Auzef Sosyoloji Tarihi-2 2025-2026 Final Soruları
https://lolonolo.com/2026/06/26/sosyoloji-tarihi-2-2025-2026-final-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Bu derinlemesini
0:02
incelememize hoş geldiniz. Bugün aslında
0:04
hepimizin etrafını saran ama genelde hiç
0:06
fark etmediğimiz o görünmez kuralların
0:08
nasıl yazıldığını konuşacağız.
0:10
Biliyorsunuz toplumun arka planda tıkır
0:12
tıkır işleyen gizli bir işletim sistemi
0:14
var. İşte bu sistemi deşifre edenler
0:16
sosyolojinin ikinci kuşak dediğimiz o
0:18
efsanevi isimleri. Sadece eski teorileri
0:21
okuyup geçmeyeceğiz. Kesinlikle hayır.
0:23
Bugün o sahnenin arkasına tam mutfağa
0:25
giriyoruz. Ama önce size çok basit,
0:28
belki de biraz kışkırtıcı bir soru
0:30
sormak istiyorum. Cüzdanınızdaki o kağıt
0:32
parçasına yani paraya değerini gerçekten
0:35
veren şey ne? Ya da her sabah aynaya
0:37
baktığınızda gördüğünüz o ben, o
0:39
karakter gerçekten tamamen size mi ait
0:42
yoksa sadece başkalarının bir yansıması
0:44
mı? İnanın bana bugün konuşacağımız
0:46
kuramlar modern hayatınızı ve kendi
0:49
aldığınızı sandığınız kararları deşihre
0:51
etmek için tam da ihtiyacınız olan araç
0:53
setini sunacak. Peki rotamız nasıl
0:55
olacak? Hızlıca bir bakalım.
0:57
Sosyolojinin ikinci kuşağına genel bir
0:59
bakış atacağız. Sonra Max Weber'le
1:01
iktidarı, George Simel'le paranın
1:03
değerini, JH Mid ile sosyal benliği, son
1:06
olarak da Pareto ve Durkm ile toplumsal
1:08
düzeni ele alacağız. Finalleriniz için
1:10
bilmeniz gereken her şey burada. O
1:12
yüzden arkanıza yaslanın ve tadını
1:14
çıkarın. Hemen birinci bölümle yani
1:17
sosyolojinin ikinci kuşağıyla
1:19
başlıyoruz. Şimdi bu kuramcıları sadece
1:22
tarih kitaplarında kalmış sıkıcı tozlu
1:25
isimler olarak düşünmenizi istemiyorum.
1:27
Onlar aslında insan davranışının gelmiş
1:30
geçmiş en vizyoner dedektifleri. Bizim
1:33
amacımız da sadece kim ne zaman doğmuş
1:35
diye ezberlemek değil. Asıl mesele insan
1:38
davranışlarının, o karmaşık iktidar
1:40
oyunlarının ve gündelik toplumsal
1:42
etkileşimlerimizin arkasındaki o gizli
1:45
çerçeveleri çözmek. Bu çerçevelerin gün
1:47
içinde verdiğiniz en ufak kararları bile
1:49
nasıl yönlendirdiğini bir fark ederseniz
1:52
dünyaya bakış açınız gerçekten bir daha
1:54
asla eskisi gibi olmayacak. Gelelim
1:57
ikinci bölüme. Sahne Max Weber'in.
2:00
Konumuz iktidar ve eylem. Tamam. Hadi bu
2:03
konunun derinliklerine inelim. Neden
2:05
bazılarına itaat ediyoruz? Weber
2:07
üzerimizde kurulan bu gücü yani
2:09
egemenliği üçe ayırıyor. İlki gücünü
2:12
sadece geçmişten, köklerden alan
2:14
geleneksel egemenlik. Babadan oğula
2:16
geçen bir güç veya lidere sarsılmaz bir
2:19
sadakat düşünün. Patrionyalizm gibi.
2:21
İkincisi, liderin o inanılmaz kişisel
2:23
oğrasına dayanan karizmatik egemenlik.
2:26
Üçüncüsü ise bugün modern dünyada en sık
2:28
karşılaştığımız yasalara ve kurallara
2:30
dayanan rasyonel hukuki egemenlik. Yani
2:33
Weber aslında bize evet itaat ediyorsun
2:35
ama asıl hangi sisteme boyun eğiyorsun
2:38
diye soruyor. İşin eylem boyutuna
2:40
geldiğimizde Weber'in değer rasyonel
2:42
eylem kavramı karşımıza çıkıyor ki bu
2:45
gerçekten çok çarpıcı bir fikir. Düşünün
2:47
bir şeyi sırf sonunda ödül var diye
2:49
değil kendi içsel değerlerinize,
2:51
inançlarınıza veya onurunuza uygun
2:54
olduğu için yaparsınız. Yani aslında o
2:56
kişisel ilkelerimiz toplum içindeki
2:58
hareketlerimizi dışarıdan görünmese de
3:01
inanılmaz güçlü bir şekilde
3:02
yönlendiriyor. Peki ya Weber'in statü
3:05
grupları fikrine ne demeli? Bugünün
3:07
dünyasını tam 12'den vuruyor
3:09
diyebiliriz. Bakın, Weber sınıfları
3:11
sadece ne kadar para kazandığınızla
3:13
tanımlamıyor. O parayı nasıl
3:15
harcadığınızla yani tamamen tüketim
3:17
tarzınızla ilgileniyor. Sırf belirli bir
3:19
yaşam tarzına, o elit gruba ait
3:21
olduğunuzu göstermek için alınan o
3:23
devasa logolu lüks markaları veya
3:26
astronomik rakamlar ödediğimiz o
3:27
kahveleri düşünün. İhtiyacımız olduğu
3:29
için mi alıyoruz? Kesinlikle hayır.
3:31
Tamamen kimlikten dolayı tüketiyoruz. Ve
3:34
tabii ki Weber'in bize bıraktığı en
3:36
büyük metodolojik miraslardan biri ideal
3:39
tip. Şunu baştan söyleyeyim. Bu
3:41
gerçekliğin kusursuz, birebir kopyası
3:43
değil. Daha çok karmaşık toplumsal
3:45
olayları anlamak, karşılaştırmak ve net
3:48
bir şekilde analiz edebilmek için
3:50
kafamızda oluşturduğumuz bir ölçü
3:51
birimi. Tıpkı zihninizde ideal bir ev
3:54
hayal edip gerçek hayatta gezdiğiniz
3:56
evleri ona göre değerlendirmeniz gibi
3:58
bir şey. Sosyal bilimlere kazandırılmış
4:00
akademik ağırlığı en yüksek ve en kalıcı
4:03
araçlardan biri bu. 3ün bölüme
4:05
geçiyoruz. Georksimal ve paranın değeri.
4:09
Burada artık odağımızı iktidardan çekip
4:12
paranın o derin karanlık psikolojisine
4:14
ve insan arzularına çeviriyoruz.
4:17
Karşımızda iki devasa teorinin çok net
4:19
tamamen objektif bir karşılaştırması
4:22
var. Marx'ın emek kuramı ne der? Bir
4:25
nesnenin değeri ona harcanan insan
4:27
emeğinden gelir. Peki Simel ne diyor? O
4:30
bambaşka bir pencereden bakıp değerin
4:32
tamamen o nesnenin ne kadar
4:34
arzulandığına ve ona ulaşmanın ne kadar
4:37
zor olduğuna bağlı olduğunu söylüyor.
4:39
Saniyeler içinde tükenip sonra kara
4:41
borsada astronomik rakamlara satılan o
4:43
konser biletlerini bir düşünün. Simel'in
4:46
o ulaşılamama vurgusunun ne kadar nokta
4:48
atışı olduğunu göreceksiniz. Simel'in
4:50
para felsefesi cebimizdeki o kağıt
4:52
paralardan çok daha büyük bir resme
4:54
bakıyor. Diyor ki, "Paranın hayatımızda
4:57
bu kadar yaygınlaşması insanlarla nasıl
4:59
konuştuğumuzu, birbirimize duyduğumuz
5:01
güveni ve ilişkilerimizin o ince
5:03
dokusunu temelden değiştiriyor.
5:06
Düşünsenize dünyadaki her şeye ama her
5:08
şeye bir fiyat etiketi yapıştırdığınızda
5:11
insan ilişkilerinin doğasının aynı
5:13
kalması beklenebilir mi? İmkansız. Bu
5:15
arada konuyu çok dağıtmadan araya küçük
5:18
şaşırtıcı bir akademik bilgi
5:19
sıkıştırayım. Modayı, parayı, modern
5:22
yaşamın bu kadar renkli ve ince
5:23
detaylarını analiz eden Simil'in doktora
5:25
tezi ne hakkındaydı biliyor musunuz?
5:28
Katı kuralların ve ahlakın filozofu
5:30
İmmanuel Kantı'ın analizi ve eleştirisi.
5:33
Sanırım büyük zekalar her zaman böyle en
5:35
beklenmedik temellerin üzerinde
5:37
yükseliyor. 4. bölüm: GH Meet ve sosyal
5:41
ben kavramı. Şimdi bu kısımda asıl
5:43
ilginç olan şey şu: Mercicimizi
5:46
ekonomiden tamamen çekip doğrudan insan
5:49
kimliğine odaklıyoruz. Mid'in
5:51
zihniyetini şekillendiren bu devasa
5:52
hareketlere baktığımızda karşımızda
5:55
sıradan bir sosyolog durmuyor. Fayda ve
5:57
sonuca odaklanan pragmatizm, eylemi
6:00
bizzat gözlemleyen davranışçılık ve
6:02
evrimi temel alan Darwincilik. MET tüm
6:05
bunları harmanlayıp insan zihnine
6:07
açıklamaya çalışan inanılmaz bir sistem
6:09
kurucusu aslında. İşte MIDE'in o en
6:12
sarsıcı kavramına geldik. Sosyal ben.
6:15
Şimdi burada kendinize gerçekten
6:17
dürüstçe bir sormanızı istiyorum.
6:19
Karakterinizin, kişisel zevklerinizin
6:22
aynaya bakıp bu benim dediğiniz o
6:24
bütünün ne kadarı cidden size ait ve ne
6:27
kadarı sadece toplumun, ailenizin,
6:29
arkadaşlarınızın beklentilerini yansıtan
6:32
koca bir ayna. MIT bize diyor ki,
6:34
"Benliğimiz öyle kendi başına karanlık
6:36
bir odada oluşmaz. Diğer insanların bize
6:39
karşı tutumlarıyla ve toplumsal
6:40
normlarla sürekli bir etkileşim
6:42
sonucunda ilmek ilmek inşa edilir. Hadi
6:46
bir adım ileri gidelim ve bunun nasıl
6:48
inşa edildiğine bakalım. Midin edim
6:50
kuramında insan eylemi öyle dümdüz anlık
6:53
bir refleks değildir. Dört ayrı evreden
6:55
geçer. Çok gündelik bir örnek verelim.
6:57
Diyelim ki burnunuza taze bir kahve
6:59
kokusu geldi. İşte bu dürtüdür. Sonra
7:02
sokağın köşesindeki o yeni kahve
7:04
dükkanını fark edersiniz. Bu algı
7:06
aşamasıdır. Adımlarınızı yavaşça o
7:08
dükkana doğru yönlendirirsiniz ve
7:10
nihayetinde o kahveyi alıp içtiğinizde
7:13
ihtiyacınızın karşılanmasıyla eylem
7:15
tamamlanmış olur. Yani bizler sadece
7:18
etkiye tepki veren basit makinelar
7:19
değiliz. Tüm bu süreci yorumlayan sosyal
7:22
varlıklarız. Geldik son bölümümüze. 5.
7:25
bölüm. Pareto, Durkm ve toplumsal düzen.
7:28
Burada biraz daha makro, daha geniş bir
7:31
seviyeye çıkıyoruz ve toplumun üzerimize
7:32
koyduğu o görünmez kısıtlamalara
7:34
odaklanıyoruz. Wilfredo Pareto'nun
7:36
seçkinler kuramı toplumdaki güç
7:38
dağılımına son derece objektif,
7:40
dışarıdan bir gözle bakar. Kesinlikle
7:43
siyasi bir taraf tutmaz. elitleri
7:45
basitçe yönetici olanlar ve yönetici
7:47
olmayanlar diye ikiye ayırır. Tabii bunu
7:49
yaparken de Marx, Spencer, Compt ve
7:52
özellikle o güç oyunlarının büyük ustası
7:54
Makievel'den teorik olarak inanılmaz
7:56
beslenmiştir.
7:58
Sonra sahneye Emile Durheim ve onun
8:00
biraz ürkütücü ama bir o kadar da
8:02
ayakları yere basan fikri çıkar.
8:04
Durkheim çok net bir şey söyler. Eğer
8:07
bizi kısıtlayan, bizi tutan toplum
8:09
olmasaydı biz insanların o içindeki
8:12
arzular inanılmaz tehlikeli ve sınırsız
8:14
olurdu. Yani aslında o doyumsuzluğumuzu
8:16
dizginleyen, bizi bir arada tutan şey
8:19
toplumun ta kendisidir ve bir toplumun
8:21
ne kadar sağlıklı olduğu da içindeki o
8:23
bütünleşme düzeyinin göstergeleriyle
8:26
ölçülür. Tabii sosyolojinin Fransa'da o
8:29
ağır akademik kurumlarda kabul görmesi
8:31
hiç de kolay bir iş değildi. Bu
8:33
meşruiyeti sağlayan ve özellikle
8:35
sınavlarınızda hayat kurtaracak o kilit
8:37
isimler listesi oldukça net. Durkheim,
8:40
Tarde, Warms ve Leplay. İşte bu dörtlü
8:44
sosyolojiyi felsefenin gölgesinden çekip
8:46
çıkararak bugün bildiğimiz o kendi
8:48
ayakları üzerinde duran bağımsız bir
8:50
bilim dalı haline getiren efsanevi
8:52
öncülerdir.
8:53
İşte bu yapılandırılmış incelememiz.
8:56
Yaklaşan finallerinizde tam olarak
8:58
elinizin altında olması gereken şey bu
9:00
analiz sayesinde 2025-2026 dönemi AOF ve
9:04
AUEF sosyoloji tarihi 2 finallerinden
9:06
gelen o 20 soruya ve Lolonondo
9:09
tarafından eklenen 5 özgün soruya yani
9:12
toplamda 25 spesifik soruya şu an
9:14
eksiksiz bir şekilde hazırsınız. Ve
9:17
incelememizi bitirirken Durkime ve MID'i
9:20
sentezleyip aklınızdan günlerce
9:22
çıkmayacak o soruyu sormak istiyorum.
9:24
düşünün. Eğer toplum Weber'in dediği
9:27
gibi arzularınızı ve statünüzü dikte
9:29
ediyorsa, Durkm'ın söylediği gibi her
9:31
eyleminize bir sınır koyuyorsa ve Mil'in
9:34
açıkladığı gibi sosyal benliğinizi
9:35
şekillendiriyorsa,
9:37
özgürce seçtiğinizi sandığınız o
9:39
bireyselliğinizin acaba ne kadarı
9:41
gerçekten size ait? Üzerine biraz
9:43
düşünmeye değer, değil mi? Bir sonraki
9:45
incelememizde görüşmek üzere. Hoşça
9:47
kalın.
#Jobs & Education

