0:00
Herkese merhaba. Her gün tıkladığınız o
0:02
linkler, kullandığınız uygulamalar hiç
0:04
düşündünüz mü bunların arkasında nasıl
0:06
görünmez bir mimari var? İşte bugün bu
0:09
dijital dünyayı ayakta tutan o gizli
0:11
kurallara yani veri tabanı tasarımının
0:13
temellerine dalıyoruz. Şöyle bir
0:15
düşünelim. Sosyal medya akışınız,
0:17
bankacılık işlemleriniz, online
0:19
alışverişleriniz yani bütün bu bilgiler
0:21
nasıl oluyor da birbirine karışmıyor?
0:23
Tam bir kaosa dönmüyor? Bütün bu
0:26
milyarlarca veri parçasının saniyeler
0:28
içinde tık diye doğru bir şekilde
0:30
karşınıza gelmesinin sırrı tam da
0:32
temelinde yatan o akıllı tasarımda
0:34
gizli. Büyük resmi görebilmek için gelin
0:37
en temelden başlayalım. Yani verinin
0:40
atomundan. İnternette gördüğünüz,
0:42
kullandığınız her şeyin özü aslında çok
0:45
basit bir şeye dayanıyor. Ya açık ya da
0:47
kapalı. Yani bir 1 ya da bir 0. İşte bu
0:50
kadar. O izlediğiniz filmler, attığınız
0:53
mesajlar hepsi ama hepsi milyarlarca
0:56
böyle bitin yan yana gelmesiyle hayat
0:58
buluyor. Peki bu tek başına anlamsız
1:01
olan hamveriler nasıl oluyor da bizim
1:02
için anlamlı bilgilere hatta bilgece
1:04
kararlara dönüşüyor? İşte bu süreç dikw
1:08
piramidi dediğimiz bir yol haritasını
1:10
takip ediyor. Veri ile başlayıp
1:12
enformasyon, bilgi ve en sonunda
1:14
bilgelik basamaklarını tırmanıyoruz. Tek
1:16
bir sayıdan başlayıp akıllı bir sonuca
1:18
varıyoruz resmen. Bu ham veriyle anlamlı
1:21
enformasyon arasındaki farkı anlamanın
1:23
en güzel yolu şu: 7 sayısını düşünün.
1:26
Tek başına 7 ne demek? Hiçbir şey. Ama
1:29
hava sıcaklığı 7 derece der demez o
1:31
hamveri bir anda bir bağlam kazanıyor ve
1:34
bizim için değerli bir enformasyona
1:35
dönüşüyor. E peki bu elimizdeki hamveri
1:39
yığınlarını nasıl anlamlı bir yapıya
1:40
kavuşturacağız? İşte burada devreye
1:43
mimarlar giriyor ama bina mimarları
1:45
değil. tıpkı onların bir bina için plan
1:47
çizmesi gibi biz de verilerimiz için bir
1:50
plan, bir yapı oluşturuyoruz. İşte tam
1:52
olarak buna veri tabanı tasarımı
1:54
diyoruz. Şimdi şöyle bir geçmişe
1:56
gidelim. 1970'lerden önce veri depolama
1:59
dediğimiz şey kelimenin tam anlamıyla
2:01
bir kaostu. Her şey dağınıktı. Ta ki
2:04
IBM'den EF Code ortaya çıkıp devrim gibi
2:07
bir fikir atana kadar. Verileri dağınık
2:09
dosyalarda tutmak yerine basit ama
2:12
birbiriyle ilişkili tablolarda
2:13
saklayalım. İşte bu fikir veri dünyasına
2:16
matematiksel bir düzen getirdi ve o
2:18
rastgele bilgi yığınlarını hepimiz için
2:20
erişilebilir kıldı. Bakın bu tabloyu
2:23
gözünüzde bir kütüphane rafı olarak
2:25
canlandırın. Her bir satır raftaki bir
2:28
kitap. İşte at, soyat gibi sütunlar da o
2:31
kitabın sırtındaki bilgiler. Ama
2:33
içlerinden bir tanesi var ki öğrenci
2:36
numarası. O o kitabı raftaki diğer
2:38
binlerce kitaptan kesin olarak ayıran
2:41
eşsiz kimlik numarası. O kitabın parmak
2:43
izi gibi. İşte bu birincil anahtar
2:45
dediğimiz şeyin kuralı çok net ve
2:47
kesindir. Her bir kayıt için benzersiz
2:49
olmak zorunda. Tıpkı bir parmak izi
2:51
gibi. Asla tekrar edemez. Bu sayede
2:54
aradığınız o tek bir kaydı milyonlarca
2:56
kayıt arasından şıp diye hatasız bir
2:58
şekilde bulursunuz. Aynı numaraya sahip
3:00
iki öğrenci, aynı barkoda sahip iki ürün
3:02
olamaz. İmkansız. Tam da bu noktada
3:05
devreye veri tabanı yönetim sistemleri
3:08
kısaca VTS'ler giriyor. Hani duyarsınız
3:10
ya Oracle MySQL diye. İşte bunlar bizim
3:14
veri kütüphanemizin her şeyle ilgilenen
3:17
süper akıllı kütüphaneciler gibi. Yeni
3:19
verileri ekliyorlar, güvenliği
3:21
sağlıyorlar. Yani kısacası arka plandaki
3:24
bütün o ağır işi onlar hallediyor.
3:26
Yalnız burada çok yaygın bir yanılgıyı
3:28
düzeltmek lazım. Bu sistemler yani
3:30
VTYs'ler veriyi organize eder, depolar,
3:34
düzenler ama onu alıp da size böyle şık
3:36
grafiklerle, raporlarla görselleştirmez.
3:39
O başka araçların işi. VTYs bir
3:41
arşivcidir. Bir analist değil. Bu ayrım
3:44
önemli. Şimdi geldik iyi bir tasarımın
3:46
belki de en kritik, en önemli
3:48
konseptine. Öyle bir kural ki bu veri
3:51
tabanınızın tam bir karmaşaya, bir
3:53
çorbaya dönüşmesini tek başına
3:55
engelliyor. İşte o altın kural. Aslında
3:58
arkasındaki mantık çok basit. Düşünün.
4:01
Ben size bir kitabın benzersiz ISPN
4:03
numarasını verdim. Siz o anda hangi
4:05
kitaptan bahsettiğimi %100 bilirsiniz,
4:08
değil mi? Çünkü ISPN kitabın adını
4:11
yazarını kesin olarak belirler. İşte bu
4:13
ilişkiye biz fonksiyonel bağımlılık
4:15
diyoruz. Biri biliniyorsa diğeri de
4:17
kesin olarak biliniyor. Kural basit.
4:20
Belirleyici olan şey yani anahtarımız
4:23
her zaman benzersiz olmalı. İSBN
4:26
numarası gibi o tek bir kitabı işaret
4:28
etmeli. Ama tam tersini düşünelim.
4:31
Mesela ad sütunu ele alalım. Ahmet ismi.
4:34
E bu isim binlerce farklı müşteriye ait
4:37
olabilir. O yüzden Ahmet ismi tek bir
4:39
müşteri numarasını kesin olarak
4:41
belirleyemez. İşte bu yüzden belirleyici
4:44
olamaz. Peki bu kuralları doğru
4:46
uyguladığımızda ne kazanıyoruz?
4:48
Birincisi veri tekrarı ortadan kalkıyor.
4:50
Bu da ne demek? Daha az depolama alanı,
4:52
daha az maliyet. İkincisi, tutarlılık
4:55
tavan yapıyor. Üçüncüsü, verilere
4:57
erişimimiz acayip hızlanıyor. Kısacası
4:59
her şey daha verimli hale geliyor. Sonuç
5:01
mu? Çok daha akıllı ve ışık hızında
5:04
çalışan bir sistem. İyi, güzel. Bütün bu
5:06
teknik kavramları konuştuk ama şimdi
5:08
gelelim en önemli soruya. Bütün bunların
5:11
sizin için, benim için yani gündelik
5:12
hayatımız için anlamı ne? Neden bu kadar
5:15
önemli? Cevabı çok basit aslında.
5:17
Kullandığınız bir uygulamanın neden
5:19
roket gibi hızlı çalıştığını, diğerinin
5:21
ise neden sürekli donduğunu, sinir
5:23
bozucu hatalar verdiğini hiç gerak
5:25
ettiniz mi? İşte o aradaki devasa fark
5:28
genellikle az önce konuştuğumuz bu temel
5:30
tasarım ilkelerinden geliyor. Kısacası
5:32
iyi tasarım demek, iyi bir kullanıcı
5:34
deneyimi demek. Nokta. Yani özetleyecek
5:37
olursak yolculuğumuz o küçücük tek bir
5:40
sıfırdan başladı ve bugün bütün dijital
5:42
dünyamızı şekillendiren devasa
5:45
yapılandırılmış sistemlere kadar geldi.
5:47
Gördük ki verinin o inanılmaz gücünü
5:50
ortaya çıkaran asıl anahtar kaosu alıp
5:52
akıllı bir düzene sokmaktan geçiyor. Ve
5:55
bitirirken aklınızda bir soru bırakmak
5:57
istiyorum. Bugünün verisini organize
5:58
etmek için bu kuralları oluşturduk. Peki
6:01
yarının trilyonlarca, katrilyonlarca
6:03
veri noktasını organize etmek için hangi
6:06
yeni, akıl almaz kuralları icat etmemiz
6:08
gerekecek? İşte bu soru üzerinde biraz
6:10
düşünmeye değer. Vakit ayırdığınız için