Auzef Temel Tasarım-2 2025-2026 Final Soruları
https://lolonolo.com/2026/06/10/temel-tasarim-2-2025-2026-final-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Selam tasarım tutkunları. Bugünkü görsel
0:02
çözümlememize hoş geldiniz. Bugün
0:04
gerçekten büyüleyici bir şey yapacağız.
0:06
Bembeyaz bomboş bir tuvalden yola çıkıp
0:09
adım adım kusursuz bir kompozisyon inşa
0:11
edeceğiz. Görsel dünyanın arka planında
0:14
tıkır tıkır işleyen o görünmez kuralları
0:16
beynimizin estetiği aslında nasıl
0:18
algıladığını tek tek masaya yatırıyoruz.
0:20
Eğer formların, renklerin ve o devasa
0:23
boşlukların gerçekte ne anlama geldiğini
0:24
merak ediyorsanız kesinlikle doğru
0:26
yerdesiniz. Pekala. Hiç vakit
0:28
kaybetmeden hemen dalalım. İşte bugünkü
0:31
yol haritamız. Önce minimalizm ve temel
0:33
ilkeler diyeceğiz. Ardından renk
0:35
teorisiyle o meşhur musun sistemine
0:36
bakacağız. Sonra geometri, ölçek ve
0:38
sanat ile işin matematiğine girecek ve
0:41
son olarak form, figür ve hiyerarşi ile
0:43
her şeyi üç boyutlu bir gerçeğe
0:44
dönüştüreceğiz. Hemen birinci
0:46
bölümümüzle yani minimalizm ve temel
0:49
ilkeler ile başlıyoruz. Alt başlığımız
0:52
gereksizlerden kaçınmak. Her büyük eser
0:55
o korkutucu bembeyaz tuvalle başlıyor
0:58
değil mi? Amacımız gereksiz
1:00
süslemelerden kaçınıp konuyu en temel,
1:03
en saf haline indirmek. Peki ama bu
1:07
süreçte o meşhur görsel kaostan nasıl
1:09
kaçınacağız? Bir an için harika
1:12
fikirlerinizi, tüm o müthiş ögeleri aynı
1:14
anda tuvale fırlattığınızı düşünün. Eğer
1:16
oradaki her şey bana bak, bana bak diye
1:19
aynı ses tonuyla bağırırsa izleyicinin
1:21
gözü nereye odaklanacağını şaşırır.
1:24
Sonuç ne mi olur? Zihni yoran, mesajını
1:26
tamamen kaybeden mutlak bir kaos. İşte o
1:30
kaosu dizginlemenin sırrı tam olarak bu
1:32
iki kelimede saklı. Görsel hiyerarşi ve
1:35
bütünlük. Görsel hiyerarşiyi tasarımdaki
1:38
trafik polisiniz gibi düşünün.
1:40
izleyiciye adeta fısıldayarak, "Önce
1:42
buraya bak, sonra şuraya geç." diyen
1:44
görünmez bir rehberdir. Birlik yani
1:47
bütünlük ilkesi ise tasarımı darmadağan
1:49
olmaktan kurtaran bir mıknatıstır.
1:51
Birbiriyle tamamen alakasız duran o
1:53
parçaları bile alır, tek ve güçlü bir
1:55
amaca bağlar. Tamam, hiyerarşiyi kurduk,
1:58
gözü yönlendiriyoruz ama tasarımın da
2:01
sağlam durması, yere basması lazım. İşte
2:03
burada temel dengeleme araçlarımız
2:05
devreye giriyor. Denge dediğimiz şey
2:07
karşıt optik ağırlıkların o tatmin edici
2:10
eşitliğidir. Tasarımın görsel olarak
2:12
sağa sola devrilmeden dimdik ayakta
2:15
durmasını sağlar. Ancak dürüst olalım
2:17
kusursuz bir denge bazen inanılmaz
2:20
sıkıcı olabilir. İşte çeşitlilik tam bu
2:22
noktada o monotonluğu paramparça etmek
2:25
için sahneye çıkar. Farklı unsurlar uyum
2:27
içinde bir araya gelir. Yani hem çok
2:29
sağlam ve istikrarlı hem de asla sıkıcı
2:32
değil. Gelelim ikinci bölüme. Renk
2:35
teorisi. Monsun renk sistemi. Şimdi o
2:38
yapısal olarak mükemmel kurduğumuz,
2:40
dengelediğimiz tuvaletimize biraz hayat,
2:43
biraz duygu ve ışık katma zamanı.
2:46
Amerikalı sanat eğitimcisi Albert H.
2:48
Monsell'ın o muazzam sistemine hoş
2:50
geldiniz. Monsell aslında rengin tam
2:53
anlamıyla otopsisini yapıyor ve onu üç
2:55
net boyuta ayırıyor. Birincisi hue yani
2:58
hakim renk. Bu rengin kimliğidir,
3:00
adıdır. Kırmızı, sarı, turuncu gibi.
3:02
İkincisi value yani değer. Açıklık ve
3:05
koyuluk arasındaki o hassas dengedir. Ve
3:08
üçüncüsü kroma. Bu rengin doygunluğudur.
3:11
Yani tabiri caizse rengin ne kadar
3:13
yüksek sesle bağırdığıdır. Ve bu ayrım
3:16
ışık ile rengin o büyüleyici dansını
3:19
inanılmaz net bir şekilde gösteriyor.
3:21
Diyelim ki elinizde saf bir renk var.
3:23
İçine biraz siyah eklerseniz elde
3:25
edeceğiniz şey bir gölgedir. Rengi
3:27
karanlıklaştırır. Ona bir ağırlık, bir
3:30
ciddiyet katarsınız. Ama yok aynı saf
3:33
renge beyaz eklerseniz bu kez bir açık
3:35
ton yaratmış olursunuz. Rengin adeta
3:38
nefes almasını, hafiflemesini
3:40
sağlarsınız. Araya gri katarsanız da
3:43
işin tonu değişir. Gördüğünüz gibi
3:45
bunlar sadece basit boya karışımları
3:47
değil. Bunlar izleyicinin duygularıyla
3:50
doğrudan oynamanın, onları yönetmenin
3:52
yollarıdır. Peki neden değerlerle yani o
3:55
açık koyu dengesiyle bu kadar çok
3:57
oynuyoruz? Neden bu kadar hayati? Çünkü
4:00
görsel dünyada değer kontrastı yaratmak
4:03
doğrudan dramayı artırmak demektir. Bir
4:06
sanatçının veya tasarımcının işine kendi
4:08
eşsiz imzasını o kişisel stilini
4:11
atmasının en kestirme yolu budur. Bizi
4:14
bir esere mıknatıs gibi çeken şey o ışık
4:16
ve karanlığın birbirine girdiği dramatik
4:19
çarpışmadan başka bir şey değildir
4:21
aslında. 3üncü bölümümüze geçiyoruz.
4:23
Geometri, ölçek ve sanat. Alt başlığımız
4:27
ise matematiksel gerçekler. renklerin o
4:30
duygusal dünyasından biraz çıkıp
4:32
kompozisyonumuza o asıl ağırlığı, o
4:34
tarihsel bağlamı kazandıran kuralların
4:37
nasıl inşa edildiğine ve sonra nasıl
4:39
cesurce yıkıldığına bir bakalım.
4:40
Önümüzde adeta muazzam bir tarihsel alet
4:43
çantası var. Mesela Fransız matematikçi
4:46
Gaspard Monch. Kendisi nesnelerin dış
4:49
sınırlarını belirleyen tasarı
4:50
geometrinin kurucusu. Onun çizdiği
4:52
sınırlara karşılık hemen ardından gelen
4:54
kübizm akımı tek noktalı perspektifi
4:56
paramparça ederek muazzam bir isyan
4:58
başlattı. Sonra Jacometti o incecik
5:01
varoluşsal figürleriyle tasarıma
5:03
inanılmaz derinlikler kattı. MC Asher
5:05
ise figür ve zemin ayrımını tamamen yok
5:08
edip zihnimizle, algımızla adeta oyun
5:10
oynadı. Aslında ölçek deyince aklıma hep
5:13
şu büyüleyici hiyerarik ölçek meselesi
5:16
gelir bence. Tarihsel tasarımdaki en
5:18
ilginç tercihlerden biri kesinlikle bu.
5:20
Neden mi? Çünkü fiziksel gerçekliği,
5:23
oranları falan tamamen çöpe atıyorsunuz.
5:25
Antik dönem sanatçıları figürleri
5:27
çizerken bu adam gerçekten ne kadar uzun
5:29
diye sormuyorlardı. Onun yerine bu
5:31
adamın toplumdaki gücü ne diye
5:33
soruyorlardı. Kral devasa çiziliyordu.
5:36
Sıradan halksa, küçücük bir yer karınca
5:38
gibi toplumsal statün ve o görünmez
5:40
hiyerarşinin fiziksel gerçekliği nasıl
5:42
acımasızca ezip geçtiğinin en net, en
5:45
çarpıcı kanıtı budur. Ve dördüncü son
5:47
bölümümüz. Form, figür ve hiyerarşi.
5:50
Yani üç boyutlu gerçeklik. İşte şimdi
5:53
işler gerçekte ilginçleşiyor. O başından
5:55
beri üzerinde çalıştığımız yassı düz
5:58
kompozisyonumuzu alıp üç boyutlu
6:00
neredeyse dokunabileceğiniz bir uzaya
6:02
itmenin tam vakti. Öncelikle şu çok
6:05
karıştırılan kavramları bir
6:06
netleştirelim. Sadece eni ve boyu olan
6:09
dış sınırlarla çizilmiş unsurlara şekil
6:12
diyoruz. Mesela kağıda çizdiğiniz basit
6:14
bir çember. Ancak işin içine ışık
6:17
girdiğinde o ışığın yarattığı gölgeler
6:20
ve perspektif eklendiğinde nesne hacim
6:22
kazanır ve artık form adını alır. O
6:25
kağıttaki yassı çember birdenbire
6:27
elinize alabileceğiniz üç boyutlu bir
6:30
küreye dönüşür. Peki bütün bunlar
6:32
olurken o negatif alana, o boşluğa ne
6:34
oluyor? Boşluk dediğimiz şey aslında tek
6:37
başına hiçbir şeydir. Negatif alanın bir
6:39
anlam, bir değer kazanabilmesi için
6:41
karşısında ona zıt duran bir doluluk
6:43
olması şarttır. Sessizliğin kıymetini
6:45
ancak gürültüyü duyduğumuzda anlarız.
6:47
Öyle değil mi? Tasarımda da durum
6:49
tamamen aynı. Ve unutmayın modern bir
6:51
hiyerarşi kurmak için öyle çok katı aynı
6:53
gibi bir simetri kurmak zorunda
6:55
değilsiniz. Tam tersine en güçlü
6:57
hiyerarşiler zıtlıklar, orantılar ve
6:59
derecelendirmeler üzerine kurulur. Bazen
7:02
ustaca kurgulanmış bir asimetri
7:04
dünyadaki en iyi dengeyi yaratır. Hazır
7:06
kurallardan bahsetmişken burada durup
7:09
çok ama çok yaygın bir miti yerle bir
7:11
edelim. Akademik çevrelerde bile sıkça
7:13
duyarsınız. Büyük ve küçük daireler yan
7:15
yana geldiğinde küçük olanın her zaman
7:17
daha çok dikkat çekeceği söylenir. Yok
7:20
öyle bir şey. Bu devasa bir genelleme
7:22
hatasıdır. Tasarım dediğimiz şey bu
7:24
kadar katı kör kurallarla değil bağlamla
7:26
çalışır. O küçük dairenin etrafındaki
7:29
negatif alan nasıl? Rengi ne? Hiyarşi
7:31
dinamikleri nasıl kurgulanmış?
7:33
İnsanların nereye bakacağını bunlar
7:35
belirler. Küçük olan her zaman dikkat
7:37
çekmez. Sadece doğru kurgulanmış olan
7:40
dikkat çeker. Ve işte temel tasarımın
7:43
arka bahçesine yaptığımız bu büyüleyici
7:45
yolculuğun sonuna geldik. O bembeyaz
7:48
minimalist tuvalde başlayan kaosu aldık.
7:51
Görsel hiyerarşiyle yola getirdik.
7:53
Munsel'in renkleriyle ona ruh ve duygu
7:55
üfledik. Mong'nin geometrisiyle o
7:57
sarsılmaz iskeleti kurduk ve en sonunda
8:00
ışıkla formla her şeyi üç boyutlu canlı
8:03
bir gerçeğe dönüştürdük. Görsel iletişim
8:05
gücü dedikleri şey tam da bu adımların
8:07
kusursuz uyumunda gizli. Şimdi bütün bu
8:10
yapı taşlarını o tuvali bir baş yapıta
8:12
çeviren araçları artık adınız gibi
8:15
biliyorsunuz. O halde size son bir soru
8:17
bırakıyorum. Kendi tasarımınızı, kendi
8:20
dünyanızı yaratırken ilk olarak hangi
8:22
kuralı yıkacaksınız? Bir sonrakinde
8:24
görüşmek üzere. Hoşça kalın.
#Jobs & Education

