Auzef Spor İşletmeciliği 2024-2025 Vize Soruları (Bahar)
https://lolonolo.com/2026/04/13/spor-isletmeciligi-2024-2025-vize-sorulari-bahar/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Bir işletmeyi küçücük bir dükkandan
0:02
devasa bir şirkete dönüştüren şey nedir?
0:04
Hiç merak ettiniz mi? İşte bugün tam da
0:07
bu konunun kalbine iniyoruz. Her şeyi
0:09
başlatan o temel yönetim ilkelerini yani
0:12
iş dünyasının DNA'sını ve bunun günümüzü
0:14
nasıl şekillendirdiğini birlikte
0:16
çözeceğiz. Hazırsanız başlayalım.
0:19
Aslında bütün mesele bu basit ama çok
0:21
derin soruyla başlıyor. Bir çalışan
0:23
sadece verimliliği artırmak için
0:25
kullanılan bir dişli midir? Yoksa
0:27
kendine has potansiyeli, hayalleri,
0:30
motivasyonu olan bir insan mıdır? Bakın
0:32
bu soru ilk yönetim teorilerinin
0:34
temelindeki en büyük kavga ve bugün
0:37
Google kampüsünden bir fabrikanın üretim
0:39
bandına kadar her yeri etkileyen bir
0:41
ikilem. Peki bugünkü yol haritamızda ne
0:43
var? Önce çalışanlara nasıl bakıldığına,
0:46
sonra bir işletmenin nasıl
0:47
tasarlandığına, ardından anatomisine
0:50
yani içinde ne olduğuna ve son olarak da
0:52
tüm bunların spor sahasında nasıl
0:54
işlediğine bakacağız. İlk durağımız her
0:57
işletmenin kalbi insan. Çalışanlara
1:00
bakış açımız aslında bütün yönetim
1:02
felsefemizi nasıl temelden değiştiriyor?
1:04
Gelin birbiriyle çarpışan bu iki görüşe
1:07
yakından bakalım. İşte her şeyin
1:09
başladığı yer. Klasik yönetim teorisi ya
1:11
da daha bilinen adıyla Taylorism. Bu
1:14
yaklaşım yönetimi adeta bir mühendislik
1:16
problemi gibi gördü. Amaç çok netti. Her
1:19
bir hareketi ölç. Her işi en küçük
1:21
parçasına kadarze et ve insanı da
1:24
sistemin en verimli, en öngörülebilir
1:26
parçası haline getir. Tıpkı bir makine
1:28
gibi. E tabii bu teorinin en çok
1:31
eleştirilen yanı da tam olarak bu oldu.
1:33
Evet, verimliliği arttırdığı bir gerçek
1:36
ama ne pahasına? Çalışanların insan
1:38
olduğunu tamamen unutarak. Bu bakış
1:40
açısı onların üzerindeki stresi ve yükü
1:43
azaltmak yerine tam tersine bir makine
1:46
parçası muamelesi yaparak kat be kat
1:48
arttırdı. Aslında yönetimdeki bu iki
1:50
farklı bakış açısını en güzel özetleyen
1:52
şey McGregor'ın teorileri. Teori X diyor
1:55
ki, "İnsanlar tembeldir, işi sevmezler,
1:58
sorumluluktan kaçarlar. Onları
1:59
çalıştırmak için zorlamalı, kontrol
2:01
etmeli ve cezalandırmalısın." Diğer
2:04
yanda teori Y ise tam tersini savunuyor.
2:06
Çalışmak oyun oynamak kadar doğaldır.
2:08
İnsanlar yaratıcıdır. Sorumluluk almak
2:10
isterler. Onlara güvenirsen kendi
2:12
kendilerini en iyi şekilde yönetirler.
2:14
Patronunuzun bu iki teoriden hangisine
2:17
inandığı sizin o iş yerindeki bütün
2:19
deneyiminizi belirler aslında. E tabii
2:22
bu makine gibi görme yaklaşımına bir
2:24
tepki gecikmedi. Neoklasik teori ortaya
2:27
çıktı ve adeta masaya yumruğunu vurdu.
2:29
Hayır dedi. Çalışanlar birer dişli değil
2:31
sosyal ve psikolojik ihtiyaçları olan
2:33
insanlardır. İşte bu fikir insan
2:36
kaynakları anlayışında gerçek bir devrim
2:38
başlattı ve insanı yeniden denklemin
2:41
merkezine koydu. Peki bir işletme
2:44
dediğimiz şey sadece çalışanlardan mı
2:46
ibaret? Tabii ki değil. Gelin şimdi de o
2:49
işletmenin iskeletine bakalım. Yani
2:51
nasıl tasarlandığına ve
2:53
yapılandırıldığına. Mahalledeki
2:55
bakkaldan dev holdinglere bu
2:57
organizasyonlar ne gibi farklı şekiller
2:59
alabiliyor? Bir işletmeyi anlamak için
3:02
aslında temelde iki şeye bakıyoruz. Ne
3:04
kadar büyük olduğuna ve kime ait
3:06
olduğuna. Yani büyüklük ve mülkiyet.
3:08
Mesela sokağınızın köşesindeki o küçük
3:11
kafe bir mikro işletme iken binlerce
3:14
çalışanı olan bir teknoloji şirketi dev
3:16
işletme oluyor. Ya da bir aile şirketi
3:19
özel mülkiyete girerken bir devlet
3:22
bankası kamu işletmesi sayılıyor. İşte
3:24
bu iki kriter işletmenin kimliğini
3:27
belirliyor. Kamu işletmeleri özel
3:29
şirketlerden işte tam bu noktada
3:31
ayrılıyor. Onların temel varlık sebebi
3:33
para kazanmaktan ziyade topluma hizmet
3:35
götürmek. Yani amaçları karı maksimize
3:38
etmek değil, su, elektrik, ulaşım gibi
3:41
temel ihtiyaçları karşılayarak kamu
3:43
yararını gözetmek. Ama olay sadece
3:45
devletle de bitmiyor. Mesela kar amacı
3:47
gütmeyen vakıfların kurduğu
3:49
üniversiteleri ya da bütün gelirini biz
3:51
sosyal amaca mesela doğayı korumaya
3:53
harcayan dernekleri düşünün. Onlar da
3:56
karı değil toplumsal faydayı hedefleyen
3:58
çok önemli yapılar. İşletme yapıları o
4:00
kadar detaylı ki hani dışarıdan çok
4:03
basit bir ortaklık gibi görünen komandet
4:05
şirketler bile Türk Ticaret Kanununda
4:08
ortakların sorumluluklarının ne olduğuna
4:10
göre iki farklı şekilde ele alınıyor. Bu
4:12
da bize gösteriyor ki her işletme
4:14
türünün kendine has çok net kuralları ve
4:16
yasal bir çerçevesi var. Evet. Şimdi bir
4:19
işletmenin kaputunu açıp içine motoruna
4:22
bakma zamanı bir fikri elle tutulur bir
4:24
ürüne ya da hizmete dönüştüren temel
4:26
faktörler neler? Ve bir yönetici o
4:29
gemiyi yüzdürmek için gün boyunca tam
4:31
olarak ne yapıyor? Ekonominin en temel
4:34
kuralı şudur. Bu dört şey olmadan hiçbir
4:37
şey üretemezsiniz. Bir fırın hayal edin.
4:40
Un yani doğa, ekmeği yapan usta yani
4:43
emek, fırın ve diğer makineler yani
4:45
sermaye ve tüm bunları bir araya getirme
4:48
vizyonunu ve riskini üstlenen fırıncı
4:50
yani girişimci. Bu dördü bir araya
4:53
gelmeden o ekmek tezgaha çıkmaz. Peki o
4:56
girişimci yani yönetici ne yapar?
4:58
Aslında yaptığı iş Henry Fol'un
5:00
özetlediği bu beş adımlık bir döngüden
5:02
ibaret. Önce geleceğe planlarsın. Sonra
5:05
bu plan için gereken insanları ve
5:06
kaynakları örgütlersin. Ekibine liderlik
5:09
ederek onları hedefe doğru yöneltirsin.
5:12
Bütün farklı birimlerin uyum içinde
5:13
çalışmasını koordine edersin. Ve son
5:16
olarak sonuçları başta koyduğun
5:18
hedeflerle karşılaştırıp işlerin yolunda
5:20
gidip gitmediğini denetlersin. İşte bu
5:22
döngü bugün bile her yöneticinin iş
5:24
tanımıdır. İşte o bahsettiğimiz
5:26
adımlardan ilki olan planlamanın belki
5:28
de en kritik kısmı bu. Finansal
5:30
planlama. Yani en basit haliyle bir işe
5:32
başlamadan önce bu iş için ne kadar para
5:35
lazım ve ben bu parayı nereden bulacağım
5:37
diye sormak ve cevabını net bir şekilde
5:39
ortaya koymak. Bu olmadan atılan her
5:41
adım karanlıkta yürümek gibi olur. Ve
5:43
geldik son bölüme. Şimdi tüm bu
5:45
öğrendiğimiz teorik bilgileri alıp
5:47
hepimizin çok sevdiği, çok yakından
5:50
bildiği bir alana uygulayacağız. Spor
5:52
dünyasına. Sonuçta bir futbol kulübü de
5:54
aslında bir işletme sayılmaz mı? Ve evet
5:57
kesinlikle sayılır. Çünkü bir fabrikayı
5:59
yöneten temel ilkelerle bir spor
6:01
kulübünü yöneten ilkeler aslında aynı.
6:04
Ekibi motive etme şekliniz, organizasyon
6:07
yapınız, finansal planlamanız hepsi aynı
6:10
temel yapı taşlarından oluşuyor. Yönetim
6:12
açısından baktığımızda spor parkta
6:14
öylesine top oynamak demek değil. Hayır.
6:17
Spor hedefleri, bütçeleri, pazarlama
6:19
planları, çalışanları olan yani bilinçli
6:22
bir şekilde planlanan ve yönetilen
6:24
kültürel bir faaliyet. tıpkı diğer
6:26
işletmeler gibi. Peki bir spor
6:28
işletmesinin müşterisi kim? Aslında iki
6:31
ana grup var. Bir stadyumda ya da
6:33
televizyon başında maçı izleyen yani o
6:36
heyecanı tüketen seyirciler. İki spor
6:39
salonuna üye olan ya da halı sahada top
6:40
oynayan yani deneyimi bizzat yaşayan
6:43
katılımcılar. Bütün spor endüstrisi bu
6:46
iki grubun etrafında dönüyor. Bütün bu
6:48
anlattıklarımızdan sonra size son bir
6:51
soru. Şöyle bir etrafınıza bakın. Kendi
6:54
iş yerinizde, okulunuzda, hatta
6:55
tuttuğunuz takımın yönetiminde sizce
6:58
hangi felsefe daha ağır basıyor?
7:00
İnsanları kontrol edilmesi gereken
7:02
tembeller olarak gören teori X mi? Yoksa
7:05
onlara güvenen ve potansiyellerine
7:06
inanan teori Y mi? Bu sorunun cevabı
7:10
içinde yaşadığımız dünya hakkında bize
7:11
çok şey anlatıyor olabilir.

