Auzef Uluslararası İlişkilere Giriş 2024-2025 Vize Soruları
https://lolonolo.com/2026/02/05/uluslararasi-iliskilere-giris-2024-2025-vize-sorulari/
Bu kaynaklar, uluslararası ilişkiler disiplininin tarihsel gelişimini, temel teorik yaklaşımlarını ve hukuksal yapısını kapsayan geniş kapsamlı bir giriş niteliği taşımaktadır. Metinler, 1648 Vestfalya Barışı ile başlayan modern devletler sisteminden günümüzün küresel güç dengelerine kadar uzanan süreci analiz etmektedir. Özellikle Realizm, Fonksiyonelizm ve Bağımlılık Yaklaşımı gibi teorilerin yanı sıra iki dünya savaşının yarattığı stratejik değişimler ve Soğuk Savaş dönemi dinamikleri üzerinde durulmaktadır. Ayrıca, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği gibi kurumsal yapıların işleyişi ile uluslararası hukukun iç hukuktan ayrılan temel özellikleri açıklanmaktadır. Kaynaklar genel olarak akademik bilgiyi sınav odaklı soru ve yanıtlarla harmanlayarak sistemin coğrafi ve fonksiyonel alt birimlerini özetlemektedir.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Şöyle bir durup düşündünüz mü hiç?
0:02
İçinde yaşadığımız bu devasa dünyayı
0:04
yöneten ama aslında pek de göremediğimiz
0:06
kuralları kim koyuyor? İşte bugün
0:09
uluslararası ilişkiler dediğimiz bu
0:11
karmaşık dünyanın kapısını aralayıp bu
0:13
sorunun peşine düşüyoruz. Bu sorunun
0:16
cevabını bulmak için zamanda biraz
0:18
geriye gitmemiz lazım. Küresel
0:20
sistemimiz nasıl ortaya çıktı? Bu kaotik
0:23
dünyada düzen arayışı nasıl hiç bitmeyen
0:25
bir maceraya dönüştü? Hep birlikte
0:27
bakalım. Hazırsanız en başa gidiyoruz.
0:31
Hikayemiz tam 350 yıl öncesine her şeyi
0:34
kökünden değiştiren ve bugün bildiğimiz
0:37
o ulus devletler sistemini başlatan tek
0:40
bir anlaşmaya dayanıyor. Ve işte o an
0:43
1648'deki
0:45
Vestvalya barışı. Buna modern devletler
0:47
sisteminin büyük patlaması diyebiliriz.
0:50
İmparatorlukların devri kapanıyor.
0:52
Yerine sınırları belli, egemen devletler
0:54
sahneye çıkıyordu. Ama tabii ki bu bir
0:57
gecede olup bitmedi. Sonraki 200 yüzyıl
0:59
boyunca İtalya ve Almanya gibi yeni
1:01
güçlerin birleşmesiyle Avrupa haritası
1:03
adeta sürekli yeniden çizildi. Peki ama
1:07
bu kadar çok yeni ve hırslı devletin
1:09
birbirini boğazlamasını engelleyen
1:11
neydi? İşte cevap bu. Güç dengesi
1:14
denilen o hassas fikir. Mantık çok
1:17
basitti. Eğer bir ülke aşırı güçlenip
1:20
herkes için bir tehdit oluşturursa
1:22
diğerleri hemen birleşip onu dengelerdi.
1:25
Tıpkı dev bir satranç tahtası gibi
1:28
kimsenin tek başına şahmat yapmasına
1:30
izin verilmiyordu. Ama hiçbir denge
1:33
sonsuza kadar sürmez, değil mi? İşte 20.
1:36
yüzyıl bu hassas sistemi paramparça
1:38
edecek olaylara gebeydi.
1:41
Dünya Savaşı eski imparatorluklar için
1:43
sonun başlangıcı oldu. Ama savaşın
1:46
ortasında yaşanan bir olay her şeyden
1:48
daha önemliydi. Rusya'daki Bolşevik
1:51
devrimi. Bu devrimle Rusya savaştan
1:53
çekilmekle kalmadı. Aynı zamanda dünyaya
1:56
yepyeni ve sarsıcı bir ideoloji hediye
1:59
etti. Gelecekte dünyayı ikiye bölecek o
2:02
büyük fay hattının ilk çatlağı işte o
2:05
gün oluştu.
2:06
Savaş bittiğinde masaya konan Versay
2:08
Antlaşması isa barış getirmekten çok bir
2:11
sonraki büyük savaşın tohumlarını
2:13
ekiyordu. Almanya'ya dayatılan ağır
2:15
şartlar adeta bir intikam yemini
2:17
gibiydi. Ve o tohumlar insanlık
2:20
tarihinin gördüğü en yıkıcı savaşla ı
2:23
Dünya Savaşı ile filizlendi. Bu savaşın
2:26
sonunda Hiroşima'ya atılan atom
2:28
bombasıyla insanlık nükleer çağı adım
2:31
attı. Artık dünya ideolojik olarak doğu
2:34
ve batı diye ikiye bölünmüştü ve oyunun
2:36
kuralları sonsuza dek değişmişti. İşte
2:39
bu korkunç yıkımın ardından düşünürler
2:42
durup sordu. Ne oldu da bu hale geldik?
2:45
Bu soru dünyanın nasıl işlediğini
2:47
açıklamaya çalışan ve birbiriyle
2:49
kıyasıya rekabet eden yeni teorileri de
2:52
beraberinde getirdi. Bu kaosun içinden
2:55
iki temel bakış açısı sıyrıldı. Bir
2:57
tarafta realistler vardı. Onlar diyordu
2:59
ki, "Bırakın bu iyi niyet masallarını.
3:02
Gördük ki kurumlar falan savaşı
3:03
engelleyemiyor. Bu dünyada tek gerçek
3:05
var. O da güç." Diğer taraftaya
3:08
fonksiyonalistler. Onlar tam tersini
3:10
söylüyordu. Belki de sorun en baştan
3:12
büyük siyasi meseleleri çözmeye
3:14
çalışmamız. Gelin küçük adımlarla
3:16
başlayalım. Ticaret, sağlık gibi teknik
3:18
konularda işbirliği yapalım. Belki bu
3:20
güven ortamı zamanla barışı getirir.
3:23
Realistlerin en önemli seslerinden biri
3:25
Hans Morgantour'ydu. Ona göre devletler
3:28
tek derdi hayatta kalmak olan ve bunun
3:30
için sürekli daha fazla güç arayan
3:32
rasyonel aktörlerdi. Yani uluslararası
3:36
politika eninde sonunda acımasız bir güç
3:39
mücadelesiydi. Nokta. Karşı cephede ise
3:42
fonksiyonalizmin kurucusu David Mitreny
3:45
vardı. O ortak çıkarların ve
3:48
işbirliğinin en azılı ulusal rekabetleri
3:50
bile aşabileceğine yürekten inanıyordu.
3:53
Ama bir de üçüncü bir ses vardı.
3:55
Bağımlılık yaklaşımı. Onlar her iki
3:57
tarafa da dönüp şöyle diyordu:
3:59
"Tartışmanız anlamsız. Çünkü oyunun
4:01
kendisi hileli. Onlara göre sistem en
4:04
başından beri zengin merkez ülkelerin
4:06
yoksul çevre ülkeleri sömürmesi üzerine
4:09
kuruluydu ve bu sömürünün motoru da
4:11
adaletsiz uluslararası ticaretin ta
4:13
kendisiydi. Tabii bu fikirler sadece
4:16
akademik tartışmalarda kalmadı.
4:18
Özellikle realizm soğuk savaşın tüm
4:20
mantığını şekillendirdi. İki süper güç
4:23
birbirine sürekli güvensizlikle yaklaşıp
4:25
amansız bir silahlanma yarışına girdi.
4:28
Bu yarışan'ın yıldız savaşları projesi
4:30
gibi akıl almaz savunma sistemleriyle
4:33
teknolojik bir zirveye ulaştı. Yaşanan
4:35
iki büyük savaş ve dünyayı nükleer
4:38
felaketin eşiğine getiren soğuk savaştan
4:40
sonra dünya liderleri bir ders
4:42
çıkarmıştı. Aynı hataları bir daha
4:45
yapamayız. İşte bu düşünce kaosu
4:48
dizginlemek ve oyunun kurallarını
4:50
yeniden yazmak için küresel kurumlar
4:52
inşa etme dönemini başlattı. Peki bu
4:55
yeni küresel kurallar neden bu kadar
4:58
farklı? Şöyle düşünelim. Kendi ülkemizde
5:01
bir yasayı çiğnerseniz sizi durduracak
5:03
bir polis, yargılayacak bir mahkeme
5:05
vardır. Ama uluslararası alanda böyle
5:07
bir dünya polisi yok. Her şey
5:10
devletlerin gönüllü olarak imzaladıkları
5:12
anlaşmalara ve bu anlaşmalara sadık
5:14
kalmalarına bağlı. Bu da uluslararası
5:16
hukuku hem çok önemli hem de bir o kadar
5:18
kırılgan yapıyor. Bu yeni düzen
5:21
arayışının en parlak anlarından biri,
5:24
belki de en sembolik olanı 1948'de
5:27
Birleşmiş Milletler'in insan hakları
5:29
evrensel beyannamesini kabul etmesiydi.
5:32
Tarihte ilk defa tüm insanlığın ortak
5:34
değerleri olduğu ve bu değerlerin
5:36
devletlerin egemenliklerinden bile üstün
5:38
olabileceği fikri resmen kabul
5:40
ediliyordu. Ve tabii ki bu sistemin
5:43
merkezine Birleşmiş Milletler oturtuldu.
5:45
Ama BM'nin kalbi olan Güvenlik
5:47
Konseyi'nin yapısı başından beri bir
5:49
tartışma konusu. I. Dünya Savaşı'nın
5:52
galiplerinden oluşan beş daimi üyenin
5:54
veto hakkına sahip olması konseyi bir
5:57
kazananlar kulübü haline getirdiği
5:58
eleştirilerine yol açtı ve bu reform
6:00
tartışması bugün bile hararetle devam
6:03
ediyor. BNM dışında dünyanın gidişatını
6:06
belirleyen başka aktörler de var
6:08
elbette. Mesela Zenginler kulüblü diye
6:11
de anılan G8 gibi dünyanın en büyük
6:13
ekonomilerinin bir araya geldiği
6:15
platformlar da küresel kararlarda büyük
6:18
rol oynuyor. Son olarak şunu da
6:20
unutmamak lazım. Dünya tek bir büyük
6:23
sistemden ibaret değil. Kendi içinde
6:25
daha küçük alt sistemler barındırıyor.
6:27
Bunlar bazen Ortadoğu gibi coğrafi
6:29
bölgeler oluyor. Bazen de Avrupa Birliği
6:32
gibi ortak bir amaç uğruna birleşmiş
6:34
fonksiyonel yapılar. Her biri büyük
6:36
küresel denklemin içinde kendi
6:38
dinamikleriyle işleyen küçük birer dünya
6:41
gibi. Evet, Bestvalya'dan başlayıp
6:44
günümüze kadar uzanan bu yolculuk bize
6:46
tek bir şey gösteriyor. Düzen arayışı
6:48
asla bitmiyor ve bu bizi bugünün en can
6:51
alıcı sorusuna getiriyor. Böylesine
6:53
hızlı değişen bir dünyada oyunu adil
6:55
kılacak bir sonraki kurallar ne olmalı?
6:57
İşte bu cevabını hep birlikte düşünmemiz
7:00
gereken bir soru.

