Auzef Uygarlık Tarihi 2025-2026 Final Soruları (Güz)
https://lolonolo.com/2026/01/13/uygarlik-tarihi-2025-2026-final-sorulari-guz/
Bu kaynak, 2025-2026 akademik yılına ait medeniyet tarihi dersinin güz dönemi final sınavı sorularını ve detaylı çözümlerini içermektedir. Metin, Antik Çağ'dan Moderniteye kadar uzanan geniş bir zaman diliminde toplumların dini, siyasi ve ekonomik dönüşümlerini ele almaktadır. Sümer, Mısır, Hitit ve Roma gibi köklü uygarlıkların yanı sıra orta çağ feodalizmi ve sanayi devrimi gibi kırılma noktaları özetlenmektedir. Önemli tarihçilerin teorilerine atıfta bulunarak, tarih yazımının meşruiyetle ilişkisi ve disiplinler arası çalışma yöntemleri vurgulanmaktadır. Sınav formatındaki bu içerik, uygarlıkların doğuşunu ve evrimini belirleyen temel kavramları öğretici bir dille açıklamayı hedeflemektedir.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Mer ya hiç düşündünüz mü nasıl oldu da
0:03
mağara duvarlarına resim çizen o
0:05
insanlardan bugün göktelenler diken bir
0:08
türe dönüştük? İşte bugün insanlık
0:10
tarihinin binlerce yıllık bu destanına
0:13
yani uygarlığın ta kendisine şöyle baş
0:16
döndürücü bir yolculuk yapıyoruz. Peki
0:18
bu uzun yolculukta insanlık tarihini
0:20
şekillendiren en kritik anlar, en büyük
0:23
dönüm noktaları neydi? Şöyle bir
0:24
düşününce aklınıza ne geliyor? Ateşin
0:26
bulunuşu mu? Tekerleğin icadı mı? Belki
0:29
de internet. Emin olun bu yolculukta çok
0:31
daha fazlasını göreceğiz. Bu büyük
0:34
soruların cevaplarını bulmak için
0:35
rehberimiz ise biraz alışılmışın
0:38
dışında. Önümüze bir üniversitenin
0:40
uygarlık tarihi final sınavını koyduk.
0:43
Aynen öyle. Tarihin en önemli
0:45
konularını, en kilit bilgilerini bir
0:47
sınavın özünden damıtarak en hap haliyle
0:50
öğreneceğiz. Hazırsanız ilk soruyla
0:52
başlayalım o zaman. Ve ilk bölümümüz
0:54
uygarlığın ilahi planı. Şöyle en başa
0:57
ilk büyük toplumların temellerine
0:59
indiğimizde karşımıza tekrar tekrar
1:02
çıkan bir güç var. Din. Ama bu sadece
1:04
bir inanç sistemi değil. Adeta o
1:06
toplumun işletim sistemiydi. Peki bu ne
1:09
demek oluyor? Gelin hep birlikte
1:11
bakalım. Bakın, Sümerlerde hayatın tam
1:13
kalbinde Zigurat adı verilen bu devasa
1:16
tapınaklar vardı. Ama asıl olay şu ki
1:19
şehir, topraklar hatta insanlar bile
1:22
tanrıların mülkü olarak görülüyordu.
1:24
Yani din hayatın bir köşesindeki bir
1:26
inanç değil, bilgisayarın işletim
1:28
sistemi gibi her şeyi çalıştıran ana
1:31
programdı. Peki ya komşuları antik
1:33
Mısır'da durum nasıldı? Orada denklem
1:36
biraz daha farklıydı. Sümerlerde güç
1:39
tanrıların evi olan tapınaktan çıkarken
1:41
Mısır'da güç bizzat tanrının
1:43
yeryüzündeki temsilcisi yani tanrı kral
1:46
Firavon'un kendisindeydi. Düşünsenize
1:49
bir tarafta tanrılara ait bir şehir
1:51
diğer tarafta tanrının bizzat yönettiği
1:53
bir ülke. İki farklı ilahi plan, iki
1:56
farklı uygarlık. Şimdi rotamızı antik
1:59
dünyanın en hareketli kavşaklarından
2:01
birine yani kültürlerin ve
2:03
imparatorlukların sürekli çarpıştığı
2:06
Anadolu'ya çeviriyoruz. İşte burada
2:08
sahneye çıkan bir güç bütün dengeleri
2:11
değiştirecekti. Ve işte bu sahnede
2:14
karşımıza antik dünyanın süper
2:16
güçlerinden biri çıkıyor. Hititler. Peki
2:18
bu devasa imparatorluğu bu kadar
2:20
başarılı kılan sır neydi acaba?
2:23
Hititlerin bücü aslında esnekliklerinden
2:25
geliyordu. İnanılmaz derecede kozmolik
2:28
bir yapıları vardı. Yani çok dilli, çok
2:30
kültürlü bir imparatorluktu. Hatta bu
2:32
çeşitliliklerini bin tanrılı il diyerek
2:35
adeta kucaklıyorlardı. Anadolu'nun tam
2:38
kalbinden devasa bir coğrafyayı
2:40
yönetiyor, şehirlerini de hem ticaretin
2:42
hem de yönetimin atar damarları haline
2:44
getiriyorlardı. Ama durun, onları süper
2:47
güç yapan tek şey bu değildi. Onların
2:49
asıl gizli silahı askeri teknolojideki
2:52
inanılmaz ustalıklarıydı. Savaş arabası.
2:55
Onu basit bir araç olmaktan çıkarıp o
2:57
dönemin savaş alanlarındaki en
2:58
korkutucu, en stratejik silahına
3:00
dönüştürmeyi başardılar. Bu teknolojinin
3:03
tarihi nasıl şekillendirdiğinin belki de
3:05
en net örneklerinden biriydi. Şimdi de
3:07
rotayı bugünkü dünyamızın özellikle batı
3:10
medeniyetinin adeta DNA'sını oluşturan
3:13
iki deve çeviriyoruz. Yunanistan ve
3:15
Roma. Onların mirasına bir bakalım.
3:17
Antik Yunanistan deyince aklımıza asla
3:20
tek bir büyük ülke gelmesin. Orası polis
3:23
adını verdikleri yüzlerce bağımsız şehir
3:26
devletinden oluşuyordu. Atina ve Sparta
3:28
gibi birbirleriyle sürekli rekabet eden,
3:31
asla tam bir siyasi birlik kuramayan
3:33
parçalı bir dünyaydı bu. İşte bu parçalı
3:36
yapıyı tarihin sahnesinden silip süpüren
3:39
kişi Büyük İskender oldu. Fetihleriyle o
3:41
küçük polis sistemini darmadağan etti.
3:44
Yunanistan'dan Hindistan'a kadar uzanan
3:46
devasa bir imparatorluk kurdu ve
3:48
Helenizm adında yepyeni bir kültürel
3:51
karışım, bir sentez yarattı. Dünya artık
3:53
yerel değildi. Daha bağlantılı, daha
3:56
evrensel bir yer olmaya başlamıştı.
3:58
Yunanistan'dan Roma'ya geçtiğimizde ise
4:00
tarihin en büyüleyici siyasi
4:02
dönüşümlerinden birini görüyoruz. Roma
4:05
küçücük bir krallık olarak başladığı
4:07
yolculuğunu vatandaşların yönetime
4:09
katıldığı bir cumhuriyete ve nihayet
4:11
bütün Akdeniz'e hükmeden devasa bir
4:13
imparatorluğa dönüştürdü. Bir devletin
4:15
kendini nasıl baştan yarattığının
4:17
inanılmaz bir öyküsü bu. Peki Roma'nın
4:20
bize modern dünyaya bıraktığı en kalıcı
4:22
hediye neydi? Askeri zaferleri mi?
4:24
Hayır. Çok daha fazlası. Gelişmiş hukuk
4:27
sistemi ve siyasi kurumları. Bugün bile
4:29
kullandığımız senato, cumhuriyet gibi
4:31
temel kavramların kökleri doğrudan
4:33
Roma'ya dayanıyor. İşte bu onların en
4:35
büyük ve en kalıcı zaferiydi. Şimdi 4.
4:38
bölüme geçiyoruz. Senyörlerden
4:40
kaşiflere. Roma'nın o görkemli yapısı
4:43
çökünce Avrupa parçalanmış daha içe
4:46
kapanık bir döneme yani Orta Çağ'a
4:48
girdi. Ama bu karanlık gibi görünen
4:51
çağın küllerinden dünyayı sonsuza dek
4:54
değiştirecek yepyeni bir düzen
4:56
doğacaktı. Bu yeni dönemin sosyoekonomik
4:58
sisteminin adı feodalizmdi. Hayat
5:01
tamamen toprağa endeksliydi. Herkes
5:03
hayatta kalmak için yerel üretim yapıyor
5:06
ve bütün ilişkiler toprak sahibi
5:08
senyörler onlara bağlı vassallar
5:10
arasında dönüyordu. Yani her şey çok
5:13
yereldi. Çok kapalı bir döngü içindeydi.
5:15
Peki bu dünyanın oyuncuları kimlerdi? En
5:18
tepede toprak sahibi senyorlar yani
5:21
lordlar vardı. Onlara hizmet eden
5:23
vassallar, din adamlarını oluşturan
5:26
ruhban sınıfı ve en altta toprağa bağlı
5:28
köylüler yani serfler. Çok katı bir
5:31
hiyerarşi söz konusuydu. Peki bu kapalı
5:35
toprağa dayalı dünyayı ne yıktı?
5:37
Ufukların ötesine uzanan cesur gemiler,
5:39
özellikle Kristoph Kolombo'nun 1492'deki
5:42
o meşhur yolculuğuyla zirveye çıkan
5:45
coğrafi keşifler her şeyi değiştirdi.
5:47
Deniz aşırı ticaret toprağa değil
5:50
sermayeliğe dayalı yepyeni bir zenginlik
5:52
yarattı ve bu zenginlik feodal düzeni
5:54
temelinden sarsarak yeni bir sınıfı
5:56
sahneye çıkardı. Burjuazi yani o
5:59
girişimci tüccar sınıfı. Ve geldik final
6:02
bölümümüze. Modern zihnin dövülüşü.
6:04
Burada dünyayı sadece fiziksel olarak
6:07
değil, düşünsel olarak da yeniden
6:08
şekillendiren iki büyük devrime yani
6:11
aydınlanma ve sanayi devrimine tanıklık
6:13
edeceğiz. Bu karşılaştırma aslında her
6:16
şeyi özetliyor. Bakın Orta Çağ düşüncesi
6:19
dogmalara, sorgulanamaz inançlara
6:21
dayanıyordu. Aydınlanma ise aklı ve
6:23
eleştiriyi merkeze aldı. Orta Çağ'da
6:25
kilise ve aristokrasinin otoritesi ne
6:27
derse o kabul edilirken aydınlanma bir
6:30
dakika dedi ve tüm geleneksel
6:31
otoriteleri sorguladı. Bu kelimenin tam
6:34
anlamıyla bir zihin devrimiydi.
6:35
Aydınlanma zihinleri özgürleştirirken
6:38
sanayi devrimi de toplumu adeta yerinden
6:40
oynattı. Bu durdurulamaz bir zincirleme
6:43
reaksiyon gibiydi. Önce yeni üretim
6:45
süreçleri fabrikaları doğurdu. Sonra
6:47
milyonlarca insan tarlalardan
6:49
fabrikaların olduğu şehirlere akın etti
6:52
ve bu devasa dönüşümün tam merkezinde
6:54
tarihin sahnesine yepyeni bir aktör
6:56
çıktı. Sanayi işçileri sınıfı yani
6:59
proletarya. İyi de tüm bu baş döndürücü
7:01
değişimi, bu devrimleri nasıl tek bir
7:03
potada eritebiliriz? Nasıl
7:05
anlamlandırabiliriz? Sanırım tarihçi
7:07
Arnold Tway'in şu sözü bize bir anahtar
7:09
veriyor. Uygarlıklar bir meydan okumaya
7:12
karşılık olarak ortaya çıkar. Bu güçlü
7:14
teoriye meydan okuma ve karşılık
7:16
deniyor. Fikir aslında çok basit. Tıpkı
7:19
bir kasın ağırlık kaldırarak gelişmesi
7:21
gibi toplumlar da büyük zorluklarla,
7:23
büyük meydan okumalarla
7:24
karşılaştıklarında ve bu zorlukları
7:27
açtıklarında gelişip şekilleniyorlar.
7:29
Mısır'ın Nil'in taşkınlarını kontrol
7:31
etmesi, Hitiklerin yeni savaş
7:32
teknolojileri geliştirmesi hepsi bu.
7:35
Tarih aslında devasa bir sorunlar ve
7:38
onlara bulunan yaratıcı çözümler
7:39
listesi. Sümerlerden sanayi devrimine
7:42
insanlığın her büyük sıçrayışının
7:44
aslında büyük bir meydan okumaya
7:46
verilmiş zekice bir karşılık olduğunu
7:48
gördük. Bu da bizi kaçınılmaz olarak
7:50
bugüne ve en önemli soruya getiriyor.
7:53
İklim değişikliği mi, yapay zekanın
7:55
yükselişi mi, küresel eşitsizlikler mi?
7:58
Bizim nesilimizin, bizim uygarlığımızın
8:00
büyük meydan okuması ne? Vereceğimiz
8:02
cevap sadece bizim değil, bizden sonra
8:05
gelecek nesillerin de tarihini yazacak.
#Education

