Auzef Türkiye’de Siyasi Düşünce 2024-2025 Vize Soruları
https://lolonolo.com/2026/02/07/turkiyede-siyasi-dusunce-2024-2025-vize-sorulari/
Bu kaynaklar, Osmanlı modernleşme süreci ile Türkiye’deki siyasi düşünce akımlarının tarihsel gelişimini kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Metinlerde, devletin dağılmasını engellemek amacıyla ortaya çıkan Osmanlıcılık, İslamcılık, Batıcılık ve Türkçülük gibi temel ideolojilerin teorik çerçeveleri ve önemli temsilcileri incelenmektedir. Özellikle II. Mahmud dönemi reformları, basın tarihindeki ilk gazete girişimleri ve İttihat ve Terakki’nin milli iktisat politikaları üzerinde durulmaktadır. Ziya Gökalp ve Yusuf Akçura gibi figürlerin Türk milliyetçiliğini sistemleştirme çabaları, dönemin dergileri ve siyasi olayları eşliğinde açıklanmaktadır. Ayrıca, bu fikir hareketlerinin Cumhuriyet dönemine nasıl evrildiği ve devletin kimlik inşasındaki rolleri vize soruları formatında analiz edilmektedir. Kaynaklar genel olarak, imparatorluktan ulus devlete geçişteki entelektüel arayışları ve toplumsal dönüşümü özetlemektedir.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Merhaba, hepiniz hoş geldiniz. Bugün
0:02
çöküşün eşiğindeki dev bir
0:04
imparatorluğun tam kalbindeki o büyük
0:06
soruna dalıyoruz. Osmanlı ruhu için
0:09
verilen entelektüel savaşa. Peki bir
0:12
imparatorluk nasıl kurtarılır? İşte
0:15
bütün tartışmaları ateşleyen o can alıcı
0:17
soru tam da buydu. Her şey bu sorunun
0:20
etrafında dönüyor aslında ve bizi
0:22
doğrudan meselenin kalbine götürüyor.
0:25
Önce bir sahneyi kuralım değil mi? Şöyle
0:27
bir gözünüzde canlandırın. 19. yüzyıl,
0:29
20. yüzyılın başları Osmanlı
0:31
İmparatorluğu içeriden ve dışarıdan
0:33
gelen baskılarla resmen lime lime
0:36
oluyor. İşte bu varoluşsal kriz dönemin
0:38
aydınlarını çaresizce bir kurtuluş
0:40
reçetesi aramaya itti. Ama durun bir
0:43
dakika. Bu büyük fikirler havada
0:45
çarpışmadan önce bir şeyin olması
0:46
gerekiyordu. Bir tartışma ortamının yani
0:49
bir kamusal alanın dolması. Peki bu
0:52
nasıl oldu? Tabii ki basın yoluyla.
0:54
Bakın 1831'de ilk resmi gazete Takvimi
0:58
Vekaii çıkıyor. Sonra 1860'ta ilk özel
1:01
gazete Tercüman-ı Ahval. İşte bu
1:04
gazeteler aydınların fikirlerini özgürce
1:06
ortaya koyabildiği bir arena yarattı.
1:09
Peki bu arenada ortaya atılan ilk büyük
1:12
cevap neydi? İmparatorluğu kurtarmak
1:15
için önerilen ilk formül şuydu. Gelin
1:18
herkes için tek birleşik bir kimlik
1:20
yaratalım. İşte bu fikre Osmanlıcılık
1:23
diyoruz. Mantığı çok basit aslında.
1:25
Dini, dili, ırkı, ne olursa olsun bu
1:28
topraklarda yaşayan herkes Osmanlı'dır.
1:30
Yani amaç herkesi kucaklayan, devletin
1:33
çatısı altında birleştiren bir üst
1:35
kimlik yaratmaktı. Bu fikrin en büyük
1:37
savunucuları kimlerdi derseniz karşımıza
1:40
Namık Kemal, Ziya Paşa gibi isimler yani
1:42
genç Osmanlılar çıkıyor. Onlar da batıya
1:45
bakıyorlardı. Fransız ihtilalinin
1:47
getirdiği vatandaşlık kavramından
1:49
etkilenmişlerdi. Dediler ki, "Madem
1:51
imparatorluğu tehdit eden şey ayrılıkçı
1:53
milliyetçilikler, o zaman bizim de buna
1:55
karşı bir cevabımız olmalı. Herkesi
1:57
kucaklayan bir Osmanlı vatandaşı
1:59
kimliği. Bütün olay buydu. Ama maalesef
2:02
işler planlandığı gibi gitmedi.
2:04
Osmanlıcılık fikri tüm o iyi niyetine
2:06
rağmen Balkanlarda yanan milliyetçilik
2:08
ateşini bir türlü söndüremedi. Bu büyük
2:11
bir hayal kırıklığıydı. İşte bu
2:12
başarısızlık aydınları tamam bu olmadı.
2:15
bize daha güçlü bir yapıştırıcı, daha
2:17
sağlam bir tutkal lazım demeye itti.
2:20
Osmanlıcılık yavaş yavaş gözden düşerken
2:22
sahneye yeni ve güçlü bir fikir
2:24
çıkıyordu. Neydi bu? İmparatorluktaki
2:27
tüm Müslümanları tek bir çatı altında
2:30
birleştirmek. Şimdi burada çok önemli
2:32
bir detayın altını çizmek istiyorum. Bu
2:34
İslamcılık dediğimiz şey sakın ha sadece
2:37
eskiye dönelim diyen bir hareket olarak
2:39
düşünülmesin. Tam tersi bu dini bukunun
2:42
şartlarına göre yani çağa göre yeniden
2:44
yorumlamayı hedefleyen modern bir
2:46
arayıştı. Bu fikri bundan daha güzel ne
2:49
anlatabilir ki? Bakın büyük şair Mehmet
2:51
Akif Ersoy ne diyor? Doğrudan doğruya
2:54
Kur'an'dan alıp ilhamı asrın idrakine
2:57
söyletmeliyiz İslam'ı. İşte bu iki dize
3:00
hareketin bütün felsefesini o kaynağa
3:02
dönme ve onu çağa söyletme idealini
3:05
mükemmel bir şekilde özetliyor. Peki
3:08
temel hedef neydi? Sadece bütün
3:10
Müslümanları bir araya getirmek mi?
3:12
Hayır. Aynı zamanda modernleşmek. Mehmet
3:15
Akif gibi, Sait Halim Paşa gibi
3:17
düşünürler diyorlardı ki batının
3:19
bilimini, teknolojisini reddetmeyelim.
3:22
Alalım ama onu kendi İslami ruhumuzla,
3:25
kendi kimliğimizle yoğuralım. Yani amaç
3:27
hem özüne sadık kalmak hem de çağın
3:30
gerisinde kalmamaktı. Çok net. Ve bu
3:33
fikrin ne kadar kalıcı olduğuna dair
3:35
size şaşırtıcı bir örnek vereyim. Bu
3:37
ideoloji öyle imparatorlukla birlikte
3:40
bitip gitmedi. Düşünün 1949 yılında
3:43
Cumhuriyet döneminde bu akımın önemli
3:46
aydınlarından Şemsettin Günaltay
3:48
Başbakanlık koltuğuna oturdu. Bu bile
3:50
tek başına etkinin ne kadar uzun
3:52
sürdüğünü gösteriyor. Ve geldik 3üncü ve
3:56
son büyük cevaba. Osmanlıcılık ve
3:58
İslamcılık formüllerinin zorlandığı
4:00
noktada parlayan ve en sonunda en etkili
4:03
olacak fikre devleti bu kez belirli bir
4:06
milli kimliğin çekirdeği etrafında
4:08
yeniden kurmak. İşte bu üçüncü yolun adı
4:10
Türkçülüktü. Odak noktası ne
4:13
imparatorluktu ne de dindi. Doğrudan
4:15
doğruya milli bir kimlikti. Bu fikrin
4:18
doğuş hikayesi de gerçekten çok ilginç.
4:21
Çünkü Türkçülük sanılanın aksine önce
4:24
Osmanlı topraklarında değil Rus
4:26
İmparatorluğunda yaşayan Türk aydınları
4:28
arasında güçleniyor. Neden mi? Çünkü
4:31
orada azınlıktalar ve Osmanlılık gibi
4:33
onları kapsayan bir üst kimlik yoktu. Bu
4:35
yüzden kendi milli kimliklerine çok daha
4:38
sıkı sarıldılar. İşte tam bu noktada
4:41
entelektüel bir bomba patlıyor. Yusuf
4:43
Akşura'nın 1904'te yazdığı o meşhur üç
4:46
tarzı siyaset makalesi adeta bir yol
4:49
ayrımını işaret ediyor. Akşura bu üç
4:51
seçeneği masaya yatırıyor ve diyor ki
4:54
bakın Osmanlıcılık milliyetçilik
4:56
karşısında tutmadı. İslamcılık da
4:58
Müslüman milletlerin kendi ulusal
5:00
kimliklerini keşfetmesiyle zorlanıyor.
5:03
Geriye rasyonel ve uygulanabilir bir
5:04
seçenek kalıyor. Türkçülük. Bu makale
5:07
tartışmanın seyrini tamamen
5:09
değiştiriyor. Kısacası Türkçülüğün
5:12
hedefi neydi? Ne din ne de imparatorluk
5:15
sınırları. Temel alınan şey ortak dil ve
5:17
kültürdü. Amaç bu ortak zemin üzerinde
5:20
bir milli uyanış yaratmaktı. Bu fikrin
5:23
teorik altyapısını kuran en önemli iki
5:25
isim de Ziya Gökalp ve tabii ki Yusuf
5:28
Akçuraydı. Peki güzel. Türkçülük bir
5:31
fikir olarak ortaya çıktı, tartışıldı.
5:34
Ama nasıl oldu da bir anda dönemin en
5:36
güçlü siyasi hareketinin resmi
5:38
ideolojisi haline geldi? İşte şimdi o
5:41
hikayeye bakacağız. Bu dönüşümde kilit
5:43
bir isim var. Ziya Gökalp. Kendisi bir
5:46
sosyolog ve Türkçülük fikrini alıp onu
5:49
sistematik bir programa dönüştüren kişi
5:51
ve tabii o meşhur formülü ortaya atıyor.
5:54
Türkleşmek, İslamlaşmak, muasırlaşmak.
5:57
Bu slogan hareketin adeta manifestosu
5:59
oluyor. Peki bu ideolojiyi kim iktidara
6:02
taşıyacak? İşte o siyasi güç, İttihat ve
6:05
Terakki Cemiyeti. İşin ilginç yanı ne
6:08
biliyor musunuz? Bu cemiyet ilk
6:09
kurulduğunda aslında Osmanlıcıydı. Yani
6:12
imparatorluktaki herkesi bir arada
6:14
tutmak istiyorlardı. Ama sonra ne oldu?
6:16
Balkan Savaşlarında yaşanan o büyük
6:18
ezimet, o büyük toprak kayıpları,
6:20
gayrimüslim halkların bir bir kopması,
6:22
işte bütün bunlar İttihat ve Terakkiyi
6:25
rotasını değiştirmeye ve sonunda
6:27
Türkçülüğü temel ideoloji olarak
6:29
benimsemeye zorladı. Ve böylece ik
6:31
meşrutiyet dönemine damgalarını
6:33
vurdular. Bu fikir değişikliğinin sadece
6:35
lafta kalmadığını, somut bir politikaya
6:38
dönüştüğünü görmek isterseniz Milli
6:40
İktisat Politikasına bakmanız yeterli.
6:42
Amaç neydi? Yabancıların ve azınlıkların
6:45
elindeki ekonomiyi yerli Türk Müslüman
6:48
bir sermaye sınıfı yani bir milli
6:50
burjuvazi yaratarak millileştirmek. İşte
6:53
size fikrin eyleme dönüşmüş hali. Peki
6:56
imparatorluk çöktü. Her şey bitti mi? Bu
6:58
fikirlerde tarih sayfalarında mı kaldı?
7:01
Kesinlikle hayır. Bu ideolojilerin
7:03
hayaletleri hala aramızda dolaşıyor.
7:07
Buradan almamız gereken en önemli ders
7:09
belki de şu: Osmanlıcılık, İslamcılık ve
7:12
Türkçülük. Bunlar sadece tarihi
7:14
dipnotlar değil. Onlar modern Türkiye
7:16
Cumhuriyeti'nin siyasi DNA'sını
7:18
oluşturan ana kodlar haline geldiler.
7:21
Bugünün siyasetinde gördüğümüz pek çok
7:23
akımın kökleri işte o günlerin ateşli
7:25
tartışmalarında yatıyor. O zaman gelin
7:28
bu bölümü zihnimizi kurcalayacak bir
7:30
soruyla bitirelim. Madem bu üç fikir bir
7:32
asır öncesinin hayatta kalma
7:34
projeleriydi, peki bugünün karmaşık
7:36
dünyasında bizim önümüzde hangi yeni
7:39
kurtuluş reçeteleri tartışılıyor? Belki
7:41
de üzerinde en çok düşünmemiz gereken
7:43
soru budur.

