Auzef Uluslararası İlişkilere Giriş 2025-2026 Vize Soruları
https://lolonolo.com/2026/05/30/uluslararasi-iliskilere-giris-2025-2026-vize-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Küresel siyasetin o
0:02
karmaşık, devasa satranç tahtasını
0:04
çözmeye hazır mısınız? Bugün önümüzde
0:07
gerçekten muazzam bir konu var. Her gün
0:09
haberlerde izlediğimiz o krizler,
0:11
imzalanan anlaşmalar, bitmek bilmeyen
0:14
çatışmalar aslında hepsi tek bir büyük
0:17
tahtadaki stratejik hamlelerden ibaret.
0:19
Sahnede gördüklerimizin arkasında tıkır
0:21
tıkır işleyen bir mekanizma, yazılı
0:23
olmayan kurallar ve çok hırslı oyuncular
0:26
var. Bu analizde tüm bu karmaşayı
0:28
karçalara ayırarak sizin için en net, en
0:31
anlaşılır hale getireceğiz. Hazırsanız
0:33
bu büyüleyici oyunun içine doğrudan
0:35
dalalım. Bugünkü yol haritamız oldukça
0:38
net. Önce küresel sistem ve aktörler ile
0:40
başlıyoruz. Sonra teoriler, ardından
0:43
jeopolitik, tarihsel kırılma noktaları
0:45
ve son olarak da hukuk ve krizler
0:47
diyeceğiz. Birinci bölüm, küresel sistem
0:50
ve aktörler. Yani üzerinde oynadığımız
0:53
tahtanın sınırları ve elbette sınırların
0:55
ötesindeki asıl oyuncular. Şimdi
0:58
haberleri açtığınızda sürekli duyduğunuz
1:00
o terimler var ya küresel siyaset,
1:03
uluslararası politika. Çoğu kişisi
1:05
bunları aynı şey sanıyor ama bu
1:07
gerçekten büyük bir hata. Küresel
1:09
siyaset aklınıza gelebilecek sınır aşan
1:11
tüm etkileşimleri kapsayan en geniş
1:14
çerçevedir. Uluslararası politiksa
1:16
sadece devletlerarası diplomatik
1:18
ilişkileri kapsayan çok daha dar bir
1:20
alandır. Yani diyelim ki ülkenizdeki bir
1:23
belediye seçimi sınırları aşıp küresel
1:25
bir etki yaratmıyorsa küresel siyasetin
1:27
masasına gelmez. Bu disiplin sınırları
1:30
aşan devasa ve canlı bir ağdır. Peki bu
1:33
oyunu sadece devletler mi oynuyor?
1:35
Kesinlikle hayır. Eskiden tahtada sadece
1:38
krallar vardı ama bugün bugün sınır aşan
1:42
devasa aktörler var. Birleşmiş Milletler
1:45
gibi uluslararası örgütler, bütçeleri
1:47
pek çok devletin hazinesinden bile büyük
1:50
olan çok uluslu şirketler ve dünyayı
1:52
yerinden oynatabilen sivil toplum
1:54
kuruluşları. Hepsi masada. Eğer sadece
1:57
devletlere odaklanırsanız asıl oyunun
2:00
yarısını kaçırırsınız. İkinci bölüme
2:03
geçiyoruz. teoriler ve büyük
2:05
tartışmalar. Yani oyuncularımızın
2:08
satranç tahtasındaki o büyük
2:09
stratejileri. Oyuncular dünyaya bakarken
2:13
birbirinden çok farklı gözlükler
2:15
takarlar. İki ana akım arasında
2:17
inanılmaz keskin bir zıtlık var. Bir
2:19
anda realizm duruyor. Tamamen güç
2:22
mücadelesi ve ulusal çıkarla ilgilenir.
2:24
Dünyayı soğuk, hesaplı ve acımasız bir
2:27
yer olarak görür. Diğer yandaysa
2:29
liberalizm var. Çok daha iyimser.
2:31
işbirliğinin mümkün olduğuna,
2:33
uluslararası kurumların dünyayı bir
2:35
arada tutabileceğine ve demokratik bir
2:37
barışın sağlanabileceğine inanır. Bu iki
2:39
vizyon küresel siyasetin adeta gece ve
2:42
gündüzü gibidir. Tüm bu alan aslında
2:44
büyük entelektüel kavgalarla yani
2:47
tarihsel büyük tartışmalarla
2:49
şekillenmiştir. Bunlar öyle sıkıcı
2:51
akademik detaylar falan değil. dünyayı
2:53
nasıl okumamız gerektiğine dair devasa
2:56
kırılmalardır. Mesela meseleye sadece
2:59
askeri güç olarak değil de aktörlerin
3:01
kimlikleri ve söylemleri üzerinden bakan
3:03
sosyal inşacılık gibi yepyeni
3:05
reflektivist pencereler açılmıştır.
3:08
Özetle dünyayı sadece rakamlarla ve
3:10
füzelerle mi okuyacağız yoksa inançlar
3:12
ve kimliklerle mi? Asıl mesele tam
3:14
olarak bu. Şimdi sıkı durun. Burada size
3:17
harika bir tio vereceğim. Bu alanda
3:19
sıkça düşülen klasik bir tuzak vardır.
3:21
Evet. Tarih boyunca kabul edilmiş büyük
3:23
tartışmalar var ama literatürde
3:25
1990'lara atfedilen herkesin üstünde
3:28
uzlaştığı bir 5ci tartışma efsanesi
3:31
kesinlikle yoktur. Yoktur arkadaşlar.
3:33
Bunu bir kenara not edin. Çünkü bu ufak
3:35
detay sizi konunun acemilerinden hemen
3:37
ayıracaktır. 3ünc bölüm. Jeopolitik ve
3:41
güç dağılımı. Kuramlardan çıkıp biraz
3:44
daha haritalara, okyanuslara ve gücün
3:46
coğrafyasına bakma vakti. Ünlü
3:48
jeopolitik dehalarının yüzy yıla aşkın
3:51
süredir dünyayı nasıl yönlendirdiğine
3:53
inanamazsınız. Mckindar'ın ünlü bir sözü
3:55
vardır. Özetle der ki, "Avrasya'nın
3:58
kalbini yani o devasa kalpgahı kontrol
4:01
eden dünyayı kontrol eder." Hemen
4:03
ardından Spikeman gelir ve itiraz eder.
4:05
"Hayır, asıl mesele o kalbin etrafındaki
4:08
kenar kuşaktır." der. Mahan ise bambaşka
4:11
bir telden çalarak, "Dünya hakimiyetinin
4:13
anahtarı donanmalardır, deniz gücüdür."
4:15
diye savunur. Dünyanın en büyük süper
4:18
güçleri bugün bile dış politikalarını
4:20
aynen bu kavramlar üzerine inşa ediyor.
4:23
Ama bir saniye tam da burada akılları
4:25
karıştıran o meşhur soruyu soralım. Peki
4:28
Emmanuel Wallerstein bir jeopolitik
4:30
kuramcısı mıdır? Cevap: Kocaman bir
4:33
hayır. Wallerstein'ın coğrafyayla,
4:35
okyanuslarla falan işi yoktur. O dünyayı
4:38
tamamen marksist bir mercekle yani
4:40
üretim yapıları ve sınıf ilişkileri
4:42
üzerinden okur. Dünya sistemi teorisiyle
4:44
merkez ülkeler ve çevre ülkeleri
4:46
arasındaki o devasa ekonomik uçurumu
4:48
anlatır. Yani haritadaki dağlar değil
4:50
bankalardaki paralar ve üretim
4:52
ilişkileri onun ilgi alanıdır. 4. bölüm.
4:55
Tarihsel kırılma noktaları. Tahtada
4:58
oynanan o en büyük maçlar. Biliyorsunuz
5:01
bugün oynadığımız oyunun kuralları
5:03
geçmişteki büyük şoklarla yazıldı. Her
5:06
şey 1648'deki Vestvalya barışı ile
5:09
başladı. Modern anlamda egemen devlet
5:11
doğdu. Sonra 1815 Viyana Kongresi geldi.
5:14
Büyük güçler Avrupa'da bir denge kurdu.
5:17
Ardından 1914'te patlak veren yıkıcı
5:20
Dünya Savaşları ve hemen peşinden gelen
5:22
o gergin iki kutuplu soğuk savaş.
5:25
Nihayet 1991'de Sovyetlerin dağılmasıyla
5:28
soğuk savaş bitti ve bugün içinde
5:30
yaşadığımız modern döneme adım attık.
5:32
Sistemin omurgası işte bu dört büyük
5:34
kırılmayla oluştu. Ve geldik final
5:37
bölümümüze. Hukuk, kurumlar ve krizler
5:41
yani oyunun hakemleri ve sistemi
5:43
temelden sarsan sınavlar. Kurumlardan
5:46
bahsederken çok ama çok sık yapılan bir
5:48
hatayı hemen düzeltelim. Birleşmiş
5:50
Milletler'in resmi yargı organı olan
5:52
Uluslararası Adalet Divanıyla savaş
5:55
suçlularını falan yargılayan
5:57
Uluslararası Ceza Mahkemesi aynı şey
5:59
değildir. Biri doğrudan BM sisteminin
6:02
parçasıdır. Diğeri ise tamamen bağımsız
6:04
bir kurumdur. İkisini birbirine
6:06
karıştırmak futbolda hakemle teknik
6:08
direktörü karıştırmak gibidir. Ekonomik
6:11
alanda da çok net kurallar var. Bugün
6:13
hepimizin bildiği Dünya Ticaret
6:16
Örgütü'nün atası olan GAT, devletlerin
6:18
öle kafalarına göre ihracat teşvikleri
6:20
verip piyasayı haksız yere ele
6:22
geçirmesine resmen dur demiştir. Çünkü
6:25
biliyorsunuz ticarette herkes sistemi
6:28
kendi lehine bükmeye çalışır.
6:30
Uluslararası hukukun görevi de bu haksız
6:32
rekabeti engellemektir. Bir de insan
6:35
hareketliliği, göç meselesi var ki
6:37
tanımlar sandığımızdan çok daha keskin.
6:40
Her savaştan kaçan hukuken mülteci
6:42
sayılıyor mu sanıyorsunuz? Hayır. Birine
6:45
mülteci diyebilmeniz için ırk, din,
6:47
siyasi görüş gibi çok spesifik beş
6:49
nedenden biri yüzünden kişisel olarak
6:52
zulüm görmesi şarttır. Öyle genel bir
6:54
savaştan keostan kaçan kalabalıklar
6:56
hukuken ikincil koruma dediğimiz başka
6:59
bir statüye girer. Duygusal bir ayrım
7:01
değil, hukuki bir zorunluluktur bu.
7:03
Tabii kurallar her zaman yetmez. Krizler
7:06
bazen sistemi zorlar. Mesela 1973 petrol
7:09
krizini düşünün. Petrol sadece bir yakıt
7:12
olmaktan çıkıp kelimenin tam anlamıyla
7:14
siyasi bir silaha dönüştü ve bu devasa
7:17
şok küresel tüketicileri korumak için
7:19
Uluslararası Enerji Ajansı gibi yepyeni
7:22
kurumların kurulmasına yol açtı. Krizler
7:25
her zaman uluslararası sistemin evrimini
7:27
zorunlu kılar. Ve final. Bugün tüm bu
7:31
satranç tahtasını hatta tahtanın
7:33
kendisini tehdit eden en büyük
7:35
varoluşsal kriz için kendimize şu can
7:37
alıcı soruyu sormalıyız. Küresel çapta
7:40
dünyamızı ısıtan o meşhur sera gazı
7:42
emisyonlarının asıl sorumlusu gerçekten
7:44
ne? Sosyal medyadaki o popüler ve
7:47
yanıltıcı inançların aksine hayır
7:49
nükleer enerji değil. Asıl baş belası,
7:52
küresel ısınmanın baş mimarı bizzat
7:54
fosil yakıtlardır. İşte bu devasa gerçek
7:58
bizi şu düşünceyle başa bırakıyor.
8:00
Yarının oyuncuları sadece sıradaki maçı
8:02
kazanmak için değil üzerinde maç
8:04
yapacakları bu gezegeni hayatta tutmak
8:07
için kuralları nasıl sil baştan
8:09
yazacaklar. Asıl oyun galiba yeni
8:11
başlıyor. Bu derin analizde bana
8:13
katıldığınız için harikasınız. Umarım
8:15
dünyayı okurken bu yeni bakış açısı
8:18
işinize yarar. Merak etmeye ve
8:19
sorgulamaya devam edin.
#Jobs & Education

