0:00
Herkese merhaba. Spor psikolojisinin o
0:02
inanılmaz dünyasına hoş geldiniz. Bu
0:05
bölümde bir şampiyonu şampiyon yapan o
0:07
zihinsel sırların ve stratejilerin
0:10
derinliklerine dalacağız. Bakalım
0:12
kaynaklarımız bize neler anlatıyor.
0:14
Şöyle bir an gözünüzün önüne getirin.
0:17
Michael Jordan'ın potaya o efsanevi
0:19
süzülüşünü ya da Serena Williams'ın maç
0:21
sayısındaki o buz gibi soğukkanlılığını.
0:24
Sizce bir sporcunun en ama en güçlü, en
0:27
gizli silahı ne olabilir? Fiziksel gücü
0:29
mü? Yılların birikimiyle kazandığı
0:31
teknik mi? Cevap aslında çok daha
0:35
ilginç. Zihinleri. Evet, doğru duydunuz.
0:38
Şampiyonları diğerlerinden ayıran asıl
0:41
şey kulaklarının arasındaki o küçücük
0:44
alanda yani beyinlerinde saklı. Şimdi
0:47
gelin o alanı nasıl sarsılmaz bir kaleye
0:49
dönüştürdüklerine hep birlikte bakalım.
0:52
Sporcuların zihnini anlama çabası
0:54
aslında hiç de yeni bir merak değil.
0:57
Kökleri yüzyıldan daha eskiye uzanıyor.
1:02
doktor Norman Triplet çok basit bir şey
1:04
fark ediyor. Bisikletçiler yanlarında
1:06
başka biri varken yani rekabet ederken
1:09
daha hızlı pedal çeviriyorlar. İşte bu
1:11
küçük gözlem zihinsel oyunun ne kadar
1:14
köklü ve önemli bir alan olduğunun ilk
1:16
işaretiydi. Peki her sporcunun
1:19
arkasındaki o görünmez motor ne? Yani
1:22
motivasyon. Bir şampiyonu her sabah o
1:24
zorlu antrenmanlara iten, o ateşi
1:26
körükleyen şey tam olarak ne?
1:29
Psikologlar genelde motivasyonu iki ana
1:31
yola ayırıyor. Bir yanda görev odaklı
1:34
sporcu var. Onun tek derdi kendisiyle.
1:37
Sürekli kendine şunu soruyor. Dünden
1:39
daha iyi miyim? Kendi rekorumu
1:41
geçebildim mi? Diğer yandaysa ego odaklı
1:44
sporcu var. O gücünü tamamen rekabetten
1:47
alıyor. Onun için önemli olan skor
1:50
tablosunda kimin üstü olduğu. Peki bir
1:52
an düşünün sizi hayatta hangisi daha çok
1:55
ateşliyor? Tıpkı biceps kasımız gibi
1:58
zihnimizde doğru antrenmanla güçlenen
2:00
bir kas aslında. Peki sporcular bu
2:03
görünmez kası nasıl çalıştırıyor? Hadi
2:06
şimdi onların kullandığı bazı pratik
2:08
araçlara göz atalım. İşte size en güçlü
2:11
araçlardan biri imgeleme. Yani bir
2:14
hareketi bedenen yapmadan önce zihinde
2:17
tekrar tekrar ama kusursuzca
2:20
canlandırmak. Bu adeta zihinde yapılan
2:23
bir kostümlü prova gibi. Bir
2:25
basketbolcunun serbest atışı binlerce
2:28
kez zihninde potaya yollaması tam olarak
2:30
bu. İyi de bu zihinsel prova nasıl bu
2:34
kadar etkili olabiliyor? Bilimin bu
2:36
konuda iki güçlü teorisi var. Birincisi
2:38
diyor ki siz o hareketi hayal
2:40
ettiğinizde beyniniz kaslarınıza minik
2:43
sinyaller gönderiyor. Yani kas
2:45
hafızasını güçlendiriyor. İkinci teori
2:47
ise imgelemenin hareketin zihinsel bir
2:50
planını bir nevi haritasını çıkardığını
2:52
söylüyor. Bu da hareketi çok daha
2:54
otomatik ve akıcı hale getiriyor. Uzun
2:56
lafın kısası zihin ve beden arasındaki
2:59
bağ sandığımızdan çok daha derin. Zaten
3:01
o meşhur söz her şeyi özetliyor. Beden
3:04
zihnin inandığı şeyi başarır. Zihniniz
3:07
bir şeyi yapabileceğinize gerçekten
3:08
inandığı an bedeniniz onu takip etmeye
3:10
çoktan hazır demektir. Zihni
3:13
güçlendirmenin bir başka yolu da onu
3:15
sakinleştirmeyi bilmekten geçiyor.
3:17
Benson'ın gevşeme yanıtı bunu yapmak
3:19
için bize dört basit ama çok etkili bir
3:22
adım sunuyor. Sessiz bir yer, rahat bir
3:25
duruş, odaklanacak bir kelime ve
3:27
düşüncelerin akıp gitmesine izin vermek.
3:30
İşte baskı anında kontrolü ele almanın
3:32
temel reçetesi bu. Tamam. Bireysel
3:35
performansı konuştuk. Şimdi de vitesi
3:37
biraz yükseltelim ve bir bütün olarak
3:39
hareket eden takımların o karmaşık
3:41
dünyasına girelim. Bazı takımları
3:44
diğerlerinden daha iyi yapan o sihirli
3:46
bileşen ne acaba? Hani o meşhur takım
3:49
kimyası lafı var ya işte o sihir falan
3:52
değil aslında bir bilim. Mesela
3:54
Carlo'nun modeli bir takımı neyin bir
3:56
arada tuttuğunu dört farklı açıdan ele
3:58
alıyor. Düşünün bazı takımlar tek bir
4:00
amaç için kenetleniyor. Şampiyon olmak.
4:03
Bu görev odaklı bir birliktelik. Ama
4:05
başka takımların gücü ise sahadaki omuz
4:07
omuza duruştan yani sağlam arkadaşlık
4:10
bağlarından geliyor. Bu da işin sosyal
4:13
boyutu. En başarılı takımlarsa
4:15
genellikle bu farklı dinamikleri kendi
4:17
içlerinde harika bir şekilde
4:19
dengeleyebilenler oluyor. Şimdi de spor
4:21
psikolojisinin belki de en hassas ama en
4:24
önemli alanlarından birine geliyoruz.
4:26
Genç sporcular. Yetenekli bir çocuğu
4:29
omuzlarındaki baskıyla ezmeden nasıl en
4:31
iyi seviyesine çıkarabiliriz?
4:34
Gününüz gençlik sporlarındaki en büyük
4:37
tehlikelerden biri erken uzmanlaşma
4:40
dediğimiz şey. Yani çocukları çok küçük
4:42
yaşta tek bir spora yönlendirip işin
4:45
oyun ve eğlence kısmını tamamen
4:47
unutturmak. Bu durum o hassas disiplin
4:50
ve eğlence dengesini altüst ederek
4:53
çocukları tükenmişliğe sürükleyebiliyor.
4:56
Maskıdan bahsetmişken hepimizin
4:58
hayatında bir kez olsun yaşadığı o anı
5:00
tanımlayalım. Şok durumu. Hani o en
5:03
kritik penaltı vuruşunda ayakların
5:04
titrer ya da en basit pası bile
5:06
veremezsin. İşte tam olarak o an. Bu
5:09
durum sadece zihinsel bir şey değil.
5:12
Tamamen fiziksel bir tepki aslında.
5:14
Baskı anında beyin binlerce kez yaptığın
5:17
ve artık otomatikleşmiş olan bir
5:18
hareketi birdenbire fazla düşünmeye
5:21
başlıyor. Yani otomatik pilot devreden
5:23
çıkıyor. Sonuç kaslar kası kesiliyor.
5:26
Koordinasyon darmadağan oluyor ve
5:28
performans bir anda çöküyor. Yani
5:31
özetleyecek olursak ister olimpiyat
5:33
sahnesinde olun ister arkadaşlarınızla
5:36
halı sahada zirve performansın temelinde
5:38
her zaman bu üç yapı taşı var. Size
5:40
ateşleyen doğru motivasyon, baskıyı
5:43
lehinize çevirmenizi sağlayan zihinsel
5:45
antrenman ve sizi hep daha ileriye
5:47
taşıyan o sağlam takım ruhu. Bu bölümü
5:50
bitirirken aklınızda bir soruyla sizi
5:53
başa bırakmak istiyorum. Unutmayın,
5:55
zihinsel oyun sadece spor sahasında
5:57
oynanmaz. Hayatın kendisi bir arena. Çok
6:00
önemli bir sunum, zorlu bir sınav ya da
6:02
kritik bir iş görüşmesi. Kendi
6:04
hayatınızda bu zihinsel araçları
6:06
kullanarak baskıyı bir avantaja
6:08
çevirebileceğiniz anlar. Hangileri bence
6:11
üzerine düşünmeye değer.