Auzef Yaşlı Bakım Mesleğinde Psikolojik ve Etik Konular 2025 Bütünleme
https://lolonolo.com/2026/01/31/yasli-bakim-mesleginde-psikolojik-ve-etik-konular-2024-2025-butunleme-sorulari/
Bu kaynak, yaşlı bakım profesyonellerinin karşılaştığı psikolojik zorlukları ve uymaları gereken etik prensipleri kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Metinde, bakıcıların sergilemek zorunda olduğu duygusal emek ve bunun sonucunda oluşabilecek tükenmişlik sendromu gibi riskler bilimsel modellerle açıklanmaktadır. Ayrıca, yaşlılara yönelik fiziksel ve psikolojik istismarın önlenmesi, eşitlik ilkesi ve sağlık hizmetlerinde adaletli kaynak dağıtımı gibi ahlaki sorumluluklar vurgulanmaktadır. Örgütsel etik ve pozitif psikoloji kavramları üzerinden, kurumların çalışanlarına ve hizmet alan bireylere karşı geliştirmesi gereken profesyonel standartlar hatırlatılmaktadır. Son olarak, paylaşılan test soruları aracılığıyla sosyal hizmet standartları ve tıbbi deontoloji konularındaki temel bilgiler pekiştirilmektedir.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Yaşlı bakımı deyince aklımıza ilk ne
0:02
geliyor? Genellikle ilaçları vermek,
0:04
yemeğini yedirmek gibi fiziksel şeyler
0:06
değil mi? Ama aslında o yüzeyin hemen
0:09
altında çok daha derin, çok daha
0:11
karmaşık bir dünya var. Bakım verenlerin
0:14
her gün mücadele ettiği psikolojik ve
0:16
etik zorluklar. İşte şimdi o profesyonel
0:19
gülümsemelerin ardına geçip bu görünmez
0:21
ama bir o kadar da zorlu yola birlikte
0:23
bir göz atalım. İşte bu soru konumuzun
0:26
tam da merkezinde duruyor. İnsanlara
0:29
yardım etmeye adanmış bir hayatın, bir
0:31
mesleğin kişisel bedeli ne olabilir?
0:34
Gelin şimdi bu sorunun peşine düşelim ve
0:37
bakım mesleğinin katmanlarını teker
0:39
teker aralayalım.
0:41
İlk durağımız bakım verenlerin iç
0:43
dünyası. Yani o her daim güler yüzün, o
0:47
sabrın arkasında yatan o inanılmaz çaba.
0:50
Ve burada karşımıza çıkan ilk kavram
0:52
duygusal emek. Bu kavramı sosyolog Arley
0:56
Hotschield ortaya atmış. Aslında
0:58
söylediği şey çok basit. Bir çalışan
1:00
maaşı karşılığında çalıştığı kurumun
1:03
kendisinden beklediği duyguları
1:04
göstermek zorunda kalıyor. Yani sabır,
1:07
şefkat, o güleryüz bunlar adeta bir
1:09
üniforma gibi giyiliyor. Peki bunu
1:11
yaparken ne oluyor? Genellikle kendi
1:13
gerçek hislerini, yorgunluğunu, öfkesini
1:16
bastırıyor. Düşünsenize korkunç bir gün
1:18
geçirmişsiniz ama hastanızın karşısına
1:21
geçip sabırla gülümsemek zorundasınız.
1:23
İşte bu tam olarak duygusal emek. İşte
1:26
bu tablo durumu o kadar net gösteriyor
1:28
ki o dışarıya yansıtılan sabrın
1:31
arkasında ne var? Belki de inanılmaz bir
1:34
yorgunluk. O profesyonel gülümseme. Kim
1:37
bilir belki de büyük bir öfkeyi, derin
1:39
bir üzüntüyü saklıyor. Bu bitmeyen bir
1:42
rol performansı gibi adeta. Peki sürekli
1:45
böyle bir maskeyle dolaşmanın, bu
1:47
performansı sergilemenin uzun vadedeki
1:49
faturası ne? Cevap maalesef çok net.
1:52
Psikolojik yorgunluk ve en kötüsü
1:55
insanın kendi öz duygularına
1:56
yabancılaşması. Gerçekten de bu ödenmesi
1:59
çok ağır bir bedel. İşte bu her gün
2:02
biriken yorgunluk var ya o birikiyor,
2:05
birikiyor ve sonunda bum karşımıza çok
2:08
daha büyük, çok daha yakıcı bir şey
2:10
çıkıyor. Tükenmişlik sendromu. Şimdi
2:13
bakımın bu karanlık yüzüne daha yakından
2:15
bakalım. Edelvskiy modeline göre
2:18
tükenmişlik dediğimiz şey böyle bir
2:20
gecede olan bir şey değil. Hayır, bu bir
2:22
süreç. Her şey aslında çok güzel
2:24
başlıyor. Büyük bir şevkle, idealizmle.
2:27
Ama sonra ne oluyor? O idealizm yavaş
2:29
yavaş sönüyor ve yerini hayal
2:31
kırıklığına yani durgunluk evresine
2:33
bırakıyor. Ardından olmuyor, yapamıyorum
2:36
hissiyle engellenme geliyor ve en son
2:38
durak maalesef umursamazlık. Artık
2:41
duygusal olarak tamamen kopuyorsunuz. Bu
2:44
tükenmişliği körükleyen bir de toplumsal
2:46
bir değişim var. Şöyle bir düşünelim.
2:49
Eskiden geniş aileler vardı. Yaşlı
2:52
bakımı bir şekilde aile içinde
2:53
paylaşılırdı. Ama şimdi çekirdek aileye
2:56
döndük. E o zaman ne oldu? Bütün o bakım
2:59
yükü ailelerin omuzlarından alınıp
3:01
profesyonel kurumlara, oradaki
3:03
çalışanlara yüklendi. Bu da zaten zor
3:06
olan bu meslekteki tükenmişlik riskini
3:08
tavan yaptırdı. Şimdi kamerayı biraz
3:11
daha gönüş açıya alalım. Konu sadece
3:13
yorgunluk, tükenmişlik değil. Bir de
3:15
madalyonun öbür yüzü var. Her gün
3:17
karşılaşılan etik ihlenlerin
3:20
yürümek zorunda olduğu o incecik çizgi.
3:23
Sağlık alanında doğası gereği bir güç
3:25
dengesizliği vardır. Buna asimetrik
3:27
bilgi deniyor. Kulağı havalı geliyor ama
3:30
anlamı çok basit. Uzman yani doktor ya
3:32
da hemşire hastadan kat daha fazla şey
3:35
bilir. E bu da otomatik olarak bir güç
3:37
dengesizliği yaratıyor. İşte tam da bu
3:39
yüzden etik kurallar hayati önem
3:41
taşıyor. Peki bu güç kötüye
3:44
kullanılmasın diye ne var elimizde? İki
3:46
tane sağlam kalkanımız var. Dürüstlük ve
3:49
mesleki yeterlilik. Tıbbi etik ya da
3:51
daha fiyakalı adıyla deontoloji bu
3:54
ikisini baş tacih eder. Yani diyor ki
3:56
bir dürüst olacaksın. İki işini en iyi
3:59
şekilde yapacaksın. Bu kadar net. Bu
4:02
tablanın gösterdiği şey inanılmaz
4:04
önemli. Düşünün bir acil durum var.
4:06
Triyaj yapılıyor. Yani kime öncelik
4:08
verileceğine karar veriliyor. Yaşına mı
4:10
bakılır? Kesinlikle hayır. Etik kurallar
4:13
der ki yaş bir kriter olamaz. Neye
4:16
bakılır? Tıbbi olarak ne kadar fayda
4:18
sağlanacağına ve yaranın ne kadar ciddi
4:20
olduğuna. İşte adalet tam da bu demek.
4:23
Tabii her zaman bu etik çizgiler
4:25
korunmuyor maalesef. Bazen işler
4:28
karanlık bir yola sapabiliyor. Şimdi
4:30
konunun en hassas noktalarından birine o
4:33
görünmez tehlikelere yani istismar ve
4:36
ayrımcılığa geliyoruz. Yaşlı istismarı
4:39
dendiğinde aklımıza hemen fiziksel
4:42
şiddet gelmesin. Tanım çok daha geniş.
4:44
Bir yaşlının sağlığını, iyi olma halini
4:47
tehdit eden her türlü davranış ve asıl
4:50
altını çizmemiz gereken yer şurası.
4:52
İstismer çoğu zaman gözle görülmez ama
4:55
açtığı yaralar inanın çok daha derin
4:57
olabilir. Mesela ne mi? Yaşlı birini
5:01
sürekli olarak suçlamak ya da onu sosyal
5:04
ortamlardan dışlamak, yok saymak. Bunlar
5:07
psikolojik istismarın en yaygın halleri.
5:10
Ve tekrar ediyorum, bedende bir morluk
5:12
bırakmaz belki ama ruhta bıraktığı izler
5:15
kolay kolay silinmez. Şimdi size çok
5:18
kışkırtıcı bir soru soracağım. Hazır
5:20
mısınız? İyi niyetli olmak, iyilik
5:22
yapmak bir ayrımcılığı olabilir mi?
5:25
Cevap sizi şaşırtabilir ama. Evet,
5:28
olabilir. Agesm yani yaş ayrımcılığı
5:31
diye bir kavram var. Bazen bu böyle aman
5:35
canım sen yorulma bırak ben yaparım gibi
5:38
aşırı kormacı tavırların arkasına
5:39
saklanır. Ama bir düşünün birine sürekli
5:42
sen yapamazsın mesajı vermek aslında
5:45
onun kendi hayatı üzerindeki kontrolünü
5:48
yani özerkliğini elinden almaktır. Ve
5:50
evet bu da iyi niyetle yapılmış olsa
5:52
bile bir tür ayrımcılıktır.
5:55
Peki tüm bu sorunları konuştuk. Şimdi de
5:57
bireylerden bir adım geri çıkıp büyük
5:59
resme bakalım. Bütün bu sistemi
6:01
şekillendiren kurumlara, topluma çözümü
6:04
nerede arayacağız? Çözümün en önemli
6:07
parçalarından biri örgütsel etik. Ne
6:09
demek bu? Çok basit. Bir kurumun hem
6:11
kendi çalışanları hem de hizmet verdiği
6:14
insanlar için adil bir oyun alanı
6:16
yaratması demek. İşe alımdan tutun da
6:18
terfilere kadar. Her şeyde adalet ve
6:21
liyakat. Bu sadece doğru olan değil,
6:24
aynı zamanda kurumun itibarı için de
6:26
şart. Çünkü sağlam bir etik yapı
6:28
herkesin kendini güvende hissettiği bir
6:30
ortam yaratır. Peki bu işin bir
6:33
standardı, bir pusulası var mı? Evet
6:36
var. Dünyada bu konuda referans alınan
6:38
kurum Amerikan Sosyal Hizmet Uzmanları
6:40
Derneği yani kısaca NASW. Onların
6:44
yayınladığı etik kodlar adeta bir
6:46
küresel standart. Bu sayede dünyanın
6:49
neresinde olursanız olun hem yaşlıların
6:51
hem de bakım verenlerin hakları için
6:53
ortak bir dil konuşulabiliyor.
6:55
Ve geleceğe biraz umutla bakalım mı?
6:58
Karşımızda pozitif psikoloji var. Martin
7:00
Selikman'ın öncülük ettiği bu akım diyor
7:02
ki sürekli sorunlara, hastalıklara
7:04
odaklanmayalım. Gelin insanın güçlü
7:06
yanlarını, onu neyin mutlu ettiğini
7:08
bulup geliştirelim. Bu bakış açısı bakım
7:11
süreçlerine gerçekten de yepyeni bir
7:13
nefes aldırabilir. Bunca şeyden sonra
7:16
sanırım sormamız gereken asıl soru şu.
7:19
Bize bakım verenlere biz nasıl
7:20
bakacağız? Bir toplum olarak bu sorunun
7:23
cevabı tek bir kişide değil hepimizde ve
7:25
üzerine düşünmek hepimizin ortak
7:27
sorumluluğu. No.
#Education

