Uygarlık Tarihi 2025-2026 Vize Soruları (Güz)
https://lolonolo.com/2025/12/08/uygarlik-tarihi-2025-2026-vize-sorulari-guz/
Bu kaynaklar, uygarlık tarihi dersine yönelik hazırlanan akademik bir vize sınavının kapsamlı özetini ve örnek sorularını içermektedir. Metinde, Fernand Braudel’in tarihsel zaman katmanları ile Arnold Toynbee’nin medeniyetlerin yükselişine dair "Meydan Okuma ve Karşılık Verme" kuramı temel kavramlar olarak ele alınmaktadır. İçerik, insanlığın Neolitik Devrim ile yerleşik hayata geçişinden başlayarak Sümerlerin dini temelli bürokratik yapısına ve Anadolu’nun jeopolitik önemine odaklanmaktadır. Ayrıca Coğrafi Keşifler dönemindeki önemli kâşifler ile Batı dünyasının yükselişinin küresel etkileri üzerinde durulmaktadır. Son bölümdeki test soruları ise öğrencilerin bu tarihsel süreçleri, kuramsal tanımları ve önemli şahsiyetleri ne ölçüde kavradığını ölçmeyi amaçlamaktadır.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Merhaba. Tarihe baktığımızda genelde ne
0:02
görürüz? Savaşlar, krallar, anlaşmalar,
0:05
büyük olaylar değil mi? Peki ya tüm
0:07
bunların altında yatan gözle
0:09
göremediğimiz o devasa motorlar işte
0:12
bugün tarihçilerin geçmişi okumak için
0:14
kullandığı o gizli şablonları, o
0:16
zihinsel araçları masaya yatıracağız.
0:19
Hazırsanız bir tarihçi gibi düşünmeye
0:21
başlayalım. İşe en temelden, belki de en
0:24
zor sorudan başlayalım. Uygarlık
0:27
dediğimiz şey tam olarak nedir? Aklımıza
0:29
hemen şehirler, sanat, kanunlar falan
0:32
geliyor. Ama işin aslı bu kelimenin o
0:34
kadar çok katmanı var ki üzerine
0:36
herkesin anlaştığı net bir tanım yapmak
0:39
neredeyse imkansız. Peki neden? Peki bu
0:42
kavramı tanımlamak neden bu kadar zor?
0:44
Mesele kelimenin eski olması değil,
0:46
yapısının kaygan olması. Bir kere kültür
0:49
kavramıyla o kadar içe geçmiş ki nerede
0:52
biri bitiyor diğeri başlıyor ayırt etmek
0:54
çok güç. Üstüne bir de her siyasi güç
0:57
uygarlık tanımını kendi ideolojisine
0:59
göre eğip büküyor. Hal böyle olunca da
1:01
ortaya herkesin hemfikir olduğu tek bir
1:03
tanım çıkarmak imkansız hale geliyor.
1:06
İşte bu karmaşanın içinden çıkabilmek
1:07
için gelin iki devçinin omuzlarına
1:10
çıkalım ve onların gözlükleriyle
1:12
bakalım. Onların sunduğu çerçeveler
1:14
sadece olayların yüzeyine değil tarihin
1:17
derinlerindeki o büyük akıntılara
1:18
odaklanmamızı sağlayacak. Karşınızda
1:21
Fernand Brudell ve Arnold Toinby.
1:24
Brudell diyor ki, "Asıl hikaye coğrafya
1:26
gibi, iklim gibi yavaş, çok yavaş
1:29
değişen derin yapılarda gizli." Tonyby
1:32
ise, "Hayır diyor. Asıl hikaye
1:34
uygarlıkların karşılaştığı büyük
1:36
krizlere yani meydan okumalara nasıl
1:39
cevap verdiklerinde gizli. Gördüğünüz
1:41
gibi iki farklı ama birbirini tamamlayan
1:44
müthiş bir bakış açısı. Brawler'in bu
1:46
kilit kavramını biraz daha açalım. La
1:48
long türe yani uzun süre. Şöyle hayal
1:50
edin. Tarihteki savaşlar, kralların
1:53
tahta çıkışı falan. Bunlar okyanusun
1:55
yüzeyindeki dalgalar gibidir. Gürültülü
1:57
ama geçici. Bu delisi bize diyor ki
2:00
dalgalara değil, okyanusun dibindeki o
2:03
devasa yavaş ama karşı konulmaz
2:05
akıntılara bakın. İşte asıl tarihi
2:07
şekillendiren bu derin ve sessiz
2:10
akıntılardır. Hadi bakalım zihinleri
2:12
biraz çalıştıralım. Mimesis yani taklit
2:15
etme kavramı bu iki düşünürden
2:18
hangisinin teorisinin merkezinde yer
2:20
alıyor? Bu sıkça karıştırılan bir nokta.
2:22
Bir tahmininiz var mı? A mı, B mi? Doğru
2:25
cevap tabii ki B. Arnold Toinby.
2:28
Toinby'e göre olay şu. Bir uygarlıkta
2:30
yenilikleri, çözümleri üreten küçük bir
2:33
yaratıcı azınlık vardır. Peki toplumun
2:35
geri kalanı ne yapar? İşte mimesis
2:37
burada devreye girer. Bu yaratıcı
2:39
azınlığı taklit ederler ve bu taklit
2:41
mekanizması bir uygarlığı ileriye
2:43
taşıyan en önemli motorlardan biridir.
2:46
Peki bu soyut fikirler, bu teoriler
2:49
gerçek tarihte nasıl karşılık buluyor?
2:52
Gelin şimdi insanlık tarihinin en büyük
2:54
kırılma anlarından birine neolitik
2:56
devrime gidelim ve bu teorileri orada iş
2:59
başında görelim. Düşünün bir insanlık
3:01
tarihinin %98'i boyunca sadece tükettik.
3:05
Avcıydık, toplayıcıydık. Doğadan ne
3:07
bulursak onunla yaşadık. Sonra bir şey
3:09
oldu ve her şey ama her şey değişti.
3:12
Tüketici olmaktan çıkıp üretici haline
3:14
geldik. İşte bu Browel'in bahsettiği
3:17
okyanusun dibindeki o yavaş ama karşı
3:20
konulmaz, her şeyi değiştiren devasa
3:23
akıntının ta kendisiydi. Tarım sayesinde
3:26
ortaya bir ürün fazlası çıktı. Güzel.
3:28
Ama bu fazlalık yeni sorunlar demekti.
3:31
Bu ürünleri kim depolayacak? Kim kaydını
3:34
tutacak? Kim dağıtacak? Sümer'de bu işi
3:37
Ziggurat adı verilen dini merkezler
3:39
üstlendi ve bir anda her şeyi not alacak
3:42
katiplere ihtiyaç oldu. Sonra bu
3:45
işleyişi denetleyecek yöneticilere,
3:47
hesabını tutacak muhasebecilere ve tabii
3:50
ki tüm bu birikmiş zenginliği koruyacak
3:52
askerlere. İşte bürokrasinin temelleri
3:55
tam olarak böyle atıldı. İşte ilginç bir
3:57
detay. Bu karmaşık yeni sistemin
3:59
işlemesi için katipler, askerler,
4:02
yöneticiler zorunluydu. Peki bu temel
4:05
idari yapının işlemesi için olmazsa
4:07
olmaz görülmeyen grup kimdi? Ressamlar.
4:11
Elbette sanat vardığı ve önemliydi ama
4:14
sistemin çarklarının için bir
4:15
zorunluluk değildi. Şimdi merceğimizi
4:18
Brodel'den alıp Toy Bey'e çevirelim.
4:19
Onun o meşhur meydan okuma ve karşılık
4:21
verme teorisini tarihin başka bir kritik
4:24
anına, coğrafi keşifler dönemine
4:26
uygulayalım. Her şey büyük bir meydan
4:29
okumayla başladı. 1453'te İstanbul'un
4:32
fethi Avrupalıların doğuya giden bildik
4:34
ticaret yollarını tıkadı. Bu devasa bir
4:37
problemdi. Peki karşılık ne oldu? Yeni
4:40
yollar arama telaşı. İspanyollar ve
4:43
Portekizlilerin denize açılması işte tam
4:46
da bu zorunluluğun bir sonucuydu. Colomb
4:48
ve Vasco da Gama'nın o meşhur
4:50
yolculukları bu krizden doğdu. Kolomb'un
4:52
planı kağıt üzerinde çok mantıklıydı.
4:55
Madem dünya yuvarlak, sürekli batıya
4:57
gidersem eninde sonunda Hindistan'a
4:59
varırım. Plan buydu ama sonuç bambaşka
5:02
oldu. Niyeti Hindistan'a varmaktı.
5:04
Sonucuysa yepyeni bir kıtanın
5:06
Amerika'nın keşfi oldu. Belki de tarihin
5:09
en büyük ve en verimli hatasıydı bu.
5:11
Fakat bu keşiflerin en sarsıcı, en
5:14
kalıcı etkisi kültürel alanda oldu.
5:16
Dünyanın dört bir yanındaki toplumlar
5:18
birdenbire hiç tanımadıkları bir batı
5:21
medeniyetiyle yüzleşmek zorunda
5:22
kaldılar. Bu karşılaşma herkesin kendine
5:26
biz kimiz sorusunu yeniden sormasına
5:28
neden oldu. İşte o gün başlayan o kimlik
5:31
tartışmaları bugünün dünyasını bile hala
5:33
derinden şekillendiriyor. Şimdi tekrar
5:36
Brudel'in merceğine dönelim ve
5:37
coğrafyanın tarihi nasıl
5:38
şekillendirdiğini çok yakından
5:40
bildiğimiz bir örnekle Anadolu üzerinden
5:42
görelim. Anadolu için coğrafya kaderdir
5:45
derler ya. İşte bu tam bir brodel
5:48
cümlesidir. Yüksek dağlık ve engebeli
5:51
bir plato. Sert iklimi, kısıtlı tarım
5:54
alanları. binlerce yıldır burada yaşayan
5:56
herkesin hayatını, ekonomisini hatta
6:00
karakterini bu temel gerçekler
6:02
şekillendirmiştir.
6:03
İmparatorluklar gelir geçer ama Toroslar
6:06
hep yerinde durur. İşte o değişmeyen
6:09
derin yapı budur. Bu coğrafi yapı
6:12
Anadolu'yu aynı zamanda doğal bir geçiş
6:14
köprüsü ve bir çatışma alanı haline
6:16
getirmiştir. Persler ve Yunanlılar,
6:18
Bizans ve Sasaniler, Haçlı orduları
6:21
hepsinin yolu buradan geçti. Ama bakın
6:23
küçük bir detay. Roma ve vizigotların
6:25
mücadelesi Anadolu'da değil, Avrupa'da
6:27
yaşanmıştır. Coğrafya kimin nerede
6:30
savaşacağını bile belirleyen bir güçtür.
6:32
Gördüğümüz gibi ister coğrafyanın derin
6:35
ve yavaş yapıları olsun, ister
6:37
medeniyetlerin ani krizlere verdiği
6:39
cevaplar olsun, geçmişin kalıpları
6:41
bugünümüzü şekillendirmeye devam ediyor.
6:44
Şimdi gelin tüm bu fikirleri günümüze
6:46
bağlayarak toparlayalım. Fernand
6:48
Brodel'in bu muhteşem sözü sanırım her
6:50
şeyi özetliyor. Bugünün zamanı aynı
6:53
zamanda dünün, onun bir öncesinin ve
6:55
geçmişin tarihini de taşır. Yani tarih
6:58
müzede duran cansız bir nesne değil. Tam
7:01
şu anda bizimle birlikte nefes alan,
7:03
kararlarımızı etkileyen canlı bir güç.
7:06
Bu analizimizi bitirirken size de bir
7:08
soru bırakmak istiyorum. Bu öğrendiğimiz
7:10
yeni bakış açılarıyla düşündüğünüzde
7:12
yaşadığınız şehirde, ülkenizde veya
7:14
kendi hayatınızda geçmişin hangi derin
7:17
yankılarını, hangi görünmez şablonlarını
7:19
duyabiliyorsunuz? Cevaplar sandığınızdan
7:22
çok daha yakınınızda olabilir.
#Education

