Auzef Web 2.0 Araçları ile Web Tasarımı Uygulamaları 2025-2026 Final Soruları
https://lolonolo.com/2026/01/25/web-2-0-araclari-ile-web-tasarimi-uygulamalari-2025-2026-final-sorulari/
Bu kaynaklar, Web 2.0 teknolojileri ışığında modern web tasarımının stratejik, teknik ve görsel temellerini kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Başarılı bir dijital varlık oluşturmanın yolu, hedef kitle analizi ve stratejik planlamadan başlayarak, WordPress gibi içerik yönetim sistemlerinin etkin kullanımına kadar uzanmaktadır. Metinler, kullanıcı deneyimini iyileştiren minimalist tasarım yaklaşımları ile Figma gibi profesyonel araçların sunduğu teknik iş akışlarını detaylandırmaktadır. Ayrıca, site performansını doğrudan etkileyen görsel optimizasyon yöntemleri, büyük verinin görselleştirilmesi ve siber güvenlik riskleri gibi kritik unsurlar üzerinde durulmaktadır. Temelde bu dokümanlar, hem estetik hem de fonksiyonel bir web sitesi inşa etmek için gereken güncel tasarım metodolojilerini ve uygulama prensiplerini öğretmeyi amaçlamaktadır.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Bir web sitesi fikrinin aklınıza düştüğü
0:01
o ilk andan milyonlarca insanın ekranına
0:04
ulaştığı ana kadar geçen o yolculuğu hiç
0:06
merak ettiniz mi? İşte bugün bu süreci
0:09
adım adım en temelden başlayarak
0:11
birlikte çözeceğiz. Hazırsanız hadi
0:13
başlayalım. Her şey o basit ama bir o
0:16
kadar da güçlü soruyla başlıyor.
0:18
Aklınızdaki parlak bir fikir nasıl
0:20
oluyor da somut, elle tutulur,
0:22
tıklanabilir bir deneyime dönüşüyor?
0:25
Gelin bu yolculuğa en başından o ilk
0:27
kıvılcum anından itibaren bir bakalım.
0:29
Şimdi şöyle düşünün. Her büyük yapının
0:31
sağlam temellere ihtiyacı vardır. Değil
0:33
mi? İşte her harika web sitesi de daha
0:36
tek bir satır kod yazılmadan veya bir
0:38
piksel bile çizilmeden önce iki temel
0:40
soruyla başlar. Bu siteyi neden
0:43
yapıyoruz ve kimin için yapıyoruz? Bu
0:45
sorular projenin adeta pusulasıdır. İşte
0:48
burası projenin adeta bel kemiği.
0:50
Misyonunuzu ve kime seslendiğinizi net
0:53
bir şekilde tanımladığınızda seçeceğiniz
0:55
renklerden kullanacağınız teknolojiye
0:57
kadar vereceğiniz her karara bu yön
0:58
verir. Yani rotanız daha en başından
1:01
belli olur. Tamam. Neden ve kimin için
1:03
sorularının cevaplarını bulduk. Peki
1:06
şimdi onlara ne söyleyeceğiz? İşte bu
1:08
soru da bizi stratejinin tam kalbine
1:10
yani içeriğe götürüyor. İçerik
1:12
stratejisi demek sadece boşlukları
1:14
doldurmak için kelimeler yazmak değil.
1:16
Hayır, tam aksine. Hedef kitlenizin
1:19
aklındaki soruları onlardan önce tahmin
1:21
edip cevaplamak, sorunlarına çözüm
1:23
bulmak ve onlara gerçekten değer katan
1:25
bir diyalog oluşturmaktır. Planımız
1:27
hazır. Şimdi sıra kağıt üzerindeki bu
1:30
soyut fikirleri alıp ekran üzerinde
1:32
görebileceğimiz somut bir yapıya
1:35
dönüştürmeye geldi. Yani bir nevi
1:37
projenin taslağını çizme zamanı. Bir
1:40
wireframe'i yani tel kafesi web
1:42
sitenizin iskeleti gibi
1:43
düşünebilirsiniz. Bakın burada renkler,
1:45
şık yazı tipleri, görseller falan yok.
1:48
Sadece ve sadece nereye ne gelecek
1:50
sorusunun cevabı var. Tıpkı bir evin
1:52
kaba inşaatı gibi. Her şey yerleşim ve
1:54
işlevle ilgili. Estetikle değil. Bu
1:57
karşılaştırma aslında her şeyi o kadar
1:59
güzel anlatıyor ki önce yapının
2:01
iskeletini yani wireframe'i kuruyoruz.
2:03
Sonra bu iskeletin üzerine deriyi yani
2:06
renkleri, görselleri ve markanın ruhunu
2:08
giydiriyoruz. Peki bu deriyi giydirirken
2:11
hangi prensibe sadık kalmalıyız? Modern
2:13
tasarım dünyasında sürekli duyduğumuz
2:15
bir felsefe var. Az çoktur. İşte bu
2:17
basit ama inanılmaz güçlü fikir
2:19
minimalizm akımının da temelini
2:21
oluşturuyor. Yani buradaki asıl amaç ne?
2:24
Gereksiz olan her şeyi bir kenara atmak
2:26
ve kullanıcının hedefine en hızlı, en
2:28
net şekilde ulaşmasını sağlamak.
2:30
Etraftaki dikkat dağıtıcı unsurlar
2:32
ortadan kalktığında sitenizin asıl
2:35
mesajı ve işlevi parlamaya başlar.
2:37
Planımız tamam. Taslaklarımız hazır.
2:39
Şimdi dijital atölyemize girip bu
2:41
tasarımı hayata geçirecek doğru aletleri
2:44
seçme zamanı. Günümüzdeki pek çok modern
2:47
web sitesinin arkasındaki motor
2:49
WordPress gibi bir içerik yönetim
2:51
sistemi yani bir CMS'tir. Bunu sitenizin
2:55
kontrol paneli gibi düşünebilirsiniz.
2:57
Kod yazmanıza gerek kalmadan modüler
2:59
blokları bir yapbozun parçaları gibi bir
3:02
araya getirerek sayfalarınızı görsel
3:04
olarak inşa etmenizi sağlar. Şimdi
3:07
gelelim işin en ilginç kısımlarından
3:09
birine. Figma gibi modern tasarım
3:11
araçları tutarlılığı nasıl sağlıyor? Her
3:14
şey yeniden kullanılabilir ana bir
3:16
tasarım elemanı olan bileşen ile yani
3:19
bir komponentle başlar. Ve asıl sihirli
3:22
kısım da tam olarak burada başlıyor. O
3:24
ana bileşenden oluşturduğunuz her bir
3:26
kopyaya örnek yani instance denir. Peki
3:30
bu ne anlama geliyor? şu anlama geliyor.
3:32
Ana butonu güncellediğiniz anda
3:34
sitenizdeki yüzlerce kopyası da anında
3:36
güncelleniyor. Bu tasarımda tutarlılığı
3:39
ve hızı sağlayan inanılmaz bir
3:40
verimlilik. Tasarım bittiğinde belki de
3:43
en kritik anlardan birine geliyoruz.
3:45
Tasarımın yazılımcıya devredilmesi.
3:47
Eskiden bu süreç biraz sancılı
3:49
olabiliyordu ama şimdi Figma'nın
3:51
geliştirici modu gibi araçlar
3:53
tasarımcıların görsel dünyasıyla
3:55
yazılımcıların kod dünyası arasında
3:57
resmen bir köprü kuruyor. Görsel bir
4:00
tasarım doğrudan kullanılabilir kod
4:02
parçacıklarına dönüşüyor ve süreç
4:04
inanılmaz derecede hızlanıyor. Tamam
4:06
teknik olarak her şey hazır olabilir ama
4:08
asıl soru şu: Kullanıcı siteye
4:10
girdiğinde ne hissedecek? İşte bu
4:12
kullanıcı deneyimi dediğimiz şey sadece
4:14
çalışan değil aynı zamanda hızlı,
4:16
sezgisel ve keyifli bir deneyim
4:17
yaratarak o doğru hissi yakalamamız
4:19
lazım. Peki hızlı ne kadar hızlı demek?
4:22
İşte size sihirli bir rakam. 400
4:25
milsaniye gözünüzü kırpmaktan bile daha
4:28
hızlı bir süre. Araştırmalar gösteriyor
4:30
ki bir sistemin tepki süresi bu eşiğin
4:33
yani Doherte eşiğinin altına düştüğünde
4:36
kullanıcılar akışta kalıyor, üretken ve
4:38
ilgili hissediyor. Evet, milisaniyeler
4:41
kullanıcı memnuniyetinde devasa bir fark
4:44
yaratabiliyor. Peki bu hıza ulaşmanın
4:46
önündeki en büyük engel ne biliyor
4:48
musunuz? Büyük boyutlu görseller. Harika
4:50
görünen ama yavaş yüklenen bir site
4:53
kimsenin beklemediği bir sitedir. Bu
4:54
yüzden görselleri optimize etmek yani
4:57
dosya boyutlarını küçültmek web
4:59
sitelerini yavaşlatan bir numaralı
5:01
sorunu çözmenin ilk adımıdır. Hız tamam
5:04
çok önemli ama ya kişiselleştirme
5:06
milyonlarca farklı insana aynı deneyimi
5:08
sunmak yerine her birine özel
5:10
hissettiren bir deneyimi nasıl
5:11
yaratırsınız? Cevap: Kullanıcıların
5:14
bıraktığı dijital izleri yani devasa
5:16
miktardaki veriyi anlamlandırmakta
5:18
yatıyor. Peki büyük veri dediğimiz bu
5:20
veri okyanusunda yolumuzu nasıl
5:22
bulacağız? İşte tam bu noktada veri
5:25
görselleştirme devreye giriyor. Karmaşık
5:27
rakam yığınlarını alıp bir bakışta
5:29
desenleri görebileceğimiz anlamlı
5:31
grafiklere dönüştürüyoruz. Bunu
5:33
anladıktan sonra da yatay zeka ile
5:35
harekete geçerek her bir kullanıcıya
5:37
özel öneriler sunuyor ve deneyimi
5:38
kişiselleştiriyoruz. Harika bir site
5:40
yaptık. Kullanıcı deneyimi de harika.
5:43
Ama bu yapı hangi temel üzerine
5:44
oturuyor? Son olarak tüm bu dijital
5:47
dünyanın görünmeyen ama en kritik
5:49
katmanına yani işin mutfağına, altyapı
5:51
ve güvenliğe bakalım. Çoğumuz bu iki
5:54
terimi birbirinin yerine kullanırız ama
5:56
aslında aralarında dağlar kadar fark
5:58
var. İnternet fiziksel altyapıdır.
6:01
Kablolar, sunucular yani yollardır.
6:03
World Wide Web ise o yolların üzerinde
6:06
çalışan bilgi evrenidir. Yani adresler
6:08
ve varış noktalarıdır. Ancak bu harika
6:11
platformun bir de karanlık yüzü var.
6:13
Fidye yazılımları gibi çok ciddi
6:15
riskler. Bunlar sadece bir virüs değil,
6:18
adeta dijital gaspçılar ve günümüz
6:21
çevrim içi dünyasındaki en tehlikeli
6:23
tehditlerden biri. Dosyalarınız
6:25
kilitlendi. Geri almak için bize ödeme
6:27
yapın. İşte bu cümle bir sabah
6:30
bilgisayarınızı açtığınızda
6:32
karşılaşabileceğiniz o ürkütücü
6:34
gerçekliği özetliyor. Bu soyut bir
6:36
tehdidi bir anda çok ama çok gerçek
6:39
kılıyor ve güvenliğin neden pazarlık
6:42
konusu yapılamayacağını yüzümüze
6:44
vuruyor. Ve işte siteniz yayında. Peki
6:48
bu yolculuğun sonu mu? Sürekli değişen
6:50
teknoloji ve gelişen kullanıcı
6:52
beklentileriyle dolu bir dünyada bir web
6:54
sitesi gerçekten hiç biter mi? Yoksa o
6:57
da bizim gibi yaşayan, nefes alan ve
7:00
sürekli gelişen bir organizma mıdır? Bu
7:02
soruyu size bırakıyorum. Bir sonraki
7:04
anlatımımızda görüşmek üzere.
#Education

