TAR118U Siyasi Tarih Ünite 2
https://lolonolo.com/2026/04/23/tar118u-siyasi-tarih-unite-2/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Şöyle bir düşünelim. Yıl 1815.
0:03
Avrupa'dayız. Krallar ve imparatorlar
0:05
Fransız devriminin o tehlikeli
0:07
fikirlerini tarihe gömdüklerini
0:09
sanıyorlar. Ama aslında bastırmaya
0:11
çalıştıkları o kıvılcım tarihin gördüğü
0:14
en büyük fırtınalardan birini başlatmak
0:16
üzere. Hadi gelin modern dünyayı doğuran
0:19
bu inanılmaz 55 yıllık mücadeleye hep
0:22
birlikte bakalım. İşte bütün meselenin
0:24
özü bu soruda gizli. Birkaç güçlü adamın
0:28
bir fikri yok etme planı nasıl olur da
0:30
tam tersi bir etki yaratıp bütün bir
0:32
kıtanın hatta dünyanın haritasını baştan
0:35
aşağı değiştirir. Bu sorunun cevabı bizi
0:38
dost doğru 19. yüzyılın kalbine
0:41
götürüyor. Evet, Napolyon yenilmiş,
0:44
savaş bitmiş, sahne Avrupa'nın eski
0:47
güçlerine kalmış durumda ve onların tek
0:49
bir amacı var. Fransız devriminin
0:52
getirdiği o özgürlük, eşitlik gibi
0:54
fikirleri sanki hiç yaşanmamış gibi
0:57
yapmak. Yani bildiğiniz zamanı geri
1:00
sarmak. İşte bu karşı saldırının mimarı
1:03
da Avusturya Başbakanı Meterniş. Onun
1:05
sistemi devrimci fikirlerle kaynayan bir
1:08
düdüklü tencerenin kapağını zorla kapalı
1:10
tutmaya çalışmak gibi bir şeydi aslında.
1:13
Amaç ne pahasına olursa olsun o eski
1:15
mutlak monarşi düzenini korumaktı.
1:18
Peki bu sistem nasıl ayakta kalacaktı?
1:21
Elbette tatlı dille değil kaba kuvvetle.
1:24
Rusya, Avusturya de Prusya kutsal
1:27
ittifak adını verdikleri bu askeri
1:29
paktla adeta bir yemin ettiler. Nerede
1:32
bir özgürlük kıvılcımı görürsek hep
1:34
birlikte ezeceğiz. İşin ilginç tarafı ne
1:37
biliyor musunuz? İngiltere kendi
1:39
çıkarlarını düşündüğü için bu
1:41
muhafazakar kulübe katılmadı. Osmanlı
1:43
İmparatorluğu isa zaten bir Hristiyan
1:46
birliği olan bu ittifaka hiç dahil
1:48
edilmedi bile. Ama o düdüklü tencereyi
1:51
sonsuza kadar kapalı tutamazsınız, değil
1:53
mi? Er ya da geç bir yerden sızdırmaya
1:56
başlar. Çünkü fikirleri hele ki özgürlük
1:59
ve milliyetçilik gibi güçlü fikirleri
2:01
kaba kuvvetle uzun süre bastıramazsınız.
2:04
İşte ekranda o tencerenin nasıl
2:06
patladığını adım adım görüyoruz. 1830'da
2:09
Fransa'da yaşanan devrim aslında ilk
2:11
büyük sarsıntıydı. Adeta bir öncü deprem
2:13
gibiydi. Ama asıl büyük patlama kıtanın
2:16
sadece 18 yıl daha beklemesiyle 1848'de
2:20
geldi. O yıl ateş Viyana'dan Berlin'e,
2:23
Paris'ten Budapeşte'ye yani neredeyse
2:25
tüm Avrupa'ya yayıldı. Peki bu büyük
2:28
patlamayı ne tetikledi? İşte devrimin o
2:31
meşhur reçetesi buydu. Zaten var olan
2:34
liberalizm ve milliyetçilik akımlarına
2:36
bu kez çok daha güçlü bir şekilde
2:38
sosyalizm de eklenmişti. Sanayi
2:41
devrimiyle ortaya çıkan işçi sınıfı da
2:43
artık oyuna dahil olmuştu ve bu
2:45
gerçekten de her şeyi değiştirecekti.
2:48
Ve şimdi geldik dönemin zirve noktasına.
2:51
O eski düzenin artık tam anlamıyla
2:54
paramparça olduğu ve Avrupa'nın tam
2:56
kalbinde İtalya ve Almanya gibi iki yeni
2:59
devin doğduğu anlara. Hikaye tam da bu
3:02
noktada iyice ilginçleşiyor. Hedef aynı
3:05
parçalanmış toprakları birleştirip tek
3:07
bir ulus yaratmak. Ama kullanılan
3:09
yöntemler birbirinden o kadar farklı ki
3:12
İtalya'da kavur adeta bir satranç ustası
3:14
gibi diplomatik manevralarla,
3:16
ittifaklarla birliği ilmek ilmek örerken
3:19
Almanya'da sahneye çıkan demirşan
3:21
sölyesi Bismark satranç tahtasını
3:23
devirip kendi kurallarını koyacaktı. Ve
3:26
işte Bismark'ın Yeni Avrupa'nın sloganı
3:29
haline gelecek o meşhur sözleri. Bu
3:31
sözler aslında bir dönemin kapandığının
3:34
ilanıydı. Artık nezaketin, uzun
3:36
konuşmaların, meclis kararlarının değil,
3:39
gücün, orduların yani kan ve demirin
3:41
konuştuğu bir çağ başlıyordu. Bu sadece
3:44
bir zafer ilanı değildi. Bu sembolik bir
3:48
güç gösterisiydi. Hatta bir
3:49
aşağılamaydı. Düşünün, Fransa'yı savaşta
3:53
yeniyorsunuz ve kendi imparatorluğunuzun
3:55
kuruluşunu düşmanınızın o en meşhur, en
3:58
ikonik sarayında ilan ediyorsunuz.
4:00
Bundan daha net bir mesaj olamazdı.
4:03
Avrupa'daki bu devasa çalkantının
4:05
dalgaları elbette sadece kıtayla sınırlı
4:08
kalmadı. Şimdi rotamızı biraz değiştirip
4:10
bu süreçten derinden etkilenen iki büyük
4:12
güce yani Amerika Birleşik Devletleri ve
4:15
Osmanlı İmparatorluğuna bakalım. Bu
4:17
doktrinle Amerika'nın dediği aslında
4:19
şuydu. Sevgili Avrupa, sizin o bitmek
4:22
bilmeyen kavgalarınız, savaşlarınız
4:24
sizin olsun. Biz onlardan uzak
4:26
duracağız. Ama aynı zamanda çok net bir
4:29
mesaj daha veriyordu. Fakat siz de bizim
4:31
arka bahçemize yani Amerika kıtasına
4:34
sakın karışmayın. Bu kendi kabuğuna
4:36
çekilirken bölgesel bir dev olma
4:39
yolundaki ilk büyük adımdı. Peki ya
4:41
Osmanlı? Kırım savaşı onu hiç
4:44
beklemediği bir anda Avrupa siyasetinin
4:46
tam ortasına çekti. Rusya'ya karşı
4:49
İngiltere ve Fransa ile müttefik olunca
4:51
savaşın sonunda Paris anlaşmasıyla
4:53
resmen bir Avrupa devleti kabul edildi.
4:56
Kağıt üzerinde bu büyük bir başarı gibi
4:58
duruyor değil mi? Ama madalyonun bir de
5:01
öbür yüzü vardı. Bu yeni statü zaten
5:04
Avrupa'nın hasta adamı olarak görülen
5:05
Osmanlı'yı büyük güçlerin sürekli
5:08
müdahalesine çok daha açık hale
5:10
getirecekti. Şöyle bir toparlayacak
5:12
olursak bu 55 yıllık fırtınalı deneminin
5:14
sonunda Avrupa'daki Harisa tanınmaz
5:16
haldeydi. Eski imparatorluklar
5:18
sarsılmış, onların yerini yeni hırslı ve
5:21
güçlü ulus devletler almıştı. Evet,
5:24
Avrupa eski imparatorlukların
5:26
küllerinden yepyeni ve güçlü ulus
5:28
devletler yaratmayı başarmıştı. Ama bu
5:31
doğum kan ve demirle olmuştu. Peki
5:34
şiddetle, savaşla kurulan bu yeni düzen
5:36
kalıcı bir barış getirebilir miydi?
5:38
Yoksa bu sadece çok daha büyük, çok daha
5:41
yıkıcı bir fırtınanın yani Dünya
5:43
Savaşı'nın habercisi miydi? Tarih bu
5:46
sorunun cevabını maalesef çok acı bir
5:48
şekilde verecekti.

