Auzef Yeniçağ Felsefesi 2025-2026 Final Soruları
https://lolonolo.com/2026/07/03/yenicag-felsefesi-2025-2026-final-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Selamlar. Yaklaşan finallerinize
0:02
hazırlanırken modern düşüncenin
0:03
temellerini sarsan o devasa sorulara
0:05
doğru gerçekten dinamik bir yolculuğa
0:07
çıkacağımız bu görsel rehbere hoş
0:09
geldiniz. Felsefe tarihinin belki de en
0:11
heyecan verici dönemlerinden birini yani
0:13
yeni çağ felsefesini enine boyun
0:15
inceleyeceğiz. Bu incelemede amacımız o
0:18
karmaşık felsefi tartışmaları doğrudan
0:20
kaynaklardan çekip almak ve zihninizde
0:23
kalıcı net bir haritaya dönüştürmek.
0:25
Final sınavınız için tam olarak
0:26
ihtiyacınız olan o yapılandırılmış
0:28
bilgileri bir araya getirdik. E
0:29
hazırsanız modern felsefenin yapı
0:31
taşlarını birlikte keşfetmeye
0:33
başlayalım. Şimdi bildiklerinizi tam
0:35
olarak nereden biliyorsunuz? Mesela şu
0:38
an karşınızda duran ekranın gerçekten
0:40
orada olduğundan nasıl bu kadar emin
0:42
olabilirsiniz? Yok. Hayır. Bu sadece
0:45
soyut veya sıkıcı bir akademik soru
0:47
değil. Aslında her gün her an
0:49
deneyimlediğimiz gerçekliğin tam
0:51
kalbinde yatan bir mesele. Yeni çağ
0:53
felsefesini gerçekten kavramak
0:55
istiyorsak her şeyi bir kenara bırakıp
0:57
bu çok temel hatta dürüst olmak
0:59
gerekirse biraz da rahatsız edici
1:01
soruyla yüzleşmemiz gerekiyor. Pekala
1:04
işte bugünkü yol haritamız. Önce yeni
1:06
çağdaki bilgi arayışının doğasına
1:08
hızlıca bir bakacağız. Sonra birbiriyle
1:11
kıyasıya savaşan o iki büyük kampa yani
1:13
rasyonalizm ve empirizme gireceğiz. Ve
1:16
en sonunda Kant'ın devrim niteliğindeki
1:18
o meşhur senteziyle rehberimizi
1:20
noktalayacağız. Birinci bölüm: Yeni
1:22
Çağ'da bilgi arayışı. Orta Çağ'ın
1:25
dogmatik duvarları yükülürken insanlık
1:27
doğal olarak yepyeni bir referans
1:28
noktası arıyordu. Bakın artık asıl
1:30
mesele gerçek nedir değildi. Soru şuna
1:33
dönüşmüştü. Gerçeği nasıl ve nereden
1:35
bilebiliriz? İşte tam da bu arayış
1:38
felsefe dünyasını iki ana kampa adeta
1:40
büyük bir savaş alanına böldü. Bir
1:42
tarafta kesin bilgi için sadece içimize,
1:45
aklımıza bakan ve bilgilerin doğuştan
1:46
zihnimizde kazılı olduğunu savunan
1:48
rasyonalizm var. Diğer yandaya tamamen
1:51
dışarıya duyularımıza ve doğrudan
1:53
deneyimlerimize odaklanan empirizm. Yani
1:55
asıl mesele şu: Bilgi içeriden mi gelir
1:58
yoksa dışarıdan mı?
1:59
>> İkinci bölüm: Rasyonalizm. Aklın
2:02
kesinliği. Rasyonalizmin sınırlarından
2:05
içeri adım attığınız an akla duyulan o
2:07
sarsılmaz, inanılmaz güveni iliklerinize
2:09
kadar hissediyorsunuz. Onlara göre evren
2:12
matematiksel ve mantıksal bir kesinlikle
2:14
çözülebilirdi. Bu köklü geleneğin temel
2:16
taşı elbette Rene Descart'tır. Descartes
2:19
işe her şeyden ama kelimenin tam
2:21
anlamıyla her şeyden şüphe ederek
2:24
başlar. Gördüklerinden, duyduklarından,
2:26
rüyada olup olmadığından. Ama en sonunda
2:29
şüphe edemeyeceği tek ve mutlak bir
2:32
nokta bulur. Şüphe ettiğinin yani
2:34
düşündüğünün ta kendisi. "Düşünüyorum
2:37
öyleyse varım." önermesi işte tam
2:39
buradan doğar ve tüm rasyonalist
2:41
geleneğin o sarsılmaz kayası haline
2:43
gelir. Descart'ın açtığı bu rasyonel
2:45
yoldan iki muazzam deha daha ilerledi.
2:48
Spinoza ve Laz. Spinoza zihin ve bedeni
2:52
iki ayrı kopuk şey olarak görmeyi
2:54
reddetti. Ona göre bunlar tek bir tözün
2:57
farklı görünümleriydi. Yani
2:59
bedeninizdeki bir olayla, zihninizdeki
3:01
bir fikir aslında birbiriyle tamamen
3:04
paralel işler. Buna paralelizm diyoruz
3:06
ve nihai amacı insanın o en yüksek
3:09
mutluluğa ulaşmasıdır. Limne ise işi
3:12
bambaşka bir boyuta taşıyıp evrenin
3:14
monat adını verdiği bölünemez ve
3:16
dışarıya tamamen kapalı enerji
3:18
birimlerinden oluştuğunu söyledi.
3:20
İnsanlardaki monadlar çok açık, net ve
3:23
bilinçli algılara sahipken
3:24
hayvanlardakiler çok daha bulanık
3:26
algılar barındırıyordu. Her iki düşünür
3:29
de aklın sınırlarını gerçekten
3:30
olağanüstü bir şekilde zorladı. 3. bölüm
3:33
empirizm. Deneyimin gücü. Ve şimdi
3:36
rotamızı tamamen değiştiriyoruz. Aklın o
3:38
soyut koridorlarından çıkıp ayaklarımızı
3:40
yere sağlam basıyoruz. Karşımızda
3:42
oldukça iddialı bir şekilde zihnimizde
3:44
doğuştan hiçbir şey yoktur. Diyen
3:46
empirizmin ağır sikletleri var. Francis
3:48
Bacon tek deneyimlerden yola çıkıp genel
3:51
kurallara ulaştığımız tüme varım
3:53
yöntemini kurarak bilimsel düşüncenin
3:54
önünü ardına kadar açtı. John Locke
3:56
zihnimizin doğuştan tamamen boş bir
3:58
levha olduğunu, bildiğimiz her şeyin
4:01
deneyimle oraya yazıldığını savundu.
4:03
David Hum ise empirizmi en uç keskin
4:05
noktasına taşıdı. Şunu çok net söyledi.
4:08
Sahip olduğumuz istisnasız tüm bilgiler
4:10
yalnızca ve yalnızca duyuşal
4:12
algılarımızdan türetilir. Yani
4:14
algılamıyorsan bilemezsin. Bu kadar
4:16
basit. Ama işin asıl akıl almaz hani o
4:18
beyninizi yakan kısmı George Berkley ile
4:21
başlıyor. E est perçi yani var olmak
4:25
algılanmaktır. Berkley'e göre masadaki
4:27
bir elma sadece ve sadece siz onu
4:30
gördüğünüz, tattığınız veya dokunduğunuz
4:32
için vardır. İyi de siz arkanızı dönüp
4:34
odadan çıktığınızda o elma bir anda yok
4:36
mu oluyor? İşte Berkley'in asıl dehası
4:39
tam burada devreye giriyor. Hayır, elma
4:41
yok olmaz. Çünkü her şeyi her an
4:43
kesintisiz olarak algılayan nihai bir
4:45
gözlemci vardır. Tanrı. Evrendeki her
4:48
şeyin varlığını sürdürmesi tanrının o
4:51
sürekli ve kesintisiz algısına bağlıdır.
4:53
Tabii bu deneyim odaklı empirist bakış
4:55
açısının sadece zihni değil siyaseti de
4:58
nasıl derinden şekillendirdiğini görmek
5:00
çok önemli. Thomas Hops insanların doğa
5:03
durumunda yani o vahşi, kuralsız ve
5:06
güvensiz ortamda birbirleriyle bitmek
5:07
bilmeyen bir savaş içinde olduğunu
5:09
söyledi. Buradan kurtulmanın tek bir
5:11
mantıklı yolu vardı. İnsanlar barış ve
5:14
hayatta kalmak uğruna kendi haklarını
5:16
mutlak güce sahip bir egemene
5:18
devretmeliydi. Thomas Hopsun'un meşhur
5:20
leviyatını işte tam da bu toplumsal
5:22
sözleşmenin ve tavizsiz mutlak
5:24
otoritenin en büyük simgesidir. 4.
5:27
bölüm. Kant'ın Kopernik Devrimi yıllar
5:30
yılı süren o rasyonalizm ve empirizm
5:32
savaşının tam ortasına kelimenin tam
5:35
anlamıyla masayı deviren, bu iki rakibi
5:37
hem eleştirip hem de şaşırtıcı bir
5:40
ustalıkla sentezleyen devasa bir figür
5:42
geldi. İmmanuel Kant. Kant felsefedeki
5:45
tüm olay örgüsünü bütünüyle tersine
5:47
çevirdi. Bakın eski görüş zihnimizin
5:50
pasif olduğunu, dış dünyadaki nesnelere
5:52
boyun eğip onları olduğu gibi
5:54
kopyaladığını söylüyordu. Kant ise hayır
5:56
dedi. Tam aksine nesneler bizim
5:59
bilgimize ve zihnimizin kalıplarına
6:01
uymak zorundadır. Tıpkı Kopernik'in
6:03
dünyayı evrenin merkezinden fırlatıp
6:05
atıp yerine güneşi koyması gibi Kant da
6:08
dış dünyayı merkezden çıkardı ve insan
6:11
zihnini baş köçeğe yerleştirdi.
6:13
Felsefedeki Kopernik devrimi dememizin
6:15
sebebi tam olarak budur. Peki bu sistem
6:18
nasıl çalışıyor? Kant'ın bu yeni zihin
6:21
mimarisi deneyimden önce gelen yani
6:23
ariori dediğimiz koşullara dayanıyor.
6:26
Bunu iki parça halinde düşünebiliriz.
6:28
Transendental estetik verileri dünyadan
6:31
nasıl emdiğimizi açıklar. Uzay ve zaman
6:33
aslında bizim zihnimizin doğuştan
6:35
taktığı gözlüklerdir. Dünyayı o
6:37
filtreler olmadan göremeyiz. İkinci
6:39
parça olan transcendental mantık ise
6:42
dışarıdan aldığımız bu ham verileri
6:44
zihnimizde nasıl işleyip o karmaşık
6:46
anlamlı düşüncelere dönüştürdüğümüzü
6:48
inceler. Araya kısa ama final sınavınız
6:51
için gerçekten hayat kurtaracak çok
6:53
kritik bir tarihi arka plan
6:54
sıkıştırayım. Kant bu devasa yıkıcı
6:57
sistemi kurmadan önce o günkü felsefe
6:59
dünyasına bakıp çok net bir teşhis
7:01
koymuştu. Ona göre mantık bilimi ta
7:03
Aristoteles'ten o güne kadar tek bir
7:05
milim bile ileri gitmemişti ve
7:07
kendisinin eleştiri öncesi dönemi
7:09
tamamen o katı Ezberci Lib Wolf
7:12
geleneğinin sınırları içine hapsolmuştu.
7:14
Kant'ın uyanışı işte tam da bu yüzyıllık
7:16
felsefi durgunluğa karşı bir isyandır.
7:19
Ve işte Kant'ın devrimini taçlandırdığı
7:21
sınavlarda da çok işinize yarayacak o üç
7:23
muazzam şa eseri. Birincisi saf aklın
7:27
eleştirisi. Burada neyi bilebilirim diye
7:29
sorar ve insan bilgisinin kesin
7:31
sınırlarını haritalandırır. Ardından
7:33
pratik aklın eleştirisi gelir. Ne
7:35
yapmalıyım diyerek ahlakın ve
7:36
eylemlerimizin evrensel yasalarını
7:38
ortaya koyar. ve finalde ygı gücünün
7:41
eleştirisiyle estetik, güzellik ve
7:43
beğeni yargılarımızı masaya yatırır. Bu
7:45
üç eser insan varoluşuna adeta baştan
7:48
yazar. Evet. Yeni Çağ felsefesinin o
7:50
yoğun kaotik savaş alanından sağ salim
7:53
çıkıp Kant'ın muazzam sentezine kadar
7:55
ulaşmayı başardık. Hatırlarsanız en
7:57
başta bildiklerinizi nereden
7:59
biliyorsunuz diye sormuştuk. Şimdi tüm
8:01
bu konuştuklarımızdan sonra bu soru
8:02
eminim ki zihninizde çok daha farklı
8:04
yankılanıyordur. Bu görsel rehberi
8:06
tamamlarken Kant'ın o büyük devrimini
8:08
doğrudan size yönelterek veda etmek
8:10
istiyorum. Bir sonraki sefer gerçeklikle
8:12
karşılaştığınızda kendinize bir sorun.
8:14
Zihniniz mi dünyaya uyuyor yoksa şu an
8:16
etrafınızda deneyimlediğiniz dünya
8:18
tamamen kendi zihninizin inşa ettiği bir
8:20
sahneden mi ibaret? Finallerinizde
8:22
hepinize zihin açıklığı diliyorum.
8:23
Görüşmek üzere.
#Jobs & Education

