Auzef Turizm ve Çevre 2023-2024 Final Soruları
https://lolonolo.com/2026/05/17/turizm-ve-cevre-2023-2024-final-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Hepimiz o rüya gibi tatillerin hayalini
0:02
kuruyoruz, değil mi? Ama o harika
0:04
manzaraya karşı kahvenizi yudumlarken
0:06
bastığınız o muhteşem coğrafyanın
0:08
aslında ne kadar hassas bir denge
0:10
üzerinde durduğunu hiç düşündünüz mü? Bu
0:12
incelememizde turizm ve çevre arasındaki
0:15
o ince ama hayati çizgiye mercek
0:17
tutuyoruz. Sadece biraz dinlenmek, kafa
0:19
dinlemek için yaptığımız o seyahatlerin
0:21
gezegenin en hassas ekosistemlerini
0:23
nasıl şekillendirdiğini ve maalesef
0:25
bazen nasıl tehdit ettiğini tüm
0:27
çıplaklığıyla göreceğiz. Hazırsanız
0:30
doğanın kendi kurallarından uluslararası
0:32
koruma yasalarına uzanan bu yolculuğa
0:34
başlayalım ve bildiklerimizi biraz
0:35
sorgulayalım. Peki bugün rotamızda neler
0:38
var? Önce ekolojik denkeye bakacağız.
0:41
Ardından turizmin gerçek etkisini
0:42
konuşacağız. Sonra aşırı turizmin o pek
0:45
konuşulmayan karanlık yüzüne inip çevre
0:47
felsefesindeki yeni yaklaşımlara
0:49
değineceğiz. Son olarak da küresel
0:51
seyahat trendlerindeki değişimi ve ortak
0:53
mirasımızı nasıl koruyacağımızı ele
0:55
alacağız. Hızlıca başlayalım. 1ci bölüm,
0:58
hassas ekolojik denge. Yani aslında
1:01
doğanın o esnetilemez temel kuralları.
1:03
Her şeyden önce şu bilimsel temelimizi
1:05
bir oturtalım. Ekoloji kavramı.
1:07
Biliyorsunuz biyolojide ve çevre
1:09
bilimlerinde kelimenin tam anlamıyla bir
1:11
oyun değiştiricidir. İlk kez ta 1866
1:15
yılında Alman doğa bilimci Ern Seker
1:17
tarafından literatüre kazandırılmış.
1:19
Aslında bu bize evimiz olan dünyanın
1:21
nasıl işlediğini anlatan bir nevi
1:23
kullanma kılavuzu. Yapılacak her türlü
1:25
turistik tesisin, yolun veya planlamanın
1:28
o sarsılmaz anayasal temeli işte bu
1:30
ekoloji bilimiyle atılıyor. Doğa aslında
1:32
devasa ve kusursuz bir yapboz gibi. İki
1:35
ana parça var. Biyotik yani canlı çevre
1:38
ve abiyotik yani cansız çevre. Bir
1:40
tarafta oksijen üreten bitkiler, her
1:42
şeyi geri dönüştüren o çalışkan
1:44
bakteriler, diğer yandaysa ırmaklar,
1:46
devasa platolar gibi fiziksel sahne. Ve
1:49
burada çok kritik bir detay var. Bu
1:51
sahnenin altındaki jeolojik yapı o
1:53
bölgenin deprem riskini veya aşınma
1:55
sınırlarını doğrudan belirliyor. Yani
1:57
doğa kendi fiziksel limitlerini aslında
1:59
en başından çok net çizmiş durumda. İyi
2:02
ama bu muazzam denge nasıl bozuluyor?
2:05
Gerçek ekolojik kirlilik dediğimiz şey
2:07
aslında ne? Bakın kontrolsüz
2:09
bıraktığımız atıklar toprağı zehirleyip
2:11
toksik bir hale getiriyor. Kimyasallar
2:13
suyumuzu kirletiyor. Şehirlerin o
2:15
durdurulamaz büyümesi toprağı, havayı
2:18
hatta manzarayı bile fiziksel olarak
2:20
kirletiyor. Yalnız burada çok önemli bir
2:22
parantez açalım. bazen kirlilikle
2:24
karıştırılıyor ama nüfusun yer
2:26
değiştirmesi yani göç ekolojik veya
2:29
fiziksel bir kirlilik değildir. Bu
2:31
tamamen demografik bir harekettir.
2:33
Doğayı asıl yoran şey bizim fiziksel
2:35
atıklarımız ve plansız betonlaşmamızdır.
2:38
Geçelim ikinci bölüme. Turizmin etkisi.
2:41
İnsan işin içine girince neler oluyor
2:43
bir bakalım. Hepimiz kendimize gururla
2:45
turist diyoruz ama bunun yasal ve
2:47
oldukça katı bir tanımı var aslında.
2:49
Sizin resmi olarak turist sayılabilmeniz
2:51
için gittiğiniz yerde para kazandıran
2:53
bir işte çalışmadan en az 24 saat yani
2:56
bir gece konaklamanız şart. İşin ironik
2:58
kısmı ne biliyor musunuz? Turistlerin
3:00
bir yeri seçmesindeki en büyük cazibe
3:02
doğrudan çevrenin kendisi. Doğayı o
3:05
güzellikleri görmek için gidiyoruz ama
3:07
sırf orada var olduğumuz için o doğayı
3:09
doğrudan etkiliyoruz. İşte tam burada
3:11
yaygın bir yanılgıyı düzeltmemiz lazım.
3:13
Turizmin çevresel faturası temelde dört
3:16
kalemde toplanıyor. Kaynaklar üzerindeki
3:18
üretim ve tüketim etkileri ile atıklar
3:20
üzerindeki üretim ve tüketim etkileri.
3:23
Burada özellikle altını çiziyorum.
3:24
Turizmin ülkeye getirdiği döviz,
3:26
yarattığı iş imkanları. Bunları tamamen
3:29
bir kenara bırakın. Çünkü bunlar
3:30
ekonomik etkiler. Bizim şu an
3:32
odaklandığımız şey o devasa otellerin
3:35
veya turist kafilelerinin toprağa, suya,
3:38
havaya bıraktığı doğrudan fiziksel yük.
3:40
3üncü bölümümüz biraz can sıkıcı. Aşırı
3:43
turizmin karanlık yüzü ve o plansız
3:45
müdahalelerimizin sonuçları. Bazen
3:48
gerçekten en masum görünen aktiviteler
3:50
bile tam bir felaket zincirini
3:52
başlatabiliyor. Aman canım ne olacak
3:54
şuradan kestirmeden gideyim diyerek
3:55
rotadan çıktığınız o doğa yürüyüşlerini
3:57
düşünün. O attığınız adımlar toprağı bir
4:00
arada tutan o muazzam bitki kök
4:01
sistemlerini eziyor, mahvediyor. Kökler
4:04
ölünce toprak tutunamıyor ve hemen
4:06
peşinden ne geliyor biliyor musunuz?
4:08
Korkunç erozyonlar ve heyelanlar. Yani
4:10
basit bir yürüyüş rotasından sapmak bile
4:13
bütün bir dağ yamacını aşağı
4:14
indirebiliyor. Ve maalesef bunlar sadece
4:17
teorik senaryolar değil. Birebir
4:20
yaşandığı yaşanıyor. Amerika'daki meşhur
4:22
Yellowstone Milli Parkını
4:23
duymuşsunuzdur. Turistlerin bilinçsizce
4:25
bıraktığı çöpler yüzünden ayıların doğal
4:28
habitatlarını terk edip nasıl acımasız
4:30
ölümlere sürüklendiğini gördük. Çok
4:32
uzağa gitmeyelim. Kendi evimizde
4:34
Denizli'de o dünyaca ünlü pamuk gibi
4:37
bembeyaz Pamukkale travertenleri sırf
4:39
çevresine yapılan plansız oteller ve
4:42
kontrolsüz su kullanımı yüzünden bir ara
4:44
kararmaya, grileşmeye başlamıştı. Aşırı
4:47
turizm doğanın rengini kelimenin tam
4:49
anlamıyla solduruyor. Bir de işin
4:51
görülmez boyutu var. Gürültü. Sulak
4:54
alanlara o muhteşem kuş cennetlerine
4:56
yığılan kalabalığı düşünün. Orada o
4:58
kadar devasa bir insan ve gürültü
5:00
baskısı oluşuyor ki o sese karşı
5:02
inanılmaz hassas olan göçmen kuşlar
5:04
yüzlerce yıldır, evet abartmıyorum,
5:06
yüzlerce yıldır uğradıkları o kadim
5:08
dinlenme rotalarını tamamen terk etmek
5:11
zorunda kalıyorlar. Doğanın sessizliğini
5:13
bozduğunuz an asıl sahipleri orayı terk
5:15
ediyor maalesef. 4. bölüm. Çevre
5:18
felsefesi. Bu işin zihniyet boyutuna,
5:21
modernleşme modellerine bir bakalım.
5:23
Bugün çevre bilimcilerin en çok mücadele
5:25
ettiği zihniyet nedir biliyor musunuz?
5:27
Antroposantrizm yani insan merkezcilik.
5:31
Bu öyle basit bir akım falan değil. Çok
5:33
köklü bir düşünce yapısı. Diyor ki doğa
5:36
kendi başına hiçbir anlam ifade etmez.
5:39
Doğa ancak ve ancak insana hizmet
5:41
ediyorsa, bizim işimize yarıyorsa
5:43
değerlidir. Yani orman kereste verirse,
5:46
şelale elektrik üretirse veya turiste
5:48
satılırsa değerlidir. İşte dünyayı bu
5:51
çevresel kriz noktasına getiren ana kötü
5:53
karakter kesinlikle bu kibirli
5:55
zihniyettir. Neyse ki zihniyetler yamaç
5:58
da olsa değişiyor. Eskiden o klasik
6:00
modernleşme döneminde doğa sadece devasa
6:03
ve bedava bir hammadde deposu olarak
6:05
görülürdü. Sanayinin emrinde tüketilecek
6:07
bir kaynak. Ama bugün artık ekolojik
6:10
modernleşme diyoruz. Bu yeni model
6:12
harika bir denge sunuyor. Ekonomik
6:14
büyümeyi çöpe atmıyor. Hayır. Ama onu
6:16
çevre korumayla, temiz teknolojiyle,
6:18
yenilenebilir enerjiyle harmanlıyor.
6:20
Doğayla savaşmak yerine onunla birlikte
6:22
büyümenin bir yolunu buluyoruz. Çok daha
6:24
mantıklı değil mi? 5. bölüm. Küresel
6:27
seyahatteki değişim. Zihniyet değişince
6:29
rotalar da değişiyor. Tabii bu
6:31
farkındalık insanların tatil
6:33
tercihlerine de inanılmaz yansıdı.
6:35
1960'larda tatil denince herkesin aklına
6:38
Güney Avrupa'nın o tıklım tıklım sonuna
6:40
kadar betonlaşmış devasa sahil otelleri
6:43
geliyordu. Ama bugünün modern bilinçli
6:45
turisti artık o betonu, o yapaylığı
6:47
istemiyor. Trendlerde çok ciddi bir
6:49
kayma var. İnsanlar artık Türkiye'nin,
6:51
Kuzey Afrika'nın veya Asya'nın o
6:53
bozulmamış bakir doğasının otantik
6:56
kültürlerinin peşinde. İnsanlık olarak
6:58
aslında fabrika ayarlarımıza o el
7:00
değmemiş doğaya dönmenin hasretini
7:01
çekiyoruz. Ve son bölümümüz ortak
7:04
mirasımızı korumak. Peki elimizde
7:07
kalanları nasıl güvenceye alacağız? Bu
7:09
değerli alanları korumak için iki farklı
7:12
ölçekte çok önemli kurumlar devrede.
7:15
UNESCO'yu zaten biliyorsunuz. Bu işin
7:17
zirvesi, uluslararası kalkanı. Bir alan
7:20
tek bir ülkenin sınırlarında olsa bile
7:23
bu tüm insanlığın ortak mirasıdır."
7:25
deyip uluslararası korumaya alıyor.
7:27
Diğer yandaysa yerel operasyonların
7:30
güvenliğini sağlayan türap var. Türkiye
7:32
Seyahat Acentaları Birliği. O da işin
7:35
mutfağında seyahat acentelerinin düzgün,
7:37
kurallara uygun ve çevreye saygılı
7:39
çalışmasını denetliyor. Biri küresel
7:42
vizyonu diğeri yerel düzeni sağlıyor.
7:44
Peki Türkiye'de durum ne? Şu 2019 verisi
7:47
gerçekten çok ilginç. Türkiye'de
7:49
kanunlarla korunan tescilli sit alanı
7:52
sayısının en az olduğu ilimiz neresi
7:53
dersiniz? Hakkari. İlk duyunca şaşırtıcı
7:56
gelebilir ama sebebi çok mantıklı.
7:58
Coğrafyası o kadar izole, endüstrileşme
8:00
o kadar az ki doğa insan baskısından çok
8:03
uzak kalmış. Doğal olarak diğer
8:05
şehirlerdeki gibi aman burayı acil
8:07
korumaya alalım paniğine yani resmi bir
8:09
tescile tarihsel olarak çok daha az
8:11
ihtiyaç duyulmuş. Öte yandan acil
8:13
korunması gereken ve hassasiyetle
8:15
üzerine titrediğimiz özel çevre koruma
8:17
bölgelerimiz var. Bunlar bizim gurur
8:20
tablolarımız. Mesela karetta karettalara
8:22
ev sahipliği yapan eşsiz Patara. O
8:25
muazzam Gökova Körfezi, Türkiye'nin
8:27
Maldivleri diye anılan Salda Gölü ve
8:29
tabii ki biyoçeşitlilik fışkıran Göksu
8:32
deltası. Bu arada çok sık karıştırılan
8:34
bir detayı düzeltmekte fayda var.
8:36
Hakkari'deki Yüksekova gerçekten nefes
8:38
kesici bir doğaya sahip olsa da resmi
8:40
olarak bir ÖÇKB statüsünde değildir.
8:43
Çünkü bu statüler çok ama çok titiz
8:46
bilimsel incelemeler sonucunda
8:47
veriliyor. Geldik incelememizin sonuna.
8:50
Tüm bu ekolojik dengeleri, attığımız her
8:52
adımın doğadaki o kalıcı ayak izini ve
8:55
koruma çabalarını konuştuk. Şimdi sizi
8:57
çok temel ama bir o kadar da zor bir
8:59
soruyla başa bırakmak istiyorum. Biz
9:01
modern gezginler olarak dünyayı
9:03
gerçekten takdir etmek, onun o muazzam
9:06
harikalarına şahit olmak için mi seyahat
9:07
ediyoruz? Yoksa gittiğimiz o güzelim
9:10
coğrafyaları ardımızda tükenmiş birer
9:12
enkaz olarak bırakmak için mi? Bir
9:14
sonraki tatilinizi planlarken bavuluza
9:16
koyduklarınız kadar arkanızda
9:18
bırakacağınız o görünmez izin de
9:19
farkında olun. Gözünüz her zaman doğada
9:22
olsun. Şimdilik hoşça kalın.
#Jobs & Education

