Auzef Siyaset Sosyolojisi 2025-2026 Final Soruları (Bahar)
https://lolonolo.com/2026/06/25/siyaset-sosyolojisi-2025-2026-final-sorulari-bahar/
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Herkese merhaba. Toplumun o görünmez
0:02
kurallarını deşifre edeceğimiz, gücün
0:04
perde arkasında aslında nasıl işlediğini
0:07
konuşacağımız bu incelememize hoş
0:09
geldiniz. Bugün bildiğiniz o toplumsal
0:12
matrisin fişini çekiyoruz. Amacımız ne?
0:15
20252026
0:17
ÖF ve AUZEF finallerinde o çok
0:19
istediğiniz yüksek notları kapmanız için
0:21
siyaset ve toplum arasındaki o derin
0:23
bağı çözmek. odaklanın çünkü gerçekten
0:26
harika bir yolculuk bizi bekliyor.
0:28
Hazırsanız hemen dalalım. Önümüzdeki
0:31
dakikalarda yol haritamız tam olarak
0:33
şöyle. Siyaset sosyolojisine hızlı bir
0:36
bakış atacağız. Ardından iktidar ve
0:38
devletin doğasını, toplumsal hareketleri
0:41
ve yeni nesli, devrimleri ve son olarak
0:44
küreselleşmenin kültürümüzü yani bizi
0:46
nasıl etkilediğini konuşacağız. Sınavlar
0:49
için altın anahtarınız bu beş başlıkta
0:51
gizli. Birinci bölümümüz siyaset
0:54
sosyolojisine hızlı bir bakış ve temel
0:57
kavramlar. O karmaşık teoriler denizine
0:59
dalmadan önce hikayemizin ana
1:01
karakterleriyle bir tanışalım diyorum.
1:03
Sosyolojik rehberlerimizi klasik ve
1:06
çağdaş düşünürler olarak iki ana kampa
1:08
ayırabiliriz aslında. Bir yanda o sağlam
1:10
temelleri atan Weber ve Durkim var.
1:12
Diğer yanda, "Meseleyi alıp günümüze, o
1:15
modern dünyaya taşıyan Fuko, Burdiye ve
1:18
Gidens'ı görüyoruz. Biliyor musunuz? Bu
1:20
isimlerin her biri dünyamızı yöneten o
1:23
gizli kuralları görebilmemiz için bize
1:25
kendilerine has eşsiz birer mercek
1:27
sunuyor. Şimdi 25 sayısını aklınızda
1:30
tutun. Neden mi? Çünkü bu inceleme sizin
1:33
için tamı tamına 25 hayati soruyu damıak
1:36
bir araya getiriyor. Bu soruların 20'si
1:39
doğrudan resmi final sınavınızın A
1:41
kitapçığından süzülüp geldi. Kalan 5şi
1:43
ise resmin tamamını net bir şekilde
1:46
görebilmeniz için Lolonolo ekibinin
1:48
hazırladığı nokta atışı sorular. Yani
1:50
eksiksiz tamamen hedefe kilitlendiğimiz
1:53
bir hazırlıktayız. İkinci bölümümüz
1:56
iktidar ve devletin doğası. Güç kimin
1:59
elinde? Bu koskoca devlet dediğimiz
2:01
aygıt aslında nedir? Gelin sosyolojinin
2:04
bu en büyük bulmacalarından birini
2:06
çözelim. Buradaki zıtlık gerçekten
2:08
inanılmaz. Bir yanda Max Weber var.
2:11
Weber devleti devasa rasyonel,
2:13
bürokratik ve son derece soğuk bir
2:16
makine olarak görüyor. Yukarıdan aşağıya
2:18
inen katı bir yapı. Tıpkı yoğun bir
2:21
devlet dairesinde sıraya girmek gibi
2:22
düşünün. Kurallar kişiye göre asla
2:25
esnemez. Ama diğer tarafta Michelle Fuko
2:27
çıkıyor ve diyor ki, "Bir saniye, olay
2:30
hiç de öyle değil. Fuko meseleyi tamamen
2:33
ters yüz ediyor. Ona göre iktidar sadece
2:35
tepedeki bir zümrenin elinde değil,
2:37
adeta vücudumuzdaki kılcal damarlar gibi
2:40
hayatın her bir milimetresine sızmış
2:43
özneler arası bir ağ. Yani iktidar
2:45
sadece tepede beklemez. Her an, her
2:48
yerde aramızda akar. Tabii bu iktidar
2:51
matrisini tam anlamıyla kavrayabilmek
2:53
için Durkim ve Burdiye ile unutmamak
2:55
gerek. Durkim olaya çok daha yapısal bir
2:58
pencereden bakıp devleti toplumsal iş
3:00
bölümünün doğal bir sonucu olarak
3:02
açıklıyor. Burdiye ise kendi o harika
3:04
terminolojisini konuşturarak devleti
3:07
alan ve sermaye ilişkileri üzerinden
3:09
okuyor. Kıscası Weber, Fuka, Durkay ve
3:12
Burdiye. Bu dört farklı bakış açısı
3:14
cebinizde olursa sınavda devlet ve
3:16
iktidar soruları size gerçekten çocuk
3:18
oyuncağı gelecek. 3. bölüme geçiyoruz.
3:21
Toplumsal hareketler ve yeni nesil yani
3:24
sisteme karşı çıkmak. Peki devlet bu
3:26
kadar güçlüyken sıradan insanlar nasıl
3:29
ses çıkarıyor dersiniz? İşte tam da
3:31
burada Neil Smelser imdadımıza
3:33
yetişiyor. Smelser sıradan bir
3:35
kalabalığın nasıl organize bir direnişe
3:37
dönüştüğünü dört aşamalı tıkır tıkır
3:39
işleyen bir formülle açıklıyor. Neymiş
3:41
bunlar? Önce ortamın hazır olduğu
3:43
yapısal elverişlilik evresi geliyor.
3:45
Sonra insanları birleştiren o
3:47
yaygınlaşan inanç. Ardından süreci bir
3:50
anda ateşleyen kıvılcım yani
3:51
hızlandırıcı etkenler ve finalde de
3:54
kitlelerin harekete geçtiği seferberlik
3:56
aşaması. Yapısal koşulların nasıl adım
3:58
adım eyleme dönüştüğünü görmek gerçekten
4:01
büyüleyici değil mi? Fakat şunu
4:03
unutmayın. Bugünün hareketleri o eski
4:04
tarih kitaplarındaki isyanlara hiç ama
4:06
hiç benzemiyor. Yeni nesil hareketlerin
4:09
amacı koskoca bir sistemi toptan yıkmak
4:11
falan değil. Artık ellerinde internet,
4:13
sosyal medya ve o meşhur hashtag'ler
4:15
var. Yepyeni bir dava dili kullanıyorlar
4:18
ve dertleri daha çok kimlik ve tanınma
4:20
bulmak. Tıpkı sosyal medyada bir gecede
4:22
patlayan kampanyalar gibi düşünün. Yani
4:24
artık meydanlar dijitalleşti, kavgalar
4:26
ise sembolikleşti. Geldik 4. bölüme.
4:29
Devrimler ve tarihsel analiz. Ama ya bu
4:32
hareketler sadece kimlikle yetinmeyip
4:34
gerçekten de sistemi devirmeyi
4:36
hedeflerse işte devrimlerin anatomisini
4:39
anlamak için Tedescople kamerasını iyice
4:41
geriye çekip bize o kocaman resmi
4:44
gösteriyor. Devletler ve toplumsal
4:46
devrimler kitabında birbirinden
4:48
kilometrelerce ve yıllarca uzak olan
4:51
Fransa, Rusya ve Çin devrimlerini alıp
4:53
masaya yatırıyor. amacı ne derseniz
4:55
görünüşte bambaşka olan bu devasa
4:58
tarihsel şokların altındaki ortak
5:00
sosyolojik damarı yakalamak. Buradaki en
5:02
can alıcı nokta şu arkadaşlar.
5:04
Scotchball devrimlerin öyle laboratuvar
5:06
ortamı gibi kapalı kapılar ardında
5:08
yalıtılmış bir funuslu olmadığını çok
5:10
net gördü. Bu yüzden de kendisinden
5:12
önceki Muur'u fena halde iyileştiriyor.
5:15
Sebebi çok basit. Muur uluslararası
5:17
devletler sisteminin o devasa baskısını
5:19
ve dünya ekonomisinin etkilerini tamamen
5:21
es geçmişti. Dışarıdaki dünya gümbür
5:24
gümbür değişirken içerideki devrimi
5:25
ondan bağımsız okuyamazsınız. Tabii bu
5:28
tarihsel fay hatlarını kırıp geçiren çok
5:31
insani bir faktör daha var. Karmanheim
5:33
buna siyasal kuşak diyor. Manheim'a göre
5:36
belirli bir dönemin gençliği ortak ve
5:38
sarsıcı tarihsel olaylar yaşar ve bu
5:40
durum onların siyasi davranışlarını
5:43
kolektif olarak yoğurur. Yani
5:45
düşünsenize tarihi sadece devletler veya
5:48
soğuk ekonomik veriler yazmıyor. Aynı
5:50
dönemin ruhunu soluyan ortak bir acıyı
5:53
ya da sevinci paylaşan bu siyasal
5:55
kuşaklar yazıyor. Ve geliyoruz son ana
5:57
durağımıza. 5. bölümümüz. Küreselleşme,
6:01
kültür ve biz, bizi şekillendiren o
6:04
görünmez global güçler. Anthony Giddens
6:07
modernite ve küreselleşmeyi anlatırken
6:09
oldukça havalı bir kavram ortaya atıyor.
6:12
Zaman mekan uzaklaşması. Ne demek
6:14
istiyor biliyor musunuz? Modern hayat
6:16
sayesinde fiziksel olarak bir yerde
6:18
olmamıza gerek kalmadan dünyanın ta öbür
6:20
ucuyla anında etkileşime geçebiliyoruz
6:23
demek. Küreselleşme sosyal
6:25
ilişkilerimizi o dar yerel çevremizden
6:27
söküp alıyor ve tüm gezegeni esnetiyor.
6:30
Yani zamanı ve mekanı birbirinden adeta
6:32
koparıyor. İşte tam da bu durum kültürün
6:35
nasıl devasa bir iktidar aracına
6:37
dönüştüğünü çok güzel özetliyor. Edward
6:40
Said'in meşhur oryantalizm kavramı tam
6:43
bu noktada devreye giriyor. Sait gücü
6:45
elinde tutan batının doğuya dair
6:47
ürettiği o köklü önyargıları ve kalıp
6:49
yargıları bir bir deşifre ediyor. bize
6:52
şuru çok net gösteriyor. Ötekini
6:54
tanımlamak, ona bir etiket yapıştırmak
6:56
aslında ona hükmetmenin en sofistike, en
6:59
kurnaz yoludur. Bütün bunlara bir de
7:02
Adorno ve Hormar'ın o ünlü uyarısını
7:04
ekleyelim. Hani şu kitleler için adeta
7:06
fabrikada üretilmiş gibi sunulan kültür
7:08
endüstrisi var ya işte onu müzikten
7:11
tutun sinemaya kadar her şeyin alınıp
7:13
satılan bir mala dönüştüğü bu küresel
7:15
akışta ulus devletin neden artık
7:17
sınırlarını korumakta bu kadar
7:18
zorlandığını çok daha iyi anlıyoruz.
7:21
Artık devletler sadece ordularla değil
7:23
sınırlarından içeri sızan bu görünmez
7:25
kültür dalgalarıyla da baş etmek
7:26
zorunda. İncelediğimiz kaynaklar aslında
7:29
tam da burada çok kritik bir noktaya
7:30
dikkat çekiyor. Küreselleşme sadece tek
7:32
bir yönde akmıyor arkadaşlar. Bir yandan
7:35
dünyayı tekleştirirken diğer yandan
7:37
ironik bir biçimde kültürel çeşitliliği
7:39
de besleyebiliyor. O yüzden bu rehberi
7:41
bitirirken ister sınav kağıdında olsun
7:43
ister dünyayı kendi gözlerinizle okurken
7:45
düşünmeniz için o kışkırtıcı soruyu
7:46
sormak istiyorum. Sizce küreselleşme
7:48
hepimizi yavaş yavaş aynı kalıba mı
7:50
döküyor yoksa aksine farklılıklarımızı
7:52
besleyip çoğaltıyor mu? İktidarı,
7:54
devleti ve bizi biz yapan toplumu
7:56
konuştuğumuz bu yolculuğun sonuna
7:57
geldik. Hepinize sınavlarınızda ve o
7:59
harika sosyolojik okumalarınızda
8:00
şimdiden bol şans.
#Jobs & Education

