TİC104U Dış Ticarete Giriş
https://lolonolo.com/anadolu-aof/tic104u-dis-ticarete-giris/
Bu kaynaklar, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi bünyesindeki dış ticarete giriş dersi için hazırlanan kapsamlı bir eğitim rehberi niteliğindedir. Metinler, dış ticaretin temel kavramlarından tarihsel gelişimine, teslim ve ödeme şekillerinden gümrük prosedürlerine kadar geniş bir müfredatı üniteler halinde özetlemektedir. İthalat ve ihracat operasyonlarında kullanılan resmi belgeler, lojistik süreçler ve finansman yöntemleri gibi teknik detaylar, öğrenciyi sınavlara hazırlayacak şekilde yapılandırılmıştır. Ayrıca, küresel ticaret trendleri, dijitalleşme ve Türkiye'nin ekonomi tarihindeki yeri gibi güncel ve yerel perspektifler sunulmaktadır. İçerik, konu anlatımlarının ardından yer alan çözümlü deneme sorularıyla bilginin pekiştirilmesini amaçlayan bir ders materyali işlevi görmektedir.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Hepimiz internetten bir şeyler alıyoruz,
0:02
değil mi? Peki o çok sevdiğiniz spor
0:04
ayakkabı, o son model telefon size
0:06
gelene kadar dünyayı nasıl dolaşıyor?
0:08
Hiç düşündünüz mü? İşte bugün bu
0:11
karmaşık ama bir o kadar da büyüleyici
0:13
yolculuğun yani bir ürünün fabrikadan
0:15
çıkıp kapınıza kadar gelişinin gizli
0:17
hikayesine dalıyoruz. Bu yolculuk inanın
0:20
Lana öyle basit bir kargolama değil.
0:23
Küresel kuralların, tonla belgenin ve
0:25
bir sürü riskin olduğu devasa bir
0:28
operasyon. Gelin bu sistemin nasıl
0:30
işlediğini anlamak için tek bir çift
0:32
spor ayakkabının peşine takılalım.
0:34
Bakalım başlarına neler geliyor. Ve
0:37
hikayemiz başlıyor. Sahnede iki ana
0:40
karakterimiz var. Bir yanda spor
0:42
ayakkabıları üreten ihracatçı, diğer
0:44
yanda da bu ayakkabıları alıp kendi
0:46
ülkesinde satmak isteyen ithalatçı. Peki
0:49
bu insanlar neden ticaret yapıyor? Çok
0:52
basit. Temel ekonomik sebeplerden ötürü.
0:54
Belki bir ülke ayakkabı öğretmekte daha
0:56
ucuz ve daha verimli. Öteki ülke ise
0:59
diyelim ki zeytinyağında daha iyi.
1:01
Herkes en iyi yaptığı işe odaklanınca
1:03
kaynaklar boşa gitmiyor ve sonuçta iki
1:05
taraf da kazanıyor. Klasik bir kazan
1:08
kazan durumu yani. Tamam anlaşma yapıldı
1:11
ama durun. Ayakkabılar hemen yola
1:13
çıkamıyor. Önce alıcı ve satıcının çok
1:15
ama çok önemli iki konuda anlaşması
1:18
lazım. 1. Bu uzun yolculuktan kim
1:20
sorumlu olacak? İki satıcı parasını ne
1:23
zaman ve nasıl alacak? İşte burada
1:26
devreye incerms dediğimiz bir şey
1:28
giriyor. Bunu uluslararası ticaretin
1:30
evrensel oyun kuralları gibi
1:32
düşünebilirsiniz. Yani nakliye sürecinin
1:35
her bir adımında masrafları kim
1:37
ödeyecek, risk kimin üzerinde olacak?
1:39
Bütün bu detayları netleştiren kurallar
1:41
bunlar. Bakın bu kuralların bir
1:44
yelpazesi var. Bir uçta EXW var. Burada
1:47
satıcı sadece ayakkabıları fabrikasında
1:49
hazır ediyor. Gerisi tamamen alıcıya
1:51
ait. Diğer uçtaysa DDP var. Burada da
1:54
satıcı A'dan Z'ye her şeyle ilgilenip
1:56
ürünü alıcının kapısına kadar teslim
1:58
ediyor. Arada da bir sürü farklı seçenek
2:00
var tabii. Mesela FOB diye bir kural var
2:03
ki satıcının sorumluluğu malları limanda
2:05
gemiye yüklediği an biter. Yani herkes
2:07
kendine en uygun kuralı seçiyor. Gelelim
2:10
ikinci kritik konuya. Ödeme. Bu mesele
2:13
tamamen güvenle alakalı. Düşünsenize
2:15
satıcı diyor ki paramı peşin isterim.
2:18
Alıcı da diyor ki yahu malı görmeden
2:20
nasıl para vereyim? İkisi de kendince
2:22
haklı. İşte tam bu noktada bu güven
2:25
problemini çözmek için akreditif diye
2:28
bir şey icat edilmiş. Olay şu. Araya bir
2:31
banka giriyor. Banka satıcıya diyor ki,
2:33
"Sen malları doğru dürüst yolla.
2:35
Belgeleri bana getir. Paran bende
2:37
garanti." Alıcıya da diyor ki, "Merak
2:39
etme, satıcı doğru belgeleri getirmeden
2:42
parasını alamaz. Böylece banka güvenilir
2:45
bir aracı oluyor ve herkesin içi rahat
2:47
ediyor. Anlaşmalar tamam, ödeme yöntemi
2:50
belli. Şimdi geldik işin en sıkıcı ama
2:53
en kritik kısmına. Evrak işleri. Şunu
2:56
net söyleyeyim. Bu belgeler olmadan o
2:59
spor ayakkabılar fabrikanın kapısından
3:01
dışarı adımını bile atamaz. Bu belgeleri
3:04
ürünümüzün pasaportu olarak düşünün.
3:07
İçinde neler var? Ticari faturası var.
3:10
Ayakkabıların nerede üretildiğini
3:12
gösteren menşe şehadetnamesi var.
3:14
Kolinin içinde ne olduğunu yazan bir
3:16
liste var. Her bir belgenin kendine özgü
3:19
bir amacı var ve hepsi gümrükte didik
3:22
didik incelenecek. Yalnız bütün bu
3:24
kağıtların içinde bir tanesi var ki
3:27
diğerlerinden çok daha önemli. Adı
3:29
Konşimento. Bu belge basit bir taşıma
3:32
senedi değil. Aslında o malın tapusu
3:34
demek. Evet, yanlış duymadınız. O kağıt
3:37
parçası fiziksel olarak ayakkabıların
3:39
kendisi kadar değerli. Yani bu nakliye
3:43
şirketinin verdiği bir makbuzdan çok
3:45
daha fazlası. Spor ayakkabıların tapu
3:47
senedi adeta. Konşumento kimin elindeyse
3:50
malların yasal sahibi de odur.
3:52
Mülkiyette ancak bu belge el
3:54
değiştirdiğinde transfer ediliyor. İşte
3:56
bu yüzden akreditifli işlemlerde banka
3:59
alıcı ödemeyi yapana kadar bu değerli
4:01
belgeye el koyuyor. Ne kadar zekice
4:03
değil mi? Evet. Kurallar belli, evraklar
4:07
tamam. Spor ayakkabılarımız artık
4:09
paketlendi ve okyanusları aşacakları o
4:11
uzun fiziksel yolculuklarına başlamak
4:13
için hazırlar. Ama tabii bu yolculuk hiç
4:16
de risksiz değil. Düşünsenize açık
4:19
denizde fırtınalar kopabilir, kazalar
4:21
olabilir hatta hırsızlık. Bazen de
4:24
Süveyş kanalında olduğu gibi devasa bir
4:26
gemi kanala sıkışır ve bütün dünya
4:28
ticareti günlerce kilitlenir. E hal
4:31
böyle olunca sigorta yaptırmak artık bir
4:33
lüks değil zorunluluk haline geliyor.
4:36
İşte bu noktada devreye MT sigortası
4:38
giriyor. Bu sigorta kargonun değerini
4:41
koruma altına alıyor. Özellikle all
4:43
risks denilen yani tüm riskleri kapsayan
4:46
bir poliçe yaptırdığınızda başınıza
4:48
gelebilecek neredeyse her türlü aksiliğe
4:50
karşı en geniş korumayı sağlamış
4:52
oluyorsunuz. Haftalar süren deniz
4:55
yolculuğunun ardından spor
4:57
ayakkabılarımız nihayet hedef limana
4:59
ulaştı. Ama rahat bir nefes almak için
5:01
heniz derken çünkü önlerinde son ve
5:04
belki de en zorlu engel var. Gümrük.
5:07
Gümrük süreci elektronik ortamda bir
5:10
beyanname doldurmakla başlıyor. Sonra
5:13
gümrük memurları o bahsettiğimiz ürün
5:15
pasaportunu yani tüm belgeleri
5:17
inceliyor. Eğer şüphelenirlerse kutuları
5:20
açıp malları bizzat kontrol edebilirler.
5:23
Sonrasında da ülkeye giriş için ödenmesi
5:25
gereken vergileri hesaplıyorlar. Bütün
5:27
bu adımlar sorunsuz tamamlanırsa mallar
5:30
nihayet ülkeye giriş izni alıyor. Peki
5:33
bu vergiler neye göre hesaplanıyor? İşte
5:35
burada GTIP diye bir kod sistemi devreye
5:38
giriyor. Her ürünün kendine ait
5:40
uluslararası geçerliliği olan bir kodu
5:43
var. Bu kod memurlara ürünün ne olduğunu
5:46
ve dolayısıyla hangi vergi oranının
5:48
uygulanması gerektiğini net bir şekilde
5:50
söylüyor. Bu yüzden aynı spor
5:52
ayakkabının fiyatı farklı ülkelerde
5:54
gümrük vergileri yüzünden bambaşka
5:56
olabiliyor. Gümrük de aşıldı ve spor
5:58
ayakta artık ithalatçının deposuna doğru
6:01
yola çıkmaya hazır. Evet, bu modern ve
6:04
karmaşık görünen yolculuk tamamlandı.
6:07
Ama unutmayın bugün tanık olduğumuz bu
6:09
sistem aslında binlerce yıllık bir
6:12
evlin, ticaretin uzun hikayesinin son
6:15
halkası. Tabii ki bu sistem bir gecede
6:17
kurulmadı. Kökleri ta Mezopotamya'daki
6:20
basit takaslara kadar uzanıyor. Sonra
6:22
Orta Çağ'da doğuyla batıyı birbirine
6:24
bağlayan o efsanevi ipek ve baharat
6:26
yolları var. Yakın tarihe geldiğimizde
6:28
ise David Ricardo gibi ekonomistler
6:30
teoriler geliştiriyor. Ülkelerin
6:32
uzmanlaştıkları alanlarda üretim yapıp
6:34
ticaret yapmalarının herkesin yararının
6:36
olduğunu gösteriyorlar. Ve nihayet I.
6:39
Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan Dünya
6:41
Ticaret Örgütü gibi yapılar kuralları
6:43
standardize ederek bugünkü küresel
6:45
ticaret sisteminin temellerini atıyor.
6:47
Yani özetle antik çağın ipeğinden
6:50
bugünün anında indirilebilen dijital
6:52
dosyalarına kadar ticaret denen bu olgu
6:55
hepimizi birbirimize bağlıyor. Bu mal ve
6:57
hizmet alışverişi yapma içgüdüsü sadece
7:00
ekonomileri değil aynı zamanda
7:02
kültürleri ve insanları da birbirine
7:04
kenetleyen en temel, en güçlü, küresel
7:06
kuvvetlerden biri. İşte anlattığımız bu
7:09
sistem bugün fiziksel malları gezegenin
7:12
bir ucundan diğerine taşıyor. Peki
7:15
gelecek ne getirecek? Blog zincir gibi,
7:17
yapay zeka gibi teknolojiler geliştikçe
7:20
gelecekte nelerin ticaretini yapacağız
7:23
ve o şeyler nasıl seyahat edecek? İşte
7:26
bu sorular da düşünmeye değer. Bir
7:28
dahaki sefere yurt dışından gelen bir
7:30
paketi açtığınızda umarım bu inanılmaz
7:32
yolculuk aklınıza gelir.
#Freight Transport
#Maritime Transport
#Education
#Import & Export

