinci bölüme
1:33
geçiyoruz. İkincilik. Zihnin maddeyle
1:36
buluşması ve indirgenemez o iki töz
1:39
kavramı. Şimdi buradaki asıl ilginç
1:42
nokta şu. Klasik ikicilik yani dualizm
1:45
zihni ve bedeni tamamen ayrı, birbirine
1:48
kesinlikle indirgenemez varlıklar olarak
1:50
ele alır. Burada iki dev düşünürün aynı
1:52
problemi ne kadar farklı çözdüğünü net
1:55
bir şekilde görüyoruz. Bakın sınav için
1:57
çok kritik bir ayrım bu. Descartes
1:59
etkileşimci ikiciliği savunuyor. Yani
2:02
zihin ve beden karşılıklı olarak
2:04
birbirini etkiler diyor. Buna karşılık
2:06
Libnis paralel ikicilik diyor. Libnis'e
2:09
göre bu iki töz aslında hiçbir şekilde
2:12
etkileşmiyor. Sadece önceden kurulmuş
2:14
kusursuz bir uyum sayesinde her şey eş
2:16
zamanlı olarak gerçekleşiyor. Biri
2:18
elinizi ateşe uzatmanız, diğeri ise o
2:21
acıyı hissetmeniz gibidir. Aralarında
2:23
nedensel bir bağ yok. Sadece muazzam bir
2:26
ilahi senkronizasyon var. inanılmaz bir
2:28
bakış açısı. 3ün bölüm fizikselcilik.
2:31
Makine olarak beyin ve maddeci karşı
2:34
çıkış. İşte burada felsefi bir kırılma
2:37
yaşıyoruz ve sonraki düşünürlerin
2:39
ikiciliğe ne kadar şiddetle karşı
2:41
çıktığı noktaya geliyoruz. Onların
2:42
argümanı çok ama çok net. Evrendeki
2:45
kesinlikle her şey, düşüncelerimiz ve
2:47
hayallerimiz bile sadece fizikseldir.
2:50
İndirgemeci maddecilik veya tekçi
2:51
fizikselcilik dediğimiz yapıda UT Place
2:54
zihni doğrudan fiziksel beyin
2:56
durumlarına indirgiyor. Özdeşlik kuramı
2:58
ise bunu bir adım ileri taşıyor ve
3:00
diyoruz ki aklınızdan geçen bir düşünce
3:02
beyninizdeki kimyasal ve elektriksel bir
3:04
durumla mükemmel bir şekilde özdeştir.
3:07
Başka hiçbir şey değildir. Davranışçılık
3:09
ise daha da sert bir tutum sergileyip
3:11
zihni yalnızca dışarı yansıyan davranış
3:13
eğilimleriyle açıklıyor. Aslında tüm bu
3:15
kuramların ortak noktası insan
3:17
bilincinin o gizemli ve mistik örtüsünü
3:19
çekip alarak onu tamamen biyolojik bir
3:21
makineye eşitlemek. Yani buradaki can
3:24
alıcı nokta Paul Churchland'ın ortaya
3:26
attığı o radikal fikir, elemeci
3:29
maddecilik. Churchland günlük hayatta
3:31
sürekli kullandığımız inançlar, arzular,
3:34
niyetler gibi terimleri halk psikolojisi
3:36
olarak adlandırıyor ve bunların baştan
3:38
aşağı kusurlu olduğunu savunuyor. Ona
3:40
göre nörobilim ve beyin hakkındaki
3:42
gerçek bilgimiz arttıkça bu eski ve
3:45
sağduya dayanan sözcük dağrıcımız tam
3:47
anlamıyla elenecek ve tamamen yok
3:49
olacak. Düşünsenize bir gün canım sıkkın
3:52
yerine beynimizde tam olarak hangi
3:54
nöronların ateşlendiğini söyleyebiliriz.
3:57
Makinedaki hayalet. İşte bu kısacık
3:59
vurucu isade davranışçılığın
4:02
Descartes'ın o özenle kurduğu ikiciliğe
4:04
yönelttiği efsanevi ve oldukça
4:06
iğneleyici eleştirisidir. Bedenin
4:08
içindeki o ayrı dokunulmaz ruh veya
4:10
zihin kavramını makinenin içine
4:13
saklandığı sanılan anlamsız bir ilüzyon.
4:15
Kelimenin tam anlamıyla bir hayalet
4:17
olarak nitelendirirler. Şüphesiz zihin
4:19
felsefesindeki en sert metaforlardan
4:21
biri bu. 4. bölüm. İşlevselcilik. O
4:25
meşhur fare kapanı benzetmesi ve büyük
4:27
sentezleyici. İşlevselcilik tüm bu
4:30
tartışmaların ortasında davranışçılığın
4:33
ve özdeşlik kuramının aşırı uçlarını
4:35
yumuşatan o büyük sentezleyici olarak
4:37
beliriyor. Şimdi sınava çalışan sevgili
4:40
arkadaşlar lütfen zihninizde kocaman bir
4:42
fosforlu kalem alın ve bu terimin
4:44
üzerini çizin. Çoklu gerçeklenebilirlik.
4:47
Bu sınavlarda çok sık test edilen biraz
4:50
ağır ama kesinlikle son derece hayati
4:52
bir kavram. Temelde şunu söylüyor. Tıpkı
4:56
aynı yazılımın farklı bilgisayarlarda
4:58
sorunsuz çalışabilmesi gibi aynı
5:00
zihinsel durumda bambaşka fiziksel
5:02
yapılarda pekala ortaya çıkabilir. Ve bu
5:05
da çoklu gerçeklenebilirlik fikrini
5:08
harika bir şekilde örneklendiriyor. Fare
5:10
kapanı benzetmesi. O karmaşık felsefi
5:13
jargonu alıp günlük hayata indirgeyen
5:15
müthiş bir örnek bu. Düşünün bir aletin
5:18
tahtadan, plastikten veya metalden
5:20
yapılmış olması onun fare kapanı
5:22
olmasını değiştirir mi? Hayır. Önemli
5:24
olan fareyi yakalama işlevini yerine
5:26
getirmesidir. Yani neden yapıldığı
5:28
değil, ne iş yaptığı önemlidir. İşte
5:31
işlevselcilere göre zihinsel durumlarda
5:33
aynen böyledir. Yapıldıkları fiziksel
5:35
maddeden bağımsız olarak tamamen
5:37
işlevleriyle tanımlanırlar. Sınav
5:40
kağıdında karşınıza çıktığında hemen ama
5:43
hemen tanımanız gereken bir diğer önemli
5:45
kavram da bu. Tip örnekleme ayrımı.
5:49
işlevselcilik ve özdeşlik kuramları için
5:51
tam bir temel taşıdır kendisi. Tip
5:54
diyelim ki acı gibi genel bir zihinsel
5:57
durumu temsil eder. Örnekleme ise o
5:59
acının tam şu an sizin beyninizde veya
6:03
bir yapay zekanın devresinde spesifik
6:05
olarak nasıl belirdiğini ifade eder.
6:08
Bunu aklınızın bir köşesine mutlaka
6:10
yazın. 5. Ve son bölümümüz kualya ve
6:13
düşünce deneyleri. Yani o en zor
6:15
problem. Şimdi zihin felsefesindeki o
6:18
nihai ve dürüst olmak gerekirse en
6:21
sarsıcı kırılmaya geliyoruz. Madde beyni
6:24
ne kadar mekanikleştirirse
6:25
mekanikleştirsin karşımızda inkar
6:28
edilemez devasa bir gerçek duruyor. O
6:31
ham hislerin ta kendisi yani kovalya.
6:34
Kualya nedir biliyor musunuz? Bir
6:36
fırının yanından geçerken duyduğunuz o
6:38
taze sıcak ekmek kokusunun sadece sizde
6:41
bıraktığı o eşsiz histir ya da
6:43
karanlıkta aniden ürperdiğinizde içinizi
6:45
kaplayan o buz gibi korkudur. Deneyimin
6:48
tamamen öznel, fenomenal yönüdür bu. O
6:51
hissi hayatında hiç yaşamamış birine
6:54
beynin içindeki nöronların ateşlenmesini
6:56
göstererek bunu nasıl anlatabilirsiniz
6:58
ki? Anlatamazsınız. Bir yanda kuvalya
7:01
var dedik. Ekmek kokusu, korku, aşk gibi
7:04
diğer yanda ise soğuk nesnel doğrular
7:07
var. Tıpkı Pytagor bağıntısı gibi.
7:09
Pitagor teoremini matematiksel olarak
7:12
ölçersiniz, tahtaya çizersiniz ve
7:14
dünyadaki herkese nesnel olarak
7:16
kanıtlayabilirsiniz. İtiraz edilemez.
7:18
Ancak bir kişinin acıyı veya diyelim ki
7:21
kırmızıyı tam olarak sizin gibi
7:23
deneyimleyip deneyimlemediği nesnel
7:25
olarak asla ölçülemez. Kısacası her şey
7:27
o soğuk fiziksel formüllere
7:29
sığdırılamıyor maalesef. Şimdi kamp
7:32
ateşinin etrafında toplanmışız gibi
7:33
hayal edin. Çünkü felsefe dünyasının o
7:36
efsanevi düşünce deneyleri başlıyor.
7:38
Thomas Nagel yarasa olmak nasıl bir
7:40
şeydir diye sorar. Düşünsenize bir
7:42
yarasanın beynini atomlarına kadar
7:44
haritalayabilirsiniz ama yarasa olmanın
7:46
o işsimini, o hissi asla bilemezsiniz.
7:49
Frank Jackson'sa bizi Mary'nin odasına
7:51
götürür. Ömrünü tamamen siyah beyaz bir
7:54
odada geçirip renklerin dünyadaki tüm
7:56
fiziksel kurallarını eksiksiz öğrenen
7:58
bilim insanı Mary dışarı çıkıp ilk kez
8:00
kırmızı bir nesne gördüğünde yeni bir
8:02
şey öğrenmiş midir? E tabii ki evet. Ve
8:05
John Slano ünlü Çin odası elindeki
8:08
kılavuza bakarak kusursuz Çince cevaplar
8:10
üreten ama dilden tek kelime bile
8:12
anlamayan o adamı bir düşünün. Tüm bu
8:14
efsanevi hikayeler bize aslında hep aynı
8:16
şeyi bağırıyor. Bilincin o saf, öznel
8:19
boyutu, kuru fiziksel açıklamalara asla
8:22
tam olarak indirgenemez ki bu da
8:24
rehberimizi sonlandırırken bizi o büyük,
8:27
kaçınılmaz ve son derece kışkırtıcı
8:29
soruya geri getiriyor. Bilincin öznel
8:31
boyutu gerçekten de tamamen fiziksel bir
8:34
açıklamaya indirgenebilir mi? Zihnimiz
8:36
sadece tıkır tıkır çalışan mekanik
8:38
parçalardan mı ibaret? Yoksa o organik
8:41
yapının içinde ölçülemeyen, hiçbir
8:43
formülle açıklanamayan bambaşka bir
8:45
bilinç mi yankılanıyor? Bu nihai gizemi
8:47
kendi kendinize düşünmeye devam ederken
8:50
yaklaşan AOF ve AUEF Zihin felsefesi
8:53
vize sınavlarınızda hepinize şimdiden
8:55
büyük başarılar diliyorum.
8:56
Öğrendiklerinizi her zaman sorgulayın.
8:59
Görüşmek üzere.
#Jobs & Education

