Auzef Temel Gerontoloji 2023-2024 Vize Soruları
https://lolonolo.com/2026/04/17/temel-gerontoloji-2023-2024-vize-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Bugünkü konumuz
0:02
gerontoloji. Yani yaşlanmanın o
0:04
şaşırtıcı bilimi. Hani hep aklımıza
0:06
kırışıklıklar, beyaz saçlar gelir ya.
0:08
İşte bugün işin bundan çok daha fazlası
0:11
olduğunu, yaşlanmanın aslında ne demek
0:13
olduğunu birlikte kurcalayacağız.
0:15
Hazırsanız haydi başlayalım. Yaşlanmak
0:18
deyince aklınıza ilk ne geliyor?
0:20
Kırışıklıklar, beyazlayan saçlar.
0:22
Genelde bu değil mi? Peki ya size desem
0:25
ki bu sadece buzdağının görünen yüzü.
0:28
Asıl hikaye çok daha derinlerde. Evet,
0:31
aynen öyle. Yaşlanma süreci tıpkı bir
0:33
buzdağına benziyor. Hani suyun üstünde
0:35
gördüğümüz kısım var ya işte o bizim
0:37
fiziksel değişimlerimiz ama asıl olay
0:40
suyun altında. Orada kocaman bir dünya
0:42
var. Toplumdaki yerimiz, rollerimiz
0:45
hatta kendi iş dünyamızdaki o psikolojik
0:47
yolculuk hepsi bu sürecin bir parçası. O
0:50
zaman hadi o buzdağının görünmeyen
0:52
kısmına suyun altına şöyle bir dalalım.
0:54
Göreceksiniz yaşlanma dediğimiz şey
0:57
sadece bedenimizle alakalı bir durum
0:58
değil. Biyolojinin çok ama çok ötesinde
1:01
boyutları var. Mesela işte kilit
1:03
kavramlardan biri sosyolojik yaşlanma.
1:07
Bakın bu vücudumuzun yaşlanması değil.
1:09
Toplum içindeki yerimizin, rollerimizin
1:12
değişmesi demek. En basitinden düşünün.
1:14
Emeklilik yıllarca çalıştığınız üretken
1:17
rolden bir anda çıkıp bambaşka bir role
1:20
bürünüyorsunuz. İşte bu sosyolojik
1:23
yaşlanmanın ta kendisi. Yani olayı tam
1:25
kavramak için aslında elimizde üç farklı
1:27
gözlük var gibi düşünebiliriz. Biri
1:30
biyolojik gözlük. Bununla vücudumuzdaki
1:32
değişimlere bakıyoruz. Diğeri psikolojik
1:34
gözlük. Zihnimizde, duygularımızda neler
1:37
olup bittiğini anlamaya çalışıyoruz.
1:39
Üçüncüsü de sosyolojik gözlük.
1:41
Toplumdaki yerimizi, rollerimizi
1:43
inceliyoruz. Ve işin ilginç yanı ne
1:45
biliyor musunuz? Bu üçü o kadar
1:47
birbiriyle bağlantılı ki birini
1:49
diğerinden ayırmak imkansız gibi bir
1:51
şey. Peki bireyden çıkıp şöyle daha
1:54
büyük resme bakalım. Bütün bir toplumun,
1:57
bir ülkenin yaşlandığını nasıl anlarız?
1:59
Hani derler ya Türkiye yaşlanıyor diye.
2:01
Bunu neye göre söylüyorlar? Aslında
2:03
bunun için kullanılan çok net, çok basit
2:05
bir ölçüt var. Cevap aslında şaşırtıcı
2:08
deregede basit. Birleşmiş Milletler
2:10
falan hep aynı şeye bakıyor. Bir
2:12
ülkedeki 65 yaş ve üzeri nüfusun toplam
2:15
nüfusa oranı işte bu kadar. Bu basit
2:18
yüzde aslında bize o ülkenin sosyal
2:20
yapısını, ekonomisini, geleceği hakkında
2:23
inanılmaz ipuçları veriyor. İşte o
2:25
sihirli rakam, o kırmızı çizgi bu. Eğer
2:28
bir ülkede her 100 kişiden 7'si, 8i,
2:31
10'u 65 yaşın üzerindeyse tamam o ülke
2:34
artık resmen yaşlı nüfus sınıfına girmiş
2:37
demektir. Ve bu sadece bir rakamdan
2:38
ibaret değil inanın. Bu o ülkenin sosyal
2:41
güvenlik sisteminden tutun da sağlık
2:42
hizmetlerine hatta şehir planlamasına
2:45
kadar her şeyi baştan düşünmesi
2:46
gerektiği anlamına geliyor. Bayağı ciddi
2:48
bir durum yani. Şimdi büyük resimden
2:50
yani toplumdan tekrar bireye, kendi
2:52
vücudumuza geri dönelim. Yıllar geçtikçe
2:55
içimizde sessiz sedasız neler değişiyor?
2:57
Hangi dengeler altüst oluyor? Gelin
3:00
bunun gündelik hayattaki yansımalarına
3:01
biraz daha yakından bakalım. Vücudumuzda
3:04
zamanla adeta bir yer değiştirme
3:06
operasyonu oluyor. Kemik ve kas kütlemiz
3:08
yavaş yavaş azalıyor. Ben gidiyorum
3:10
diyor. Onların yerine de yağ dokusu
3:12
merhaba diyor gelip yerleşiyor. Bir de
3:14
vücuttaki toplam sıvı miktarı azalıyor.
3:17
İşte bu yüzden yaşlı insanların
3:18
özellikle sıcak havalarda neden
3:20
dehidrasyona yani susuz kalmaya karşı
3:22
çok daha hassas olduğunu anlıyoruz. Ve
3:25
bu değişimler tam bir domino taşı etkisi
3:27
yaratıyor. Düşünün akciğer dokusu
3:30
esnekliğini kaybedince nefes almak bile
3:32
eskisinden biraz daha zahmetli hale
3:34
geliyor. E damarlar sertleşince bu sefer
3:36
kalp zorlanıyor. Kanı pompalamak için
3:38
daha çok çalışıyor. Bu da zamanla kalp
3:41
kasının kalınlaşmasına yol açıyor.
3:43
Gördüğünüz gibi her şey birbirine bağlı.
3:46
Peki gelelim sindirim sistemine. Hep
3:48
duyarız ya yaşlanınca metabolizma
3:50
yavaşlıyor diye. Ama mide durum ne
3:52
acaba? O da mı yavaşlıyor yoksa tam
3:54
tersi daha mı hızlı çalışıyor? Bu konuda
3:56
ilginç bir yanılgı var. İşte gerçek şu
3:59
ki tam tersi doğru. Midenin boşalması
4:01
yavaşlıyor. Bağırsak hareketleri
4:03
yavaşlıyor. Hatta sindirim enzimleri
4:05
bile azalıyor. Yani özetle sindirim
4:07
sistemimizde genel olarak frene basıyor.
4:10
Bir yavaşlama moduna giriyor. Şimdi
4:12
geldik belki de en çok endişe duyduğumuz
4:15
konuya. Zihinsel sağlık. Yaşlanınca
4:18
aklımıza ne olacak? İşte bu konudaki
4:21
bazı efsaneleri ve gerçekleri
4:23
birbirinden ayıralım. Çok önemli birkaç
4:25
noktaya değineceğiz. Bakın bu iki kavram
4:28
deliriyum ve demans sürekli karıştırılır
4:30
ama aralarında dağlar kadar fark var.
4:33
Deliriyum genellikle ani başlar. Mesela
4:36
bir enfeksiyon veya ilacın yan etkisiyle
4:38
ortaya çıkar ve çoğu zaman altta yatan
4:40
sorun çözülünce düzelir. Geçici bir
4:42
bilinç bulanıklığı hali yani. Ama demans
4:45
öyle değil. O yavaş yavaş ilerler ve
4:47
maalesef genellikle kalıcı bir bilişsel
4:50
kayıptır. Bu ayrım gerçekten hayati.
4:53
Peki demans dediğimizde aklımıza ne
4:55
gelmeli? Rakamlar bu konuda çok net.
4:57
Gerçekten çok çarpıcı. Gördüğümüz demans
5:00
vakalarının %80'inden fazlasının
5:02
arkasında tek bir neden var. Alzheimer
5:05
hastalığı. Yani ezici bir çoğunlukla
5:08
başrolde Alzheimer var. Tamam. Vücudu
5:11
konuştuk, zihni konuştuk. Peki ya toplum
5:13
içindeki yerimiz, yaş aldıkça bize bakış
5:15
açısı, saygınlığımız, rolümüz bunlar
5:18
nasıl değişiyor? Gelin bu sefer de
5:20
zamanda bir yolculuk yapıp işin bu
5:22
boyutuna bakalım. Bu konuyu anlamak için
5:24
sağlığın sosyal belirleyicileri diye bir
5:26
kavram var. Bunu bilmemiz lazım. İsmi
5:28
biraz havalı duruyor. Teknik gibi
5:30
gelebilir ama aslında olay çok basit.
5:31
Diyor ki sağlığın sadece genlerle,
5:33
biyolojiyle ilgili bir şey değil. Nerede
5:36
doğduğun, nerede büyüdüğün, aldığın
5:38
eğitim hatta yaşadığın mahallenin
5:39
güvenli olup olmaması bile sağlığını
5:41
doğrudan etkiler. Yani çevre ve toplum
5:44
sağlığın ta kendisidir. Şimdi şöyle bir
5:47
soru soralım. Modernleştikçe, geliştikçe
5:50
yaşlıların toplumdaki yeri, statüsü daha
5:53
mı iyi oldu? Hani hep ilerlemenin iyi
5:56
bir şey olduğunu düşünürüz ya. Acaba bu
5:58
konuda da durum böyle mi? Gelin bakalım
6:00
gerçekte ne olmuş? Tarihe baktığımızda
6:03
gerçekten de şaşırtıcı bir hikaye
6:05
görüyoruz. Eskiden geleneksel tarım
6:07
toplumlarında en değerli şey neydi?
6:09
Tecrübe. Peki bu tecrübe kimdeydi?
6:11
Yaşlılarda. Dolayısıyla yaşlıların doğan
6:13
bir saygınlığı, yüksek bir statüsü
6:15
vardı. Ama sonra ne oldu? Kentleşme,
6:18
modernleşme, geniş aileler dağıldı,
6:20
çekirdek aileler ortaya çıktı ve o eski
6:22
tecrübeye dayalı bilgiyi önemini
6:24
yitirdi. Sonuç mu? İşte asıl şaşırtıcı
6:27
olan bu. Sanılanın aksine yaşlıların
6:29
sosyal statüsü artmadı. maalesef tam
6:32
tersine ciddi bir düşüş yaşadı. Peki tüm
6:35
bunları konuştuk, anlattık. Geldik en
6:37
can alıcı soruya. E tamam da biz ne
6:40
yapabiliriz? İşte şimdi daha sağlıklı
6:42
bir yaşlılık için bilimin bize
6:44
gösterdiği kanıtlanmış yollara odaklanma
6:46
zamanı. Bilim özellikle Alzheimer
6:48
riskini azaltma konusunda bize çok net
6:51
bir yol haritası çiziyor. Hani öyle
6:53
mucize haplar, sihirli formüller falan
6:55
değil. tamamen hayat tarzımıza bağlı
6:57
dört temel adımdan bahsediyor. Birincisi
7:00
Akdeniz tipi beslenme. İkincisi düzenli
7:03
fiziksel aktivite. Üçüncüsü sağlıklı
7:05
kilomuzu korumak. Ve dördüncüsü belki de
7:08
hepsinden önemlisi bizi ayakta tutan o
7:10
güçlü sosyal bağlar, dostluklar, aile
7:13
ilişkileri. Peki ya o reklamlarda
7:16
internette sürekli gördüğümüz
7:17
takviyeler, melatoninler,
7:19
ginkobilobalar. Bakın bilim bu konuda
7:22
çok net konuşuyor. Bu tür popüler
7:24
takviyelerin Alzheimer'ı önlediğine dair
7:27
henüz ortada güçlü, kesin bir bilimsel
7:29
kanıt yok. O yüzden paramızı ve
7:31
umudumuzu bunlara bağlamak yerine
7:33
odağımızı o kanıtlanmış yaşam tarzı
7:35
değişikliklerinde tutmak en akıllıcası.
7:38
Ve şimdi tüm bu konuştuklarımızın
7:40
ışığında bu bölümü size yöneltilmiş bir
7:42
soruyla bitirmek istiyorum. Yaşlanmanın
7:45
sadece biyoloji değil aynı zamanda
7:47
psikoloji ve toplumla da şekillendiğini
7:49
artık biliyoruz. Peki bu bilgiyi alıp
7:52
kendi geleceğinize yatırım yapmak için
7:54
daha bugünden hayatınızda
7:56
yapabileceğiniz o bir küçük değişiklik
7:58
ne olurdu? Sadece bir düşünün. Cevap
8:02
tamamen size ait.

