0:00
Tıp dili. Biliyorum ilk bakışta bayağı
0:02
karmaşık hatta belki biraz göz korkutucu
0:05
görünebilir ama aslında her bir kelime
0:08
çözülmeyi bekleyen bir koddan ibaret ve
0:10
bugün bu şifreyi hep birlikte kıracağız.
0:13
Mesela ekrandaki şu kelimeye bir bakın.
0:16
Sabendo gastrik. İlk anda hiçbir anlam
0:18
ifade etmiyor değil mi? Sanki tamamen
0:20
yabancı anlaşılmaz bir dilden alınmış
0:22
gibi duruyor. Ama aslında öyle değil. Bu
0:25
bir yabancı dil değil. Bu çözülmeyi
0:27
bekleyen bir bulmaca ve iyi haber ne
0:29
biliyor musunuz? O bulmacayı çözmek için
0:32
gereken anahtarı şimdi size vereceğiz.
0:34
Peki neden tıbbın kendine ait böyle
0:37
evrensel bir dili var? Cevap aslında çok
0:39
basit. Herkesin birbirini net ve hatasız
0:42
anlaması için. Düşünsenize dünyanın
0:44
farklı yerlerindeki doktorlar ve bilim
0:46
insanları birbirini hatasız anlamak
0:48
zorunda. Ufacık bir yanlış anlama,
0:50
teşhiste veya tedavide büyük sorunlara
0:52
yol açabilir. İşte bu yüzden tıp
0:55
herkesin ortak paydası olan Latinceyi
0:57
temel alıyor. Bu sayede belirsizlik
0:59
tamamen ortadan kalkıyor ve küresel
1:01
iletişimde mutlak bir hassasiyet
1:03
yakalanıyor. Bu evrensel dil insan
1:06
vücudunu adeta bir harita gibi çiziyor.
1:09
Her bir parçanın tıpkı bir koordinat
1:11
gibi kendine özel bir adı var. Mesela
1:15
regio capapitis dendiğinde dünyanın
1:17
neresinde olursanız olun bu her zaman
1:19
baş bölgesi demektir. Veya os frontale.
1:22
Bu da her zaman alın kemiği anlamına
1:24
gelir. Tıpkı bir haritadaki kesin
1:26
koordinatlar gibi bu terimlerde yoruma
1:28
veya belirsizliğe asla yer bırakmaz.
1:31
Peki ya sayılar? Onlar bile bu sistemin
1:33
bir parçası. Mesela 3 sayısı. Latince
1:36
karşılığı tres. Tres kelimesi size bir
1:39
şey hatırlattı mı? Mesela triceps kası.
1:42
Kolumuzdaki o kasın adı tam olarak
1:44
buradan geliyor. Tri 3 cepse baş demek.
1:48
Yani triceps kelimenin tam anlamıyla üç
1:51
başlı kas anlamına geliyor. Gördünüz mü?
1:53
Her şey ne kadar mantıklı bir yapozun
1:55
parçaları gibi. Şimdi gelelim en
1:57
heyecanlı kısma. O karmaşık görünen
1:59
terimlerin nasıl basit parçalara ayırıp
2:01
anlayacağız. Hadi başlayalım. Hani en
2:04
başta gözümüzü korkutan o kelime vardı
2:06
ya supendo gastrik. Hadi onu şimdi
2:09
parçalara ayıralım. Sab ön eki altında
2:12
demek. Endo ön eki içinde. Kök kelimemiz
2:16
gastr ise mide anlamına geliyor. Ve en
2:18
sondaki ilk eki de ile ilgili anlamı
2:21
katıyor. Şimdi hepsini birleştirelim.
2:23
Midenin iç kısmının altı ile ilgili olan
2:26
işte bu kadar basit. O canavar gibi
2:28
duran kelime meğer ne kadar net bir
2:30
tarifmiş. Özellikle kelimelerin
2:32
sonundaki ekler bize çok güçlü ipuçları
2:35
verir. Mesela üremi ve anemi
2:37
kelimelerine bakalım. İkisinin de
2:39
sonunda emi eki var. Bu ek bize konunun
2:42
kesinlikle kanla ilgili bir durum
2:44
olduğunu söylüyor. Biri kanda üre
2:46
olması, diğeri kan eksikliği ama ikisi
2:49
de bir kan durumu. Sadece eki bilmek
2:51
bile sizi doğru yola sokuyor. Son ekler
2:54
sadece durumu değil boyutu da
2:56
belirtebilir. Canalis kelimesi kanal
2:59
demektir. Gayet normal bir kanal. Ama
3:01
sonuna chills gibi bir küçültme eki
3:03
getirdiğinizde olu veriyor size
3:05
generaliculüus yani kanalcık. Kelimenin
3:08
sonundaki o küçük değişiklik bize
3:10
yapının daha minik bir versiyonu
3:11
olduğunu anında anlatıyor. Peki bütün bu
3:14
kelimeler nereden geliyor? Gelin şimdi
3:16
zamanda kısa bir yolculuğa çıkalım ve bu
3:18
dilin kökenlerine bakalım. Bu dilin
3:20
kökleri bilim dilinin temelini atan Roma
3:22
İmparatorluğuna ve onların dili
3:24
Latinceye kadar uzanıyor. Daha yakın bir
3:26
tarihe geldiğimizde ise bizim için çok
3:28
önemli bir dönüm noktası var. 1928'deki
3:31
harf devrimi, Türkiye'nin Latin
3:33
alfabesini benimsemesi bu evrensel
3:35
terimlerin modern yazım standartlarına
3:37
kavuşmasında çok kilit bir rol oynadı.
3:40
Bazen de terimler onları keşfeden
3:42
kişilerin adıyla anılır. Biz bunlara
3:44
eponim diyoruz. Mesela Alzheimer
3:46
hastalığı ya da adını mitolojik bir
3:48
kahramandan alan aşil tendonu gibi.
3:51
Gördüğünüz gibi bazı kelimelerin
3:52
arkasında ilhinç hikayeler de var. Evet.
3:55
Şimdi bütün parçaları birleştirelim ve
3:56
bu dilin gerçek hayatta yani klinik
3:58
uygulamalarda nasıl işlediğine bakalım.
4:00
Varis, oksitosin, pankreas, nöron. Bu
4:04
duyduğunuz serimlerin her biri aslında
4:06
karmaşık bir durumu veya yapıyı tek ve
4:09
net bir kelime ile özetler. İşte tıbbi
4:12
iletişimin gücü de tam olarak buradan
4:13
geliyor. Yani buradan çıkaracağımız en
4:16
önemli sonuç şu: Tıp dili rastgele
4:18
kelimelerden oluşmuyor. Tam tersine
4:21
mutlak hassasiyet için tasarlanmış, son
4:23
derece yapılandırılmış ve mantıklı bir
4:26
sistemden bahsediyoruz. Umuyorum ki bu
4:28
anlatımdan sonra karşınıza çıkan o
4:30
karmaşık kelimeler artık birer engel
4:32
gibi görünmeyecek. Çünkü artık
4:34
biliyorsunuz ki her biri elinizdeki
4:37
anahtarla kolayca çözebileceğiniz birer