Auzef Türk Dış Politikasında Güncel Sorunlar 2024-2025 Final Soruları
https://lolonolo.com/2026/05/10/turk-dis-politikasinda-guncel-sorunlar-2024-2025-final-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Yoğun ve sıkıcı
0:02
akademik notları alıp Türkiye'nin o
0:04
sürekli evrilen inanılmaz dinamik
0:06
küresel stratejisinin jeopolitik bir
0:09
haritasına dönüştürdüğümüz yeni
0:11
incelememize hoş geldiniz. Bugün
0:13
masamızda gerçekten çok önemli bir konu
0:15
var. Dünya sahnesinde kendi rolünü adeta
0:18
baştan yazan, ezber bozan bir aktörü
0:20
konuşacağız. Haydi hiç vakit kaybetmeden
0:23
doğrudan konuya girelim. En batıdaki
0:25
Asyalı, en doğudaki Avrupalı. Şunun
0:28
güzelliğine bakar mısınız? Bu harika
0:30
paradoks geleneksel bir batı müttefiki
0:32
olmaktan çıkıp çok boyutlu küresel bir
0:34
oyuncuya dönüşen Türkiye'nin modern
0:36
stratejik kimliğini kelimenin tam
0:38
anlamıyla kusursuz özetliyor. Aslında
0:41
tüm analizimizin anahtarı tam da bu
0:43
cümlede gizli. Peki bu devasa karmaşık
0:46
jeopolitik değişimi nasıl
0:48
anlamlandıracağız? Tabii ki bir
0:50
pusulayla çok boyutlu stratejiden
0:52
başlayıp Asya ve Afrika açılımlarına,
0:54
oradan Avrupa Birliği ilişkilerine ve
0:56
yumuşak güce uzanacağız. Ardından
0:58
Ortadoğu ve bölgesel komşulara bakıp
1:00
yeni Osmanlıcılık imajını deşeceğiz ve
1:03
en sonunda da Amerika Birleşik
1:04
Devletleri ile yaşanan o meşhur krizlere
1:06
değineceğiz. Hazırsanız başlıyoruz.
1:09
Birinci bölümümüz çok boyutlu küresel
1:12
strateji. Alt başlığımızda tek kutuplu
1:14
kalıbı kırmak. Gelin önce şu büyük resme
1:17
bir bakalım. Şimdi buradaki en can alıcı
1:21
nokta şu: Türkiye'yi sadece ama sadece
1:24
batı ittifaklarının o dar merceğinden
1:27
değerlendirdiğimiz günler artık
1:29
kesinlikle geride kaldı. Kaynaklarımızın
1:31
da üstüne basa basa vurguladığı gibi
1:33
karşımızda dünyanın dört bir yanına
1:35
uzanan inanılmaz esnek, sürekli hareket
1:38
halinde ve çok yönlü bir dış politika
1:40
stratejisi var. İkinci bölümümüz Asya ve
1:43
Afrika'ya açılım. Yani yeni ufuklar ve
1:46
stratejik modeller. pusulamızı biraz
1:48
doğuya ve güneye çevirmenin vakti geldi.
1:52
Bakın bu gerçekten çok ilginç. Çin'in
1:54
ülkelerin iç işlerine karışmadan sadece
1:57
altyapıya odaklanan o meşhur Pekin
1:59
mutabakatını duymuşsunuzdur. İşte
2:01
Türkiye bundan ilham alarak tamamen
2:04
kendine özgü bir Ankara mutabakatı
2:06
geliştirdi. Bu model sayesinde Türkiye
2:10
Afrika kıtasında sadece soğuk bir
2:11
yatırımcı değil aynı zamanda güvenilir
2:14
bir bağışçı ve samimi bir kalkınma
2:16
ortağı olarak konumlandı. Tabii binik
2:18
bir parantez açalım. Libya bu spesifik
2:21
Afrika stratejisinin dışında tutuluyor.
2:23
Onu da notlarımıza ekleyelim. Gözümüzü
2:25
Asya'ya çevirdiğimizde ise 2019'da ilan
2:28
edilen o yeniden Asya stratejisi
2:30
karşımıza çıkıyor. Hedef net Rusya, Çin,
2:33
Özbekistan ve Azerbaycan ile bağları
2:35
güçlendirmek. Kaynaklarımız burada çok
2:37
kritik bir detayın altını çiziyor.
2:39
Türkiye 1990'lardan beri Orta Asya'da
2:42
varlık gösteriyor. Ama bunu yaparken
2:44
Slavlar ve Müslümanlar arasındaki o
2:46
incecik, camdan köprü gibi hassas tarihi
2:49
dengeyi korumaktan asla vazgeçmedi.
2:51
Gelelim 3ün bölüme. Avrupa Birliği
2:54
ilişkileri ve yumuşak güç, altın çağı ve
2:57
bürokratik değişimleri konuşacağız. Yani
2:59
pusulamızı tekrar batıya döndürüyoruz.
3:02
Şimdi Türkiye'nin o yumuşak gücünü nasıl
3:05
ilmek ilmek işlediğine bir bakalım.
3:07
Zaman çizelgesi gerçekten çok çarpıcı.
3:09
Kaynaklar 1999 ile 2004 arasını AB
3:13
ilişkilerinde tam bir altın çağı olarak
3:16
tanımlıyor. 99 sonrası kurulan
3:18
istikrarlı koalisyonlar ve AB adaylığı
3:21
süreci işin temelini atarken 2002
3:23
sonrasında TİK gibi resmi kalkınma
3:26
yardımları, ritmik diplomasi,
3:28
arabuluculuk rolleri ve yüksek düzeyli
3:30
stratejik işbirliği konseyleri gibi
3:32
meşru devlet aygıtları birer birer
3:34
sahaya iniyor. muazzam bir satranç
3:37
tahtası gibi düşünebilirsiniz.
3:39
Ama durun burada acilen kocaman bir
3:41
efsaneyi çürütmemiz lazım. Bazen
3:43
duyuyoruz. Acaba kontrolsüz halk
3:45
gösterileri de mi dış politikanın bir
3:47
parçası? Kesinlikle hayır. Kaynak
3:50
metnimiz bu konuda çok net. Bu tür
3:52
aniden patlak veren, kendiliğinden
3:54
gelişen toplumsal hareketlerin az önce
3:56
saydığımız o planlı, meşru ve bilinçli
3:59
yumuşak güç stratejisiyle yakından
4:01
uzaktan alakası yok. Peki ama tüm bu
4:04
iddialı yumuşak güç politikaları
4:06
devletin arka odalarında, mutfağında
4:08
nasıl pişti? İşte burada işin içine
4:11
bürokratik çekişmeler giriyor. Dışişleri
4:14
Bakanlığı'nın o bildiğimiz, alışkın
4:16
olduğumuz katı hiyerarşik yapısına
4:18
alternatif olarak dışarıdan
4:20
akademisyenler veya siyasetçi kökenli
4:22
programatik elitler atanmaya başlandı.
4:25
Yani bu geleneksel kurumsal yapıdan
4:27
çıkıp tamamen eski sisteme rakip olan
4:30
yepyeni çok daha farklı bir diplomatik
4:32
karar alma motoru yarattı. Ve bu iç
4:35
fırtınaları, bu yeni yön arayışlarını
4:38
tetikleyen o meşhur kırılma anına
4:41
geliyoruz. 1999
4:43
Helsinki zirvesi. Evet, Türkiye AB adayı
4:47
ilan edilmişti ama AB kendi savunma
4:50
mekanizması olan AGSP'den Türkiye'yi
4:53
dışlamıştı. Düşünsenize masada yoksunuz.
4:56
Bu durum Ankara'da öyle büyük bir hayal
4:58
kırıklığı yarattı ki Milli Güvenlik
5:00
Kurulu içindeki bazı çok kilit isimler
5:02
bile acaba yüzümüzü batıdan çevirip
5:05
Rusya ve İran ile bir Avrasyacılık
5:08
ittifakı mı kursak?" diye yüksek sesle
5:10
düşünmeye başladılar. Geldik 4. bölüme.
5:13
Ortadoğu ve bölgesel komşular.
5:16
Karşılıklı bağımlılık ve yeniden
5:18
tasarlanan güvenlik kavramlarına
5:20
bakıyoruz. Pusula rotamız bu kez
5:22
Türkiye'nin kendi arka bahçesi. Buradaki
5:25
dönüşüm inanılmaz. Adeta gece ile gündüz
5:28
gibi. 2002 öncesine baktığımızda iç
5:31
işlerine hiç karışmayan, Arap İsrail
5:33
dengesine uzaktan pasif bir şekilde
5:35
izleyen bir politika var. Ama 2002
5:38
sonrasına geçtiğinizde işin rengi
5:40
tamamen değişiyor. Vize muafiyetleri,
5:42
devasa diplomatik hamleler ve bölgesel
5:44
bir karşılıklı bağımlılık inşası yani
5:47
kabuğuna çekilmiş güvenlikçi bir
5:49
izolasyondan çıkıp bölgeyi derinlemesine
5:52
entegre olan devasa bir yapısal
5:54
sıçramadan bahsediyoruz. Hemen araya
5:56
girip bir efsaneyi daha yerle bir
5:58
edelim. Efendim 2002 sonrasında bu yeni
6:02
politikalarla Ortadoğu'da krizler bitti.
6:04
Her şey güllük gülistanlık oldu. Yok
6:07
öyle bir şey. Bu tamamen gerçek taşı bir
6:09
iddia. Türkiye'nin tüm bu entegrasyon
6:12
çabalarına rağmen başta o yıkıcı Irak
6:14
işgali olmak üzere devasa krizler bu
6:17
mahalleyi sarsmaya ve sınırları
6:19
zorlamaya son hızla devam etti. Şimdi
6:22
dikkatinizi çekmek istediğim nokta şu.
6:24
Türkiye'nin her bir komşusuna, her bir
6:26
krize adeta terzi işi, özel bir yaklaşım
6:29
sergilemesi. Mesela 2018 Suriy Rusya ile
6:33
yapılan o Sochi mutabakatıyla İdlib'de
6:36
askerden arındırılmış bir bölge
6:37
kuruluyor. Amaç sıcak çatışmayı
6:39
dondurmak. Oradan iniyoruz Afrika'ya,
6:42
Somali'ye. Tika ve STK'lar eliyle adeta
6:45
sıfırdan bir devlet inşa ediliyor. Ama
6:47
dikkat burada Suriye'deki gibi bir açık
6:49
kapı mülteci politikası kesinlikle yok.
6:52
Batıya Yunanistan'a baktığımızda 99
6:55
depremiyle yeşeren o ılımlı hava
6:57
sanılanın aksine 2005-2010 yılları
6:59
arasında güvensizliğe değil inanılmaz
7:01
güçlü bir işbirliği ve diyalog dönemine
7:03
evriliyor. 5. bölüme geçiyoruz. Yeni
7:07
Osmanlıcılık politika imajı. Alt
7:09
başlığımız kültürel ve tarihi mirası
7:11
geri kazanmak. Bunca genişlemeyi
7:14
tanımlayan o meşhur kavramı konuşmanın
7:16
tam zamanı. Analistlerin,
7:18
akademisyenlerin bu çok boyutlu
7:20
yayılmayı anlatmak için sıkça kullandığı
7:22
bir kelime var. Yeni Osmanlıcılık. Şimdi
7:25
bu terminolojiyi seversiniz,
7:27
sevmezsiniz, katılırsınız, katılmazsınız
7:29
o ayrı bir tartışma konusu. Ama
7:31
kaynaklarımız bu kavramı son derece
7:34
tarafsız bir şekilde sadece stratejik
7:36
bir imajı tanımlamak için kullanıyor.
7:38
Olay şu: Türkiye pasif, kendi halinde
7:41
bir sınır komşusu olmaktan çıkıyor. O
7:44
zengin tarihi ve kültürel bağlarını bir
7:46
manivele gibi kullanarak Balkanlar,
7:48
Ortadoğu ve Kafkaslarda koruyucu,
7:50
merkezi ve oyun kurucu bir aktör rolünü
7:53
üstleniyor. Ve 6. son bölümümüz Amerika
7:56
Birleşik Devletleri ile krizler. Alt
7:58
başlığımız küresel sahnede sürtüşme.
8:01
Pusulamız bu kez Türkiye'nin son yarım
8:03
asırlık dış politikasının o en büyük, en
8:06
geleneksel çapasına yöneliyor. Buradaki
8:09
zaman çizelgesine çok dikkatli bakmamız
8:11
lazım. Çünkü Türkiye'nin bu yeni,
8:13
bağımsız ve çok yönlü stratejisinin
8:15
geleneksel ittifaklarda nasıl
8:16
sarsıntılar yarattığını harika
8:18
özetliyor. Kaynaklarımız kritik bir
8:20
tarih hatasına düşmememiz için bizi
8:22
uyarıyor. Süleymaniye'deki o hepimizin
8:25
hatırladığı travmatik çuval olayı,
8:27
modern krizlerin zirve yaptığı 2010
8:29
sonrasında değil, tam olarak 4 Temmuz
8:31
2003'te yaşandı. 2010 sonrası krizlerse
8:34
yepyeni bir dönemin ürünü. Halkbank
8:36
davası, Kudüs meselesi ve elbette işleri
8:39
en çok kopma noktasına getiren iki
8:41
devasa konu Rusya'dan alınan S400
8:43
füzeleri ve Amerika'nın Suriye'de YPG'ye
8:46
verdiği destek. Ama şunu unutmayalım.
8:49
Krizler sadece askeri konulardan ibaret
8:51
değildi. Obama dönemindeki o meşhur
8:54
Tahran deklarasyonu hamlesini
8:55
hatırlayın. Türkiye'nin komşusu İran'ın
8:58
nükleer programı için arabuluculuk
9:00
yapmaya soyunması. İşte bu hamle
9:03
Türkiye'nin batılı müttefikleriyle kendi
9:06
bağımsız bölgesel vizyonu arasında
9:08
yürümeye çalıştığı o ipin ne kadar ince
9:10
olduğunu kanıtlıyor. O dönem Amerika ile
9:12
ipler o kadar gerildi ki batı basınında
9:15
günlerce ne oluyor? Türkiye'nin ekseni
9:17
mi kayıyor?" manşetleri atıldı. Bu
9:20
inanılmaz karmaşık tabloyu toparlarken
9:22
bir dahaki sefere dış politika
9:24
haberlerini okurken aklınızın bir
9:26
köşesinde bulunması için size oldukça
9:28
kışkırtıcı bir soru sormak istiyorum.
9:30
Sizce tüm bu çok boyutlu baş döndürücü
9:33
diplomasiyi yürütmek kaçınılmaz olarak
9:35
Türkiye'nin batıdan kopup bir eksen
9:37
kaymasına mı neden oluyor? Yoksa Türkiye
9:40
aslında hepimizin uyum sağlamaya
9:42
çalıştığı bu çok kutuplu yeni dünyanın
9:44
dinamiklerinde AF bir satranç ustası
9:47
gibi ustalaşıyor mu? Bunu bir düşünün.
9:49
İncelememize katıldığınız için çok
9:51
teşekkürler. Bir sonraki analizimizde
9:53
görüşmek üzere.
#Jobs & Education

