0:00
Şöyle bir düşünelim. Toplumu bir arada
0:01
tutan ama çoğu zaman fark etmediğimiz
0:03
gizli bir mimari var. İşte bu yapı
0:06
sosyal destek sistemleri. Peki bu devasa
0:09
ve karmaşık sistem gerçekte nasıl
0:11
çalışıyor? Gelin bugün birlikte bu
0:13
sistemin mimarlarına ve Türkiye'deki
0:15
sosyal hizmetin en kritik noktalarına
0:17
bir göz atalım. Çocuk korumadan adli
0:19
süreçlere, bağımlılıktan sosyal
0:20
yardımlara her alanı mercek altına
0:22
alacağız. Hadi bu yolculuğa şu can alıcı
0:25
soruyla başlayalım. Çünkü biliyor
0:27
musunuz bazen en büyük en derin sorunlar
0:30
tam da gözümüzün önünde durur ama biz
0:32
onları göremeyiz. Yani yüzyıllar boyunca
0:35
toplumun en savunmasızları çocuklar bu
0:38
görünmezlikten payını aldı. Düşünsenize
0:41
bir çocukta açıklanamayan yaralanmalar
0:43
var ama bu durum rahatsız edici bir
0:45
sessizlikle geçiştiriliyor. Hatta çoğu
0:48
zaman tamamen görmezden geliniyordu.
0:50
Çünkü toplum adını koyamadığı,
0:53
göremediği bir sorunu çözemezdi. Değil
0:54
mi? İşte tam bu noktada bir anda her şey
1:00
Bu yıl adeta bir milat oldu. Doktor
1:02
Cempini bir çalışması o gizli trajediye
1:05
nihayet bir isim koydu. Bilimsel bir
1:07
temel verdi ve onu herkesin görebileceği
1:09
şeklinde ortaya çıkardı. Bu kelimenin
1:12
tam anlamıyla çocuk koruma alanında bir
1:14
devrimdi. Peki ama tek bir tıbbi keşif
1:17
koskoca bir sistemi nasıl olur da bu
1:19
kadar temelden sarsıp değiştirebilir?
1:22
İşte şimdi bu devrimin başlangıcına
1:23
ineceğiz. Modern çocuk refahının
1:26
temelleri nasıl atılmış? Gelin hep
1:28
birlikte görelim. İşte her şeyi
1:30
değiştiren o bilimsel kavram tam olarak
1:32
buydu. Örselenmiş çocuk sendromu. Bu
1:35
tıbbi terim sayesinde konu artık kol
1:37
kırılır, yan içinde kalır ya da bu bir
1:40
aile içi meseledir olmaktan çıktı. Artık
1:43
bu acil müdahale gerektiren toplumsal ve
1:45
yasal bir sorundu. Ve en önemlisi artık
1:48
hiç kimse ben görmedim, duymadım,
1:50
bilmiyorum diyemeyecekti. Peki bu
1:52
tarihsel gelişmeden günümüz Türkiye'sine
1:55
geldiğimizde durum ne? Elbette bu koruma
1:58
ilkesinin bizim yasal çerçevemizde de
2:00
çok somut bir karşılığı var. İşte o
2:02
çerçevenin adı da bu. 5395 sayılı Çocuk
2:06
Koruma Kanunu. Bu kanun korunmaya
2:09
ihtiyacı olan bir çocuğun her şeyden
2:10
önce gelen yararını yani yüksek yararını
2:13
gözeten bütün modern müdahalelerin adeta
2:15
belkemiğini oluşturuyor. Şimdi bu koruma
2:18
çemberini biraz daha genişletelim mi?
2:20
Hadi bu defa adalet sisteminin içine bir
2:22
adım atalım. Çünkü burada karşımıza
2:24
bambaşka bir felsefe çıkacak. Bu cümle
2:27
var ya işte bu adalet sistemi içindeki
2:29
sosyal hizmetin adeta etik pusulası her
2:32
şeyi özetliyor aslında. Özellikle de
2:34
konu suca sürüklenmiş bir çocuk
2:35
olduğunda bütün bakış açısı, bütün odak
2:38
noktası tamamen değişiyor. Burada
2:40
aslında birbiriyle taban tabana zıt iki
2:42
felsefenin çarpışmasını görüyoruz. Bir
2:45
tarafta ne var? Suçlama var, izolasyon
2:47
var. Yani cezalandırıcı bir sistem.
2:49
Diğer tarafta ise ne var? Anlamaya
2:51
çalışmak, geliştirmek ve o kişiyi
2:53
topluma yeniden kazandırmak var. Yani
2:56
onarıcı bir yaklaşım. İşte adli sosyal
2:59
hizmetin pusulası her zaman o ikinci
3:01
yolu gösterir. İyi de bu felsefe kağıt
3:04
üzerinde güzel duruyor da pratikte nasıl
3:06
işliyor? Şöyle Türkiye'de Adalet
3:08
Bakanlığı bünyesinde çalışan sosyal
3:10
hizmet uzmanları mahkemelerden
3:12
cezaevlerine, denetimli serbestliğe
3:14
kadar sistemin her aşamasında devreye
3:16
giriyorlar. Ve unutmayın onların görevi
3:18
asla yargılamak değil tam tersi korumak,
3:21
önlemek ve onarmak. Hadi şimdi çemberi
3:24
bir kat daha genişletelim. Bu kez hem
3:27
çok kişisel hem de bir o kadar toplumsal
3:29
bir sağlık sorununa yani bağımlılığa
3:32
bakalım. Bakın modern yaklaşım
3:34
bağımlılığa artık ahlaki bir zayıflık ya
3:37
da iradesizlik olarak bakmıyor. Hayır,
3:39
onu tıbbi bir durum olarak tanımlıyor.
3:42
Yani bu basit bir irade savaşı değil.
3:44
biyolojik temelleri olan kronik bir
3:46
beyin hastalığı. İşte bu tanım var ya
3:49
tedaviye olan bütün yaklaşımı kökünden
3:51
değiştirir. İşte tam da bu yüzden en
3:54
etkili tedavi yöntemi biyopsikososyal
3:57
modeli temel alıyor. Çünkü sorun tek
3:59
boyutlu değil. Bu model durumu adeta üç
4:02
parçalı bir yapboz gibi ele alıyor.
4:04
Birinci parça biyoloji yani genetik
4:07
yatkınlığımız. İkinci parça psikoloji
4:10
yani kendi zihinsel süreçlerimiz, iç
4:12
dünyamız. 3üncü parçada sosyal çevre
4:15
yani içinde yaşadığımız toplum. Gerçek
4:18
bir iyileşme ancak bu üç parça bir araya
4:20
geldiğinde mümkün oluyor. Şimdi de
4:22
geldik en geniş daireye. Yani bütün
4:25
toplumu bir ağ gibi saran yardım
4:27
sistemlerine. Burada çok ilginç bir şey
4:30
var. Hem çok insani, çok yerel bir
4:32
dokunuş hem de yüksek teknoloji ele
4:35
çalışıyor. Sahadaki en önemli
4:37
oyunculardan biri SDV'ler yani sosyal
4:41
yardımlaşma ve dayanışma vakıfları.
4:44
Onlar işin tam da mutfağındalar. Mesela
4:46
okullar açılırken düşünün. Düşük gelirli
4:48
bir ailenin çocuğu için o okul çantası,
4:51
o defter kalem hayati önem taşıyor. İşte
4:54
SDV'ler tam da bu somut destekleri
4:56
sağlayarak o çocuğun eğitim hayatına
4:58
devam etmesini sağlıyor ve inanılmaz bir
5:00
fark yaratıyorlar. Peki bu kadar çok
5:03
yardım dağıtılırken bunların gerçekten
5:05
doğru kişiye ulaştığından, bir israf
5:07
olmadığından nasıl emin oluyoruz? İşte
5:09
burada cevap teknolojide gizli. Sobis.
5:13
Bu devasa bir e-devlet uygulaması. Şöyle
5:15
düşünün. 20'den fazla kurumun verisini
5:18
saniyeler içinde tarayan dijital bir
5:19
hakem gibi. Böylece yardımların adil bir
5:22
şekilde dağıtılmasını sağlıyor ve
5:24
mükerrerliğin önüne geçiyor. Yoksulluk
5:26
dediğimizde aklımıza genellikle ne
5:27
gelir? Para. Değil mi? Ama aslında bu
5:30
resmin sadece bir parçası. Birleşmiş
5:33
Milletler Kalkınma Programının
5:34
geliştirdiği çok önemli bir kavram var.
5:36
İnsani yoksulluk. Bu bize diyor ki asıl
5:39
yoksulluk sadece gelir eksikliği değil.
5:41
Sağlıktan, eğitimden, uzun ve sağlıklı
5:44
bir yaşam sürme gibi temel insani
5:46
fırsatlardan yoksun kalmaktı. Şimdiye
5:48
kadar nelerden bahsettik? Çocuk koruma,
5:51
adalet sistemi, sağlık, sosyal
5:53
yardımlar. Gördüğünüz gibi hepsi
5:55
birbirinden farklı sistemler ama tüm
5:57
bunları birbirine bağlayan ortak bir
5:59
payda, birleştirici bir güç var. İşte
6:02
şimdi o gücün kim olduğuna yani bu
6:04
yapının merkezindeki profesyonele
6:06
odaklanma zamanı. Evet. Bu devasa
6:08
yapının tam merkezinde birbirinden
6:10
farklı ama hepsi de çok kritik
6:12
rolleriyle sosyal hizmet uzmanı duruyor.
6:15
Belki de en kritik rollerinden ilki eş
6:18
güdüm sağlayıcı olmak. Yani bir nevi
6:21
sistemin orkestra şefi gibi düşünün.
6:23
Farklı kurumları, farklı hizmetleri bir
6:25
araya getiriyor ve herkesin uyum içinde
6:28
çalışmasını sağlıyor. Amacı ne? Destek
6:31
bekleyen kişinin dağınık, parça parça
6:33
değil, bütüncül bir hizmet almasını
6:35
sağlamak. İkinci önemli rolü ise
6:38
araştırmacı olmak. Mesela kadın hakları
6:40
gibi hassas bir konuda bilimsel veriler
6:42
topluyorlar. Bunları analiz ediyorlar ve
6:45
yayınlıyorlar. Böylece ne oluyor? Hem o
6:47
sosyal sorunu görünür kılıyorlar hem de
6:49
geliştirilecek politikaların kulaktan
6:51
dolma bilgileri değil somut kanıtlara
6:53
dayanmasına yardımcı oluyorlar. Ve son
6:56
olarak bir de genelci müdahale yaklaşımı
6:58
var. Bu onların adeta profesyonel
7:00
İsviçre çakısı gibi, özellikle göçmenler
7:03
veya mülteciler gibi karmaşık çok
7:06
katmanlı sorunlarla karşılaştıklarında
7:08
bu yaklaşımı kullanıyorlar. Yani hem
7:10
bireyle hem gruplarla hem de toplumla
7:13
çalışarak ellerindeki bütün araçları
7:15
birleştiriyor ve soruna 360 derecelik
7:18
bir çözüm bulmaya çalışıyorlar.
7:20
Gördüğünüz gibi konuştuğumuz tüm bu
7:22
sistemler aslında yaşayan, nefes alan
7:25
organizmalar gibi sürekli değişen bir
7:27
toplumun sürekli değişen ihtiyaçlarına
7:29
cevap vermek zorundalar. Peki gelecekte
7:32
bizi bekleyen yeni zorluklar karşısında
7:34
bu güvenlik ağlarımız nasıl evrilmeli?
7:36
Nasıl daha güçlü hale gelmeli? İşte bu
7:39
soru sadece uzmanların değil aslında
7:41
hepimizin üzerinde düşünmesi gereken bir