Auzef Türk Dili-1 2025-2026 Bütünleme Soruları
https://lolonolo.com/2026/02/02/turk-dili-1-2025-2026-butunleme-sorulari/
Bu kaynaklar, Türk Dili-1 dersine ait 2025-2026 akademik yılı bütünleme sınavı sorularını ve bu soruların ayrıntılı çözümlerini içermektedir. Metinlerde; ses bilgisi, yazım kuralları, sözcük anlamı ve cümle yapısı gibi temel dil bilgisi konuları üzerinde durulmaktadır. Ayrıca Türkçenin tarihsel gelişimi, Eski Anadolu Türkçesi dönemi ve Güneş Dil Teorisi gibi kültürel ve akademik başlıklar da kapsamlı bir şekilde ele alınmıştır. İçerik, öğrencilere sınav hazırlığı sürecinde rehberlik etmek amacıyla hem teknik dil kurallarını hem de yazma stratejilerine dair pratik önerileri bir arada sunmaktadır. Kaynaklar genel olarak dilin fonetik yapısını, anlamsal derinliğini ve resmi statüsünü belirleyen akademik standartları özetlemektedir.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Her gün konuştuğumuz dilin aslında kendi
0:02
içinde gizli bir dünyası, bir mimarisi
0:05
var. Hiç fark ettiniz mi? Türkçe
0:07
kullandığımız her kelimede bize küçük
0:09
ipuçları bırakıyor. Bugün gelin bu
0:11
ipuçlarını bir dedektif gibi takip
0:13
edelim ve dilimizin o gizli yaşamını
0:15
nasıl işlediğini hep birlikte ortaya
0:17
çıkaralım. Hani böyle bazen sıkıntıdan
0:20
patlayacak gibi olursunuz ya. Bu hissi
0:23
hepimiz biliriz. İşte bu o kadar basit,
0:26
o kadar gündelik bir laf ki ama aslında
0:29
dilin ne kadar akıllı ve esnek olduğunun
0:32
ilk kanıtı bu. Hadi neden olduğuna bir
0:34
bakalım. İşte ilk ipucumuz tam da
0:37
burada. Mecaz. Yani sıkıntıdan çatladım
0:40
dediğimizde kimse gerçekten fiziksel
0:43
olarak çatırdamıyor değil mi? İşte
0:45
dilimiz burada müthiş bir şey yapıyor.
0:47
Çatlamak gibi elle tutulur somut bir
0:50
kelimeyi alıyor ve onu o yoğun soyut
0:52
duygu için bir metafora, bir benzetmeye
0:55
çeviriyor. Kelimeler gerçek anlamlarının
0:58
çok ötesine geçerek bizim duygusal
1:00
dünyamızı şekillendiriyor.
1:03
Hadi o zaman ilk durağımız kelimelerin o
1:05
gizli dünyası olsun. Bakalım kelimeler o
1:08
bildiğimiz anlamlarının arkasında daha
1:10
neleri saklıyor. Mesela şuna bir bakın.
1:14
Ocak kelimesi aklımıza ne geliyor?
1:16
Sıcaklık, ev, yuva değil mi? Ama fesat
1:19
ocağı dediğimiz anda o somut nesne
1:21
birdenbire bambaşka bir şeye dönüşüyor.
1:23
Kötülüğün soyut bir kaynağı, bir merkezi
1:25
oluyor resmen. İşte dil aynen böyle.
1:28
Kavramları bir araya getirip yepyeni
1:30
anlamlar yaratıyor. Peki bu taras
1:33
kalıplaşmış lafların hepsi aynı mı? Yo
1:36
aslında değil. Şöyle düşünelim. deyimler
1:39
hani göz boyamak gibi bir durumu sanki
1:42
fotoğrafını çeker gibi anlatıyor ama
1:44
atasözleri damlaya damlaya göl olur
1:47
gibi. Onlar bize hep bir ders verir, bir
1:50
öğüt fısıldar. Yani biri sadece
1:52
gösteriyor, diğeri ise yol gösteriyor.
1:55
Aradaki en temel fark da tam olarak bu.
1:58
Tamam, kelimelerin anlam katmanlarını
2:00
anladık. Peki ya onları oluşturan o en
2:03
temel şeyler yani sesler? Hadi şimdi
2:05
biraz daha derine inelim ve Türkçenin o
2:08
kendine özgü ses kodlarını çözmeye
2:10
çalışalım. İşte bu liste resmen bir
2:13
Türkçe orijinallik testi gibi. Elinize
2:16
herhangi bir kelimeyi alın. Mesela spor
2:18
ya da tren. Çift ünsüzle mi başlıyor? Ya
2:21
da içinde ne bileyim j sesi mi var?
2:24
varsa bilin ki o kelime büyük ihtimalle
2:26
bizim dilimize sonradan gelmiş bir
2:28
misafir. Bu kurallar var ya bir
2:31
kelimenin dilimizin DNA'sına ait oluk
2:33
olmadığını anlamamızı sağlayan küçük
2:35
sırlar gibi. E tamam seslerin kuralları
2:39
var. Anladık. Peki bu kurallar hep sabit
2:42
mi? Asla. Diller tıpkı canlı
2:45
organizmalar gibi. Kuralları var ama
2:48
asla yerinde durmuyorlar. Sürekli
2:50
değişiyor, evriliyorlar. Sesler de bu
2:53
değişimin en önemli parçası. İşte size
2:56
bunun canlı kanıtı. Yüzlerce yıl önce
2:59
atalarımız dil kelimesi yerine til
3:02
diyordular. Biliyorum kulağı biraz garip
3:04
geliyor. Peki nasıl oldu da bu sert t
3:07
sesi zamanla yumuşacık bir d'ye dönüştü?
3:11
İşte bu ses değişiminin havalı bir adı
3:13
var. Tonlulaşma. Olay aslında çok basit.
3:16
Diller zaman geçtikçe daha akıcı, daha
3:19
kolay söylenir hale gelmeye çalışıyor. E
3:22
kelime başındaki sert t sesi de
3:24
yüzyıllar içinde yavaş yavaş yumuşayarak
3:26
daha titreşimli bir dye dönüşüyor. Bu
3:29
dilin evrimini kendi ağzımızda
3:31
hissettiğimiz anlardan biri aslında.
3:34
Sesleri bir kenara bırakalım. Şimdi
3:36
gelelim kelimelerin kendisini nasıl inşa
3:38
ettiğimize. Türkçenin bu konuda
3:40
inanılmaz bir sistemi var. resmen lego
3:43
oynamak gibi. Bakın Türkçedeki ekler
3:46
aslında iki tip lego parçası gibi.
3:48
Birincisi çekim ekleri. Mesela ev
3:51
kelimesine ler ekleyip evler yapıyoruz.
3:54
Ya bu elinizdeki lego parçasının sadece
3:57
rengini değiştirmek gibi. Parça aynı
3:59
parça ama yapım ekleri hah onlar oyunu
4:02
tamamen değiştiriyor. Kitap kelimesinden
4:05
kitaplık gibi yepyeni bir nesne, yepyeni
4:08
bir kavram yaratıyorlar. Bu da artık
4:10
eldeki parçalarla yepyeni bir araba
4:12
yapmak demek. İşte bu Türkçenin ne kadar
4:16
verimli, ne kadar mühendislik harikası
4:18
bir dil olduğunun en net kanıtı. Durdu.
4:21
Bakın tek bir çelime. Ama içinde ne var?
4:24
Eylem var. Durmak. Zaman var. Geçmiş
4:27
zaman. Hatta kimin yaptığı bile var. O
4:30
başka hiçbir şeye ihtiyaç duymadan tek
4:32
bir kelimeyle tam bir cümle
4:34
kurabiliyoruz. Müthiş bir şey bu. Peki
4:37
bu sesler, ekler kelimeler, bütün bu
4:40
karmaşık yapı içinde nasıl bir yolculuk
4:43
yaptı? Hadi şimdi biraz geri çekilip
4:46
büyük resme yani Türkçenin o uzun
4:49
tarihsel hikayesine bakalım. Bu zaman
4:51
çizelgesi dilimizin yolculuğundaki iki
4:54
çok önemli durağı gösteriyor. Bir yanda
4:57
dilin en saf, en duru hallerinden biri
5:00
olan eski Anadolu Türkçesi dönemi var.
5:03
Diğer yanda isa her şeyi baştan yazan,
5:06
modern Türkiye ile birlikte gelen o
5:08
radikal dil devrimi her iki dönemde
5:11
bugünkü Türkçenin DNA'sına kendi
5:13
imzasını attı. Eski Anadolu Türkçesi
5:16
dönemini bu kadar özel yapan şey neydi
5:18
biliyor musunuz? Dilin halkın konuştuğu
5:21
gibi olmasıydı. Yani sarayın süslü
5:23
dilinden, Arapça ve Farsçanın ağır
5:26
etkisinden uzak çok daha sade, çok daha
5:29
bizden bir Türkçe. İşte bu yüzden o
5:31
dönemin metinleri dilimizin köklerini
5:33
anlamak için paha biçilmez birer hazine
5:35
gibi. Ve sonra takvimler 1930'ları
5:39
gösterdiğinde sahneye akıl almaz çok
5:43
iddialı bir fikir çıkıyor. Güneş dil
5:45
teorisi. Bu teori diyor ki dünyadaki
5:48
bütün dillerin kökeni aslında Türkçedir.
5:52
Evet, yanlış duymadınız. Bütün dillerin
5:54
anası Türkçeymiş.
5:56
Şimdi bugün bilimsel olarak kabul
5:59
görmese de bu teoriyi o dönemde bu kadar
6:02
önemli yapan şey bizzat Atatürk
6:04
tarafından desteklenmesi ve devletin
6:06
resmi dil politikasının bir parçası
6:08
olmasıydı. Bu durum dilin sadece bir
6:10
iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda
6:13
yepyeni bir ulusal kimlik inşa etmede ne
6:16
kadar güçlü bir sembol olabileceğini
6:18
gösteren en çarpıcı örneklerden biri.
6:20
Tarihten bugüne geldiğimizde aklımıza şu
6:23
soru geliyor. Peki tamam da bu bilin
6:25
kurallarını bugün kim koyuyor? Dili kim
6:28
yönetiyor? Kim standartlarını
6:30
belirliyor? İşte son durağımız tam da
6:32
burası. Dilası.
6:35
Hiçbir dil tek başına bir adada yaşamaz.
6:38
Toplumlar birbiriyle konuştukça, ticaret
6:40
yaptıkça diller de birbirinden kelime
6:43
alıp verir. Düşünsenize pizra diyoruz,
6:46
taksi diyoruz, internet diyoruz. İşte
6:48
buna ödünçleme deniyor ve bu yaşayan her
6:51
dil için son derece doğal bir süreç. İyi
6:54
de bu ödünç kelimeler ve dildeki diğer
6:57
değişimler böyle kendi haline mi
6:59
bırakılıyor? Tabii ki hayır. İşte tam bu
7:02
noktada Türk Dil Kurumu gibi resmi
7:04
kurumlar yani dil planlaması dediğimiz
7:07
mekanizma devreye giriyor. Onların
7:09
görevine dile giren yabancı kelimelere
7:12
Türkçe karşılıklar bulmak, yeni
7:14
teknolojiler için yeni terimler üretmek
7:16
ve en önemlisi dilin bir standartta
7:19
tutarlı bir şekilde kalmasını sağlamak.
7:22
Ve bütün bu planlama çabalarının sonunda
7:23
ortaya çıkan şey ne? Devlet dili yani
7:26
resmi dil. Bu okuldaki ders kitabınızda
7:30
bir kanun metninde ya da resmi bir
7:32
belgede gördüğünüz standart Türkçe.
7:34
Ülkedeki herkesin aynı dili konuşup
7:37
anlaşabilmesini sağlayan dilin resmi
7:39
yüzü. Bugün dilin gizli dünyasına
7:42
daldık. Seslerini, tarihini, kurallarını
7:44
inceledik. Ama geriye belki de en önemli
7:47
soru kalıyor. Dilası dediğimiz şey bir
7:50
dili sadece düzenleyen bir mekanizma mı
7:52
yoksa bu kadar hızlı değişen
7:54
küreselleşen dünyada bir dilin kendi
7:56
kimliğini koruyup hayatta kalabilmesi
7:58
için mutlak bir zorunluluk mu? İşte bu
8:01
sorunun cevabı konuştuğumuz Türkçenin
8:03
geleceğini de şekillendirecek.

