0:00
Herkese merhaba. Bugün hep birlikte
0:02
modern bir devletin mimari planına yani
0:05
hepimizi bir arada tutan kurallar
0:06
bütününe Türkiye anayasasına şöyle bir
0:09
göz atacağız. Türkiye'nin anayasal
0:11
tarihine şöyle bir baktığımızda ilginç
0:13
bir gelgit görüyoruz. Değil mi? Bazen
0:15
tek meclis, bazen çift meclis. Bu
0:17
aslında ülkenin yönetim yapısında
0:19
sürekli bir ideal denge arayışının ne
0:21
kadar dinamik olduğunun canlı bir
0:22
kanıtı. İşte her şeyin temeli anayasanın
0:26
adeta ruhu olan bu cümle. Peki bir hukuk
0:29
devleti olmak tam olarak ne anlama
0:30
geliyor? Aslında anayasanın başka bir
0:32
maddesi bunu çok net açıklıyor. İdarenin
0:35
her türlü eylem ve işlemlerine karşı
0:37
yarı yolu açıktır. Yani en tepedeki
0:40
yöneticiden en basit idari işleme kadar
0:42
her şeyin hukuka uygun olması şart. Ve
0:44
bir yanlışlık varsa mahkemenin kapısı
0:47
size her zaman açık. Kısacası kimse
0:49
hukukun üstünde değil. Şimdi devletin
0:52
temel direklerinden ilkine yani
0:53
kanunların doğduğu yere gidelim. Türkiye
0:56
Büyük Millet Meclisi ya da hepimizin
0:58
bildiği adıyla TBMM. Peki bir kanun
1:01
nasıl yapılır? Biliyorsunuz 2017'deki
1:03
anayasa değişiklikleri bu süreci yeniden
1:06
şekillendirdi. Artık kanun teklif etme
1:08
yetkisi yalnızca ve yalnızca halkın
1:11
doğrudan seçtiği temsilcilerde yani
1:13
milletvekillerinin kendilerinde.
1:15
Milletvekillerini koruyan iki tane çok
1:17
önemli kalkan var. Birincisi yasama
1:19
sorumsuzluğu. Bu meclis kürsüsünde
1:22
söyledikleri sözler ve kullandıkları
1:24
oylar için onlara ömür boyu mutlak bir
1:26
koruma sağlıyor. Diğeri ise yasama
1:28
dokunulmazlığı. Bu da görev süreleri
1:30
boyunca haklarında bir ceza davası
1:32
açılmasını engelleyen tabiri caizse
1:34
geçici bir zırh. Meclisin yetkilerine
1:37
baktığımızda alanın ne kadar geniş
1:39
olduğunu görüyoruz. Yani ülkenin savaşa
1:41
girip girmeyeceği gibi hayati bir
1:43
karardan tutun da devletin bir yıllık
1:45
gelir giderini belirleyen bütçeyi
1:47
onaylamaya hatta medya denetim organı
1:49
olan RT Rütük'e üye seçmeye kadar birçok
1:51
kritik karar işte buradan çıkıyor. Ama
1:54
tabii meclisin de sınırları var.
1:56
Özellikle yargı alanında. Mesela idari
1:58
davaların en tepesindeki mahkeme olan
2:01
danıştaya üye seçmek meclisin görevi
2:03
değil. Bu yetki cumhurbaşkanı ve HSK
2:06
arasında paylaşılmış durumda. Ve şimdi
2:08
geldik ikinci sütuna. Bakalım yapı nasıl
2:11
ilerliyor. Sırada kanunları uygulayan
2:13
yani yürütme organı var. Biliyorsunuz bu
2:16
organ cumhurbaşkanlığı sistemiyle baştan
2:18
aşağı yeniden şekillendi. Meclisten bir
2:21
kanun geçti diyelim. Hemen yürürlüğe
2:23
girmiyor. Top artık yürütmenin başı olan
2:26
cumhurbaşkanına geçiyor ve saati
2:28
işlemeye başlıyor. Tam 15 gün. Bu süre
2:31
içinde kanunu ya onaylayıp yayımlayacak
2:34
ya da gerekçesiyle birlikte meclise geri
2:36
gönderecek. Yani veto edecek. Bu yasama
2:39
ve yürütme arasındaki en önemli denge
2:41
mekanizmalarından biri. İşte yeni
2:43
sistemin en net özelliklerinden biri de
2:45
tam olarak bu. Cumhurbaşkanı kendi
2:48
ekibini yani yardımcılarını ve
2:49
bakanlarını atarken meclisten bir onay
2:51
almak zorunda değil. Kabineyi kurma
2:53
yetkisi tamamen tek başına kendisinde.
2:56
Ve geldik son sütunumuza. Herkesin oyunu
2:59
anayasal kurallara göre oynamasını
3:00
sağlayan o bağımsız gözlemciye yani
3:03
yargıya anayasanın en tepedeki
3:06
koruyucusu olan Anayasa Mahkemesinin üye
3:08
sayısı işte bu kadar. 15. İyi ama bu 15
3:12
üyeyi kim seçiyor? Yetki, yasama ve
3:15
yürütme arasında paylaştırılmış.
3:17
Üyelerden üçünü TBMM seçiyor. Kalan 12
3:20
üyeyi ise doğrudan cumhurbaşkanı atıyor.
3:24
Yargının bir de idari beyni var diyelim.
3:26
Hakimler ve savcılar kurulu yani HSK.
3:29
Hakimlerin ve savcıların atanması,
3:31
yükselmesi, görev yerlerinin
3:33
değiştirilmesi gibi tüm idari işler bu
3:35
kurulun elinden geçiyor. 2017'deki
3:38
değişiklikle yedek üyelik kaldırıldı ve
3:40
daha yalın bir yapıya geçildi. Evet,
3:43
devletin temel direktlerini böylece inşa
3:45
ettik. Şimdi geldik en önemli parçaya.
3:48
Yani size, bana, hepimize. Vatandaş bu
3:52
sistemin tam olarak neresinde duruyor ve
3:54
hakları neler? Anayasamız haklarımızı üç
3:57
ana başlıkta topluyor. Devlete, "Bana
4:00
karışma, özgürlüğüme dokunma dediğimiz
4:02
kişisel haklar. Devlete, bana bu hizmeti
4:05
ver dediğimiz sosyal haklar ve ben de bu
4:07
yönetimin bir parçasıyım" dediğimiz
4:09
siyasi haklar. Oy kullanma hakkı en
4:12
temel siyasi hak. Ama bazı istisnaları
4:14
var. Mesela silah altındaki er ve
4:17
erbaşlar, askeri öğrenciler ve kasıtlı
4:19
bir suçtan cezaevinde hüküm giymiş
4:21
olanlar oy kullanamıyor. Ama bakın
4:23
burası önemli. Tutuklular oy
4:25
kullanabilir. Neden mi? Çünkü anayasanın
4:27
temel ilkesi suçu ispatlanana kadar
4:30
herkes masumdur der. Peki savaş ya da
4:33
olağanüstü hal gibi en zor zamanlarda
4:36
devlet haklarımızı askıya alabilir mi?
4:39
Evet birçoğunu alabilir ama hepsini
4:42
değil. Anayasanın sert çekirdek haklar
4:45
dediği yaşama hakkı ve masumiyet
4:47
karinesi gibi asla dokunulamayacak
4:50
haklarımız var. Anayasa bir toplumun ana
4:52
sözleşmesi olduğu için onu değiştirmek
4:54
de öyle kolay değil tabii. Bir
4:56
değişiklik teklifinin kabul edilebilmesi
4:58
için meclisteki toplam milletvekili
5:00
sayısının en az 5şteün yani tam 360
5:03
milletvekilinin evet demesi gerekiyor.
5:05
Bu da ne demek? Geniş bir siyasi uzlaşma
5:08
şart. Ve sonunda her şey gelip şu temel
5:11
soruya dayanıyor. Bir anayasa hem
5:13
toplumu bir arada tutan sağlam bir kaya
5:15
gibi sabit olmalı hem de değişen dünyaya
5:17
ayak uydurabilen yaşayan bir belge
5:19
olmalı. Peki bir ulus bu kalıcılık ve
5:22
değişim ihtiyacı arasındaki o hassas
5:24
dengeyi nasıl kurar? Belki de en temel