Auzef Yaşlılık Planlaması ve Stratejileri 2023-2024 Vize Soruları
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Bugün sizinle birlikte
0:02
hepimizi ama gerçekten hepimizi
0:04
ilgilendiren bir konuya dalıyoruz.
0:06
Yaşlanma. Ama durun hemen aklınıza
0:08
bastonlar, hastalıklar gelmesin. Biz
0:11
bugün yaşlanmayı bir son olarak değil
0:13
toplumları şekillendiren mitlerle dolu
0:16
dev bir mesele olarak ele alacağız.
0:18
Hazır olun. Çünkü o bildiğiniz mitleri
0:20
şimdi tek tek yıkmaya başlıyoruz. Peki
0:23
yol haritamızda ne var? Önce yaşlanma
0:26
nedir, ne değildir? Şu tanımı bir
0:28
netleştireceğiz. Sonra o çok duyduğumuz
0:31
eskiden yaşlılara daha çok saygı vardığı
0:33
efsanesine bir bakacağız. Bakalım ne
0:35
kadar doğru. Oradan devlet bu işin
0:37
neresinde diyecek. Konunun küresel
0:39
boyutuna yani tehditlere uzanacağız ve
0:42
en sona da çözüme yani aktif yaşlanma
0:45
dediğimiz o harika stratejiye
0:46
odaklanacağız. Hadi ilk adımla
0:48
başlayalım. Her şeyden önce en başa
0:51
dönelim. En temele. Hani yaşlı diyoruz
0:54
ya. Peki bu kelime tam olarak ne anlama
0:56
geliyor? Yaşlılık nerede başlıyor? Gelin
0:59
şu varsayımımızı bir masaya yatıralım.
1:02
Eminim siz de duymuşsunuzdur. Hani
1:04
derler ya 50 yaşını geçtin mi tamamdır
1:07
artık yaşlısın. Böyle bir algı var
1:09
toplumda. Peki bu keskin sınır, bu 50
1:12
yaş meselesi bilimsel olarak ne kadar
1:15
doğru? Gerçekten böyle bir eşik var mı?
1:18
Cevap kocaman bir hayır. Bu sandığımız
1:21
gibi bilimsel bir gerçek değil. Daha çok
1:23
kulaktan dolma bir bilgi, bir tür
1:25
toplumsal varsayım sadece. E peki
1:28
doğrusu ne o zaman? Madem belli değil,
1:29
gerçek başlangıç noktası neresi? İşte
1:32
bilimsel tanım burada devreye giriyor.
1:35
Kronolojik yaşlanma yani bildiğiniz
1:37
takvim yaşı, doğum gününüzden bu yana
1:39
geçen zaman ve uluslararası alanda
1:42
modern tıp ve sosyal bilimler dünyasında
1:45
kabul edilen rakam 50 falan değil.
1:47
Genellikle 65. İşte bu kadar. En yaygın
1:50
mitlerden birini daha en başta çürütmüş
1:52
olduk. Gelelim ikinci büyük efsaneye.
1:56
Hani o nostaljik cümle var ya. Aah
1:58
nerede o eski günler? Eskiden yaşlılara
2:00
ne çok saygı vardı değil mi? Hepimiz
2:02
duyarız bunu. Peki gerçekten öyle miydi?
2:05
Tarihin tozlu sayfalarını aralayınca
2:07
karşımıza yaşlılar için bir altın çağı
2:09
mı çıkıyor? Bakın sanayi devriminden
2:11
önce işler gerçekten farklıydı. O
2:14
zamanlar bilgi, tecrübe, bilgelik çok
2:16
değerliydi ve bu da yaşlıları toplumun
2:18
merkezine koyuyordu. Ama sonra ne oldu?
2:21
Fabrikaların bacaları tütmeye, makineler
2:23
çalışmaya başladı ve bir anda her şey
2:25
değişti. Artık aranan şey bilgelik
2:27
değil, kas gücüydü. Genç dinamik işçiler
2:29
öne çıktı. Tecrübenin yerini hız aldı.
2:32
Yani o altın çağı dediğimiz şey bir anda
2:35
buharlaşıp gitti. Hatta yaşlıların
2:37
statüsü resmen tepe taklak oldu. E tamam
2:40
toplumdaki dengeler böyle değiştiyse o
2:42
zaman yaşlıların bakımı kime düşüyor? Bu
2:44
iş sadece ailelerin omuzlarında bir yük
2:47
mü? Yoksa bu hepimizi ilgilendiren çok
2:49
daha büyük kurumsal bir meselenin
2:51
parçası mı? İşte şimdi devletin bu işin
2:54
neresinde olduğuna bakacağız. Cevap çok
2:57
net. Hayır. Bu hiçbir zaman sadece bir
2:59
aile meselesi olarak görülmedi. Kendi
3:02
tarihimize bir bakalım. Daha Osmanlı
3:04
zamanında 1895'te
3:07
darül aceze kurulmuş. Yani devlet taş el
3:10
atmış. Sonra Cumhuriyet dönemi,
3:13
1963'teki kalkınma planları ve en yakın
3:16
tarih 2006'da bütün o dağınık sosyal
3:19
güvenlik kurumlarının tek bir çatı
3:21
altında yani SGK'da toplanması. Kısacası
3:24
bu konu her zaman bir kamu politikası,
3:26
bir devlet meselesi olmuş. Geçmişi
3:29
anladık, devletin rolünü gördük. Peki ya
3:31
bugün? İşte şimdi işler biraz daha
3:33
ciddileşiyor. Çünkü artık yaşlanma
3:35
dediğimiz şey sadece aileleri ya da
3:37
ülkeleri değil bütün dünyayı
3:39
ilgilendiren dev bir ekonomik mesele
3:41
haline geldi. Hatta bir tehdit. Şöyle
3:45
söyleyeyim. Dünyanın en büyük
3:46
ekonomistlerinin, liderlerinin
3:48
toplandığı Dünya Ekonomik Forumunu
3:50
düşünün. İşte bu kurum daha 2012 yılında
3:53
bir rapor yayınladı ve dedi ki dikkat
3:56
yaşlanan nüfusu doğru yönetemezsek bu
3:59
küresel ekonomi için en büyük risklerden
4:01
biri olacak. Yani bu öyle sıradan bir
4:03
uyarı değil. Bayağı bayağı kırmızı
4:05
alarm. Şimdi burada bir kavram kargaşası
4:08
olmasın hemen düzeltelim. Hani bazen
4:10
dünya çok kalabalıklaşıyor falan diyoruz
4:12
ya. İşte bu nüfuslaşma denen şey daha
4:14
çok kaynakların nüfusuna yetmeyen,
4:16
gelişmekte olan ülkelerin derdi. Ama
4:19
Avrupa'da, Amerika'da yani gelişmiş
4:21
ülkelerde durum tam tersi. Onların derdi
4:23
nüfusun artması değil, yaşlanması. Bu
4:25
ikisi madalyonun iki farklı yüzü gibi.
4:27
Karıştırmamak lazım. Peki tamam ortada
4:30
büyük bir risk var. Anladık. Ne
4:32
yapacağız yani? Umutsuzluğa mı
4:34
kapılacağız asla? İşte tam da bu noktada
4:37
son yılların en parlak fikirlerinden
4:39
biri devreye giriyor. Aktif ve sağlıklı
4:41
yaşlanma. Bu geleceğe umutla bakmamızı
4:44
sağlayan proaktif bir strateji. Bu
4:46
fikrin arkasındaki isim de Dünya Sağlık
4:49
Örgütü. Peki ne diyorlar? Diyorlar ki
4:52
yaşlılığa artık bir hastalık, birilerine
4:54
muhtaç olunan bir dönem gibi bakmayı
4:56
bırakalım. Bunun yerine yaşlılığı
4:59
insanların üretmeye, topluma katılmaya
5:01
devam ettiği, potansiyellerini
5:03
kullandığı bir yaşam evresi olarak
5:05
görelim. Odak noktamız hastalıklar değil
5:09
imkanlar olsun. İşte bütün mesele bu.
5:11
Güzel fikirde nasıl olacak bu iş? İşte
5:14
burada ü tane sihirli kelime, üç temel
5:17
direk karşımıza çıkıyor. Sağlık, katılım
5:21
ve güvenlik. Yani bir, sağlığın yerinde
5:24
olacak. 2. sosyal hayatın, ekonominin
5:26
içinde olmaya devam edeceksin. Ve 3.
5:29
Bütün bunları yaparken kendini güvende
5:31
ve değerli hissedeceksin. Yani amaç
5:33
sadece nefes alıp vermek değil. Amaç
5:35
dolu dolu, kaliteli ve güvende bir yaşam
5:38
sürmek. Peki nihai hedef ne? İnsanların
5:41
isterlerse çalışmaya devam etmelerini
5:43
sağlamak, gönüllü işler yapmalarına
5:45
olanak tanımak, kendi hayatları hakkında
5:48
kendi kararlarını vermelerini
5:50
desteklemek. Ama hepsinin altında yatan
5:52
ana fikir ne biliyor musunuz?
5:54
Başkalarına olan bağımlılığı önlemek.
5:57
İşte bu yaşlılık eşittir bakım ve
5:59
muhtaçlık diyen o eski kafaya atılmış en
6:02
büyük çalım. Az önce o üç direkten
6:04
bahsetmiştik ya hani sağlık, katılım,
6:06
güvenlik diye. İşte o sağlık meselesi
6:08
bile tek başına basit bir konu değil. Ta
6:10
1986'da imzalanan otlava şartı diye bir
6:13
şey var. Diyor ki, "Sağlık sadece
6:15
doktorların, hastanelerin işi değildir.
6:17
Devletin doğru politikalar üretmesi
6:19
lazım. İnsanların sağlıklı yaşama
6:20
imkanlarına kavuşması lazım. Hatta
6:22
farklı sektörlerin bu amaç için
6:24
işbirliği yapması lazım. Yani neymiş?
6:26
Sağlık topyekün bir toplum çabasıymış.
6:28
Bütün bu harika fikirleri, stratejileri
6:30
konuştuk ama günün sonunda her şey gelip
6:33
tek bir soruya dayanıyor. Peki biz,
6:35
bizim toplumumuz bu aktif yaşlanma
6:38
fikrini ne kadar benimsedik?
6:39
yaşlılarımızı bir yük olarak değil de
6:41
bir değer, bir potansiyel olarak
6:43
görmeye, sokaklarımızı, şehirlerimizi,
6:46
iş yerlerimizi bu fikre göre
6:48
düzenlemeye, zihniyetimizi değiştirmeye
6:50
gerçekten ne kadar yakınız? İşte bu soru
6:52
sanırım hepimizin üzerine düşünmesi
6:54
gereken bir soru.

