Auzef Uluslararası İlişkilerde Güncel Sorunlar 2023-2024 Vize Soruları
https://lolonolo.com/2026/04/16/uluslararasi-iliskilerde-guncel-sorunlar-2023-2024-vize-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Merhaba. Hani derler ya dünyayı görünmez
0:02
ipler yönetir diye. İşte bugün tam da bu
0:05
ipleri kimin elinde tuttuğuna, devletler
0:07
arasındaki güç savaşlarına ve bu kurulu
0:10
düzenin son zamanlarda nasıl
0:11
çatırdadığına bakıyoruz. Şimdi soğuk
0:14
savaş bittiğinde sanki oyunun tek bir
0:16
galibi varmış gibi bir hava oluştu.
0:18
Değil mi? Amerika Birleşik Devletleri
0:20
dünya bir anda hani der ya tek kutuplu
0:23
bir yer haline geldi. Ama asıl soru şu.
0:26
Bu altın çağ ne kadar sürdü? Gelin hep
0:29
beraber bu konunun derinliklerine
0:31
inelim. Vallah o tek kişilik gösteri var
0:34
ya inanın pek çoğumuzun beklediğinden
0:36
çok daha kısa sürdü. Sahneye bir anda
0:39
yeni aktörler fırladı. Eski kurallar
0:41
sorgulanmaya başlandı ve dünyanın dört
0:44
bir yanından biz de varız sesleri
0:46
yükseldi. Tamam o zaman ilk durağımızla
0:49
başlayalım. Tek süper güç ve ona karşı
0:51
çıkan meydan okumalar. Gelin önce bu tek
0:54
süper güç döneminin ne anlama geldiğini,
0:56
hangi dinamikler üzerine kurulduğunu bir
0:58
anlayalım. Her şeyin başlangıcı 1991.
1:02
Tek kutupluluk aslında tanımı basit.
1:04
Şöyle bir an hayal edin. Askeri,
1:06
ekonomik hatta kültürel olarak bir ülke
1:09
o kadar güçleniyor ki diğer tüm ülkeler
1:11
bir araya gelse bile ona kafa tutamıyor.
1:13
İşte Sovyetler Birliği dağılınca Amerika
1:16
Birleşik Devletleri tam olarak bu konuma
1:18
geldi. İşte bu zaman çizelgesi o tek
1:21
kutuplu rüyanın nerede ve ne zaman ilk
1:23
çatlağını verdiğini net bir şekilde
1:25
gösteriyor. Takvimler 2007'yi
1:27
gösterdiğinde Münih Güvenlik
1:29
Konferansında Rusya Devlet Başkanı Putin
1:31
tüm dünyanın gözü önünde kameralara
1:34
dönüp ABD'nin kurduğu bu düzene resmen
1:36
meydan okudu. İşte bu oyunun
1:38
kurallarının değişeceğinin belki de ilk
1:40
ve en net işaretiydi. Peki bu koca
1:43
küresel düzeni yönetmesi bir çeki düzen
1:45
vermesi gereken bir kurum yok mu? Olmaz
1:47
olur mu? Var tabii Birleşmiş Milletler
1:49
ama asıl soru şu BM'nin bugünkü gücü ve
1:52
o meşhur yapısı bu yeni meydan okumalara
1:55
gerçekten cevap verebiliyor mu? Hadi
1:57
biraz daha yakından bakalım. Birleşmiş
1:59
Milletler'in tam kalbinde güvenlik
2:01
konseyi var. Ama asıl güç yani düdüğü
2:03
çalanlar bu gördüğünüz beş daimi üye.
2:06
Kim bunlar? Dyan Savaşı'nın galipleri ve
2:09
ellerinde öyle bir güç var ki o meşhur
2:12
veto hakkı yani içlerinden sadece biri
2:15
hayır dediğinde her şey duruyor. Karar
2:17
falan çıkmıyor. İşte bu durum işin en
2:20
ilginç ve çelişkili yanını ortaya
2:23
koyuyor. Düşünün bir yanda demokratik
2:26
olmadığı, şeffaf olmadığı hatta günümüz
2:28
dünyasını yansıtmadığı için sürekli
2:31
eleştirilen bir yapı var. Ama diğer
2:33
yanda aldığı kararlar tüm dünya için
2:36
yasal olarak bağlayıcı olan tek kurum da
2:38
yine burası. Bu inanılmaz bir tezat
2:41
değil mi? Şimdi rotamızı biraz
2:43
değiştiriyoruz ve devletlerin yazdığı
2:45
kuralların tamamen dışında hareket eden
2:47
bambaşka bir güce bakıyoruz. Terörizm ve
2:50
onun zaman içinde nasıl bir evrim
2:51
geçirdiğine. Peki bu terör kelimesi
2:54
modern siyasi anlamıyla hayatımıza
2:57
nereden girdi? Kökleri aslında çok daha
2:59
eskiye dayansa da siyasetteki kullanımı
3:02
tarihin oldukça kanlı bir sayfasıyla
3:04
başlıyor. Bahsettiğimiz yer Fransız
3:07
devrimi ve o meşhur terör dönemi. Bu
3:09
tarihte bir devletin kendi düşmanlarını
3:12
yok etmek için hatta kendi
3:13
vatandaşlarına karşı siyasi amaçlarla
3:16
sistematik şiddet kullandığı, korku
3:18
saldığı ilk büyük modern örnek. İşte
3:20
terör kelimesi de o günlerde bugünkü
3:22
siyasi anlamını kazandı. Sonra 20.
3:25
yüzyıla geliyoruz ve terörizmin çehresi
3:27
bir kez daha değişiyor. Bu sefer sahada
3:30
sadece devletler yok. Sömürgeciliğe baş
3:32
kaldıran, bağımsızlık için savaşan
3:35
ulusal gruplar da bu taktiği benimsemeye
3:37
başlıyor. Yani amaç ve aktörler
3:39
farklılaşıyor. Ve sonra 11 Eylül. Bu
3:42
saldırılar gerçekten de tüm denklemi alt
3:45
üst etti. O güne kadar terörizm daha çok
3:47
bölgesel bir sorun gibi görülüyordu. Ama
3:49
o gün anlaşıldı ki devlet olmayan bir
3:52
grup bile dünyanın tek süper gücünün tam
3:54
kalbine saldırabilirmiş.
3:56
Terörizm artık yerel bir sorun değil
3:58
küresel bir tehditti ve inanın güvenlik
4:01
kavramı o günden sonra bir daha asla
4:04
eskisi gibi olmadı. Peki sistemi
4:06
zorlayan tek şey silahlı çalışmalar mı?
4:08
Hayır. Bir de belki de en temel insani
4:11
dinamiklerden biri var. Göç. Yani
4:13
insanların kitleler halinde sınırlar
4:15
ötesine hareketi. Peki insanlar neden
4:18
yerlerini yurtlarını terk eder? Aslında
4:20
bu sorunun temel olarak iki cevabı var.
4:22
Bir tarafta mecburiyetler var. Savaş,
4:24
siyasi baskı, doğal afetler. Kısacası
4:26
hayatta kalma mücadelesi. Diğer
4:29
taraftaysa tercihler var. Daha iyi bir
4:31
iş, daha iyi bir eğitim, yeni bir hayat
4:33
kurma umudu. İşte bu ikisini birbirinden
4:36
ayırmak konuyu anlamak için gerçekten
4:38
çok önemli. Eğer son yıllarda Türkiye
4:41
özelindeki duruma bakacak olursak
4:43
kitlesel göçün arkasındaki ana sebebin
4:45
tek bir kelime olduğunu görüyoruz.
4:47
Savaş. Özellikle de yanı başımızdaki
4:50
Suriye'de yaşanan iç savaş 21. yüzyılın
4:53
en büyük mülteci krizlerinden birini
4:54
tetikledi. Bu da bize şunu çok acı bir
4:57
şekilde gösterdi. Bir devlet çöktüğünde
5:00
o enkazın baskısı tüm bölgeye hatta tüm
5:03
dünyaya yayılıyor. Ve geldik son bölüme.
5:06
Bazen kurşunların değil gümrük
5:09
tarifelerinin konuştuğu savaşlara yani
5:12
ticaretin bir silah haline geldiği
5:14
durumlara. Gelin dünya düzeninin bu
5:17
ekonomik direğine ve kurallarının nasıl
5:19
bükülebildiğine bakalım. Normalde dünya
5:22
ticaretinin kuralları var değil mi? İşte
5:24
bu kurallardan biri de geçici korunma
5:27
önlemleri. Şöyle düşünün. Bu bir ülkenin
5:30
ani bir ithalat seli ile karşılaştığında
5:32
ve yerli sanayisi boğulma tehlikesi
5:34
geçirdiğinde çekebileceği yasal kabul
5:37
görmüş bir acil durum freni. Ama 2018'de
5:41
Amerika Birleşik Devletleri bu standart
5:43
acil durum frenini kullanmak yerine
5:45
masaya çok daha farklı, çok daha
5:47
tartışmalı bir kart sürdü. Ulusal
5:49
güvenlik kartını. Dediler ki, "Eğer
5:51
bizim yerli çelik ve alüminyum sanayimiz
5:54
zayıflarsa yarın tanklarımızı,
5:56
gemilerimizi yapamayız. Bu da bir ulusal
5:58
güvenlik meselesidir." Bu ticaret
6:01
hukukunda çok nadiren kullanılan ama
6:03
kullanıldığında da çok güçlü bir
6:05
istisnadır. İşte bütün dünyayı
6:07
karıştıran soru da tam olarak bu. Bu
6:09
hamle bir ülkeyi korumak için
6:11
kullanılmış meşru bir istisna mıydı?
6:14
Yoksa kurallardaki bir boşluktan
6:15
faydalanıp yeni bir ticaret savaşı
6:17
başlatmanın bir yolu muydu? İşte bu
6:19
hamle küresel sistemi daha da geren
6:22
büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi.
6:24
Peki tüm bu anlattıklarımızı, bu
6:26
karmaşık tabloyu tek bir çerçeveye
6:28
oturtmak mümkün mü? Evet, mümkün. İşte
6:31
burada karşımıza uluslararası ilişkiler
6:33
teorilerinden biri çıkıyor. Yapısal
6:35
realizm. Bu teori bize özetle şunu
6:38
söyler: "Liderlerin niyetlerini,
6:40
ülkelerin ideolojilerini falan bir
6:42
kenara bırakın. Asıl önemli olan tek bir
6:44
şey var. Güç. Devletler arasındaki güç
6:47
dağılımı nasıl? Kim daha güçlü?
6:49
Uluslararası siyasette her şeyin
6:50
temelinde bu yatar. Artık o tek kutuplu
6:54
aın yavaş yavaş sonuna gelirken bugün
6:56
konuştuğumuz bütün bu meseleler BM'nin
6:59
yapısından terörizme, göçten ticaret
7:01
savaşlarına kadar hepsi belki de çok
7:04
kutuplu yeni bir dünyanın, yeni bir
7:06
küresel rekabet çağının sadece ilk
7:09
adımlarıdır. Peki sizce bu oyunun yeni
7:12
kuralları ne olacak? Bundan sonra bizi
7:14
ne bekliyor?

