0:00
Her ülkenin kurallarını belirleyen temel
0:02
bir metni bir nevi yol haritası vardır.
0:04
Hadi gelin bugün Türkiye'nin yol
0:06
haritasını yani anayasasını birlikte
0:08
inceleyelim. Şöyle düşünelim. Her
0:11
ülkenin bütün kurallarını belirleyen bir
0:13
ana belgesi olmak zorunda. Değil mi?
0:15
İşte Türkiye'de bu konuda bir istisna
0:17
değil. İşte bu belge anayasa, hukukta
0:20
normlar hiyerarşisi denilen bir piramit
0:22
düşünün. Anayasa işte o piramidin en
0:25
tepesinde yer alır. Yani hiçbir kanun,
0:27
hiçbir kararname onunla çelişemez. Peki
0:31
bu yol haritası yani anayasamız Türkiye
0:34
Cumhuriyeti için ne gibi temel ilkeler
0:36
ortaya koyuyor? Gelin devletin temel
0:38
direklerine bakalım. Aslında
0:40
anayasamızın temelinde üç tane çok
0:43
sağlam direk var. Bunlar demokratik bir
0:45
devlet, sosyal bir devlet ve hepsini bir
0:48
arada tutan en önemli ilke hukuk
0:50
devleti. Hukuk devleti ilkesi kulağa
0:53
biraz soyut gelebilir ama sizi birebir
0:56
nasıl koruduğuna dair harika bir örnek
0:58
var. Kanuni hakim güvencesi. Nedir bu?
1:01
Bu güvence öyle kafaya göre sırf belirli
1:04
bir davaya bakılsın diye özel mahkemeler
1:06
kurulmasını engelliyor. Yani hepimiz
1:09
önceden belli olan tarafsız mahkemelerde
1:12
yargılanma hakkına sahibiz. Bu çok ama
1:14
çok önemli bir güvence. Şimdi gelelim bu
1:17
yol haritasının belki de en can alıcı
1:19
kısmına. Yani doğrudan sizi, beni,
1:22
hepimizi ilgilendiren temel haklarımıza.
1:24
Bakın 1982 anayasası bu hakları çok
1:28
akıllıca üç başlık altında toplamış.
1:31
Aklınızda kalması için şöyle
1:33
Olma hakkınız, talep etme hakkınız ve
1:36
katılma hakkınız. Mesela kişisel haklar.
1:39
Bunlar sizin özel alanınızı koruyan
1:41
haklar. mülk edinme hakkınız gibi ya da
1:43
telefonlarınızın, mektuplarınızın
1:45
gizliliği gibi. Sosyal ve ekonomik
1:48
haklar ise adından da anlaşılacağı gibi
1:50
devletten isteyebileceğiniz şeyler. Ne
1:53
gibi? Mesela daha iyi çalışma koşulları
1:55
için sendika kurma hakkı gibi ve tabii
1:58
ki siyasi haklar. İşte bunlar da size
2:01
ülkenin yönetiminde söz sahibi olma
2:02
imkanı veriyor. En temel ve en bilinen
2:05
örneği de tabii ki oy kullanma ve
2:07
seçilme hakkı. İyi güzel de bu haklar
2:10
hep var mı? Yani herhangi bir durumda bu
2:12
haklar elimizden alınabilir mi? İşte bu
2:14
çok kritik bir soru. Şimdi dürüst olmak
2:17
gerekirse savaş gibi çok ama çok
2:20
olağanüstü durumlarda evet anayasa bazı
2:23
hakların kullanımının durdurulmasına
2:25
izin veriyor. Amma ve buradaki ama çok
2:28
önemli. Öyle bazı haklar var ki onlara
2:31
dokunmak kesinlikle yasak. Savaş da
2:34
olsa, kıyamet de kopsa bu haklara
2:36
dokunulamaz. Hukukçular bunlara sert
2:39
çekirdekli haklar diyor. Çok da güzel
2:41
bir isim bence. Nedir bunlar? Yaşama
2:43
hakkı, masumiyet karinesi yani suçu
2:46
ispatlanana kadar herkes masumdur ilkesi
2:48
ve kimsenin dinini, inancını açıklamaya
2:51
zorlanamaması gibi. İşte bu haklar her
2:54
ne olursa olsun insan onurunu koruyan
2:56
delinmez bir zırh gibidir. Peki bu
2:58
anayasal sistem gündelik hayatta nasıl
3:00
işliyor? Vatandaş olarak bizim
3:02
katılımımız ve devletin hesap vermesi
3:05
nasıl sağlanıyor? Mesela oy kullanma
3:08
hakkına bakalım. Kurallar çok belirli.
3:10
Henüz hüküm giymemiş yani tutuklu
3:12
olanlar oy kullanabiliyor. Ama kasten
3:15
bir suçtan hüküm giyenler, askeri
3:17
öğrenciler ve askerlik görevini yapan er
3:19
ve erbaşlar oy kullanamıyor. Benzer bir
3:22
hassasiyeti siyasi partilere üyelikte de
3:25
görüyoruz. Mesela işçiler kamu
3:27
sektöründe bile çalışsalar bir partiye
3:29
üye olabiliyorlar. Ama devletin
3:32
tarafsızlığını korumak adına hakimler,
3:34
savcılar, memurlar ve ordu mensuplarının
3:37
siyasi partilere üye olması yasak. Peki
3:39
diyelim ki devletin bir kurumuyla yani
3:42
idareyle bir sorun yaşadınız. Kime
3:44
gideceksiniz? İşte burada devreye
3:46
Ombutsmen yani Kamu Denetçiliği Kurumu
3:49
giriyor. Meclise bağlı bu kurum
3:51
vatandaşın idare hakkındaki
3:53
şikayetlerini inceleyen bağımsız bir
3:55
denetçi gibi çalışıyor. Ve son olarak
3:57
şunu da unutmamak lazım. Bu
3:59
bahsettiğimiz yol haritası yani anayasa
4:01
taşa yazılmış hiç değişmeyen bir metin
4:03
değil. Zaman içinde o da gelişiyor,
4:06
değişiyor. Türkiye'nin anayasa tarihine
4:08
baktığımızda bu evrimi çok net
4:10
görüyoruz. Mesela 1921'deki ilk anayasa
4:13
herhangi bir kanun gibi kolayca
4:15
değiştirilebilen yani esnek bir
4:17
anayasaydı. Sonra 1937'de laiklik ilkesi
4:20
resmen anayasaya eklendi. Çok önemli bir
4:23
dönüm noktası da 1961 anayasasıdır.
4:26
Hukuk devleti ve sosyal devlet gibi
4:28
kavramlarla ilk kez o zaman tanıştık.
4:30
Bugün kullandığımız 1982 anayasası ise
4:33
katı bir anayasa yani değiştirilmesi
4:35
bilerek zorlaştırılmış. Bütün bu
4:37
yolculuk aslında bize anayasanın zamanla
4:39
nasıl daha sağlam, daha hak odaklı bir
4:42
yapıya kavuştuğunu gösteriyor. Ve tüm
4:44
bunlar bizi şu temel soruya getiriyor.
4:46
Bir anayasanın asıl amacı nedir? Devleti
4:49
daha güçlü kılmak mı yoksa bireyi
4:52
devlete karşı korumak mı? İşte bir
4:54
ülkenin bütün yol haritası bu hassas
4:56
denge üzerine kuruludur.