Auzef Sosyoloji Tarihi-2 2025-2026 Vize Soruları
https://lolonolo.com/2026/05/19/sosyoloji-tarihi-2-2025-2026-vize-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Bakın şöyle bir
0:01
etrafınıza bakın. İnsanlar her sabah
0:03
kalkıp işe gidiyor. Kırmızı ışıkta
0:05
duruyor. Kurallara uyuyor. Her şey bir
0:06
şekilde tıkır tıkır işliyor. İyi de
0:08
nasıl yani bütün bunların dağılıp
0:10
gitmesini engelleyen şey ne? Bugün
0:13
toplumu devasa muazzam işleyen ama
0:15
tamamen görünmez bir makine olarak hayal
0:17
edeceğiz. Ve bu makinenin kapağını açıp
0:19
çarkların nasıl döndüğüne bakmak için de
0:21
sosyoloji tarihinin en baba 3
0:22
dedektifini yardıma çağıracağız.
0:24
Özellikle de şu an Vizf haftasındaysanız
0:26
bu inceleme sizin için kelimenin tam
0:28
anlamıyla bir hayat kurtarıcı olacak.
0:30
Hazırsanız başlıyoruz. Hemen hızlıca
0:32
bugünkü yol haritamıza bakalım. Önce o
0:34
büyük soruyu soracağız. Toplumu ne bir
0:36
arada tutar? Sonra sırasıyla Emile
0:38
Durkheim ve toplumsal dayanışma, Max
0:41
Weber ve rasyonel bürokrasi. Son olarak
0:43
da Pareto ve o meşhur seçkinlerin
0:45
döngüsü diyeceğiz. En sona da
0:47
sosyolojinin bu işleri incelerken
0:49
kullandığı bilimsel yönteme bakıp
0:51
toparlayacağız. vizeler için harika bir
0:53
tekrar olacak emin olabilirsiniz. 1ci
0:56
bölüm toplumun ne bir arada tutar
0:58
sosyolojinin temel sorusu. İkinci bölüm
1:01
Emil Durkm ve toplumsal dayanışma alt
1:04
başlığımızda kolektif bilinç. Şimdi
1:07
düşünün her sabah uyandığımızda bu
1:09
modern toplumun bir anda kaosa
1:11
sürüklenmesini engelleyen şey tam olarak
1:13
ne? İlk dedektifimiz Emile Durkayım'a
1:15
göre toplum tek sizin, benim ötemizde
1:18
adeta hepimizin üstünde asılı duran
1:20
devasa bir gerçeklik. Bizi biz yapan,
1:23
görünmez bir ağ gibi saran bu ortak
1:25
inançlara kolektif bilinç diyoruz.
1:27
Durkayın bunu suça öyle bir bağlıyor ki
1:29
inanılmaz. Ona göre mesela hırsızlık. Bu
1:31
sadece bir yasa ihlali falan değil.
1:33
Hayır. Suç dediğimiz şey o ortak inanç
1:35
sistemimizde yani kolektif bilincimizde
1:37
açılan koca bir yara. Biz suçluyu
1:40
cezalandırdığımızda aslında bozulan o
1:42
görünmez inanç ağına onarıyoruz. Anlıyor
1:44
musunuz? Turkheim 1893'te yazdığı
1:47
Toplumsal İş Bölümü kitabında harika bir
1:49
kıyaslaması var. Mekanik ve organik
1:52
dayanışma. Eskiden o geleneksel
1:55
toplumlardaki mekanik dayanışma sırf
1:57
benzerliklere dayanıyordu. Herkes aynı
1:59
işi yapıyor, aynı şekilde düşünüyor ama
2:02
modernite ile işler değişti. Organik
2:05
dayanışmaya geçtik. Tıpkı insan vücudu
2:07
gibi düşünün bunu. Organtaçtır,
2:11
değil mi? Modern toplumda tam olarak
2:13
böyle tamamen işlevsel farklılıklara ve
2:16
müthiş bir karşılıklı bağımlılığa
2:18
dayanıyor. Fırıncı olmadan terzi yemek
2:21
yiyemez, terzi olmadan fırıncı
2:23
giyinemez. İşte bizi bir arada tutan şey
2:25
aslında birbirimizden ne kadar farklı
2:27
olduğumuz ve birbirimize ne kadar muhtaç
2:29
olduğumuz gerçeği. Tabii bu modernleşme
2:32
o kadar da pürüzsüz, harika bir yolculuk
2:34
değil. Tam burada anomi kavramı devreye
2:36
giriyor. Anomi dediğimiz şey
2:38
modernleşmenin o baş döndürücü hızı
2:40
yüzünden eski kuralların yıkıldığı ama
2:43
yenilerinin de henüz tam oturmadığı o
2:44
boşluk hissi. Adeta paraşutsüz serbest
2:47
düşüş. Birey kuralsızlık içinde
2:49
kayboluyor ama Durkaim sadece sorunu
2:51
gösterip bırakmıyor. Yapısal net bir
2:54
çözüm sunuyor. Diyor ki bireyi bu
2:56
boşluktan, bu anomiden kurtaracak şey
2:58
meslek birlikleridir. Yani insanlar o
3:01
yeni aidiyet hissini tutunacak dalı
3:03
kendi mesleki gruplarında bulmalı.
3:05
Durkm'ın meseleği ne kadar derinlemesine
3:07
incelediğini görmek istiyorsanız intihar
3:09
çalışmalarına bakmalısınız. Özgeci yani
3:12
altistik intihar kavramı gerçekten
3:14
çarpıcıdır. Gözünüzün önüne o Japon
3:16
Harakiri geleneğini getirin. Bir insan
3:18
neden bunu yapar? Toplumdan koptuğu için
3:20
mi? Tam tersi. Toplumsal idealleri, o
3:23
bahsettiğimiz kolektif bilinci kendi
3:25
canından, kendi bireysel varlığından o
3:27
kadar üstün tutar ki gözünü kırpmadan
3:29
hayatından vazgeçer. Düşünebiliyor
3:31
musunuz? Toplumsal olanın birey
3:32
üzerindeki gücünün ne kadar mutlak, ne
3:35
kadar sarsıcı olabileceğine dair
3:36
gerçekten unutulmaz bir kanıt bu. 3.
3:39
bölüm. Max Weber ve rasyonel bürokrasi.
3:42
Eylemi anlamak. Durkmap o dışsal büyük
3:45
toplumsal güce odaklanmıştı ya. İşte
3:47
ikinci dedektifimiz Max Weber kamerayı
3:49
alıp rasyonel zihne ve insan eylemine
3:51
çeviriyor. Bakın tam burada devasa bir
3:53
vize tuzağı var. Aman diyeyim düşmeyin.
3:55
Weber'in meşhur ideal tip kavramını
3:56
duyduğunuzda aklınıza öyle mükemmel,
3:58
kusursuz, ütopik falan bir şey gelmesin
4:00
asla. İdeal tip sadece sosyoloğun analiz
4:03
yaparken kullandığı mantıksal bir ölçüm
4:05
aracı. Karmaşıyı anlamak için kendi
4:07
kafamızda kurduğumuz soyut bir model bu.
4:09
Gerçekliğin birebir fotoğrafı falan
4:10
değil. Weber'i gözünüzde sadece fil dışı
4:14
kulesine kapanmış kitap okuyan bir
4:15
akademisyen olarak canlandırmayın. Adam
4:18
Dünya Savaşı sonrası dünyanın kaderinin
4:21
çizildiği Versa görüşmelerinde
4:23
danışmanlık yapıyor. Yani siyasi
4:25
gerçekliğin tam göbeğinde teorik
4:27
çalışmalarıyla o çetin devlet
4:29
yönetimini, pratik siyaseti harmanlamayı
4:32
bizzat yaşayarak öğrenmiş birinden
4:34
bahsediyoruz. Zaten tam da bu yüzden
4:37
pratik deneyimlerinin de etkisiyle
4:38
odaklandığı şey rasyonelleşme süreci.
4:41
Weber'e göre eylemlerimizin gittikçe
4:43
daha mantıksal, hesaplanabilir ve
4:45
kurallara bağlı hale gelmesi var ya işte
4:47
modern toplumun o devasa mimarisini
4:49
kuran şey tam olarak bu. Eğer bu
4:52
rasyonel eylem güdüsü olmasaydı o bugün
4:54
etrafımızı saran devasa bürokrasiler,
4:56
modern devlet mekanizmaları kesinlikle
4:58
var olamazdı. 4.ün buyum Pareto ve
5:02
Seçkinlerin Döngüsü. İktidar ve içgüdü.
5:06
Geldik 3ün dedektifimize. Belki de
5:08
aralarındaki en şüpheci, en ilginç adam
5:11
Wilfredo Pareto. Pareto insan doğasına
5:14
çok farklı bakıyor. Diyor ki, "Bizim o
5:16
çok karmaşık görünen toplumsal
5:17
davranışlarımızın temelinde aslında hiç
5:20
değişmeyen, tamamen içgüdüsel hayvani
5:22
eğilimler yatıyor. O bunlara tortular
5:25
diyor. Peki türevler ne? Türevler de
5:27
bizim o içgüdüsel dürtülerimizi sanki
5:30
çok rasyonelmiş, çok mantıklıymış gibi
5:32
kılıfına uydurma, meşrulaştırma
5:34
çabalarımız. Yani Pareto bize resmen
5:37
hepimiz aslında iç güdüleriyle hareket
5:38
eden ama bunlara çok mantıklı kılıflar
5:41
uyduran varlıklarız. Diyor. İşte insan
5:43
doğası böyle olunca ortaya kaçınılmaz
5:45
bir güç oyunu çıkıyor. Seçkinler
5:47
döngüsü. İşleyiş çok net. Birinci adım,
5:50
yönetici seçkinler dediğimiz grup
5:52
iktidarı elinde tutuyor. İkinci adım,
5:55
iktidarda olmayan ama bilimde, sanatta,
5:57
ekonomide falan çok yetenekli olan diğer
6:00
seçkinler güç kazanmaya başlıyor. Ve
6:02
üçüncü adım bu iki grup tıpkı dev bitmek
6:05
bilmeyen bir tahter valli gibi sürekli
6:07
yer değiştiriyor. Pareto o karmaşık
6:10
siyasi entrikaları alıyor ve arkadaşlar
6:12
bu tamamen güç sahiplerinin sonsuza dek
6:14
nöbetleşe değiştiği bir döngüden ibaret
6:16
diyor. 5. ve son bölüm. Sosyolojinin
6:19
bilimsel yöntemi bağımsız bir bilim.
6:22
Peki iyi güzel de tüm bu muazzam
6:25
teorileri üreten sosyoloji nasıl oldu da
6:28
felsefeden ya da psikolojiden sıyrılıp
6:30
ben tek başıma bir bilim diyebildi. Bu
6:33
düşünürlerin kurduğu o metodolojik
6:34
laboratuvarın temeli pozitivizmdi. Yani
6:37
doğa bilimlerindeki gözlem ve deney
6:39
yöntemleri sosyal olaylara da gayet
6:41
güzel uygulanabilir dediler. Ama asıl
6:43
kilit nokta şu: Sosyolojiyi bağımsız
6:45
kılmak için bireysel psikolojiyi kesin
6:48
bir dille reddettiler. Her şeyi bireyin
6:50
kafasının içine, psikolojisine indirgeme
6:52
hatasına çok şiddetli karşı çıktılar.
6:55
Tek dertleri vardı. Toplumsal olanı
6:57
tamamen kendi başına bağımsız bir nesne
6:59
olarak incelemek. Şimdi sınavlara
7:02
hazırlanan arkadaşlar lütfen tüm
7:04
dikkatinizi buraya verin. Çünkü en çok
7:06
can yakan iki sınav tuzağını deşifre
7:08
ediyoruz. Birincisi Durkim. Evet.
7:11
Augustt'tan etkilendiği, dergi etrafında
7:13
ekolleştiği doğru. Ama Komt'un o meşhur
7:16
insanlık dini kurma hayali var ya,
7:18
Durkay bunu kesin ve net bir dille
7:20
tamamen reddetmiştir. Bu bir. İkincisi,
7:23
Taklidin Yasaları adlı o meşhur eser.
7:25
Sınavda şıklarda görürsünüz. Sakın ola
7:27
bu eser dur kaym falan demeyin. Eserin
7:30
gerçek yazarı Gabriel Tared'dir. Bu
7:32
ayrımları bilmek sınavda size kesinlikle
7:34
puan kurtaracak benden söylemesi. İşte
7:37
görünmez makinenin çarkları temel olarak
7:39
böyle işliyor. Kapatmadan önce sizi
7:41
biraz düşündürecek bir soru bırakmak
7:43
istiyorum. Bugün şöyle bir pencereden
7:45
dışarı baktığınızda şu anki toplumumuzda
7:47
hangi seçkinler Pareto'nun o meşhur
7:49
döngüsünde yer değiştiriyor ve yarın
7:51
sabah kalkıp okula veya işe biderken
7:53
Durkeim'in bahsettiği o devasa organik
7:55
dayanışmanın o hayati karşılıklı
7:56
bağımlılığımızın ne kadar farkına
7:58
varacaksınız üzerine düşünmeye değer.
8:01
Bize katıldığınız için çok teşekkürler.
8:02
Bu inanılmaz teorilerin gerçek hayatta
8:04
nasıl vücut bulduğunu keşfetmeye devam
8:06
edin. Görüşmek üzere.
#Jobs & Education

