Auzef Türk Dili-2 2024-2025 Vize Soruları
https://lolonolo.com/2025/04/14/turk-dili-2-2024-2025-vize-sorulari/
Bu kaynak, İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi (AUZEF) bünyesinde okutulan Türk Dili-2 dersinin 2024-2025 eğitim yılına ait vize sınav sorularını ve detaylı çözümlerini içermektedir. Belge içerisinde akademik yazım kuralları, okuma stratejileri, metinsellik ölçütleri ve anlatım bozuklukları gibi temel dil bilgisi konularına odaklanan çoktan seçmeli sorular yer almaktadır. Ayrıca klasik Türk edebiyatı şairleri, tasavvufi şiir tahlilleri ve okuma modelleri gibi teknik alanlarda öğrencilerin bilgilerini ölçmeyi amaçlayan içerikler sunulmaktadır. Her sorunun ardından paylaşılan açıklayıcı notlar, doğru cevabın gerekçesini belirterek konunun daha iyi kavranmasını sağlamaktadır. Metin genel olarak öğrencilerin sınav başarısını artırmaya yönelik kapsamlı bir çalışma rehberi niteliği taşımaktadır.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Bugün karşınızda bir
0:02
dersle değil, tam tersi. Sıkı bir meydan
0:04
okumayla varız. Hiç düşündünüz mü acaba
0:06
bir üniversitenin Türkçe vize sınavına
0:08
girseniz ne olurdu diye. İşte bugün
0:10
gerçek sınav sorularıyla tam da bunu
0:12
deneyeceğiz. Bakalım sonuçlar nasıl
0:14
olacak? İşte bugünkü analizimizin temel
0:18
sorusu bu. Kendinizi gerçek bir sınavın
0:20
içindeymiş gibi düşünün. Hazırsanız hadi
0:23
o zaman ilk soruyla başlayalım. Evet,
0:26
ilk bölümümüz edebiyat tarihi ve şiir
0:29
yorumu üzerine. Bakalım şairleri,
0:31
dönemleri ve tabii o büyülü dizeleri ne
0:34
kadar iyi hatırlıyoruz. Ve işte ilk
0:37
sorumuz geldi. 14. yüzyıl yani divan
0:41
edebiyatının o ilk tohumlarının
0:43
atıldığı, Anadolu'da Türkçenin bir
0:45
edebiyat dili olarak filizlendiği çok
0:47
ama çok önemli bir dönem. Peki bu
0:50
isimlerden hangisi o dönemin bir parçası
0:52
değil? Şöyle bir bakın. Hangisi göze
0:55
çarpıyor? Eğer cevabınız C şıkkı yani
0:58
şeyhül İslam Yahya ise harika
1:01
başladınız. İlk soruyu doğru
1:02
cevapladınız. Ama asıl soru şu: Neden o?
1:06
Onu diğerlerinden ayıran ne? İşte bu
1:09
zaman çizergesi her şeyi net bir şekilde
1:12
gösteriyor. Bakın Kadı Burhaneddin, Aşık
1:16
Paşa, Hoca Dehani ve Gülşehri hepsi 14.
1:19
yüzyılda ama Şeyhül İslam Yahya'ya
1:22
baktığımızda ta 17. yüzyılda görüyoruz
1:25
onu. Yani arada neredeyse 3 asırlık bir
1:28
zaman farkı var. Ümit Yaşar Oğuzcan'dan
1:31
ne kadar etkileyici dizeler değil mi?
1:34
İnsanın içine işliyor. Bu mısraları
1:36
okurken bir sürü duygu hissediyoruz.
1:38
Peki şimdi sorumuz geliyor. Bu dizelerde
1:41
hangi duyguya yer verilmemiş olabilir?
1:44
Şiiri tekrar bir gözden geçirelim. Bir
1:46
terk edilmişlik, bir umutsuzluk var. Bu
1:49
çok net. Kör kuyular, yelkensiz. Bunlar
1:52
çaresizliğin en somut halleri. Beni
1:54
sensiz bıraktın derken de bariz bir
1:56
sitem var. Yalnızlık ve karamsarlıkta
1:58
cabası. Peki bütün bu duygular arasında
2:01
hangisi eksik? Hangisi bu tabloda
2:03
kendine yer bulamamış? Evet, doğru cevap
2:06
ölüm korkusu. Şiir acıyla, yalnızlıkla,
2:09
sitemle o kadar dolu ki ama şairin
2:12
doğrudan ölmekten korktuğuna dair en
2:14
ufak bir ipucu yok. Aslında onun derdi
2:17
ölümden çok daha farklı. Asıl mesele
2:19
yaşarken içine düşürüldüğü o derin
2:22
boşluk ve anlamsızlık hissi. Edebiyatın
2:24
o büyülü dünyasından çıkıp şimdi dilin
2:27
biraz daha teknik kısmına mutfağına
2:29
iniyoruz. Sıradaki bölümümüz okuma ve
2:31
yazma sanatı. Yani bir metin nasıl
2:33
oluşturulur, nasıl anlaşılır? Bu
2:35
becerilere odaklanacağız. Ekranda bir
2:37
tanım var. Bir metin yazarken hani o
2:40
ilk, en yaratıcı, en özgür olduğumuz an
2:42
vardır ya. dil bilgisi kurallarını,
2:44
noktalamayı bir kenara bırakıp sadece
2:46
içeriye anlatmak istediklerimize
2:48
odaklandığımız aşama. İşte o aşamanın
2:51
adı neydi? Cevabımız tabii ki yazıyı
2:54
oluşturma yani taslak aşaması. Bu şema
2:57
çok güzel özetliyor aslında. Yaratıcılık
3:00
ve içerik her zaman önce gelir.
3:02
Fikirlerin özgürce akmasına izin
3:04
verirsiniz. Sonra o metni yontmaya
3:05
başlarsınız. İşte bu yüzden taslak
3:08
aşaması çok değerlidir. Şimdi şöyle bir
3:10
durum hayal edin. Bir öğrenci sınavda
3:13
akademik yazımla ilgili bu sorudan puan
3:15
kaybetmiş. Sizce bu beş cümleden hangisi
3:18
o öğrencinin hatayı yaptığı cümle
3:20
olabilir? Yani yanlış olan hangisi? İşte
3:23
hatayı bulduk. Önemli değildir diyor.
3:26
Olur mu hiç? Tam tersi. Akademik bir
3:28
metinde gramer ve noktalama en az
3:31
içeriğin kendisi kadar önemlidir.
3:33
Düşünsenize bir virgülü yanlış yere
3:35
koymanız cümlenin bütün anlamını altüst
3:37
edebilir. Bilginin net ve doğru bir
3:39
şekilde karşıya geçmesi için dilin
3:41
kusursuz olması, eee, bu bir şart. Peki
3:44
okuma dediğimiz şey ne sadece metindeki
3:47
harflerden ibarettir ne de sadece bizim
3:50
zihnimizdeki düşüncelerden. Bu ikisinin
3:52
bir araya geldiği, sohbet ettiği bir
3:55
etkileşimdir diyen bir model var. İşte
3:57
bu modele etkileşimli okuma diyoruz.
4:00
Yani gerçek anlama metnin bize
4:02
sunduklarıyla bizim zihnimizdeki
4:04
birikimin buluştuğu, konuştuğu o sihirli
4:06
anda ortaya çıkıyor. Bu turda dedektif
4:09
şapkalarımızı takıyoruz. Çünkü bu bölüm
4:11
tamamen dikkatle ilgili. Cümlelerin
4:14
içine gizlenmiş gramer hatalarını ve
4:16
anlatım bozukluklarını avlamaya
4:18
çıkıyoruz. Bakalım gözünüzden bir şey
4:20
kaçacak mı? Karşımızda klasik bir
4:23
anlatım bozukluğu sorusu. Cümlelerden
4:25
birinde fazladan yani olmasa da anlamın
4:28
bozulmayacağı bir kelime saklı.
4:30
Seçenekleri şöyle bir dikkatlice okuyun.
4:33
Bakalım o gereksiz kelimeyi fark
4:34
edebilecek misiniz? Ve işte hata
4:37
karşınızda. Bu karşılaştırma her şeyi
4:40
özetliyor. Eğer sadece iki şeyi
4:42
karşılaştırıyorsak üstünlük bildiren n
4:44
kelimesini kullanmak fazlalıktır. İki
4:47
kardeşin büyüğü demek zaten yeterince
4:49
açık ve net. Dilin ekonomisi dediğimiz
4:51
şey tam da bu işte. En az sözcükle en
4:54
doğru anlamı vermek. Peki önünüze
4:57
onlarca cümle koysalar ve deseler ki
5:00
içlerinden dil bilgisi açısından tek bir
5:02
kusuru bile olmayanı bulun. İşte bu
5:05
cümle o sınavı geçecek olan cümle.
5:07
İçinde hiçbir anlatım bozukluğu yok.
5:09
Tertemiz akıcı bir yapıya sahip. Şimdiye
5:13
kadar tek bir kelimenin, tek bir
5:15
cümlenin metni nasıl etkilediğini
5:17
gördük. Şimdi bir adım daha ileri
5:19
gidiyoruz. Kelimelerin ötesindeki mantık
5:21
ve akışa bakacağız. Yani bu sorular
5:24
cümlelerin birbirine nasıl bağlandığını
5:26
ve tutarlı bir bütün oluşturduğunu
5:28
anlama yeteneğinizi ölçecek. Şimdi
5:30
ekranda bir paragraf ve ortasında bir
5:32
boşluk var. Konu hayvanların koku alma
5:35
duyusuyla başlıyor. Peki bu düşünce
5:37
akışını hiç bozmadan konuyu en mantıklı
5:40
şekilde biz insanlara getirecek olan o
5:42
köprü cümle hangisi olabilir? Doğru
5:45
cevap buydu. Neden mi? Çünkü hayvanlar
5:48
dünyasından insanlar dünyasına o kadar
5:50
yumuşak, o kadar akıcı bir köprü kuruyor
5:52
ki fark etmiyorsunuz bile. Bizler de
5:55
bunun gibi." diyerek bir önceki cümlenin
5:58
mantığını alıp tık diye bize bağlıyor.
6:00
Metnin o iç tutarlılığı dediğimiz şey
6:03
tam da bu. Peki tüm bu sorularla
6:05
uğraştıktan sonra ne görüyoruz? Gelin
6:08
bir özet yapalım. Bu sınav aslında bizim
6:10
hangi becerilerimizi ölçüyor? Dilin
6:12
hangi katmanlarına dokunuyor? Gördüğünüz
6:15
gibi bu sınav basit bir bilgi ezberini
6:18
ölçmüyor. Tam tersine edebiyat
6:20
tarihinden mantıksal akıl yürütmeye,
6:23
şiir analizinden dil bilgisi
6:24
inceliklerine kadar dili ne kadar derin
6:27
ve bütüncül bir şekilde anladığımızı
6:29
test ediyor. Ve işte son olarak sizi bu
6:32
düşünceyle baş başa bırakmak istiyorum.
6:34
Bir dilin kurallarına, tekniğine hakim
6:36
olmak o dilin edebi eserlerindeki ruhu,
6:39
o güzelliği anlamamızı gerçekten
6:41
sağlıyor mu? Teknik ustalıkla sanatsal
6:43
takdir arasında nasıl bir ilişki var
6:45
sizce? Bir sonraki analizimizde görüşmek
6:47
üzere.
#Education

