Auzef Siyaset Bilimine Giriş 2025-2026 Final Soruları
https://lolonolo.com/2026/01/13/siyaset-bilimine-giris-2025-2026-final-sorulari/
Bu metinler, Siyaset Bilimine Giriş dersinin temel kavramlarını, kuramsal yaklaşımlarını ve önemli düşünürlerini kapsayan kapsamlı bir sınav hazırlık notudur. İçerik, David Easton’ın sistem teorisinden Aristo’nun klasik politika tanımlarına, Keynesyen devlet modellerinden modern Yeni Kamu Yönetimi anlayışına kadar geniş bir perspektif sunmaktadır. Siyasal katılım biçimleri, küreselleşmenin ulus devlet üzerindeki etkileri ve çıkar gruplarının işleyiş modelleri gibi güncel meseleler detaylıca ele alınmaktadır. Ayrıca Hayek, Aron ve St. Augustin gibi figürlerin ideoloji, mülkiyet ve adalet hakkındaki eleştirel görüşleri üzerinden siyasetin felsefi derinliği sorgulanmaktadır. Kaynak, öğrencilerin siyasal süreçleri ve kurumsal yapıları analiz edebilmesi için gerekli olan teorik altyapıyı soru-cevap formatıyla pekiştirmeyi amaçlamaktadır.
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
siyaset çoğumuza karmaşık hatta bazen
0:03
biraz da anlaşılmaz gelir değil mi? Peki
0:05
ya size siyasetin asıl bir makine gibi
0:07
olduğunu söylesem ve bu makineyi
0:09
birlikte parça parça söküp nasıl
0:11
çalıştığını adım adım görebileceğimizi
0:14
işte bugün tam olarak bunu yapacağız.
0:16
Gelin şu siyaset makinesin kaputunu bir
0:18
açalım ve içindeki çarklar nasıl
0:20
dönüyormuş hep birlikte bakalım. İşte
0:23
bütün mesele aslında bu soruda gizli.
0:25
siyasete toplum olarak bizim
0:27
taleplerimizi, şikayetlerimizi,
0:29
umutlarımızı alan ve bunları somut
0:32
yasalara, kararlara, eylemlere
0:34
dönüştüren devasa bir mekanizma olarak
0:36
hayal edin. Bu bakış açısı
0:38
anlatacaklarımızı anlamak için
0:39
anahtarımız olacak. E madem bu bir
0:42
makine, o zaman bir planı, bir şeması
0:45
olmalı değil mi? Siyaset biliminde işte
0:47
bu temel plana sistem teorisi diyoruz.
0:50
Haydi bu makinenin anatomisine bir
0:52
dalalım. En temel parçaları neymiş
0:54
görelim. David Easton adında çok önemli
0:57
bir siyaset bilimci bu işi harika bir
0:59
şekilde özetlemiş. Diyor ki, "Siyasal
1:02
sistem dev bir dönüştürücüdür.
1:05
Bizler yani toplum sisteme girdiler
1:07
veririz. Bu girdiler nedir? Taleplerimiz
1:10
ve desteğimiz. Mesela yeni bir yasa
1:12
istiyoruz. Bu bir talep. Vergimizi
1:14
ödüyoruz. Bu da bir destek. Peki makine
1:16
ne yapıyor? bu girdileri alıyor, işliyor
1:19
ve bize çıktı olarak geri veriyor. Yani
1:21
yeni yasalar, alınan kararlar, tıpkı bir
1:24
fabrikanın hammaddeden ürün üretmesi
1:26
gibi. İşte o bahsettiğimiz fabrikanın
1:28
üretim hattı tam olarak bu üç adımdan
1:31
oluşuyor. Bakın ilk başta biz varız,
1:33
toplum, girdileri veriyoruz. Sonra o
1:36
girdiler makinenin içine yani dönüşüm
1:38
sürecine giriyor ve en sonunda bam,
1:41
çıktılar hazır. Yasalar, politikalar,
1:43
kararlar. Süreç temelde bu kadar net
1:45
aslında ama sakın bu makinanın sessiz
1:49
sedasız çalıştığını düşünmeyin. Morris
1:51
Duerge'in dediği gibi siyasetin iki yüzü
1:54
var. Tıpkı Roma tanrısı Janus gibi. Bir
1:57
yüzü sürekli bir kavga, çıkart
1:59
çatışması, rekabet alanı ama diğer yüzü
2:02
de tüm bu kaostan, bu gürültüden bir
2:05
düzen, bir bütünlük, bir ortak yaşam
2:07
çıkarmaya çalışıyor. Yani bir yandan
2:09
dövüşürken bir yandan da toplumu bir
2:12
arada tutmaya çalışıyor. Gerçekten
2:14
ilginç bir mekanizma. Peki bu siyaset
2:17
makinesinin tasarımı hep aynı mıydı?
2:20
Tabii ki hayır. Tıpkı eski model bir
2:22
arabadan günümüzün elektrikli araçlarını
2:25
geçiş gibi devlet dediğimiz bu makinenin
2:27
de tasarımları, modelleri zamanla
2:29
inanılmaz bir evrim geçirdi. Gelin şimdi
2:32
bu farklı modellere şöyle bir göz
2:34
atalım. Bu zaman çizergesi aslında koca
2:37
bir zihniyet devriminin hikayesi.
2:39
Düşünün Antik Yunan'da siyaset oldukça
2:42
pratik bir şey. Sadece şehrin işleri.
2:44
Sonra Orta Çağ'a geliyoruz. Olay tamamen
2:47
ruhani bir boyuta taşınıyor. Gerçek
2:48
adalet bu dünyadan umulmuyor. Ve sonra
2:51
modern çağ. Gücün kaynağı artık
2:53
göklerden yeryüzüne iniyor. Doğrudan
2:55
halkın kendisine. İşte ulus devlet
2:57
dediğimiz şey tam olarak bu fikir
2:59
üzerine kurulu. Muazzam bir değişim.
3:01
Günümüze yaklaştığımızda ise karşımıza
3:03
iki büyük tasarım çıkıyor. Bir tarafta
3:05
kensen devlet var. Hani şu devlet baba
3:08
dediğimiz ekonomiye müdahale eden
3:10
vatandaşına sosyal bir güvence sağlamaya
3:12
çalışan koruyucu model. Diğer tarafta
3:14
ise yeni kamu yönetim anlayışı var. Bu
3:16
da diyor ki, "Hayır, devlet bir şirket
3:18
gibidir. Verimli olmalı, kar etmeli,
3:20
vatandaşına da müşteri gibi davranmalı.
3:23
İşte bu iki zıt görüş bugün bile
3:24
dünyadaki siyasi tartışmaların temelini
3:27
oluşturuyor. İyi ama bu kadar büyük, bu
3:30
kadar karmaşık bir makinenin yakıtı ne?
3:32
Onu ne çalıştırıyor? Cevap aslında çok
3:35
basit. Biziz, halkın kendisi. Yani
3:38
siyasal katılım. Peki neden bizim
3:41
katılımımız bu kadar hayati? Çünkü
3:43
modern bir devlette bir hükümetin
3:46
yönetme hakkı yani meşruiyeti ne
3:48
krallıktan geliyor ne de ilahi bir
3:51
güçten. Doğrudan halkın rızasından,
3:54
onayından geliyor. Eğer bizler oyuna
3:56
dahil olmazsak o makinenin çalışması
3:59
için gereken yasal zemin yani meşruiyet
4:02
ortadan kalkar. Kısacası direksiyon
4:04
aslında bizim elimizde. Makineye yakıt
4:07
sağlamanın da iki ana yolu var
4:08
diyebiliriz. Birincisi olağan katılım.
4:11
Bu sistemin beklediği kurallara uygun
4:13
yakıt. Nedir? Oy vermek, bir partiye üye
4:16
olmak, yasal bir gösteriye katılmak. Bir
4:19
de olağan dışı katılım var. Bu biraz
4:21
daha yüksek oktanlı hatta bazen sistemi
4:23
zorlayan bir yakıt. Sivil itaatsizlik
4:26
eylemleri, kuralları zorlayan
4:28
protestolar gibi. Bazen büyük
4:30
değişimlerin fitilini ateşleyen de işte
4:32
bu oluyor. Şimdi makinenin kaputunu
4:34
biraz daha aralayalım ve içine bakalım.
4:37
Orada gücü asıl politikaya çeviren o
4:39
küçük ama çok önemli dişlileri
4:41
göreceğiz. Yani çıkar gruplarını. Bu
4:44
dişlilerin bir araya gelme şekli de
4:45
ülkeden ülkeye değişiyor. İki ana
4:47
modelden bahsedebiliriz. Birincisi
4:49
pluralist model. Bunu bir pazar yerine
4:51
benzetebilirsiniz. Herkes kendi sesini
4:54
duyurmak için serbestçe rekabet ediyor.
4:56
Devlette ortada duran bir hakem gibi.
4:58
Amerika buna iyi bir örnek. İkincisi ise
5:00
neokorporatist model. Bu daha çok bir
5:02
yönetim kurulu toplantısı gibi. Devlet,
5:05
işçiler ve işverenler. Bu üç büyük
5:07
oyuncu masaya oturup ekonomiyi birlikte
5:08
yönetiyor. İskandinav ülkelerinde sıkça
5:11
gördüğümüz bir model. Şimdiye kadar
5:13
makinenin hep içine baktık. Son olarak
5:15
gelin biraz geri çekilelim ve büyük
5:18
resme bakalım. Çünkü bizim bu siyaset
5:20
makinemiz tek başına bir odada
5:22
çalışmıyor. Küresel bir atölyenin tam
5:24
ortasında duruyor. Peki bu durum
5:26
makinenin geleceği hakkında bize ne
5:28
söylüyor? İste belki de günümüzün en can
5:32
alıcı sorusu. Küreselleşme dediğimiz bu
5:35
dev dalga ulus devletlerini yani o
5:37
ulusal makineleri yutuyor mu? Artık
5:40
devri kapanıyor mu? Bu siyaset biliminin
5:43
en hararetli tartışmalarından biri. Bu
5:45
soruya evet kesinlikle sona erdiriyor
5:48
diyenler var. Onlara göre kültürler içe
5:51
geçti. Uluslararası mahkemelerin gücü
5:53
arttı. Dev şirketler artık ülkelerden
5:56
bile daha etkili. Yani bir ülkenin tek
5:58
başına karar alma gücü iyice azaldı.
6:01
Sınırlar neredeyse sembolik hale geldi.
6:03
Fakat madalyonun birde öbür yüzü var.
6:06
Hayır, devlet ölmedi. Tam tersine hala
6:09
en büyük aktör o. Diyenlerin de elinde
6:11
çok ama çok güçlü bir kanıt var. Öyle
6:14
bir kanıt ki tek başına bütün küresel
6:16
sistemi kilitleyebiliyor.
6:18
Nedir bu kanıt? Birleşmiş Milletler
6:20
Güvenlik Konseyindeki veto hakkı. Bakın
6:23
bu ne demek? Sadece ve sadece beş ülke,
6:25
dünyadaki diğer bütün ülkeler bir konuda
6:28
anlaşsa bile tek bir hayır oyuyla her
6:30
şeyi durutturabilir. İşte bu ulus
6:32
devletin gücünün hala ne kadar ezici
6:34
olabildiğinin en net, en somut
6:36
göstergesi. Evet, makinenin planını
6:39
gördük. Farklı modellerini inceledik.
6:42
Hangi yakıtla çalıştığını, içindeki
6:43
dişleri anladık. Peki şimdi ne olacak?
6:46
İşte bütün bu bilgiler bizi en temel
6:48
soruya geri getiriyor. Madem bu
6:50
makinenin nasıl çalıştığını artık daha
6:52
iyi anlıyoruz, onun ayarlarını daha iyi
6:55
bir gelecek için değiştirebilir miyiz?
6:57
Onu daha adil, daha verimli çalışacak
6:59
şekilde yeniden programlamak mümkün mü?
7:01
Sanırım asıl cevaplanması gereken soru
7:04
bu ve cevap yine en başta olduğu gibi
7:07
bizde başlıyor.
#Education
#Social Services
#Social Issues & Advocacy
#Public Policy

