Auzef Spor Bilimi ve Felsefesi 2024 Üç Ders Soruları
https://lolonolo.com/2026/08/07/spor-bilimi-ve-felsefesi-2024-uc-ders-sorulari/
auzef mezuniyet sınav soruları
Egzersiz ve Spor Bilimleri, Spor Bilimi Ve Felsefesi
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese selamlar. Odaklanmış öğrenenler
0:02
topluluğumuza bu yepyeni görsel
0:04
anlatımımıza hoş geldiniz. Hani şu
0:06
yaklaşan sınavınız var ya işte o sınavda
0:08
karşınıza çıkacak karmaşık kavramların
0:10
şifresini çözmek istiyorsanız inanın
0:12
kesinlikle doğru yerdesiniz. Bugün sporu
0:14
sadece sağda ter dökmek fiziksel bir
0:16
aktivite olarak değil de çok daha derin
0:19
adeta devasa bir düşünce sistemi olarak
0:21
ele alacağız. Hazırsanız gelin o zorlu
0:24
kavramları zihnimize bir daha hiç
0:25
çıkmayacak şekilde kazıyalım. Şimdi şu
0:27
soruya bir saniye odaklanmanızı
0:29
istiyorum. Antik Yunan felsefesinin
0:31
bugünün fair play kurallarıyla sizce ne
0:34
alakası olabilir? Yani bir yanda
0:36
binlerce yıl öncesinin tozlu kitapları
0:39
diğer yanda yeşil sağlar değil mi? Ama
0:42
durum pek de öyle değil. O binlerce yıl
0:44
önce yaşamış insanların zihinlerinden
0:46
dökülen fikirler bugün izlediğiniz bir
0:48
futbol maçındaki hakem kararlarını,
0:50
sporcunun ahlakını yani sahadaki tüm o
0:53
gerçekliği doğrudan şekillendiriyor.
0:55
İnanılmaz değil mi? Yol haritamız çok
0:58
net. Bu yoğun konuları üç adımda
1:00
hallediyoruz. Önce felsefe ve bilimin
1:02
doğasına bakacağız. Ardından beden
1:04
eğitimi ve toplum ilişkisini masaya
1:06
yatırıp son olarak da filozoflar ve
1:09
felsefi kuramlarla kapanış yapacağız.
1:11
Merak etmeyin hepsi çok akıcı bir
1:13
şekilde birbirine bağlanacak. Evet hadi
1:16
hiç vakit kaybetmeden ilk bölümümüze
1:18
dalalım. Felsefe ve bilimin doğası.
1:20
Bakalım insan düşüncesinin bu kuralları
1:22
nasıl çalışıyormuş. Karşımızda iki
1:24
devasa kavram var. Bakın felsefeyi boş
1:27
zamanlarda yapılan bir beyin jimnastiği
1:29
falan sanmayın. Felsefe fırtınalı bir
1:31
denizde geminizi kayalıklara çarpmaktan
1:33
kurtaran asıl rehberinizdir. Ve bu
1:35
gemide iki önemli pusulamız var.
1:37
Birincisi epistemoloji yani bilgi
1:40
felsefesi. Bize doğru bilgi nedir,
1:42
nereden gelir diye sorar. İkincisi ise
1:44
etik yani ahlak felsefesi. O da
1:47
yaptığımız şeyin iyi olan yönü ne
1:49
kısmıyla ilgilenir. Mesela bir sporcunun
1:51
başta dürüst davranması işte tam olarak
1:53
bu etik felsefesinin kalbidir. Bakın
1:55
burası çok kritik. Sınavlarda sıkça
1:57
tuzağa düşürülen bir yer. Spor
1:59
felsefesinin sorgulama alanları
2:01
bellidir. Aksiyoloji, epistemoloji,
2:04
ontoloji ve mantık gibi alanlar hep
2:06
buradadır. Peki ya antropoloji?
2:09
Kesinlikle hayır. Antropoloji çok daha
2:11
genel bir insan bilimidir. Spor
2:13
felsefesinin doğrudan bir alt dalı falan
2:16
değildir. Bunu kocaman harflerle bir
2:18
kenara not edin. Bir de şöyle bir
2:20
yanılgı var. Bilimin durağan olduğu
2:22
sanılıyor. Asla. Gerçek bilim yerinde
2:24
saymaz. Deneye, gözleme dayalı, sürekli
2:27
ama sürekli gelişen, kabuk değiştiren
2:30
dinamik bir olaydır bilim. O yüzden
2:32
karşınıza bilimin statik bir yapısı
2:34
vardır gibi bir cümle çıkarsa hiç
2:36
düşünmeden üzerini çizin. Bilim akar,
2:39
değişir. Tıpkı sporun ta kendisi gibi.
2:41
Peki bu süreç tarihte nasıl gelişti?
2:44
Aslında tıpkı dev bir yapboz gibi. Spor
2:47
bilimi üç evreden geçiyor. Önce bir
2:49
toplanma evresi var. Yani verileri,
2:52
gözlemleri ortaya döküp biriktiriyoruz.
2:55
Sonra ayrılma aşaması geliyor. Hani
2:57
bilgileri branşlara, uzmanlıklara göre
2:59
ayırıyoruz ki detaylı çalışabilelim. ve
3:01
en sonunda bütünleşme evresi. Yani
3:04
sporcunun en tepe potansiyeline ulaşması
3:06
için tüm o ayrılmış parçaları tekrar
3:08
anlamlı bir bütüne dönüştürüyoruz. Çok
3:10
mantıklı bir akış. Öyle değil mi? Soyut
3:12
kavramlardan çıkıp biraz daha etten
3:15
kemikten dünyamıza geçelim. İkinci
3:17
bölümümüz beden eğitimi ve toplum. Hani
3:20
o meşhur hepimizin duyduğu laf var ya
3:23
sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.
3:25
Orijinaliyle manana incorpore sano.
3:29
Gerçekten de beden eğitimi sadece
3:31
kasları şişirmek demek değildir. Olayın
3:33
çok ciddi bir duygusal, bilişsel ve
3:35
psikomotor tarafı var. Yani bedeninizi
3:37
çalıştırırken aslında zihninizi ve
3:39
sosyal becerilerinizi de besliyorsunuz.
3:41
Bu gelişim sürecinin sonunda sağlıksız
3:44
gelişim gibi bir şey beklemek kelimenin
3:45
tam anlamıyla imkansız. Spor ve sağlık
3:48
ayrılmaz bir bütün. Şunu bir soralım
3:50
kendimize. Spor sadece süper yetenekli
3:53
seçkin atletler için mi? Kesinlikle
3:55
hayır. İşte yaygınlık ilkesi tam da bunu
3:58
savunur. Paran olsun ya da olmasın, genç
4:00
ol ya da yaşlı ol fark etmez. Spor
4:03
herkesin en doğal hakkıdır. Neden mi?
4:06
Çünkü hareket etmenin toplumu
4:08
birleştiren muazzam bir sosyal
4:10
fonksiyonu var. Sadece güçlüleri değil
4:12
herkesi oyuna dahil eden bir iletişim
4:14
dili bu. İşte geldik o meşhur fair
4:17
playay konusuna ve tabii ki sınavların
4:19
favori tuzağına. Uluslararası Fairplay
4:21
Komisyonu der ki, "Spor dostluktur,
4:24
hoşgörüdür, dayanışmadır ve kesinlikle
4:26
dopingsizdir. Ama şıklara sinsice haksız
4:29
rekabet ifadesini koyuverirler. Sakın
4:31
düşmeyin. Haksız rekabet bir fair play
4:34
değeri değildir. Tam tersine onun baş
4:36
düşmanıdır. Bunu zihnimizde net bir
4:38
şekilde ayırıyoruz. Biraz da tarihte
4:40
yolculuk yapalım. Bizim kendi
4:42
coğrafyamızda eski Türklerin severek
4:44
yaptığı sporlar var. Mızrak var,
4:46
dağcılık var. Bir de cirite benzeyen
4:48
atlı çöğen oyunu var mesela. Ama
4:51
düşünsenize eski Türkler at üstünde bir
4:53
yandan da rugby oynuyor. Yok artık.
4:55
Tabii ki öyle bir şey yok. Rugby son
4:57
derece modern, dışarıdan gelen bir oyun.
5:00
Şıklarda rugby'yi görürseniz gülümseyip
5:02
anında eliyorsunuz. Ve evet geldik son
5:05
bölümümüze. 3ünc bölüm filozoflar ve
5:07
felsefi kuramlar. Tüm bu konuştuğumuz
5:09
sistemi kurgulayan o büyük beyinlerle
5:12
tanışma zamanı. MD4. yüzyıla bakıyoruz.
5:14
Adeta felsefenin Şampiyonlar Ligi
5:16
toplanmış. Sokrates, Platon,
5:18
Aristoteles, Protagoras, Sofisler.
5:20
Bunlar hep sistematik dönemin devleri.
5:22
Fakat bu grubun içinde bir tane yabancı
5:24
diyebileceğimiz aykırı bir isim var.
5:26
Heracleitos. Aslında durun, yabancı
5:29
demek hafif kalır. O tamamen başka, çok
5:31
daha eski bir döneme, ön Sokratik döneme
5:33
ait bir doğa filozofudur. Bu kronolojik
5:36
ayrım sınavda çok işinize yarayacak.
5:38
Bakın 2D filozofun mutluluğa yani
5:41
evdaymonia bakışı nasıl değişiyor?
5:43
Aristoteles Nikomakosa etik adlı
5:45
eserinde mutluluğu ruhun erdemli
5:48
olmasıyla açıklıyor. Çok yüce bir tanım
5:50
değil mi? Ama öte yandan Demokratos
5:52
olaya çok daha pratik yaklaşıyor. Diyor
5:54
ki, "Mutlu mu olmak istiyorsun?
5:55
İsteklerini sınırla. Ölçülü ol. Hazlarda
5:58
aşırıya kaçma." Yani ölçülü olmak e
6:00
haksız da sayılmaz. Sahadaki bir
6:02
sporcunun da hırslarını ölçülü bir
6:04
şekilde yönetmesi gerekmez mi zaten?
6:06
Pisagoru yani Pitagorusu duymayanınız
6:08
yoktur ama onun felsefesindeki o devasa
6:11
aydınlanma anını biliyor muydunuz?
6:14
Evrenin öyle rastgele bir kaos falan
6:16
olmadığını, mükemmel bir sayı uyumu
6:18
içinde çalıştığını fark ediyor. Hatta
6:20
bunu kanıtlamak için matematiği ve
6:22
müziği harmanlıyor. Kozmolojik bir
6:24
düzen. Bugün spordaki o ritim ve uyumun
6:27
kökeninde bile işte bu muazzam düşünce
6:29
var. Felsefi akımlar kısmında çok
6:32
yapılan bir hatayı düzelterek devam
6:33
edelim. Sarter, Dostoeveski, Nietzsche
6:36
gibi isimleri duyduğunuzda aklınıza
6:38
hemen varoluşluluk gelsin. Onlar insanın
6:41
dünyadaki ağır ve sancılı varoluşuyla
6:43
ilgilenirler. Ama aralarına John Devi
6:46
sızdırılmışsa hemen alarm zirleri
6:48
çalsın. Amerikalı Divi varoluşçu değil,
6:51
faydacılığın yani pragmatizmin
6:52
kurucularından biridir. İkisi tamamen
6:55
farklı dünyalar. Peki bizde durumlar ne?
6:58
Gelelim kendi topraklarımıza. Atatürk'ün
7:00
müthiş vizyonuyla ta Almanya'ya eğitime
7:03
gönderilen Hilmi Ziya Ülken. Ülkeye
7:05
döndükten sonra İstanbul Üniversitesi'e
7:08
tarih yazıyor. Ona özel kılan şey şu:
7:11
Türkiye'de felsefeyi ilk defa resmi bir
7:13
bilim olarak tanımlayan kişi kendisidir.
7:16
Felsefe ve bilimi tek bir potada eriten,
7:18
gurur verici, yerel bir dönüm noktası.
7:21
Eğitim kuramlarına baktığımızda
7:23
konservatizm yani muhafazakarlık kavramı
7:26
karşımıza çıkıyor. Burada amaç eğitimle
7:29
toplumu kökten değiştirip yepyeni bir
7:30
düzen kurmak değildir. Hayır. Amaç var
7:33
olan o zengin kültürel mirası alıp yeni
7:36
nesle aktarmak, sosyal dengeyi bozmadan
7:39
sürekliliği korumaktır. Yani anahtar
7:41
kelimemiz dengeyi korumak. Tüm bu harika
7:44
kavramların sonuna gelirken kafanızda
7:46
yankılanmasını istediğim bir soru var.
7:49
Sizce yaptığımız ve izlediğimiz sporlar
7:51
toplumumuzun felsefesini mi yansıtıyor
7:54
yoksa inandığımız o derin felsefi
7:56
değerler mi bizim sahdaki duruşumuzu
7:57
şekillendiriyor? Zihinle beden
7:59
arasındaki bu kusursuz dans gerçekten de
8:02
üzerine düşündükçe çok daha büyüleyici
8:04
bir hale geliyor. Bütün temel taşlarını
8:06
zihnimize harika bir şekilde
8:08
yerleştirdik. Artık o sınavdaki en
8:10
karmaşık sorulara bile çok daha geniş,
8:12
çok daha güçlü bir perspektiften
8:14
bakacağınıza eminim. Eğer bu kavramları
8:16
iyice pekiştirmek, açık öğretim
8:18
denemeleri ve pratik çözümlerle işi
8:19
sağlama almak isterseniz Lolonolo.com'u
8:22
kesinlikle ziyaret etmelisiniz. Bir
8:24
sonraki incelememizde yeni konuları
8:26
parçalamak üzere şimdilik hoşça kalın.
8:28
Kendinize çok iyi bakın.
#Jobs & Education

