TAR118U Siyasi Tarih Ünite 8
https://lolonolo.com/2026/04/23/tar118u-siyasi-tarih-unite-8/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Şimdi sizi tam 46 yıl süren ve bütün
0:03
gezegeni adet nefesini tutmaya zorlayan
0:05
bir mücadeleye götüreceğim. Konumuz adı
0:08
Soğuk olsa da etkileriyle dünyayı cayır
0:10
cayır yakan o meşhur dönem. Soğuk savaş.
0:13
Peki her şeyin merkezindeki o büyük soru
0:16
ne? Yani I. Dünya Savaşı'nda omuz omuza
0:19
savaşan en büyük müttefikler, nasıl oldu
0:22
da bir anda birbirlerinin boğazına
0:24
sarılan ve dünyaya nükleer bir felaketin
0:27
kıyısına getiren iki büyük rakip haline
0:29
geldi. İşte bu inanılmaz dönüşümün
0:32
hikayesini gelin birlikte çözelim. Her
0:34
şey I. Dünya Savaşı'nın hemen ardından o
0:38
yıkımın külleri üzerinde başladı. Dünya
0:41
artık bambaşka bir yer olmak üzereydi.
0:44
Şimdi soğuk savaş deyince aklınıza sakin
0:47
bir dönem gelmesin. Aslında bu ismin
0:49
kendisi biraz aldatıcı. Evet, doğru.
0:52
Amerika ve Sovyetler Birliği orduları
0:54
direkt olarak karşı karşıya gelip
0:55
savaşmadı ama bu ortada bir barış olduğu
0:58
anlamına falan gelmiyordu. Tam tersi
1:00
mücadele başka alanlarda mesela vekalet
1:03
savaşlarıyla, propagandayla inanılmaz
1:05
bir teknoloji ve silahlanma yarışı
1:07
üzerinden son derece sıcak bir şekilde
1:09
devam etti.
1:11
Ve işte savaş bittiğinde dünya tam
1:13
ortadan ikiye bölündü. Bir tarafta
1:15
Amerika'nın liderliğindeki batı bloku,
1:18
diğer yanda Sovyetler Birliği'nin başını
1:20
çektiği Doğu Bloku ve bundan sonraki
1:23
yaklaşık yarım yüz yıl boyunca gezegende
1:25
ne olup bittiyse her şey bu iki devin
1:28
gölgesinde yaşanacaktı. Peki bu yeni
1:31
dünya düzeninde Amerika'nın ilk büyük
1:33
stratejisi ne oldu? Cevap aslında tek
1:36
bir kelime. Çevreleme. Bu politikanın
1:39
arkasındaki mantık aslında çok basitti.
1:41
Amerikalılar domino etkisi dediğimiz
1:43
şeyden korkuyorlardı. Yani bir ülke
1:46
komünist olursa hemen yanındaki de
1:48
devrilir. Sonra onun yanındaki böyle
1:51
böyle gider diye düşünüyorlardı. İşte bu
1:53
yüzden dediler ki Sovyetler Birliği'nin
1:55
etrafını adeta bir duvarla örelim. Onu
1:58
kendi sınırları içinde hapsedelim ve
2:00
komünizmin daha fazla yayılmasını
2:01
engelleyelim. Bu fikir soğuk savaş
2:04
boyunca Amerikan dış politikasının adeta
2:06
bel kemiği oldu. Tabii bu plan sadece
2:09
lafta kalmadı. Hemen harekete geçtiler.
2:11
Önce 1947'de Truman doktrini geldi. Bu
2:14
ne demekti? Sovyet baskısı altındaki
2:16
Türkiye ve Yunanistan'a hem askeri hem
2:19
de ekonomik yardım pompalamak.
2:20
Arkasından da belki de tarihin en büyük
2:23
yardım paketi olan Marshallı geldi.
2:25
Savaşta yerle bir olmuş Batı Avrupa
2:27
ekonomileri bu devasa parayla yeniden
2:29
ayağa kaldırıldı. Amaçları sadece iyilik
2:32
yapmak değildi. Tabii asıl dertleri
2:34
şuydu. Ekonomik olarak güçlü ve
2:36
istikrarlı ülkeler komünizme kapılmazdı.
2:38
Yani bu komünizme karşı bir aşı gibiydi.
2:41
Ekonomik ve politik hamlelerden
2:43
sonrasına işin askeri boyutuna geldi.
2:46
Artık dünya resmen iki ayrı silahlı kale
2:48
gibiydi. Amerika'nın hamlesi 1949'da
2:52
geldi. NATO kuruldu. Bu o çevreleme
2:55
politikasının artık sahaya inmiş askeri
2:57
haliydi. Felsefesi çok net ve çok
2:59
güçlüydü. Üyelerden birine yapılan bir
3:02
saldırı hepsine yapılmış sayılacak. Bu
3:05
Sovyetlere karşı çekilmiş çok net bir
3:07
kırmızı çizgiydi aslında. E tabii ki
3:10
Moskova'nın buna seyirci kalması
3:11
beklenemezdi. Cevapları 1955'te geldi.
3:16
Varşova paktı. Bu NATO'ya doğrudan bir
3:19
karşı hamleydi. Doğu Bloku ülkeleri de
3:22
kendi askeri paktlarını kurdular. Artık
3:24
tablo netleşmişti. Dünya Churchill'in o
3:28
ünlü sözündeki gibi bir demir perdeyle
3:30
tam ortadan ikiye ayrılmıştı. Yani şöyle
3:33
bir bakınca karşımızda iki ayrı dünya,
3:36
iki farklı evren var gibiydi. Bir
3:39
tarafta lider Amerika, askeri gücü NATO,
3:42
ekonomik planı Marshall planı ve
3:44
ideolojisi kapitalizm. Diğer yanda lider
3:47
Sovyetler Birliği, askeri gücü Varşova
3:50
paktı, kendi ekonomik planları ve
3:52
ideolojisi komünizm. Gezegen bu iki dev
3:56
gücün etrafında dönüyordu artık. Ve bu
3:59
gerilim öyle bir noktaya geldi ki dünya
4:02
tam 13 gün boyunca nükleer bir kıyametin
4:05
eşiğinde yaşadı. Takvimler Ekim 1962'yi
4:09
gösteriyordu. Amerikan casus ocakları
4:12
kendi kıyılarına bir taş atımı
4:13
mesafedeki Küba'da Sovyet nükleer
4:15
füzeleri tespit etti. İşte o an dünya
4:18
durdu. 13 gün boyunca bütün insanlık
4:20
nefesini tuttu. Her an nükleer düğmelere
4:23
basılabilirdi. Gerilim o kadar arttı ki
4:26
bir noktada bir Amerikan casus uçağı
4:28
bile düşürüldü. Sonunda perde arkasında
4:30
yapılan yoğun pazarlıklarla bir
4:32
anlaşmaya varıldı. Sovyetler Küba'daki
4:34
füzeleri söktü. Amerika'da hem Küba'yı
4:36
işgal etmeyeceğine söz verdi hem de
4:38
gizlice Türkiye'deki kendi füzelerini
4:40
kaldırmayı kabul etti. İnsanlık
4:42
kelimenin tam anlamıyla uçurumun
4:44
kenarından dönmüştü. Tabii Küba krizi
4:47
gibi olaylar bütün dünyaya şunu
4:49
gösterdi. Bu iki dev kavga ederken olan
4:52
bütün gezegeni olabilirdi. İşte tam da
4:54
bu yüzden biz bu kavgada taraf olmak
4:57
istemiyoruz." diyen bir grup ülke ortaya
4:59
çıktı. Yugoslavya, Mısır, Hindistan gibi
5:02
ülkelerin öncülüğünde 1961'de kurulan
5:05
bağlantısızlar hareketi ne Washington'a
5:07
ne de Moskova'ya yaranmaya çalıştı.
5:10
kendi bağımsız yollarını çizmek
5:11
istediler. Bu da bize SOK savaşın sadece
5:14
iki kutuptan, siyahtan ve beyazdan
5:16
ibaret olmadığını gösteren çok önemli de
5:18
detay. Nükleer felaketin eşiğinden
5:21
dönmek her şeyi değiştirdi ve kimsenin
5:24
beklemediği bir sonun kapısını araladı.
5:27
Küba'da yaşanan o büyük korkudan sonra
5:30
iki süper güçle bir şeyi çok net anladı.
5:33
Bu işin şakası yoktu. Nükleer bir savaş
5:35
çıkarsa kazanan olmayacaktı. İşte bu
5:38
kesin ve karşılıklı yok oluş korkusu
5:41
tarafları biraz daha Aklı Selim'e davet
5:43
etti ve detent yani bizim bildiğimiz
5:45
adıyla yumuşama dönemi başladı. Amaç
5:48
artık sürekli restleşmek değil, gerilimi
5:51
azaltmak ve diyalog kurmaktı. Ve bu
5:53
yumuşama döneminin de bir zirve noktası
5:56
oldu. Yıl 1975'ti.
5:58
Helsinki'de imzalanan nihai senet
6:01
gerçekten de soğuk savaşın en ilginç
6:03
anlarından biridir. Düşünsenize
6:06
yıllardır birbirine düşman olan o iki
6:08
blok aynı masaya oturup Avrupa'daki
6:10
sınırların değişmezliğini ve hatta insan
6:13
haklarını garanti altına alan bir metne
6:15
imza attılar. Bu o karanlık dönemde bile
6:18
diplomasinin bir kapı aralayabileceğinin
6:20
en somut kanıtıydı. Fakat soğuk savaşı
6:22
bitiren şey ne yeni bir anlaşma ne de
6:25
büyük bir savaş oldu. Son darbe kimsenin
6:27
beklemediği bir yerden Sovyetler
6:29
Birliğinin ta kendisinden kendi içinden
6:32
geldi. 1985'te Sovyetlerin başına Mihail
6:36
Gorbaçov geçtiğinde elinde çökmenin
6:38
eşiğinde bir dev vardı ve onu kurtarmak
6:41
için iki büyük reform paketiyle geldi.
6:43
Bunlardan ilki Glasnos'tu. Yani açıklık.
6:47
yıllardır süren o baskıcı sessizliği
6:49
kırıp daha şeffaf bir yönetim
6:51
vadediyordu. İkincisi ise perestroy
6:54
kaydı yani yeniden yapılanma. Bunun
6:57
hedefi de iflas etmiş, durma noktasına
7:00
gelmiş Sovyet ekonomisini yeniden
7:02
yapılandırmaktı. Gorbaçov'un niyeti bu
7:05
paslanmış dev makineye adeta yeni bir
7:08
can suyu vermekti. Ama işte tarihin
7:10
ironisi de bir de ortaya çıkıyor.
7:13
Sistemi kurtarmak için atılan bu adımlar
7:14
tam tersi bir etki yarattı ve çöküşü
7:17
hızlandırdı. Nasıl mı? Açıklık
7:20
politikası yıllardır bastırılmış ne
7:22
kadar öfke, ne kadar milliyetçi duygu
7:24
varsa hepsini bir anda serbest bıraktı.
7:27
Yeniden yapılanmaya zaten can çekişen
7:29
ekonomiyi tam bir kaosa sürükledi. Yani
7:32
Gorbaçov sistemi tamir etmeye çalışırken
7:34
aslında farkında olmadan fişini çekmiş
7:36
oldu ve takvimler 1991'i gösterdiğinde o
7:40
devasa Sovyetler Birliği kendi içindeki
7:43
sorunların ağırlığına dayanamayıp çöktü
7:45
ve tarih sahnesinden silindi. 46 yıl
7:48
süren o büyük mücadele tek bir kurşun
7:51
atılmadan böylece sona ermişti. Evet,
7:54
Sovyetler Birliği dağıldı. Demir perde
7:56
yıkıldı ama akıllardaki o büyük soru
7:59
hala duruyor. Soğuk savaşı asıl
8:01
tanımlayan o büyük güçler arasındaki
8:03
rekabet gerçekten bitti mi yoksa sadece
8:06
şekil mi bir değiştirdi? İşte bu soru
8:09
üzerine düşünmek bile soğuk savaşın
8:11
mirasının bugün bizi neden hala bu kadar
8:13
derinden etkilediğini anlamak için
8:15
yeterli.

