Auzef Sosyal Psikolojiye Giriş-II 2024-2025 Bütünleme Soruları
https://lolonolo.com/2026/06/04/sosyal-psikolojiye-giris-ii-2024-2025-butunleme-sorulari/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. İnsan davranışlarının
0:02
perde arkasına odaklandığımız bu yeni
0:04
incelememize hoş geldiniz. Biliyor
0:06
musunuz? Bugün etrafımızdaki dünyayla
0:08
nasıl etkileşime girdiğimizi belirleyen
0:10
o gizli kodları yani tabiri caizse kendi
0:13
insan işletim sistemimizi deşifre
0:15
edeceğiz. Lütfen bunu sıkıcı bir
0:17
psikoloji derisi gibi düşünmeyin. Bu
0:19
daha çok her gün farkında olmadan
0:21
çalıştırdığımız o gizli yazılımın görsel
0:23
bir haritası. Hadi bizi biz yapan şu
0:26
sosyal dinamiklerin derinliklerine
0:27
birlikte inelim. Bugünkü yol haritamız
0:30
oldukça net. Önce sosyal kimlik ve
0:32
gruplar diyeceğiz. Ardından saldırganlık
0:34
ve ahlaki uzaklaşmaya bakacağız. Sonra
0:37
çevre ve mekan algısına geçip son olarak
0:40
sağlık ve ahlaki gelişimle
0:41
toparlayacağız. Dolu dolu bir içerik
0:43
bizi bekliyor. O yüzden hiç vakit
0:45
kaybetmeden başlayalım. Birinci bölüm
0:48
sosyal kimlik ve gruplar. Yani nasıl bağ
0:51
kurarız? Hiç durup düşündünüz mü? Neden
0:54
doğal olarak kabileler, klikler veya
0:56
taraftar grupları oluşturmaya bu kadar
0:58
meyilliyiz? Twfeld ve Turner'ın sosyal
1:01
kimlik kuramı bunu aslında çok güzel
1:03
açıklıyor. Parçası olduğumuz o iç grup
1:06
zihnimizde her zaman ama her zaman
1:08
yüceltilir. Peki neden? Çünkü kendi
1:10
gruplarımızı kaymarak öz saygımızı
1:12
korumak için kullandığımız kusursuz bir
1:14
savunma mekanizmasıdır. Kendi grubumuzu
1:17
diğerlerinden üstün tutarak aslında
1:19
kendi kendimize sessizce şunu
1:20
söylüyoruz. Ben çok değerli bir şeyin
1:23
parçasıyım. Özsgara bırakıp başkalarını
1:26
nasıl değerlendirdiğimize bakarsak ilk
1:29
izlenimlerimize adeta rehin alan çok
1:31
temel, çok basit bir önyargı var. Güzel
1:34
olan iyidir. Şaşırtıcı değil mi? İşte bu
1:38
yanılgının bilimsel adı Halo etkisi.
1:41
Beynimizin yaptığı inanılmaz tembel bir
1:43
bilişsel kısa yol bu aslında. Birini
1:46
fiziksel olarak çekici bulduğumuzda
1:48
zihnimiz anında o kişinin daha zeki,
1:50
daha yetenekli ve genel olarak daha iyi
1:53
bir insan olduğunu varsayıyor. Mantıksız
1:55
mı? Kesinlikle. Ancak bu insan işletim
1:58
sistemimizin karmaşık insanları hızlı
2:00
kategorize etmek için başvurduğu en
2:01
yaygın zihinsel hilelerden biri. Peki
2:04
tüm bu tutumlar, bu davranışlar bize
2:06
nereden geliyor? Bandura'nın sosyal
2:08
öğrenme kuramı tam da bu noktada devreye
2:10
giriyor. Bakın bizler doğuştan gelen
2:12
değiştirilemez kodlarla hareket
2:14
etmiyoruz. Sürekli olarak etrafımızdaki
2:16
insanları izliyor, davranışlarını
2:18
modelliyor ve tabiri caizse kendi
2:20
sistemimize kopyalayıp yapıştırıyoruz.
2:22
Sokakta birine yardım etmekte, bir
2:24
tartışmada aniden saldırganlaşmakta.
2:26
Hepsini ama hepsini çevremizi taklit
2:29
ederek öğreniyoruz. Tamam. Bağ kurmanın
2:32
ve etrafımızdakileri taklit etmenin o
2:34
aydınlık sosyal yüzünü gördük. Pekiye
2:37
işler yolunda gitmezse hedeflerimize
2:39
ulaşmamız bir şekilde engellendiğinde
2:42
işletim sistemimiz nasıl bir hata
2:44
veriyor? Bu soru bizi insan
2:46
etkileşimlerinin biraz daha karanlık
2:48
yüzüne götürüyor. İkinci bölüm:
2:51
Saldırganlık ve ahlaki uzaklaşma. Yani
2:54
nasıl çatışırız? Çatışma kabul edelim ki
2:57
insan kodumuzun kaçınılmaz bir parçası.
2:59
Berkovi'in o meşhur engellenme
3:01
saldırganlık hipotezine göre işler şöyle
3:04
yürüyor. Genelde bir şey bizi
3:05
engellediğinde anında
3:07
saldırganlaştığımızı sanırız. Ancak
3:09
buradaki en kritik nokta ikinci adımdır.
3:12
Engellenmek otomatik olarak saldırganlık
3:14
demek değildir. Arada çok hayati bir
3:17
köprü var. Olumsuz duygu yani öfke ya da
3:20
acı hissi. Eğer engellenmek bizde bu
3:22
olumsuz duyguyu ateşlemezse saldırganlık
3:25
da ortaya çıkmıyor. Sistem tamamen bu
3:28
mantıkla işliyor. Saldırganlığın
3:30
kökenine indiğimizde ise psikoloji
3:31
tarihimin en efsanevi çalışmalarından
3:34
biri çıkıyor karşımıza. Boba bebek
3:35
deneyi. Bu deneyin bize kanıtladığı o
3:38
çarpıcı gerçek şu: Saldırganlık
3:40
donanımımıza kazınmış biyolojik bir
3:42
zorunluluk kesinlikle değil.
3:43
Etrafımızdaki insanlardan öğrendiğimiz,
3:45
sonradan sistemimize yüklediğimiz bir
3:47
yazılım. Çocuklar yetişkinlerin oyuncağa
3:49
vurduğunu gördüklerinde gidip aynısını
3:51
yaptılar. Görmediklerinde ise şiddete
3:53
falan başvurmadılar. Bu kadar basit. İyi
3:56
de normalde iyi dediğimiz insanlar
3:58
ahlaka aykırı veya saldırgan eylemlerde
4:01
bulunduklarında bunu nasıl
4:03
kaldırabiliyorlar? Gece nasıl rahat
4:05
uyuyorlar? Bandura bunu ahlaki
4:07
uzaklaşmayla kusursuzca açıklıyor.
4:09
Bunlar vicdan azabı çekmemek için
4:12
beynimizin uydurduğu ufak tefek bilişsel
4:14
hileler. Mesela çevreye zarar
4:16
verdiğimizde eylemimizi hemen
4:18
rasyonalize ederiz. Kuralları esnetiriz.
4:20
Sorumluluğu başkasına atarız ya da daha
4:22
kötüsü mağduru suçlarız. Bu suçluluk
4:25
duygusundan kaçmak için kendi
4:27
sistemimizde yarattığımız gerçekten
4:29
büyüleyici ama bir o kadar da tehlikeli
4:31
bir arka kapı. Şimdi derin bir nefes
4:33
alalım. içsel çatışmalarımızdan,
4:36
zihinsel oyunlarımızdan biraz
4:37
sıyrılalım. Peki ya mekanlar içinde
4:40
yaşadığımız o fiziksel dünyayla nasıl
4:42
bir ilişkimiz var? Üçüncü bölümümüz
4:45
çevre psikolojisi ve mekan algısı.
4:47
Nerede var oluruz? Bakın davranışlarımız
4:50
sadece diğer insanlara bağlı değil. Aynı
4:52
zamanda içinde bulunduğumuz fiziksel
4:54
alanlarla da inanılmaz derecede içe.
4:57
Çevre psikolojisi fiziksel ortamın bizi
4:59
doğrudan nasıl şekillendirdiğini
5:01
anlatıyor. Bunun en çarpıcı örneği de
5:03
mahremiyet ihtiyacımız. Mahremiyeti
5:06
sadece odanın kapısını kapatmak veya
5:08
perdeleri çekmek olarak düşünmeyin. Bu
5:10
aslında dış dünyayla olan etkileşim
5:12
dozumuzu ayarlama ve kendi psikolojik
5:15
sınırlarımızı koruma sürecimizdir.
5:17
Ve işte bu psikolojik sınırların en
5:20
somut, en hepimizin bildiği hali kişisel
5:23
alan. Bu tanım benim çok hoşuma gidiyor.
5:25
Bedenimizi çevreleyen görünmez ve
5:28
taşınabilir psikolojik sınır. Kalabalık
5:31
bir otobüse ya da asansöre bindiğinizi
5:32
düşünün. O tanımadığınız insanlarla
5:34
aranızda korumaya çalıştığınız o
5:36
görünmez balon var ya işte o sizin
5:39
kişisel alanınız. İzin vermediğimiz biri
5:41
o balona girdiğinde sistemimiz anında
5:44
bir tehdit uyarısı veriyor. Taşınabilir
5:46
sınırlarımız bir yana bir de kök
5:48
saldığımız alanlar var. Buna yer duygusu
5:51
diyoruz. Düşünsenize dört duvardan
5:53
oluşan tamamen fiziksel ve boş bir oda
5:56
nasıl oluyor da sımsıcak anlamlı bir
5:59
yuvaya dönüşüyor? Çünkü alan sadece bir
6:01
koordinat değildir. Onu anılarımızla,
6:04
aidiyet hissimizle doldururuz ve o mekan
6:07
artık kimliğimizin bir uzantısı haline
6:09
gelir. Ve geldik 4. son bölümümüze.
6:13
Sağlık ve ahlaki gelişim. Nasıl
6:15
gelişiriz? Fiziksel alanlarımızı da
6:18
hallettiğimize göre artık işletim
6:20
sistemimizin en üst düzey, en premium
6:23
güncellemelerine bakabiliriz. Colberg'in
6:26
ahlaki gelişim modelini inceliyoruz. Alt
6:28
basamaklarda insanlar kararlarını sadece
6:31
kurallara uyma zorunluluğu veya ceza
6:33
korkusuyla alıyor. Ama zirveye 6 basamak
6:36
olan evrensel etik ilkelerine
6:38
çıktığımızda iş tamamen değişiyor.
6:41
Burada artık yasa korkusu yok. Mutlak
6:43
insan onuruna ve evrensel adalete
6:45
duyulan o sarsılmaz inanç var. İşte bu
6:49
ahlaki işletim sistemimizin
6:50
ulaşabileceği en tepe noktası. Tabii
6:53
ahlaken gelişirken fiziksel refahımızı
6:55
da es geçemeyiz. Sağlık psikolojisi bize
6:58
diyor ki, "Gerçek esenlik proaktif
7:00
olmakla ilgilidir. Yani mesele hasta
7:02
olunca yataklara düşüp ilaç içmek değil,
7:04
beslenme, egzersiz gibi koruyucu
7:06
davranışları sisteme entegre etmektir.
7:08
Ve burada çok kritik bir bakış açısı
7:10
değişimi var. Doktora gitmek zayıflık
7:12
falan değildir. Tam aksine bedeninizin
7:15
sağlığını korumak için attığı son derece
7:17
olumlu ve güçlü bir adımdır. Evet.
7:20
gruplar içindeki davranışlarımızdan,
7:22
ahlaki mazeretlerimizden,
7:24
kişisel o görünmez balonumuzdan,
7:26
evrensel etik değerlere kadar bence
7:28
harika bir yolculuk yaptık. [homurdanır]
7:30
İnsan olmanın altyapısını şöyle bir
7:32
silkeleyip yakından baktık. Ama
7:34
kapatırken size üzerine düşünmelik çok
7:37
kritik bir soru bırakmak istiyorum. Tüm
7:39
bunları dinledikten sonra günlük
7:41
seçimleriniz gerçekten tamamen sizin
7:43
özgür iradeniz mi? Yoksa doğduğunuz
7:45
günden beri toplumun size usulce
7:48
yüklediği bu sosyal işletim sisteminin
7:50
kaçınılmaz kod satırları mı? Bir sonraki
7:52
kalabalığa girdiğinizde veya görünmez
7:54
balonunuzu korumaya çalıştığınızda bunu
7:57
aklınızın bir köşesinde tutun. Bu
7:59
incelemede bana eşlik ettiğiniz için
8:01
teşekkür ederim. Bilgiyle ve merakla
8:03
kalın.
#Jobs & Education

