Auzef Yerel Yönetimler ve Sosyal Hizmet 2025-2026 Final Soruları
https://lolonolo.com/2026/01/24/yerel-yonetimler-ve-sosyal-hizmet-2025-2026-final-sorulari/
Bu kaynaklar, modern kamu yönetimi disiplinindeki dönüşümü ve yerel yönetimlerin sosyal hizmet sunumundaki kritik rolünü kapsamlı bir şekilde incelemektedir. 20. yüzyıl sonundaki paradigma değişimiyle birlikte ortaya çıkan Yeni Kamu Yönetimi anlayışı ve serbest piyasa odaklı Neo-liberal politikaların belediyecilik üzerindeki etkileri detaylandırılmaktadır. Metinlerde, Türkiye’deki sosyal belediyecilik kavramının tarihsel gelişimi, büyükşehir yapılanmasının yasal dayanakları ve yerel yönetimlerin sağlık ile eğitim gibi alanlardaki sorumlulukları ele alınmaktadır. Özellikle dezavantajlı gruplara yönelik oluşturulan sosyal güvenlik ağları ve bu hizmetlerin önündeki mali engeller, sınav soruları ve açıklamalar aracılığıyla somutlaştırılmaktadır. Ayrıca, sanayi devriminden günümüze kadar uzanan süreçte sosyal devlet anlayışının evrimi ve küresel ölçekteki uygulamalar karşılaştırmalı bir perspektifle sunulmaktadır.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Bugün şöyle bir konuya
0:02
dalalım istiyorum. Yaşadığımız şehrin
0:04
yönetimini üstlenen belediyeler. Onları
0:06
genellikle yol, su, temizlik gibi
0:08
işlerle tanıyoruz ama aslında bundan çok
0:10
daha fazlasını yapıyorlar. Peki şehriniz
0:13
sizin için neden fazlasını yapıyor? İşte
0:16
bu sosyal belediyecilik dediğimiz
0:18
kavramın ne olduğunu gelin birlikte
0:20
çözelim. Ya hiç düşündünüz mü
0:23
belediyeniz neden sadece çöp toplamakla,
0:26
yolları asfaltlamakla yetinmiyor? Görev
0:28
tanımları nasıl oldu da bu kadar
0:30
genişledi? Eskiden sadece altyapıyla
0:32
bildiğimiz bu kurumlar şimdi nasıl
0:34
oluyor da sağlık hizmetlerinden eğitime,
0:37
sosyal yardımlara kadar hayatımızın her
0:39
alanına dokunuyor? İşte bu sorunun
0:41
cevabı aslında son 30-40 yılda dünyada
0:44
yaşanan çok büyük bir değişimde saklı.
0:46
Günümüz belediyeciliğini tam olarak
0:48
anlayabilmek için önce devletin
0:50
kendisine bakmamız gerekiyor. Devletin
0:52
kendi rolünü nasıl yeniden
0:53
tanımladığına. Her şey 1980'lerde
0:56
başlayan küresel bir zihniyet devrimi
0:58
ile ilgili aslında. Bakın ekrandaki bu
1:01
tablo aslında bütün hikayeyi özetliyor.
1:03
Bir anda o bildiğimiz eski ağır hantal
1:06
devlet yapısı var. Katı bir hiyerarşi,
1:08
sıkı bir bürokrasi. Her şeyin merkezden
1:11
yani Ankara'dan yönetildiği bir sistem.
1:13
Diğer yandaysa 80'lerle birlikte
1:15
bambaşka bir fikir ortaya çıkıyor. Yeni
1:18
kamu yönetimi. Bu yaklaşım diyor ki
1:20
devlet de biraz özel sektör gibi
1:22
çalışsın. daha esnek olsun, prosedürlere
1:25
değil sonuca odaklansın ve en önemlisi
1:28
yetkileri yerele yani belediyelere
1:30
devretsin. Amaç ne? O hantal bürokrasiyi
1:33
aşıp daha verimli, daha vatandaşa dönük
1:36
bir yapı kurma. Yani bu öyle ufak tefek
1:38
bir ayar çekme durumu değil. Sakın
1:40
yanlış anlaşılmasın. Bu devletin adeta
1:43
kendi iş tanımını, kendi
1:45
sorumluluklarını baştan aşağı yeniden
1:47
yazması demekti. Devlet artık her işi
1:49
tek başına yapan dev bir organizma
1:51
olmaktan çıkıp hizmetleri koordine eden,
1:54
denetleyen, daha verimli bir hale
1:55
getiren bir role büründü. Peki tamam
1:58
dünyada bunlar oldu da bize ne oldu?
2:01
Türkiye'ye yansıması nasıl oldu bu işin?
2:04
İşte tam bu noktada bugünkü konumuzun
2:06
kalbine, anahtar kavramına geliyoruz.
2:09
Sosyal belediyecilik. Sosyal
2:11
belediyecilik en basit haliyle şu demek.
2:14
Belediyeler artık sadece o klasik
2:16
bildiğimiz görevlerinin dışına çıkıyor.
2:18
Artık sadece altyapıyla ilgilenmiyor.
2:21
Toplumun sosyal sorunlarına, yoksulluk
2:23
gibi, engellilik gibi, yaşlıların
2:25
sorunları gibi konulara doğrudan el
2:27
atıyor. Kısacası belediyelerimiz artık
2:30
birer sosyal aktör haline geliyor. Bu
2:32
ifade aslında her şeyi özetliyor. Bir
2:35
güvenlik ağı gibi düşünün. Hani olur ya
2:38
merkezi sosyal güvenlik sisteminin
2:40
yetişemediği yerler, ulaşamadığı
2:42
insanlar, dolduramadığı boşluklar olur.
2:44
İşte sosyal belediyecilik tam da o
2:46
boşlukları doldurmak için devreye
2:47
giriyor. İhtiyaç sahiplerini yakalayan,
2:50
onlara destek olan yerel bir mekanizma
2:52
örüyor. İşin tarihine kısaca
2:54
baktığımızda da tablo çok net. Bakın
2:57
1930'da çıkarılan bir kanun tam 75 yıl
3:00
boyunca yerel yönetimlerin adeta
3:02
anayasası olmuş. Ama sonra ne oluyor?
3:04
80'lerde o bahsettiğimiz küresel rüzgar
3:06
Türkiye'de de esmeye başlıyor. Ve asıl
3:08
patlama, asıl dönüm noktası 1994 yerel
3:12
seçimleri. İşte bu tarihten sonra sosyal
3:15
belediyecilik dediğimiz kavram artık
3:16
kağıt üzerinde kalmıyor. Hayatın tam
3:19
içine giriyor. Sistematik bir şekilde
3:20
uygulanmaya başlıyor. Tamam, konsepti
3:23
anladık. Peki bu devasa yapı bugün yasal
3:26
olarak nasıl işliyor? Özellikle büyük
3:28
şehirler nasıl çalışıyor? Gelin şimdi
3:31
biraz daha işin mutfağına yani
3:32
detaylarına inelim. Şimdi size bir sayı
3:35
vereceğim. 5216. Bu bir sihirli sayı
3:38
değil tabii ama Türkiye'deki büyükşehir
3:40
belediyelerinin adeta kullanma kılavuzu
3:43
olan kanunun numarası. Yani bugünkü
3:45
sistemin bütün çerçevesi bu kanunla
3:47
çizilmiş durumda. Peki bir büyükşehir
3:50
belediyesi diğerlerinden ayıran ne? En
3:53
önemli noktalar şunlar. Yöneticileri
3:56
yani başkanı ve meclis üyeleri
3:58
Ankara'dan atanmıyor. Doğrudan biz
4:00
seçiyoruz. yani halk seçiyor. Bu da
4:02
onlara kendi kararlarını alabilme ve
4:04
kendi bütçelerini yönetebilme gücü yani
4:07
idari ve mali bir özerklik veriyor.
4:09
Temel görevleri de il sınırları içindeki
4:11
bütün ilçe belediyeleri arasında bir
4:14
orkestra şefi gibi koordinasyonu
4:15
sağlamak. İyi güzel de bütün bu
4:18
kanunlar, maddeler, yapılar bizim günlük
4:21
hayatımıza nasıl dokunuyor? Yani bir
4:24
belediye somut olarak hangi sosyal
4:26
hizmetleri sunuyor bize? Belediyelerin
4:29
sosyal hizmetlerini genel olarak üç ana
4:31
başlıkta toplayabiliriz. Sağlık, eğitim
4:34
ve tabii ki sosyal yardımlar. Şimdi her
4:37
birine hızlıca bir göz atalım. Şimdi
4:40
sağlık deyince hemen aklınıza devasa
4:42
hastaneler gelmesin. Belediyeler burada
4:45
Sağlık Bakanlığıyla bir yarış içinde
4:46
değil. Onun rolünü çalmıyor. Onların
4:48
rolü daha çok koruyucu ve destekleyici
4:51
olmak. Mesela ne gibi hizmetler? Evde
4:54
bakım hizmetleri, hasta nakil işlemleri,
4:57
mahallelere giden mobil sağlık tarama
4:59
araçları, yaşlılara yönelik destekler.
5:02
Bunlar çok yaygın. Ama bakın altını
5:05
kalın bir çizgiyle çizmek istiyorum. Bu
5:06
çok önemli bir nokta. Belediyelerin tam
5:09
teşekküllü bir hastane işletmesi çok ama
5:12
çok nadir görülen bir durumdur. Hem
5:14
aşırı maliyetli olduğu için hem de yasal
5:17
sınırlamalardan dolayı bu onların
5:19
standart bir görevi değil.
5:21
Gelelim eğitime. Burada belediyelerin
5:24
rolu gerçekten çok stratejik.
5:25
Düşünsenize bir şehre yeni taşınmışsınız
5:28
ya da yeni bir meslek edinip hayata
5:30
tutunmak istiyorsunuz. İşte
5:31
belediyelerin açtığı o meslek edindirme
5:33
kursları tam da bu işe yarıyor. Hem
5:35
insanların kente uyumunu kolaylaştırıyor
5:38
hem de onlara ekonomik hayata
5:39
katılmaları için bir beceri
5:41
kazandırıyor. Ve geldik üçüncü ve en
5:43
bilinen başlığa. Sosyal yardımlar. İşte
5:47
en başta bahsettiğimiz o güvenlik ağı
5:49
var ya. Hah işte o ağ en elle tutulur,
5:52
en gözle görülür ilmekleri tam da burada
5:55
atılıyor. Erzak yardımları, yakacak
5:57
desteği gibi hizmetlerle resmi sistemin
5:59
bıraktığı boşlukları doldurmaya
6:01
çalışıyorlar. Şimdi buraya kadar
6:03
anlattıklarımız kulağa çok hoş geliyor,
6:05
değil mi? İdeal bir tablo çizdik aslında
6:08
ama tabii madalyonun bir de öbür yüzü
6:10
var. Bu kadar büyük ve iddialı
6:12
hedeflerin önünde ciddi de engeller
6:15
bulunuyor. Bu tablo Türkiye'deki durumla
6:18
gelişmiş ülkelerdeki durumu o kadar net
6:20
gösteriyor ki bakın gelişmiş ülkelerde
6:23
belediyeler genel yetki denen bir
6:24
ilkeyle çalışıyor. Yani kanun sana bunu
6:27
yapma demediğim sürece her şeyi
6:29
yapabilirsin diyor. Bu da onlara sosyal
6:31
hizmetlerde müthiş bir esneklik ve güç
6:33
veriyor. Bizde ise durum tam tersi.
6:35
Sadece kanunda sana tek saydığım
6:38
görevleri yapabilirsin deniyor. Ve işin
6:40
en can alıcı noktası ne biliyor musunuz?
6:42
Bütün bu sosyal hizmetleri daha da
6:44
ileriye taşımanın önündeki en büyük
6:46
engel para yani yetersiz mali kaynaklar.
6:49
Peki çözüm ne? Neredeyse bütün
6:52
uzmanların işaret ettiği tek bir kelime
6:54
var. Desantralizasyon yani yerelleşme.
6:58
Daha basit bir dille söylersek merkezi
7:00
yönetimin elindeki bazı yetkileri ve
7:03
tabii ki en önemlisi parayı yani mali
7:06
kaynakları yerel yönetimlere,
7:08
belediyelere devretmesi. Başarının
7:10
anahtarı burada yatıyor. Sonuç olarak
7:12
şunu net bir şekilde söyleyebiliriz.
7:15
Belediyelerimiz artık sadece altyapı
7:17
kurumları değil, onlar hayatımıza
7:19
dokunan, sosyal sorunlarımıza çözüm
7:22
arayan çok daha dinamik yapılar. Peki bu
7:25
potansiyeli daha ne kadar ileriye
7:26
taşıyabiliriz? Yerel yönetimler
7:29
yaşadığımız yerdeki sorunların çözümünde
7:31
daha da büyük bir rolü oynayabilir mi?
7:34
İşte bu sorunun cevabını düşünmek
7:36
sanırım birer vatandaş olarak hepimize
7:38
düşüyor. Bir sonraki analizde görüşmek
7:40
üzere.
#Education
#Social Services

