0:00
Hepiniz hoş geldiniz. Bugün şöyle bir
0:01
şey yapacağız. Tabağınızdaki o
0:03
makarnadan üzerinizdeki pamuklu tişörte
0:05
kadar yani hayatımızdaki en sıradan
0:07
görünen şeylerin arkasında yatan o
0:08
inanılmaz bilimi birlikte ortaya
0:10
çıkaracağız. Şimdi ilk bakışta ne
0:12
alakası var diyebilirsiniz, değil mi?
0:14
Ama aslında ikisi de hem yemeğimiz hem
0:16
kıyafetimiz tohumdan sofraya, tarladan
0:19
gardroba uzanan müthiş bir bilimsel
0:21
yolculuğun sonucu. Hadi o zaman gelin bu
0:23
gizli bilim dünyasına bir dalalım ve işe
0:26
de en iyi bildiğimiz yerden başlayalım.
0:28
Yani mutfaklarımızdan. O her gün
0:30
tükettiğimiz temel gıdalardan. Mesela
0:33
her gün soframıza gelen ama hikayesini
0:36
pek de düşünmediğimiz ekmek var, patates
0:39
var. İşte şimdi onlarla başlıyoruz.
0:41
Bakalım bu tanıdık lezzetlerin arkasında
0:43
ne gibi sırlar varmış. Şimdi bakın. Bir
0:46
buğday tanesinin hasat için hazır olup
0:48
olmadığını anlamak öyle göz kararı bir
0:50
iş değil. Bu tamamen nem oranını ölçen
0:53
hassas bir bilim. Çiftçiler sarı olumdan
0:55
tam oluma geçerken o kritik anı yani
0:58
nemin %20'nin altına düştüğü o anı
1:00
yakalamak zorundalar. İşte en verimli
1:02
hasat böyle garantileniyor. Patatese
1:04
gelelim mesela. Bugün soframızın baş
1:06
tağacı ama Anadolu gibi topraklarda
1:08
temel bir gıda haline gelmesi inanın
1:10
sandığınızdan çok daha yeni bir olay.
1:13
Yani düşünsenize patates Anadolu'ya 19.
1:15
yüzyılın ortalarında anca gelmiş ve o
1:18
zamandan bugüne ne olmuş? Küçük yerel
1:20
bir ürün olmaktan çıkmış. Artık küresel
1:22
tohum devlerinin yönettiği devasa bir
1:25
endüstrinin parçası olmuş. Bu da ne
1:27
anlama geliyor? Şu anlama geliyor. Dünya
1:30
patates üretiminin çok büyük bir kısmı
1:33
Çin ve Hindistan'ın başı çektiği bir
1:35
avuç ülkenin elinde. Bu durumda küresel
1:38
gıda güvenliği açısından bayağı ilginç
1:41
bir dinamik yaratıyor. Tabii hazır
1:42
patatesten bahsetmişken gelin yaygın bir
1:45
yanılgıyı da düzeltelim. Tatlı patates.
1:47
Bakın adında patates geçtiğine
1:49
aldanmayın. kendisi aslında bir patates
1:51
falan değil. Hatta tam tersi. Normal
1:54
patates serin havayı severken bu
1:55
arkadaşımız gelişmek için tropik
1:57
sıcaklıklara bayılıyor. Tamam. Mutfağı
2:00
şimdilik bir kenara bırakalım. Şimdi
2:02
rotayı gardırlarımıza ve kahve
2:04
fincanlarımıza çeviriyoruz. Evet,
2:06
giysilerimizi ve şekerimizi borçlu
2:08
olduğumuz o endüstriyel bitkilerin
2:10
dünyasına dalıyoruz. Şimdi
2:12
kıyafetlerimizi düşünelim. Onları
2:14
oluşturan lifler sanki bitki dünyasının
2:17
iki farklı liginde oynuyor. Bir yanda
2:19
pamuk gibi ana oyuncular yani
2:21
endüstrinin yükünü çekenler var. Diğer
2:23
yanda da ısırgan otu gibi daha az
2:25
bilinen ama aslında çok değerli olan niş
2:28
alternatifler bulunuyor. Başka bir
2:30
endüstriyel bitkiye kanolaya bakalım.
2:33
Hani şu mutfakta sıkça kullandığımız
2:34
yağın kaynağı. İşte kanola için bütün
2:37
hasadın başarısı tek bir şeye bağlı. En
2:39
başta ekim koşullarını mükemmel
2:42
ayarlamaya. Ve o kritik koşul ne mi?
2:45
Sıcaklık. Ama öyle herhangi bir sıcaklık
2:47
değil. Toprağın en az 10-12 S d olması
2:51
gerekiyor. Eğer toprak bu sıcaklığa
2:53
ulaşmazsa o minicik kanola tohumları
2:55
resmen kış uykusundan uyanmayı
2:57
reddediyor. Fizlenmiyor. Madem
2:59
hassasiyetten bahsettik. Durun size daha
3:01
da inanılmaz bir şey söyleyeyim. O
3:03
kahvenize çayınıza attığınız şeker var
3:05
ya hani şu şeker pancarından elde edilen
3:08
onun saflık oranı ne kadar biliyor
3:13
Yani bu neredeyse saf bir kimyasal
3:14
bileşik kadar temiz demek. İnanılmaz bir
3:17
oran. Şimdi bitkileri sadece birer besin
3:20
ve lif kaynağı olarak düşünmeyin.
3:22
Bazıları var ki hayatta kalmak için
3:25
adeta birer kimya laboratuvarı gibi
3:27
çalışıyor ve biz insanlar da onların
3:29
ürettiği bu gizli silahları binlerce
3:32
yıldır kendi yararımıza kullanıyoruz.
3:34
Bilim insanları bunlara sekonder
3:36
metabolitler diyor. Daha basit bir dille
3:38
anlatmak gerekirse bu bitkinin böceklere
3:41
ve hastalıklara karşı kullandığı kişisel
3:44
savunma cephaneliği gibi bir şey. Ama
3:46
bakın işin ilginç yanı ne? Bu değerli
3:48
bileşiklerin miktarı hiç sabit değil.
3:51
Bitkinin yaşına, gelişim evresine göre
3:53
sürekli değişiyor. İşte bilim insanları
3:56
bu duruma ontjenetik varabilite adını
3:58
vermiş. Yani özetle bir bitkiden en iyi
4:02
verimi almak istiyorsanız doğru hasat
4:04
zamanını o altın anı yakalamak
4:06
zorundasınız. Ve tabii ki tüm bu
4:08
anlattığımız hikayelerin temelinde yatan
4:10
o sessiz kahramanı unutmamak lazım. Her
4:13
şeyin başladığı yeri yani toprağın ta
4:15
kendisine. İşte o kahramanlardan biri de
4:18
Yonca. Belki adı kulağa çok havalı
4:21
gelmiyor kabul ama tarım dünyasında ona
4:23
boşuna yem bitkilerinin kraliçesi
4:25
dememişler. Bunun çok ama çok geçerli
4:28
bir sebebi var. Neden mi kraliçe? Çünkü
4:31
yonca gibi baklagiller adeta toprağın
4:33
doğal gübre fabrikaları gibi çalışır.
4:36
Öldüklerinde bile toprağa hizmet
4:37
ederler. Geride bıraktıkları organik
4:39
madde karbona kıyasta çok daha fazla
4:42
azot içerir. İşte bu düşük karbonat azot
4:45
oranı toprağı bir sonraki ekim için
4:47
zenginleştiren, onu daha verimli kılan
4:49
altın bir anahtar gibidir. Tabii toprak
4:51
bu kadar değerli bir kaynak olunca onu
4:54
korumak için özel yasalar da gerekiyor.
4:56
Mesela mera kanunuyla ortak otlak
4:58
alanları korunuyor. Bir de toprak koruma
5:00
kanunu var ki bu da çok önemli. tarım
5:03
arazilerinin miras yoluyla bölünüp
5:05
ufalmasını engelliyor ve böylece
5:07
tarımsal verimliliği güvence altına
5:08
alıyor. Peki hiç şunu merak ettiniz mi?
5:11
Bir bitki ne zaman büyümeyi bırakıp
5:14
tamam artık çiçek açma ve tohum verme
5:16
zamanı diyor. Bu hayati kararı, bu
5:19
geçişi tetikleyen tek bir element var.
5:21
Fosfor. Fosforu bitkinin üreme döngüsünü
5:24
başlatan bir kıvılcım gibi
5:25
düşünebilirsiniz. Bir sonraki nesli
5:27
güvence altına almak için bitkiyi
5:29
harekete geçiren, onu çiçeklenmeye ve
5:31
tohum üretmeye iten işte bu kıvılcım.
5:34
İşte tüm bunlar bir dahaki sefere bir
5:37
tarlaya veya kendi tabağınızdaki yemeğe
5:39
baktığınızda aklınızda olsun. Artık
5:41
orada sadece bir manzara veya bir yemek
5:44
görmeyeceksiniz. Her bir lokmada, her
5:46
bir yaprakta saklı olan o karmaşık ama
5:49
bir o kadar da büyüleyici bilim
5:51
hikayesini göreceksiniz. Şimdiden afiyet