SOS106U Birey ve Davranış
https://lolonolo.com/anadolu-aof/sos106u-birey-ve-davranis/
Sunulan kaynaklar, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Medya ve İletişim ön lisans programındaki SOS106U kodlu Birey ve Davranış dersinin kapsamlı bir müfredat özetini içermektedir. Metinler, insan psikolojisinin temel taşları olan güdülenme mekanizmalarını, duyguların işleyişini ve bireyin doğumdan yetişkinliğe kadar süren gelişim evrelerini detaylandırmaktadır. Ayrıca kişiliği şekillendiren kuramlar, stresle başa çıkma stratejileri ve ruhsal bozuklukların sınıflandırılması gibi klinik konulara da yer verilmektedir. Psikoterapi yöntemleri ile bireyin sosyal çevre içindeki etkileşimini inceleyen sosyal psikoloji deneyleri, eğitim içeriğinin son bölümlerini oluşturmaktadır. Bu kaynaklar, öğrencilerin sınavlara hazırlanması amacıyla teorik modelleri pratik yaşam örnekleriyle harmanlayarak sunan bir rehber niteliğindedir.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Bizi biz yapan şeyin ne
0:02
olduğunu hiç merak ettiniz mi? İşte
0:03
bugün tam da bu konuya dalıyoruz.
0:05
Davranışlarımızın ardındaki o gizemli
0:07
dünyaya yani psikolojinin temellerine
0:09
hızlı bir bakış atacağız. Şöyle bir
0:11
düşünelim. Davranışlarınızın
0:13
direksiyonunda kim var? Yani sabah sizi
0:16
yataktan kaldıran, hedeflerinize doğru
0:18
ittiren o güç, o ses nereden geliyor?
0:21
İşte psikoloji tam da bu soruların
0:23
cevabını arıyor. O zaman hadi lafı
0:26
uzatmadan bu müthiş yolculuğa
0:27
başlayalım. Bizi içten içe motive eden o
0:30
gizli güçler, kişiliğimizi bir heykel
0:32
tıraş gibi yontaktörler. Kısacası çok
0:35
ilginç duraklarda mola vereceğiz. Evet,
0:37
ilk durağımız bizi harekete geçiren o
0:40
içsel motor yani güdülerimiz ve
0:42
duygularımız, davranışlarımızın
0:44
arkasındaki o görünmez güçler
0:46
diyebiliriz aslında. Şimdi motivasyon
0:48
deyince aslında iki temel türü var. Biri
0:51
içsel, diğeri dışsal. Mesela sırf keyif
0:54
aldığınız için saatlerce bir hobiyle
0:56
uğraşıyorsunuz, değil mi? İşte bu içsel
0:58
motivasyon. Ama bir de şu işi bitireyim
1:00
de primimi alayım dediğiniz anlar var.
1:02
İşte bu da dışsal motivasyon. Aslında
1:05
hayatımız bu ikisinin sürekli bir dansı
1:07
gibi. Motivasyon konusuna girmişken
1:09
Mazlov'un o meşhur piramidinden
1:11
bahsetmemek olmaz. Mantığı aslında çok
1:13
basit. Şöyle düşünün. En alttaki
1:15
ihtiyaçlar karşılanmadan üste
1:16
çıkamazsınız. Yani karnınız açken,
1:19
güvende değilken kimin aklına sevgi,
1:21
saygı gelir ki? Her katman bir üstüne
1:23
çıkmak için sağlam bir basamak. Ve
1:25
entetde ne var? Kendini gerçekleştirme
1:28
yani potansiyelimizin doruklarına ulaşma
1:30
isteği. Peki duygular onlar nereden
1:32
geliyor? İşte burası biraz karışık.
1:34
Çünkü psikolojide bu konuda iki büyük
1:36
teori çarpışıyor. Bir yanda James Lunge
1:38
var. Diyor ki, "Önce vücudun tepki
1:41
verir. Sonra sen bu tepkiyi duygu olarak
1:43
adlandırırsın. Yani kalbin çarpmaya
1:46
başladığı için korkarsın. Diğer yandaysa
1:49
Canon Bart teorisi var. Onlar da diyor
1:51
ki, "Hayır efendim, ikisi aynı anda
1:54
olur. Vücudun tepkisi ve korku hissi bam
1:57
aynı anda belirir. Tam bir tavuk yumurta
2:00
meselesi anlayacağınız. Peki tamam
2:02
güdülerimiz, duygularımız var ama bu
2:04
içsel motor zamanla nasıl bir ben ortaya
2:07
çıkarıyor? Gelin şimdi de benliğimizin
2:09
tasarımına yani gelişim ve kişilik
2:11
konularına bakalım. Hayat dediğimiz şey
2:13
aslında psikolojik olarak da bir dizi
2:15
aşamadan ibaret. Bakın, her dönemin
2:18
kendine has bir sınavı, bir mücadelesi
2:20
var. Bebekken dünyaya güvenmeyi
2:22
öğreniyoruz. Ergenlikte ben kimim diye
2:25
soruyoruz. Yetişkinlikte sağlam
2:27
ilişkiler kurmaya çalışıyoruz. Ve
2:29
yaşlılıkta hayatımızı bir bütün olarak
2:31
kabullenmeye çalışıyoruz. Her geçtiğimiz
2:34
aşama bir sonraki bizi inşa ediyor
2:36
resmen. Kişilik deyince akla kim gelir?
2:39
Tabii ki Freud. Onun fikrine göre
2:41
zihnimiz aslında tam bir savaş alanı.
2:44
düşünün. Bir omzunuzda sürekli hadi yap,
2:47
şimdi yap diyen ilkel dürtüleriniz var.
2:49
Yani it. Diğer omzunuzda da sakın yapma
2:52
ayıp yanlış diyen ahlaki bekçiniz süper
2:55
ego. Peki ortada kim var? Bu ikisini
2:58
dengelemeye çalışan, gerçeklikle bağ
3:01
kuran zavallı ego ve işin ilginci bu
3:04
kavganın çoğu biz farkında bile olmadan
3:06
bilinç dışında olup bitiyor. Freud'dan
3:09
daha güncel bir modele gelelim. Büyük
3:11
beşli kişilik özellikleri. Bunu
3:14
kişiliğimizin mikser masası gibi
3:16
düşünebilirsiniz. 5 tane ayar düğmesi
3:18
var. Yeni şeylere ne kadar açıksanız, ne
3:21
kadar sorumluluk sahibisiniz, ne kadar
3:23
dışa dönüksünüz, başkalarıyla ne kadar
3:25
iyi geçinirsiniz ve ne kadar duygusal
3:28
olarak dengelisiniz? Yani nevrotiklik
3:30
seviyeniz ne? İşte hepimiz bu beş ayarın
3:33
eşsiz bir kombinasyonuyuz. Harika.
3:36
Kişiliğimizi anladık. Peki bu kişilik
3:38
hayat sahnesine çıkınca ne oluyor? O
3:41
sahnede karşılaştığımız baskılarla,
3:43
diğer oyuncularla yani toplumla nasıl
3:45
bir etkileşime giriyoruz? İşte 3üncü
3:47
bölümümüzün konusu da bu. Stres ve
3:49
toplum. Stres hayatımızın bir gerçeği.
3:52
Peki vücudumuz strese nasıl tepki
3:54
veriyor? Hans Sele bunu üç aşamalı bir
3:57
süreç olarak açıklıyor. İlk aşama alarm.
3:59
Vücut tehlike var diye bağırır. İlk şoku
4:02
yaşarız. Sonra ikinci aşama direnç.
4:04
Vücut tüm gücüyle savaşmaya, duruma
4:06
adapte olmaya çalışır. Ama eğer stres
4:09
bir türlü bitmezse işte o zaman 3üncü
4:11
aşamaya yani tükenmeye geçiyoruz. Piller
4:13
bitiyor, kaynaklar tükeniyor. Uzun
4:16
süreli stresin bizi neden bu kadar
4:17
yorduğunun bilimsel açıklaması tam
4:19
olarak bu. Şimdi size çok basit bir
4:21
soru. Bir odada olduğunuzu hayal edin.
4:23
Herkes apaçık yanlış olan bir şeye doğru
4:26
diyor. Siz ne yapardınız? Kendi
4:28
bildiğiniz doğruyu mu söylerdiniz yoksa
4:30
gruba uyar mıydınız? Dürüstçe cevap
4:32
verin. Eminim çoğunuz tabii ki doğruyu
4:34
söylerim diyorsunuzdur. İşte Solomon
4:37
aşla bunu merak etmiş ve o meşhur çizgi
4:39
deneyini yapmış ve sonuçlar gerçekten
4:42
şok edici. Deney gösteriyor ki grup
4:45
baskısı o kadar ama o kadar güçlü ki
4:48
insanlar gözlerinin gördüğü bariz bir
4:50
gerçeği bile inkar edip gruba ayak
4:52
uydurabiliyor. Psikolojide bu duruma
4:54
konformite deniyor. Yani gruba uyma
4:57
davranışı. Aslında her gün yaşıyoruz
4:59
bunu. Farklı düşündüğümüz halde arkadaş
5:02
grubunda sesimizi çıkarmamak ya da
5:04
toplantıda patronun fikrine katılmasak
5:06
da kafa sallamak. İşte bunların hepsi
5:09
konformite. Dışlanma korkusunun
5:11
mantığımızın önüne nasıl geçtiğinin en
5:14
acı ama en net kanıtı. Peki işler her
5:17
zaman yolunda gitmiyor değil mi?
5:19
Zihnimiz yoruluyor bazen arızalanıyor.
5:22
Bu durumlarda ne yapacağız? İşte son
5:24
bölümümüzde zihnimizi onarma yollarına
5:27
yani psikolojik sorunlara ve çözümlerine
5:29
bakıyoruz. Psikoloji anormal olarak
5:32
adlandırılan davranışları da
5:33
anlamlandırmaya ve sınıflandırmaya
5:35
çalışır. Bu etiketlemek için değil
5:37
sorunu doğru tanımlayıp çözüm bulmak
5:39
için yapılır. Yelpaze oldukça geniş.
5:42
Fobiler, obsesif kompulsif bozukluk gibi
5:44
kaygı sorunlarından, gerçeklik ve bağın
5:47
zayıfladığı şizofreni gibi durumlara,
5:49
kişilik bozukluklarından madde
5:50
bağımlılıklarına kadar birçok farklı
5:52
kategori var. Peki bu sorunlarla nasıl
5:54
başa çıkılır? İşte burada farklı
5:56
psikoterapi yaklaşımları devreye
5:58
giriyor. Üç temel ekole bakalım.
6:00
Davranışçı terapi sorunu yanlış
6:03
öğrenilmiş bir davranış olarak görür ve
6:05
onu değiştirmeye odaklanır. Bilişsel
6:07
terapi sorun çarpık düşüncelerinden
6:09
kaynaklanıyor der ve o düşünce
6:11
kalıplarını düzeltmeye çalışır.
6:13
Psikanalizse çok daha derine iner ve bu
6:16
sorunun kökeninde bilinç dışında yatan
6:18
bir çatışma olmalı der. Gördüğünüz gibi
6:21
hepsi zihne farklı bir kapıdan giriyor.
6:24
Son olarak hepimizin hayatında olan
6:26
stresle başa çıkmak için neler
6:28
yapabiliriz? En önemli şey edilgen
6:31
kalmak yerine aktif olmak. Yani sorunla
6:34
ilgili bir plan yapmak.
6:35
Arkadaşlarımızdan, ailemizden destek
6:37
istemek. Bazen de sadece bakış açımızı
6:40
değiştirmek, olumluya odaklanmak bile
6:43
çok işe yarar. Tabii ki meditasyon,
6:45
yoga, düzenli egzersiz gibi yöntemler de
6:48
zihinsel dayanıklılığımızı arttırmak
6:50
için adeta birer can simidi. Evet, bu
6:53
hızlı psikoloji turumuzun sonuna geldik
6:54
ve bitirirken aklınızda bir soru
6:56
bırakmak istiyorum. Bizi neyin motive
6:58
ettiğini, kişiliğimizin nasıl
7:00
oluştuğunu, toplumun bizi nasıl
7:01
etkilediğini ve zihnimizi nasıl
7:03
iyileştirebileceğimizi konuştuk. Bütün
7:05
bunları anlamak sadece kendimizi
7:06
tanımakla mı ilgili yoksa kendimizi
7:09
anlamak belki de etrafımızdaki dünyayı
7:11
daha iyi bir yer yapmanın ilk ve en
7:13
önemli adımı mıdır? Ne dersiniz? bence
7:15
üzerine düşünmeye değer.
#Education

