Auzef Tüketici Davranışları 2025-2026 Final Soruları (Güz)
https://lolonolo.com/2026/09/10/tuketici-davranislari-2025-2026-final-sorulari-guz/
auzef, Halkla İlişkiler ve Tanıtım, İşletme, Marka İletişimi, Perakende Satış ve Mağaza Yönetimi, Sağlık Yönetimi, Tüketici Davranışları
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Lolo Nolo platformuna hoş geldiniz. Bu
0:02
analizimizde tüketici davranışları
0:05
2025-2026 güz dönemi konularını, çıkmış
0:08
soruları ve o çok kafa karıştıran
0:10
detaylı açıklamaları derinlemesini
0:12
inceliyoruz. Biliyorsunuz pazarlama
0:14
bilimi dediğimiz şey öyle sadece
0:16
ürünleri raflara şık bir şekilde
0:17
dizmekten ibaret değil. Aslında olay
0:20
tamamen insan zihninin o en derin, en
0:22
karmaşık labirentlerini çözmekle ilgili.
0:24
Hazırsanız aldığımız kararların ne
0:26
kadarının gerçekten bize ait olduğunu
0:28
keşfetmeye başlayalım.
0:30
Tamam. Hiç vakit kaybetmeden doğrudan
0:32
konuya dalalım. Bugünkü yolculuğumuz
0:34
mikrodan makroya doğru olacak. Yani önce
0:36
zihnimizin içine gireceğiz. Sonra yavaş
0:38
yavaş dışarıya devasa küresel etkilere
0:40
doğru uzaklaşacağız. Gündemimizde
0:42
sırasıyla tüketici karar alma süreci,
0:45
psikoloji ve tüketim çatışması, ikna
0:48
psikolojisi ve pazarlama, yeniliklerin
0:51
yayılımı ve dijitalleşme ve son olarak
0:53
tüketimin kültürel matrisi var. 1. bölüm
0:56
tüketici karar alma süreci. Rasyonel ve
1:00
tepkisel zihin yani o sıradan gibi
1:03
görünen satın alma eylemlerinin aslında
1:06
nasıl hesaplanmış psikolojik olaylar
1:08
olduğuna bakıyoruz. Karar alma sürecimiz
1:11
aslında tıkır tıkır işleyen bir makine
1:13
gibi. Bu beş adım zihnimizin rasyonel
1:16
çalışma haritası ve modern pazarlamanın
1:18
da temel dayanağıdır. Her şey ufak bir
1:20
dürtüyle, bir eksiklik hissetmeyle yani
1:23
ihtiyaç ile başlıyor. İhtiyacı fark
1:26
edince ne yapıyoruz? Hemen bilgi arama
1:28
aşamasına geçiyoruz. Yorumları okuyoruz,
1:30
arkadaşlara soruyoruz. Sonra elde
1:32
ettiğimiz verilerle seçeneklerin
1:34
değerlendirilmesi masaya geliyor. 4düncü
1:37
adımda artık cüzdanı çıkarıp satın alma
1:39
işlemini yapıyoruz. Bitti mi? Tabii ki
1:41
hayır. En son ve belki de en kritik
1:44
aşama satın alma sonrası değerlendirme
1:46
süreci. Yani ben bunu aldım ama iyi mi
1:49
ettim dediğimiz o an. Bakın bu çok
1:51
sistematik bir süreç ve bu harika bir
1:54
şekilde gösteriyor ki aslında her
1:56
kararımız o kadar da hesaplı kitaplı
1:58
değil. Bakın bir yanda az önce
2:00
konuştuğumuz o beş aşamalı rasyonel
2:02
planlı süreç var. Diğer yandel kararlar.
2:05
Market kasasında bekliyorsunuz. Sıra bir
2:07
türlü gelmiyor ve aniden eliniz o
2:09
çikolataya ya da sakıza gidiyor. Onu
2:11
sepete atarken acaba diğer sakızların
2:13
fiyat performans oranı nedir diye bir
2:15
bilgi araştırması yapmıyorsunuz değil
2:17
mi? İşte bu anlık, dürtüsel ve tamamen
2:20
tepkisel bir karardır. Pazarlamacılar
2:22
zihnimizin bu iki farklı modunu çok iyi
2:24
bilir ve hamlelerini tam da buna göre
2:27
yaparlar. İkinci bölüme geçiyoruz.
2:29
Psikoloji ve tüketim çatışması. Temel
2:32
mantığı bir kenara bırakıp biraz daha
2:34
derinlere, tüketimin o bilinç dışı itici
2:36
güçlerine doğru hızla inelim. Burada
2:39
birbirine taban tabana zıt iki devasa
2:41
teori karşımıza çıkıyor. Bir tarafta
2:44
Freud'un psikanalitik kuramı var. Freud
2:46
diyor ki, "Tüketim aslında bilinçaltında
2:49
kopan bir fırtınadır. Bir savaş
2:51
alanıdır. İdin o hemen istiyorum diyen
2:53
bencil arzuları, süper egonun el alem ne
2:56
der diyen toplumsal kuralları ve egonun
2:59
bu ikisini zor zor dengeleme çabası işte
3:01
sepete ne atacağımızı gizliden gizliye
3:04
bu savaş belirler. Diğer tarafta isa
3:06
trade yani özellik kuramı var. Bu
3:09
yaklaşım çok daha net, çok daha derli
3:11
toplu. Kişiliği öyle karanlık bir savaş
3:14
alanı gibi değil de ölçülebilir,
3:16
kategorize edilebilir ve
3:17
pazarlamacıların eyleme dökebileceği
3:19
özellikler bütün olarak görüyor. Peki bu
3:22
soyut teoriler gerçek hayatta ne işe
3:24
yarıyor? Gelin çok çarpıcı bir kavrama
3:26
bakalım. Ürün benlik ilişkisi. Mesela
3:29
bir insan onca uygun fiyatlı ve mantıklı
3:31
seçenek varken neden gidip lüks bir
3:34
Porsche satın alır? Yani amaç sadece A
3:37
noktasından B noktasına gitmek mi? Tabii
3:39
ki hayır. Lüks bir araç alan kişi
3:42
aslında o markanın prestijini,
3:44
gösterişine, o gücü alıp adeta kendi
3:47
karakterine giydiriyor. Kendi benlik
3:49
algısını o ürün üzerinden yansıtıyor.
3:51
Kısacası satın aldığımız şeyler dünyaya
3:54
sessizce işte ben buyum deme
3:56
şeklimizdir. 3. bölüm. İkna psikolojisi
4:00
ve pazarlama. Dışsal tetikleyiciler ve
4:03
Cieldini'nin o ünlü silahları.
4:06
Biz az önce içerideki psikolojiyi
4:08
konuştuk. Şimdi dışarıdaki pazarlama
4:10
güçlerinin bunu nasıl manipüle ettiğine
4:12
bakıyoruz. Şimdi buradaki asıl ilginç
4:14
nokta az bulunma veya sınavlarda sıkça
4:17
göreceğiniz şekliyle kıtlık ilkesinin
4:20
nasıl kusursuz bir psikolojik silaha
4:22
dönüştüğüdür. Cialdine'nin bu prensibine
4:24
göre bir şeyin az olması veya üretiminin
4:27
kısıtlı olması tüketici talebini anında
4:30
tamamen mantıksız bir şekilde
4:31
fırlatıyor. Neden? Çünkü kaybetme
4:34
korkusu devreye giriyor. Bir e-ticaret
4:36
sitesinde gezinirken dikkat stokta
4:39
sadece iki adet kaldı yazısını
4:41
gördüğünüzde o ürüne aniden sahip olmak
4:43
istemenizin arkasında yatan bilimsel
4:45
mekanizma tam olarak budur. Tüketici
4:48
üzerinde kurulan bir diğer dışsal baskı
4:50
da ödüllendirme gücüdür. Markalar size
4:53
bedava primler, çılgın indirim
4:56
kampanyaları ya da sadakat puanları
4:58
sunduğunda aslında üzerinizde doğrudan
5:01
bir otorite kuruyorlar. Size somut,
5:04
anında kazanabileceğiniz bir ödül
5:05
sunduklarında zihninizdeki o benim buna
5:08
gerçekten ihtiyacım var mı?" diyen
5:10
mantıksal sorgulama sürecini kestirmeden
5:13
atlıyorlar. Doğrudan tercihlerinize
5:15
hükmetmenin en güçlü yollarından biri
5:18
bu. Geldik 4. bölüme. Yeniliklerin
5:21
yayılımı ve dijitalleşme. Artık biraz
5:23
daha makro seviyeye çıkıyoruz.
5:25
Toplumların ve dijital dünyanın bu yeni
5:27
teknolojileri nasıl kabul ettiğini
5:29
göreceğiz. Bu adaptasyon sürecini
5:31
anlamak için Ever Rogers'ın o meşhur
5:33
yeniliklerin yayılımı modeline bakmamız
5:35
şart. Bu model bize yeni bir ürünün veya
5:38
fikrin bir toplumda nasıl hangi hızda
5:40
yayıldığını gösteren muazzam bir
5:42
sosyolojik harita sunuyor. Rogers bize
5:44
şunu kanıtlıyor. Bir toplum yeniliğe
5:46
karşı asla tek vüut gibi hareket etmez.
5:49
İnsanlar o teknolojiyi benimseme
5:51
hızlarına göre çok belirgin gruplara
5:53
ayrılırlar. Bakın bu modelin en kritik
5:56
ve testlerde kesin karşınıza çıkacak
5:58
kısmına bu devasa %16'lık orana
6:00
özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum.
6:03
Bu oran geride kalanlar yani akademik
6:05
literatürdeki adıyla Lugards grubudur.
6:08
Bu %16'lık kesim yeniliğe karşı o kadar
6:11
kapalı, o kadar dirençlidir ki yeni bir
6:13
teknolojiyi ancak ve ancak o teknoloji
6:15
tamamen eskilikten, herkesin kullandığı
6:18
sıradan bir şeye dönüştükten sonra
6:20
mecburen kabul ederler. Toplumdaki
6:22
değişimin el freni tam olarak bu
6:24
gruptur. Peki bu yeniliklerin kendisini
6:27
nasıl ayırıyoruz? Burada iki çok önemli
6:29
terim var. İlki sürekli yenilik. Bu bir
6:32
ürünün sadece birazcık
6:33
iyileştirilmesidir ve davranışınızda çok
6:36
küçük bir etki yaratır. İkincisi ise
6:39
dinamik sürekli yeniliktir. Kablolu
6:41
kulaklıklardan kablosuz kulaklıklara
6:43
geçtiğimiz o dönemi bir düşünün.
6:45
Hayatımızı tamamen yıkıp baştan yapmadı
6:47
belki ama kullanım alışkanlıklarımızda
6:50
orta düzeyde son derece belirgin ve
6:52
dinamik bir değişim yarattı. Değil mi?
6:54
Yani buradaki kritik nokta günümüz
6:57
dijital dünyasında bu yeni ürün
6:58
bilgisinin aslında kimlerin elinde
7:00
olduğu, kimler tarafından
7:02
yönetildiğidir. İki çok farklı rolden
7:04
bahsediyoruz. Etkileyiciler tavsiyelerde
7:07
bulunarak zihinleri değiştiren,
7:09
insanları ikna eden kanaat önderleridir.
7:12
Buna karşın kapı tutucular ya da
7:14
gatekeepers dediğimiz kişiler sadece
7:16
bilgi akışını kontrol eden, filtreleyen
7:19
ama kitleleri ikna etme gücü olmayan
7:21
kişilerdir. Fikrinizi değiştirenlerle
7:23
sadece haberi görüp görmemenizi
7:25
sağlayanlar arasındaki bu mutlak ayrımı
7:27
bilmek çok önemli. Ve son durağımız 5.
7:30
bölüm. Tüketimin kültürel matrisi. Artık
7:33
en tepe'ye satın alma davranışlarımızı
7:36
şekillendiren o köklü küresel etkilere
7:38
bakıyoruz. Kültürel araştırmalar denince
7:41
akla gelen ilk isim olan Gert Hoffs
7:43
Dede'nin boyutlarından ikisini
7:45
inceleyelim. Mesela belirsizlikten
7:47
kaçınma puanı yüksek bir kültürü
7:49
düşünün. Bu insanlar kuralsızlıktan,
7:51
bilinmezlikten ciddi anlamda korkarlar.
7:54
Bu yüzden de macera aramazlar. Her zaman
7:56
bilindik, güvenilir markalara
7:58
sarılırlar. Diğer tarafta uzun döneme
8:00
yönelme boyutu var. Bu boyut o kültürün
8:03
tasarrufa, yatırıma ve geleceği garanti
8:05
altına almaya ne kadar takıntılı
8:07
olduğunu gösterir. Bu tarz toplumlarda
8:09
insanlar anlık küçük hazlar için para
8:11
harcamaktansa uzun vadeli rasyonel
8:13
faydalar için tüketim yaparlar. Kültür
8:16
cebimizdeki parayı işte böyle yönetir.
8:19
İşte bu kültürel değerleri alıp doğrudan
8:21
tüketici yaşam tarzlarıyla
8:23
eşleştirdiğimizde karşımıza meşhur WS
8:25
modelinin yapıcılar yani İngilizce
8:28
adıyla makers grubu çıkıyor. Bu gruptaki
8:30
tüketiciler tamamen pratik, ayakları
8:33
yere sağlam basan aile odaklı değerlerle
8:35
hareket ederler. Onlar için gösterişin,
8:38
statünün, lüksün hiçbir önemi yoktur.
8:40
alacakları şeyin işlevsel olması
8:42
şarttır. Bu örnek aslında başından beri
8:44
anlatmaya çalıştığımız o ana tezi
8:46
kanıtlıyor. Tüketim dediğimiz şey asla
8:49
sıradan izole bir eylem değildir.
8:51
İçinden çıkılmaz kültürel bir matristir.
8:53
Yaptığımız her alışveriş aslında
8:55
inançlarımızın bir dışa vurumudur. Bütün
8:58
bu konuştuğumuz detayları mikrodan
9:00
makroya uzanan bu keyifli yolculuğu tek
9:03
bir cümlede özetlemek gerekirse şu söz
9:06
her şeyi anlatıyor. Tüketici
9:08
davranışlarını anlamak sadece
9:10
pazarlamayı değil insan doğasını
9:12
anlamaktır. İster bilinçaltımızda kopan
9:15
o sessiz fırtınaları olsun, ister
9:17
Cialdini'nin kurnaz tetikleyicileri,
9:19
isterse de kültürümüzün bize ta
9:21
küçüklükten dayattığı değerler olsun.
9:23
Kestiğiniz her alışveriş fişi aslında
9:26
insanlığınızın ve kim olduğunuzun çok
9:28
net bir özetidir. Bu analizimizde
9:30
incelediğimiz bu dersin çıkmış
9:31
sorularını kendiniz çözmek,
9:33
eksiklerinizi kapatmak ve kendinizi
9:35
detaylıca test etmek için lolonolo.com
9:38
adresini ziyaret edebilir, açıklama
9:40
kısmında yer alan bağlantıya
9:41
tıklayabilirsiniz. Peki size son bir
9:44
soru. En son yaptığınız alışverişte o
9:46
sepete attığınız ürünleri gerçekten
9:48
kendi özgür iradenizde mi seçtiniz?
9:51
Yoksa farkında olmadan kültürünüz ve
9:53
bilinçaltınız sizin yerinize çoktan
9:55
karar vermiş miydi?
Jobs & Education

