Auzef Siyaset Sosyolojisi 2025-2026 Vize Soruları (Siyaset Bilimi)
https://lolonolo.com/2025/12/09/siyaset-sosyolojisi-2025-2026-vize-sorulari-siyaset-bilimi/
Bu kaynaklar, Siyaset Sosyolojisi disiplininin temel kavramlarını, kuramsal yaklaşımlarını ve önemli düşünürlerini kapsayan bir vize sınavı hazırlık içeriğidir. Metinlerde iktidar, devletin doğuşu, meşruiyet ve toplumsal yapılar gibi ana konular, Karl Marx, Max Weber ve Emile Durkheim gibi klasik sosyologların perspektifinden analiz edilmektedir. Ayrıca modern ulus devletin gelişimi, demokrasi modelleri ve toplumsal güç biçimleri soru ve cevap eşleşmeleriyle detaylandırılmaktadır. Belge, siyasetin toplumsal temellerini ve bireyler ile kurumlar arasındaki etkileşimi sistematik bir biçimde açıklamayı hedeflemektedir. Siyasal davranışın sosyo-kültürel dinamikleri ve ideolojik aygıtlar gibi kavramlar üzerinden akademik bir çerçeve sunulmaktadır.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Siyaset genelde aklımıza ne geliyor?
0:02
Meclis, partiler, seçimler değil mi? Ama
0:05
aslında olay bundan çok daha fazlası.
0:07
Bugün hepimizin içinde olduğu ama
0:10
kurallarını pek de bilmediğimiz bir
0:11
oyundan bahsedeceğiz ve hayır,
0:13
sandalyelere, kürsülere falan
0:15
bakmayacağız. Gücün asıl kaynağına yani
0:18
toplumun ta kendisine odaklanacağız.
0:20
Siyaset sosyolojisi işte tam da bu. O
0:23
görünmez ipleri, o perde arkası
0:24
dinamikleri anlamak için bir nevi bir
0:27
mercek. Hadi gelin bu mercekle dünyaya
0:29
bir bakalım. Hazır mısın? Şimdi size
0:32
kritik bir soru. İktidar sadece
0:35
hükümetlerde mi? Yani güç dediğimiz şey
0:37
sadece mecliste, bakanlıklarda,
0:40
üniformalı insanlarda mı bulunur?
0:42
Aslında pek sayılmaz. Peki size desem ki
0:45
güç patronunuzun o kapalı kapılar
0:47
ardındaki odasında her gün okuduğunuz o
0:50
haber başlığında hatta akşam oturduğunuz
0:52
aile sofrasında bile var. İşte siyaset
0:55
sosyolojisi tam olarak bu sorunun peşine
0:57
düşüyor. Güç gerçekte nerede ve daha da
1:00
önemlisi nasıl işliyor? Peki yol
1:03
haritamız nasıl olacak? Önce siyaset ve
1:05
toplum ilişkisine hızlıca bir bakacağız.
1:07
Sonra bu alanın kurucu babaları
1:09
kimlermiş? Onların fikirlerine
1:11
dalacağız. Ardından iktidar, devlet,
1:13
meşruiyet gibi kavramları masaya yatırıp
1:15
demokrasideki o pek de göremediğimiz
1:17
güçleri inceleyeceğiz ve en sonunda da
1:20
tüm bunlar ne işimize yarayacak
1:21
sorusunun cevabını yani temel
1:23
çıkarımları konuşacağız.
1:25
Evet, ilk bölümümüz siyaset ve toplum.
1:28
Bir bakış. Hadi başlayalım.
1:30
Şimdi siyaset sosyolojisi tam olarak ne
1:32
yapıyor? Şöyle düşünelim. Siyaset bir
1:35
buzdağına benzer. Biz genelde suyun
1:37
üstündeki kısmını görürüz, değil mi?
1:39
Yani işte meclisi, partileri, liderleri
1:41
ama siyaset sosyolojisi diyor ki durun
1:44
bir dakika asıl mesele suyun altında. O
1:46
görünmeyen devasa kütle var ya işte o
1:49
toplumun kendisi. Bu alan siyasi
1:51
kararların arkasındaki o sosyal
1:53
baskıları, ekonomik çıkarları, kültürel
1:56
alışkanlıkları kısacası her şeyi
1:57
inceler. Yani sorusu şu: Gücün kökleri
2:00
neden ve nasıl toplumun bu kadar
2:02
derinlerine iniyor? Peki bu bakış açısı
2:05
gökten zembille inmedi tabii. Bu alanı
2:07
kimler kurmuş, kimler inşa etmiş? Şimdi
2:10
sırada kurucu düşünürlerin fikirleri
2:13
var. Gelin bakalım gücü anlama şeklimizi
2:15
kökten değiştiren bu isimler kimlermiş?
2:18
Karşımızda üç dev isim var. Carl Marx,
2:21
Max Weber ve Emil Durheim. Her birinin
2:24
bize verdiği birer anahtar var gibi
2:26
düşünebilirsiniz. Marx bize altyapı ve
2:28
üst yapı anahtarını veriyor. Weber
2:30
meşruiyet türleri anahtarını ve
2:32
Durkheim'da toplumsal olgu anahtarını.
2:34
Şimdi teker teker bu anahtarlar hangi
2:37
kapıları açıyor ona bakalım. İlk
2:38
durağımız Carl Marx ve onun meşhur
2:41
altyapı üst yapı teorisi. Marx diyor ki
2:44
toplumu bir bina gibi düşünün. Bu
2:46
binanın temeli yani altyapısı
2:48
ekonomidir. Üretim ilişkileri,
2:50
fabrikalar, kimin neye sahip olduğu.
2:53
İşte bu ekonomik temel üstündeki her
2:56
katı yani üst yapıyı belirler. Nedir bu
2:58
üst yapı? Hukuk, din, siyaset, aile
3:02
hepsi. Kısacası Marx'a göre bir toplumun
3:05
siyasetini ve kültürünü anlamak
3:07
istiyorsan önce dönüp ekonomisine yani
3:10
temeline bakman gerekir. Gelelim Max
3:12
Weber'e. O ise bambaşka bir soru
3:14
soruyor. İnsanlar neden itaat eder? Yani
3:17
bir gücü meşru kılan, kabul edilebilir
3:20
yapan nedir? Weber buna üç cevap
3:23
veriyor. Birincisi geleneksel meşruiyet.
3:26
Yani dedemden böyle gördüm. Hep böyleydi
3:29
dediğimiz türden bir itaat. krallar,
3:31
padişahlar gibi. İkincisi, karizmatik
3:34
meşruiyet. Burada olay tamamen liderin
3:36
kişiliğinde. Olağanüstü bir lider çıkar
3:38
ve insanlar ona inanarak peşinden gider.
3:41
Üçüncüsü ise modern dünyanın temeli
3:43
yasal, ussal meşruiyet. Burada kişilere
3:46
değil kurallara, kanunlara, anayasayı
3:48
itaat ederiz. Ve üçüncü devimiz Emil
3:51
Dürheim. O da diyor ki toplumu bir arada
3:54
tutan görünmez bir güç var. Buna
3:56
toplumsal olgu adını veriyor. Nedir bu
3:59
mesela? Dil, ahlak kuralları,
4:01
gelenekler, farkında bile olmadan
4:03
uyduğumuz, bizi bir arada tutan görünmez
4:06
bir sosyal yapıştırıcı gibi düşünün.
4:08
Toplumu bir düzen içinde tutar. Peki ya
4:10
bu yapıştırıcı zayıflarsa? İşte Dürheim
4:13
buna ana mi diyor? Yani kuralsızlık,
4:16
normsuzluk hali. İnsanlar neye
4:18
inanacağının, nasıl davranacağını
4:19
şaşırır. Toplumsal bağlar kopar ve bu
4:22
durum siyasi krizler ve radikal
4:24
hareketler içinde mükemmel bir ortam
4:26
yaratır. Tamam. Bu temel fikirleri
4:28
cebimize koyduk. Şimdi bu kurucu
4:30
düşünürlerin ışığıyla biraz daha somut
4:32
konulara geçelim. İktidar, devlet ve
4:35
meşruiyet. Yani bir gücü devlet gücü
4:37
yapan nedir? Gelin ona bakalım. Peki
4:40
devletin gücünü mesela bir şirketin ya
4:42
da bir ailenin gücünden ayıran şey ne?
4:45
Aslında üç temel özelliği var. Birincisi
4:47
kapsayıcıdır. Yani o sınırlar içindeki
4:50
herkes için geçerlidir. İkincisi
4:52
üstündür. diğer bütün güç odaklarının
4:55
mesela şirketlerin, derneklerin hepsinin
4:57
üzerindedir. Ve üçüncüsü belki de en
5:00
kritiği meşru güç kullanma tekelini
5:02
elinde tutar. Yani yasalar dahilinde zor
5:05
kullanma, şiddet uygulama hakkına sahip
5:07
tek kurum devlet. İyi de bu modern
5:10
devlet dediğimiz yapı nasıl ortaya
5:12
çıktı? Tarihçi sosyolog Charles
5:14
Tilly'nin buna çok net ve biraz da
5:16
sarsıcı bir cevabı var. Savaş devleti
5:19
yaratır. Hikaye şöyle. Yöneticiler
5:21
savaşmak istiyor. Savaşmak için ne
5:23
lazım? Ordu. Orduyu beslemek, donatmak
5:26
için ne lazım? Para yani kaynak. O
5:29
kaynakları toplamak için ne lazım? Vergi
5:31
sistemi yani bürokrasi. İşte bu
5:33
zincirleme reaksiyonun sonunda bam
5:36
modern devlet yapıları doğmuş oluyor.
5:38
Peki devlet kontrolü nasıl sağlıyor?
5:40
Luis Altuser'e göre devletin iki kolu
5:43
var. Biri baskıcı aygıtlar. Bu devletin
5:45
sert yüzü. polis, ordu, hapishaneler
5:48
yani fiziksel güçle çalışan kolu. Ama
5:51
bir de ikinci kol var ki Altüsere'e göre
5:53
bu çok daha önemli. Devletin ideolojik
5:55
aygıtları. Bunlar kim? Okul, aile, din,
5:59
medya. Bunlar bize zorla bir şey
6:01
yaptırmazlar. Bizim düşünce yapımızı
6:03
şekillendirerek, rızamızı üreterek
6:05
çalışırlar. Ve evet çoğu zaman bu ikinci
6:08
yumuşak görünen kol çok daha etkilidir.
6:11
İyi güzel teorileri anladık. Peki bütün
6:13
bunlar günümüz demokrasilerinde nasıl
6:15
bir anlam ifade ediyor? Oy sandığının
6:17
ötesinde hayatımızı şekillendiren o
6:20
görünmez güçler ne alemde? 4.üncü
6:22
bölümümüz tam da bununla ilgili.
6:24
Demokrasi ve görünmeyen güç. Şimdi
6:26
Robert D''dan oldukça kışkırtıcı bir söz
6:29
geliyor. Demokrasi seçkinlerarası bir
6:32
iktidar savaşıdır. Bir dakika. Hani
6:35
demokrasi halkın yönetimiydi. Bu laf
6:37
bildiğimiz bütün o romantik demokrasi
6:39
tanımlarını bir kenara itiyor. Peki dal
6:42
burada tam olarak neyi kastediyor? Dalın
6:44
yaklaşımı aslında çoğulcu olarak
6:46
biliniyor. Diyor ki iktidar tek bir
6:49
kişinin ya da grupun elinde toplanmış
6:51
bir hazine gibi değil. Daha çok bir
6:53
pazar yerine benzer. Bu pazar yerinde
6:55
farklı farklı gruplar var. İş dünyası
6:57
lobileri, sendikalar, çevre örgütleri,
7:00
aklınıza ne gelirse hepsi kendi
7:02
çıkarları için birbiriyle rekabet
7:04
ediyor, pazarlık yapıyor. Devletin
7:06
aldığı kararlar da işte bu gruplar
7:08
arasındaki mücadelenin ve uzlaşmanın bir
7:10
sonucu olarak ortaya çıkıyor. Aslında bu
7:13
fikir yeni değil. Alexis Tetokville de
7:16
çok benzer bir şeye dikkat çekmişti. Ona
7:18
göre sağlıklı bir demokrasinin en büyük
7:21
düşmanı gücün tek bir yerde
7:23
toplanmasıdır. Peki buna karşı Panzehir
7:25
ne? İşte o panzehir toplumdaki farklı
7:28
iktidar merkezleri yani dernekler,
7:31
vakıflar, sivil toplum kuruluşları,
7:33
yerel yönetimler. Bunlar devletin gücünü
7:36
dengeleyen bir nevi sigorta görevi gören
7:38
yapılar. Ve geldik belki de en önemli,
7:41
en sinsi güç biçimine. Yapısal güç.
7:44
Bakın bu birinin gelip size şunu yap
7:46
demesi değil. Bu oyunun kurallarını daha
7:48
en başından belirleyen güç. Şöyle bir
7:50
örnek vereyim. Televizyonu açıyorsunuz.
7:52
Bazı konular saatlerce, günlerce
7:54
tartışılıyor ama bazı çok önemli
7:56
konuların esamesi bile okunmuyor. Neden?
7:59
İşte yapısal güç bu. Neyin tartışmaya
8:02
değer olup neyin olmadığına karar veren,
8:04
gündemi sessizce şekillendiren o
8:06
görünmez el. Daha siz fikirlerinizi
8:08
söylemeye başlamadan oyunun sahasını
8:10
çizmiş oluyor. Peki tüm bunları neden
8:13
anlattık? Bu teorik laflar ne işimize
8:15
yarayacak? Hadi gelin her şeyi
8:17
toparlayalım ve en önemli çıkarımlara
8:19
bakalım. Neden önemli olduğunu görelim.
8:22
Buradan almamız gereken üç temel ders
8:24
var. Bir, güç sadece Ankara'da, meclis
8:27
koridorlarında değil. Güç okulda, iş
8:30
yerinde, medyada yani hayatımızın her
8:32
yerinde. İki, siyaset öyle soyut bir şey
8:35
değil. Toplumun ekonomik yapısı neyse,
8:37
sosyal dokusu nasılsa siyasette ona göre
8:40
şekillenir. Ve üç belki de en önemlisi
8:43
en kuvvetli güç genellikle en görünmez
8:45
olanıdır. Yani gündemi belirleyen, neyi
8:48
konuşacağımıza karar veren o yapısal
8:50
güç. Ve bitirirken bu soruyu size
8:52
bırakmak istiyorum. Şöyle bir durup
8:54
düşünün. Kendi gündelik hayatınızda bu
8:57
yapısal gücü nerede görüyorsunuz? İş
9:00
yerinizdeki toplantılarda, okulda hatta
9:03
arkadaş ortamınızda hangi konular hep
9:05
gündemde, hangi konuların ise adı bile
9:07
anılmıyor? İşte bu görünmez kuralları
9:10
fark etmeye başladığınız an siyaset
9:12
sosyolojisinin merceğini kullanmaya
9:14
başlamışsınız demektir. üzerine
9:16
düşünmeye gerçekten değer.
#Education
#Government
#Political Science
#Public Policy

