Auzef Yönetim ve Organizasyon 2025-2026 Vize Soruları (Güz)
https://lolonolo.com/2025/11/11/yonetim-ve-organizasyon-2025-2026-vize-sorulari/
Bu kaynaklar, yönetim ve organizasyon disiplininin tarihsel gelişimini, temel kavramlarını ve uygulama alanlarını kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Metinlerde klasik, neo-klasik ve modern yönetim yaklaşımları arasındaki farklar vurgulanırken, Taylor, Fayol ve Weber gibi öncü isimlerin teorik katkılarına değinilmektedir. İşletme içindeki planlama, örgütleme ve yöneltme gibi temel fonksiyonlar açıklanmakta; liderlik, motivasyon teorileri ve organizasyonel kademeler detaylandırılmaktadır. Ayrıca sunulan vize soruları ve çözümleri, öğrencilerin stratejik yönetim kavramlarını ve kurumsal yapıların çevresel değişimlere uyum süreçlerini pekiştirmesini amaçlamaktadır. İçerik genel olarak profesyonel bir yöneticinin sahip olması gereken teknik ve beşerî beceriler üzerine yoğunlaşmaktadır.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Hiç düşündünüz mü o ofisteki kurallar,
0:02
patronunuzun yönetim tarzı? Bütün bunlar
0:04
nereden geliyor? İşte bugün her şeyin
0:07
temelini atan o fikirlere yani yönetimin
0:09
ta kendisine bir dalış yapıyoruz. Hadi o
0:12
zaman şöyle büyük bir soruyla
0:14
başlayalım. Neden bazı iş yerleri böyle
0:17
kuralcı, katı, her şeyin milimetrik
0:19
hesaplandığı yerlerken diğerleri tam
0:22
tersi ekip ruhuyla, esneklikle coşuyor?
0:25
İşte bu sorunun cevabı inanın bana
0:28
sandığımızdan çok daha derinlerde. Şimdi
0:31
bu evrimi tam olarak kavrayabilmek için
0:34
en temelden yani yönetim nedir
0:37
sorusundan başlamamız lazım. Bakın
0:39
yönetim dediğimiz şey öyle patronluk
0:41
taslamak falan değil. Aslında bu bir
0:43
sanat. Bir hedefe ulaşmak için
0:45
elinizdeki kaynakları, insanları,
0:48
parayı, zamanı bir araya getirme sanatı.
0:51
Yani ister mahallede bir limonata standı
0:53
işletin, ister dev bir şirketi yönetin.
0:55
Bu temel prensipler hiç değişmiyor.
0:58
Yönetim tarihi boyunca yapacağımız bu
1:00
yolculuk aslında üç ana perdeden oluşan
1:02
bir hikaye gibi. Her perde bir öncekinin
1:05
üzerine kurulmuş. Önce verimlilik
1:07
takıntısı ile başlıyoruz. Sonra insanı
1:10
keşfediyoruz ve en sonunda da günümüzün
1:12
o karmaşık dünyasına nasıl ayak
1:14
uydurduğumuzu görüyoruz. Hadi
1:16
başlayalım. Hadi zamanda geriye gidelim.
1:19
Endüstri devriminin o gürültülü, kaotik
1:21
fabrikalarına, o dönemdeki yöneticilerin
1:24
karşılaştığı zorluğu bir hayal edin.
1:26
Etraflarındaki bu devasa kaosu alıp
1:29
nasıl tıkır tıkır işleyen verimli bir
1:31
makineye çevirebilirlerdi? İşte ilk
1:34
arayış buydu. İşte bu noktada sahneye
1:37
Frederick Taylor çıkıyor. Kendisi
1:39
bilimsel yönetimin babası olarak bilinir
1:42
ve kafasında tek bir fikir vardı. Her
1:44
işin en iyi tek bir yolu olmalı. Kürek
1:47
sallamaktan tutun da montaj hattındaki
1:49
bir vidanın sıkılmasına kadar her bir
1:51
hareketi kronometreyle ölçtü, analiz
1:53
etti. Amacı neydi? İşçinin kendi
1:56
kafasına göre hareket etmesini tamamen
1:58
ortadan kaldırıp verimliliği mutlak
2:00
zirveye çıkarmak. Sonra sahneye Max
2:02
Weber çıktı ve bugün duyduğumuzda biraz
2:05
canımızı sıkan bir kelimeyi hayatımıza
2:06
soktu. Bürokrasi. Ama durun, o zamanlar
2:09
bu fikir tam bir devrimdi. Düşünsenize
2:12
patronun keyfi kararları yerine net
2:14
kuralların kimin kime bağlı olduğunun
2:17
belli olduğu bir hiyerarşinin ve işi
2:19
bilenin yaptığı bir sistemin olduğunu
2:21
aslında bu organizasyonları daha adil ve
2:24
tahmin edilebilir kılmak için atılmış
2:26
dev bir adımdı. Peki bu klasik
2:28
düşünürlerin düzen ve kontrol
2:29
takıntısını ne kadar anladık? Hadi küçük
2:32
bir test yapalım. Bakalım bu temel
2:33
ilkelerden birini hatırlayabilecek
2:35
misiniz? Doğru cevap yönetim birliği.
2:39
İşte bu klasik dönemin zihniyetini
2:41
özetleyen müthiş bir ilke. Yani diyor ki
2:44
herkes aynı gemide aynı hedefe doğru tek
2:47
bir kaptanın komutasında kürek çekecek.
2:49
Bugün bile pek çok geleneksel şirkette
2:51
bu yapının izlerini net bir şekilde
2:53
görebilirsiniz. Ama o mükemmel makinenin
2:56
çok büyük bir eksiği vardı. Bir kalbi
2:59
yoktu. İçindeki insanlar birer dişli
3:01
çark değildi ve insanlara sanki birer
3:04
makine parçasıymış gibi davrandığınızda
3:06
kaçınılmaz olarak sorunlar baş gösterir.
3:09
İşte bu farkındalık bir sonraki büyük
3:11
devrimin yani insan faktörünün
3:13
keşfedilmesinin fitilini ateşledi. İşte
3:16
bu devrim Elton Mayo'nun Mehver Hawthorn
3:19
çalışmalarıyla geldi. Bu tam bir
3:21
aydınlanma anıydı gerçekten.
3:23
Araştırmacılar bir şeyi fark ettiler. O
3:25
resmi organizasyon şemalarının, o katı
3:28
kuralların altında bambaşka bir dünya
3:30
vardı. Gayrimi organizasyon dedikleri bu
3:33
dünyada arkadaşlıklar, grup içi
3:35
dinamikler yani sosyal ilişkiler
3:37
üretkenliği odanın ışığından ya da
3:40
verilen molalardan çok daha fazla
3:42
etkiliyordu. İnanılmaz bir keşifti bu.
3:44
Bu zihniyet değişimini en güzel
3:46
özetleyen kişi de Douglas McGregor oldu.
3:49
Teori X ve teori Y diye iki kavram
3:51
ortaya attı. Teori X klasik bakış açısı.
3:55
İnsanlar tembeldir, işten kaytarır.
3:57
Onları sürekli kontrol etmeli ve hatta
3:59
tehdit etmelisiniz. Teori Y ise tam
4:02
tersi o yeni insan odaklı yaklaşım.
4:05
İnsanlar doğaları gereği çalışmayı
4:07
sever, yaratıcıdır. Onlara doğru ortamı
4:09
sağlarsanız sorumluluk alır ve harikalar
4:11
yaratırlar. Hadi bakalım bir test daha.
4:14
Bir yöneticinin görevi insanları tehdit
4:17
etmek değil, onların içindeki
4:18
yaratıcılığı ortaya çıkaracak bir ortam
4:20
sunmaktır." diyen teori hangisi
4:22
olabilir? Cevap: Tabii ki teori Y ve bu
4:26
basit bir yönetim tekniğinden çok daha
4:28
fazlası. Bu temel bir filse değişikliği
4:30
aslında. En iyi sonuçlara insanları
4:32
baskılayarak değil, tam tersine onlara
4:35
güç vererek, potansiyellerini sonuna
4:37
kadar kullanmalarına izin vererek
4:39
ulaşabileceğinizi kabul etmek demek.
4:41
Fakat dünya giderek karmaşıklaştı ve
4:44
anlaşıldı ki ne o eski en iyi tek yol ne
4:47
de sadece insan odaklı olmak her zaman
4:50
her yerde işe yaramıyor. İşte bu da bizi
4:53
modern döneme yani benim duruma göre
4:55
değişir çağı dediğim yere getiriyor.
4:58
Buradaki ana fikir durumsallık
5:00
yaklaşımı. Aslında çok basit, sağduyulu
5:02
bir fikir ama etkisi devrimsel. En iyi
5:05
yönetim tarzı diye bir şey yoktur.
5:07
Duruma en uygun yönetim tarzı vardır.
5:10
Yani yönetim tarzınız içinde
5:12
bulunduğunuz çevreye uymalı. Şöyle
5:14
düşünün. Katı kurallı bürokratik bir
5:16
yapı stabil bir pazardaki bir kamu
5:18
kurumu için belki harikadır. Ama aynı
5:21
yapıyı alıp hızla değişen bir teknoloji
5:23
şirketine koyarsanız o şirketi daha
5:25
başlamadan bitirirsiniz. Modern dönemle
5:28
birlikte hayatımıza Kayzen gibi müthiş
5:31
felsefeler de girdi. Kaizen'in olayı şu:
5:34
Devasa köklü değişiklikler peşinde
5:36
koşmak yerine şirketteki herkesin
5:39
CEO'dan Çaycıya kadar herkesin her gün
5:42
küçücük bir iyileştirme yapmasına
5:44
odaklanmak. Bu damlaya damlaya göl olur
5:46
misali zamanla şirketi baştan aşağı
5:49
dönüştüren inanılmaz bir güç yaratıyor.
5:52
Bu uyum sağlama fikri yöneticilerin
5:54
bulundukları kademeye göre farklı
5:56
yeteneklere sahip olması gerektiği
5:58
gerçeğini de ortaya koyuyor. Yani en
6:00
tepedeki si'nun büyük resmi görmesi,
6:03
şirketin geleceğini tasarlaması
6:05
gerekirken en alt kademedeki bir takım
6:07
liderinin o gün o işin teknik olarak
6:09
nasıl yapılacağını bilmesi şart. Hadi
6:11
son bir soru daha. İşin bizzat yapıldığı
6:14
yeri yani operasyonu denetleyen bir
6:16
yöneticinin en çok hangi beceriye
6:18
ihtiyacı olur? Teknik bilgiye mi yoksa
6:20
büyük resmi görmeye mi? Doğru cevap
6:23
tabii ki alt kademe. Usta başılar, takım
6:26
liderleri onlar işin mutfağındalar ve
6:28
teknik bilgi onlar için hayati önem
6:31
taşır. Kariyer basamaklarına tırmandıkça
6:33
ise bu durum değişir. Teknik detayların
6:36
yerini büyük resmi görme ve insan
6:38
yönetme becerileri almaya başlar. Peki
6:41
tüm bu yolculuktan cebimize ne
6:43
koymalıyız? Aslında çok basit. Yönetim
6:46
dediğimiz şey durup bekleyen bir kavram
6:48
değil. Sürekli gelişen, evrilen bir
6:50
hikaye. Önce kusursuz makineler kurmaya
6:53
çalıştık. Sonra bu makinelere bir kalp
6:56
yani insanı ekledik ve şimdi de elimizde
6:59
her duruma uygun bir araç kutusuyla
7:01
dolaşıyoruz. Emin olun sizin
7:03
çalıştığınız yerde de bu üç
7:05
döneminizlerini bir arada görmek mümkün.
7:08
Frederick Taylor'ın o meşhur
7:10
kronometresinden bugün kullandığımız
7:12
Slack kanallarına gerçekten de ne kadar
7:14
uzun bir yol kat ettik, değil mi? Ama
7:17
hikaye burada bitmiyor. Evrim devam
7:19
ediyor. Yapay zeka işleri devralırken,
7:21
ekipler dünyanın dört bir yanına
7:23
dağılmışken yönetim şimdi yepyeni bir
7:25
sınavla karşı karşıya. Peki sizce bu
7:28
hikayenin bir sonraki bölümünde ne
7:30
yazacak?
#Education
#Distance Learning
#Training & Certification

