Auzef TRM208U Peyzaj Çevre ve Tarım 2023-2024 Final Soruları
https://lolonolo.com/2026/05/02/trm208u-peyzaj-cevre-ve-tarim-2023-2024-final-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Selamlar. Devasa ekosistemlerden tutun
0:02
da salonunuzda köşede duran o küçük
0:04
saksı bitkisine kadar uzanan bu harika
0:07
görsel incelemeye hoş geldiniz. Bugün
0:09
kelimenin tam anlamıyla doğanın
0:11
mimarisini konuşacağız. Gökyüzündeki
0:13
devasa o görünmez döngülerden başlayıp
0:16
kendi yaşam alanlarımızı nasıl
0:17
tasarladığımıza kadar uzanan oldukça
0:19
heyecan verici bir yolculuk bizi
0:21
bekliyor. Hazırsanız başlayalım. Bugün
0:24
dört temel adımımız var. Önce botanik ve
0:26
madde döngüleri ile başlıyoruz. Ardından
0:29
peyzaj tasarımı ve algı konusuna
0:31
geçeceğiz. 3üncü durağımız bitki üretimi
0:33
ve fizyolojisi olacak ve son olarak
0:35
mekanlarda bitki kullanımıyla bu işi
0:37
toparlayacağız. Bölüm 1. Botanik ve
0:40
madde döngüleri. Yeşil dünyamızı
0:42
şekillendiren görünmez güçleri anlamak.
0:44
Lafı hiç uzatmadan hemen bu konuya
0:46
dalalım. Şimdi bitkiler ve solunum
0:48
dendiğinde hepimizin aklına o klasik
0:51
bilgi gelir değil mi? İşte bitkiler
0:52
karbondioksit alır, oksijen verir falan.
0:55
Peki size şöyle bir şey sorsam. Madem
0:57
bitkilerin büyümesi için azot bu kadar
0:59
kritik bir element ve madem etrafımız
1:01
azotla dolu, bitkiler neden bu azotu
1:04
doğrudan havadan öylece çekip alamıyor?
1:06
Bakın bu gerçekten doğadaki en garip, en
1:09
muazzam paradokslardan biri. O
1:11
soluduğumuz atmosferin tam %78'i
1:14
azottur. Sadece %22'lik bir kısım
1:17
oksijen ve diğer gazlardan oluşur.
1:19
Düşünsenize devasa bir azot okyanusunun
1:21
içinde yüzüyoruz resmen. Ama gel gör ki
1:24
ne biz ne de bitkiler bu azotu havadan
1:27
alıp doğrudan kullanamıyoruz. Kesinlikle
1:29
mümkün değil. Bunun için ayaklarımızın
1:31
altındaki toprağa oradaki özel
1:33
bakterilere muhtacız. O bakteriler azotu
1:36
alıp bağlayacak, dönüştürecek ki
1:38
bitkiler onu kullanabilsin. İnanılmaz
1:40
bir sistem değil mi? Doğanın kendi
1:42
içinde ne kadar net stratejileri
1:44
olduğunu da buradan anlayabiliyoruz
1:45
aslında. Bitkiler alemine biraz tepeden
1:48
bakarsak sahnede iki büyük rakip var.
1:50
Anjiospermler yani kapalı tohumlular ve
1:53
cimnospermler açık tohumlular. Kapalı
1:55
tohumlular resmen dünyayı ele geçirmiş
1:57
durumda. Etrafınızda çiçek açan,
1:59
tohumunu meyve gibi bir yapının içinde
2:01
koruyan inanılmaz bir çeşitlilik var.
2:03
Öte yandaysa o hepimizin bildiği çamlar,
2:06
serviler gibi herdem yeşil açık
2:08
tohumlular var. Dışarıdan bakınca o
2:10
devasa cüsseleriyle çok baskın dursalar
2:12
da aslında Türk çeşitliliği açısından
2:15
kapalı tohumluların yanında devede kulak
2:17
kalıyorlar. Peki dünyayı ele geçiren bu
2:20
kapalı tohumluların içinde biraz daha
2:22
derine tarımımızı ayakta tutan gruba
2:24
inelim. Monokotiller yani tek
2:27
çenekliler. Bu grup bizim için çok
2:29
hayati. Neden mi? Çünkü buğday, mısır
2:33
hatta parklarda üzerinde oturduğumuz o
2:35
yemyeşil poa çimleri hep bu gruptan
2:38
çıkıyor. Tohumlarında tek bir embriyonik
2:40
yaprak var. O kadar basit ama o kadar
2:43
etkili bir yapıları var ki gövdeleri
2:45
genellikle dallanmıyor bile. Dümdüz
2:47
uzayıp gidiyor. Yalnız burada gerçekten
2:50
ilginç olan bir istisna var. Hani az
2:51
önce tek çenekliler için genellikle
2:54
dalsız dümdüz bir gövdeye sahiptirler
2:56
dedik ya. Doğada her zaman kuralları
2:58
yıkan bir isyankar mutlaka bulunur. Vida
3:01
palmiyesi yani pandanus. Bu bitki bir
3:04
tek çenekli olmasına rağmen resmen
3:06
büyüme ucundan iki eşit dala ayrılarak
3:08
dikatomik yani çatallı bir dallanma
3:10
sergiliyor. Botanik dünyasının bu havalı
3:13
istisnası bize kuralların bazen
3:15
çiğnenmek için olduğunu açıkça
3:16
gösteriyor. Makro düzeydeki botanik
3:19
maceramızı toparlarken bitkilerin şu
3:21
harika hayatta kalma ustalıklarını yani
3:23
adaptasyonlarına bakalım. Kurak ve
3:26
yağışsız yerlerde bitkiler pes etmez.
3:28
Adeta şekil değiştirir. Metamorfoz
3:30
geçirirler. Kaktüsleri veya evinizin
3:32
köşesindeki o minik sükulentleri bir
3:34
düşünün. O etli, kalın, dolgun gövdeleri
3:38
aslında keyiften değil. Tamamen suyu
3:40
depolamak ve hayatta kalmak için
3:42
dönüştürülmüş mükemmel birer biyolojik
3:44
su tankıdır. Geldik bölüm 2'ye. Peyzaj
3:47
tasarımı ve algı. Doğayı nasıl
3:49
şekillendiriyoruz ve o bizim zihnimizi
3:51
nasıl şekillendiriyor? Aslında
3:53
çevremizdeki doğayı planlama arzumuz
3:55
yepyeni bir heves değil. Yüzyıllardır
3:58
bunu yapıyoruz. Ta Antik Roma'ya
4:00
gidelim. Lucullus adında vizyoner biri
4:02
çıkıyor ve kent içinde halkın kullanımı
4:04
için ilk park düzenlemelerini yapıyor.
4:07
Zamanı biraz ileri saralım. 19. yüzyıl
4:10
Amerika'sına. Bu kez Burnham adında bir
4:12
öncü, Güzel Kent yani City Beautiful
4:15
denilen devasa bir akım başlatıyor.
4:18
Anıtsal binalar, geniş, planlı bulvarlar
4:20
inşa ediliyor. Amaç sadece şehrin göze
4:23
güzel görünmesi değil, aynı zamanda
4:25
tasarım yoluyla toplumun psikolojisine
4:27
bir nevi yön vermek. İşte tam da bu
4:30
noktada peyzaj mimarlarının nasıl birer
4:32
illüzyonist gibi çalıştıklarını
4:34
anlıyoruz. Sadece kullandıkları
4:36
yapraklarla bile mekan algınızı baştan
4:38
sona değiştirebilirler. Mesela mavi ve
4:40
yeşil gibi soğuk renkler veya incecik
4:43
dokulu bitkiler kullanırlarsa o alan
4:45
size çok dinlendirici gelir. Göz
4:47
sınırları daha uzakta algılar ve mekan
4:49
olduğundan çok daha ferah, genişmiş gibi
4:51
hissettirir. Ama devasa kaba dokulu ve
4:54
büyük yapraklı bitkiler koyarlarsa
4:56
anında dikkatinizi oraya çekerler. O
4:59
büyük yapraklar sınırları size doğru
5:01
çeker ve devasa bir alanı bile bir anda
5:03
daha dar, daha samimi algılamanıza yol
5:06
açar. Zihnimizle nasıl oynuyorlar
5:07
görüyorsunuz değil mi? Tabii bu harika
5:10
ilüzyonlar ve psikolojik oyunlar sadece
5:12
kağıt üzerinde bir fikir olarak kalamaz.
5:15
Sahaya inip ilk küreği toprağa vurmadan
5:17
önce her şeyin kesin bir matematiğe
5:19
dökülmesi şart. İşte buna uygulama
5:22
projesi diyoruz. Bu işin son ve en ince
5:25
detaylı aşamasıdır. Tasarımlar 1/2,
5:28
1/100 hatta 1/50 gibi inanılmaz detaylı
5:31
ölçeklerde çizilir ki o zihnimizde
5:33
kurduğumuz ilüzyonlar arazide milimetrik
5:36
olarak tam da planığı gibi inşa
5:38
edilebilsin. Bölüm 3. Bitki üretimi ve
5:40
fizyolojisi. Büyüme, üreme ve
5:43
dayanıklılık bilimi. Hadi biraz daha
5:45
yakından bakalım. Bir bitkinin kendi
5:48
kendine ya bugün havamdayım biraz çiçek
5:51
açayım ya da zamanı geldi artık uykuya
5:53
dalayım falan dediğini
5:54
düşünmüyorsunuzdur umarım. Aslında her
5:56
şey dışarıdan gelen komutlara bağlıdır.
5:59
Işık bitkinin biyolojik saati gibidir.
6:02
Tohumun çimlenmesini, o tomurcukların
6:04
patlamasını, çiçeklenmeyi doğrudan
6:06
yönetir. Biz buna fotoperiyodizm
6:09
diyoruz. Peki o göz alıcı renkler
6:11
nereden geliyor? Orada da sahneye
6:12
topraktaki fosfor çıkıyor. Fosfor sadece
6:15
bitkinin güçlü kökler salmasını
6:17
sağlamaz. Aynı zamanda o çiçeklere
6:20
canlılığını ve çarpıcı renklerini veren
6:22
asıl şeydir. Konu üremeden açılmışken
6:24
bir tohumun iç yapısının nasıl inşa
6:26
edildiğine bakalım. Tohum dediğimiz şey
6:28
doğanın tasarladığı en kusursuz hayatta
6:31
kalma kapsülüdür resmen. En dışta
6:33
zorluklara kafa tutan sert bir tohum
6:35
kabuğu var. İçinde ise embriyo yani
6:37
doğru zamanı, doğru anı bekleyen o
6:40
uyuyan minicik bitki. İyi ama bu minik
6:42
bitki daha toprak altındayken hiç güneş
6:44
yüzü görmeden filizlenecek gücü nereden
6:47
buluyor dersiniz? İşte o 3 numara besi
6:49
doku yani endosperma. Bu embriyonun
6:52
yanına özenle paketlenmiş bir besin
6:54
deposu. Çimlenmeyi başlatan tek yakıt
6:56
bu. Tohumlar doğanın o yavaş sabırlı
6:59
yöntemidir. Fakat tarımda zaman ve
7:01
kalite her şeydir değil mi? Özellikle
7:03
meyve ağaçlarında tohumun büyüyüp meyve
7:05
vermesini beklemek yerine çok daha hızlı
7:08
olan vejetatif yani eşeysiz üretim
7:10
tekniklerine başvururuz. En popüler
7:12
olanı da T göz aşısıdır. Çok pratik bir
7:15
işlem. Anaç bir bitkinin kabuğuna T
7:17
şeklinde minik bir çizik atarsınız ve o
7:19
çok sevdiğiniz kaliteli meyveden
7:21
aldığınız tek bir canlı tomurcuğu yani
7:23
gözü bu yarığa yerleştirirsiniz. Hepsi
7:26
bu. Seri üretimde muazzam bir hız
7:28
sağlar. Yalnız aklınızda bulunsun
7:30
eğrelti otlarındaki o sporla üreme falan
7:32
hücresel bir süreç olduğu için bu klasik
7:35
vejetatif tarım taktiklerinin arasına
7:36
girmiyor. Bilimden biraz sıyrılıp kendi
7:39
evimizin salonuna pratik hayata dönelim.
7:42
Evdeki bitkilerinizi aranız nasıl?
7:44
Hepimizin başına kesin gelmiştir. Böyle
7:46
hevesle gidip aldığınız o güzelim salon
7:48
bitkisinin yapraklarının uçları aniden
7:50
çıtır çıtır kurumaya, kahverengileşmeye
7:53
başlar. İnsan anında panik oluyor.
7:55
Eyvah! Kesin çok kötü bir hastalığa bir
7:57
mantara yakalandı diye düşünüyoruz,
7:58
değil mi? Peki gerçek suçlu kim
8:01
dersiniz? Derin bir oh çekebilirsiniz.
8:04
Bitkiniz muhtemelen öyle korkunç,
8:06
ölümcül bir hastalığa falan yakalanmadı.
8:08
Bu durumun asıl sebebi genellikle
8:10
abiyojcik dediğimiz çevresel
8:12
faktörlerdir. Mesela koruma amaçlı
8:14
uyguladığınız o sert ilaçlar,
8:16
pestisitler bitkiyi yakmış olabilir. Ya
8:18
da bitkiniz dar bir koridordadır. Gelip
8:20
geçerken sürekli yaprağına
8:22
çarpıyorsunuzdur. Rüzgar çarpıyordur.
8:24
İşte bu tarz fiziksel yıpranmalar o
8:26
sinir bozucu kahverengi kavrulmuş
8:28
uçların bir numaralı şüphelisidir. Ve
8:31
son bölümümüze geldik. Bölüm 4.
8:33
Mekanlarda bitki kullanımı. Dışarıyı
8:36
içeri taşımak ve bitkileri kelimenin tam
8:38
anlamıyla işe koşmak. Önce evimizin
8:42
sınırlarından dış mekandan başlayalım.
8:44
Diyelim ki bahçenize bir yürüyüş yolu
8:46
çizeceksiniz ya da bir sınır
8:48
belirleyeceksiniz. Kışın gelmesiyle
8:50
bütün yapraklarını döküp çirkinleşen kel
8:53
kalan bir bitki istemezsiniz herhalde.
8:55
İşte burada sahneye peyzajın o sadık
8:58
askeri Şimşir çıkar. Bütün kış o muazzam
9:00
yeşil rengini koruyan, sınırları net bir
9:03
estetikle çizen tam bir herdem yeşil
9:05
şampiyonudur. Peki sınırları geçip
9:07
içeriye salonumuza girdiğimizde ne
9:09
oluyor? İç mekan peyzajında işler
9:11
aslında iki net stratejiye ayrılır.
9:13
Bazen bir bitkiyi devasa boyutu ve o
9:15
alacalı harika desenleri için seçeriz.
9:17
Difenbahya, kroton ya da o bildiğimiz
9:19
paşa kılıcı gibi. Bunlar tam bir yaprak
9:21
güzelidir. Ama bazen de salonda şöyle
9:24
bir renk patlaması, bir neşe isteriz ve
9:26
çiçek güzellerine yöneliriz. Sadece o
9:28
çarpıcı, harika renkli çiçekleri için
9:30
mekanı yerleştirdiğimiz bir açel gibi
9:32
mesela. Ama bakın buradaki en vurucu
9:34
nokta şu. Salonunuza koyduğunuz o
9:36
bitkiler sadece güzel görünmek için
9:37
orada durmuyorlar. Resmen bizim için
9:39
çalışıyorlar. NASA'nın bu konuda harika
9:41
araştırmaları var. Barış çiçeği veya
9:43
Drasena dediğimiz bitkiler evdeki
9:45
mobilyalarınızdan sızan formalde Hit,
9:47
kısilen gibi o toksik gazları adeta
9:49
süpüren devasa bir hava filtresi
9:51
gibidir. Fakat burada çok yaygın, çok
9:53
bilinen bir efsaneyi de çürütelim. Çoğu
9:55
kişi Aloe Vera'nın havayı inanılmaz
9:57
temizlediğini düşünür. Aslında Aloe
9:59
Vera'nın olayı o değildir. O daha çok
10:01
gece oksijen salınımı yapmasıyla ve
10:03
jelinin o tıbbi kullanımıyla yani
10:05
yanıklara falan iyi gelmesiyle bilinir.
10:07
Birincil bir formal de yani zehir
10:08
filtresi değildir kesinlikle. Ve işte
10:11
atmosferdeki o görünmez gazlardan
10:13
başlayıp evinizdeki havanın nasıl
10:15
temizlendiğine kadar uzanan
10:17
yolculuğumuzu burada sonlandırıyoruz.
10:19
Doğanın arkasındaki kusursuz matematiği,
10:21
tohumların içindeki o küçük evreni ve
10:24
zihnimizde yarattığımız algısal
10:25
ilüzyonları artık net bir şekilde
10:27
gördünüz. Şimdi asıl sormamız gereken
10:29
soru şu. Bütün bunları anladıktan sonra
10:31
yarın evinizdeki o kuruyan yaprağa,
10:34
sokağınızdaki ağaçlara veya o planlı
10:36
parklara aynı sıradan gözle mi
10:37
bakacaksınız? Yoksa çevrenizi bilim ve
10:40
tasarımın bu muazzam birleşimiyle baştan
10:42
mı şekillendireceksiniz? Düşünmeye değer
10:44
öyle değil mi? Bu görsel incelememizde
10:46
bize katıldığınız için çok teşekkürler.
10:48
Kendinize ve elbette etrafınızdaki
10:50
bitkilere çok iyi bakın.

