SAK103U Tıp Terimleri 2025 Yaz Okulu Soruları
https://lolonolo.com/2026/08/16/sak103u-tip-terimleri-2025-yaz-okulu-sorulari/
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Lolo Nolo platformuna hoş geldiniz. Bu
0:02
dersimizde SAK 103U Tıp Terimleri 2025
0:06
yaz okulu konularını ve sorularını
0:08
inceliyoruz. Gündemimiz net. Önce
0:11
kökler, ekler ve anatomi ile başlıyoruz.
0:14
Ardından hastalıklar ve teşhis
0:15
yöntemlerine geçecek. Son olarak da
0:18
farmakoloji ve tıbbi cihazları
0:19
inceleyeceğiz. 1ci bölüm kökler, ekler
0:24
ve anatomi. Tıp terminolojisi dışarıdan
0:27
bakınca yani karmaşık bir yabancı dil
0:29
gibi gelebilir ama aslında tamamen
0:31
Latince ve Yunanca kökenli yapı
0:33
taşlarından oluşuyor. Bu sistemi devasa
0:35
bir lego seti gibi düşünebilirsiniz.
0:37
Parçaların anlamını bir kez çözdüğünüzde
0:39
yüzlerce kelimeyi ezberleme derdinden
0:42
kurtuluyorsunuz. Mesela fago kökü
0:44
doğrudan yeme ve yutmayla alakalı. Yani
0:47
karşınızda yutkunma zorluğu çeken bir
0:49
hasta varsa şikayetinin disfaji olduğunu
0:51
kelimenin tam kökünden anında
0:53
yakalayabilirsiniz.
0:55
Örneklere gelirsek supra bir şeyin
0:57
yukarısı üst kısmı demek. Kürek kemiği
1:00
yani skapula ile birleştiğinde ne
1:01
oluyor? Suprasapular. Bu size tam olarak
1:04
nereye bakmanız gerektiğini söylüyor.
1:06
Son eklere geçtiğimizde felç anlamına
1:08
gelen eksi pljiaya karşımıza çıkıyor.
1:11
Yarım felç durumuna hemleji denmesinin
1:13
bütün mantığı burada yatıyor. Ve tabii
1:15
bir de o meşhur laboratuvar sonuçlarında
1:17
gördüğümüzde alarm zillerini çaldıran
1:19
son var. Eksipenia azalma, eksilme
1:22
demek. Bir hastada nötropeni varsa bu
1:25
öylesine bir kelime değil.
1:27
Enfeksiyonlarla savaşan hayatin nötrofil
1:29
hücrelerinin tehlikeli seviyede
1:30
düştüğünü ve hastanın artık savunmasız
1:33
kaldığını bize anlatır. Sistemi
1:34
kurduğunuz an her şey çorap söküyor gibi
1:36
geliyor, değil mi? Şimdi gelin bu
1:38
legoları anatomiye oturtalım. Bacak
1:40
iskeletimizi bir arada tutan o her gün
1:43
kullandığımız hepimizin çok iyi bildiği
1:45
diz kapağı kemiği. Peki bunun tıbbi
1:48
literatürdeki adı ne? Şöyle hafızanızı
1:50
bir yoklayın bakalım. Anatomi bilginizi.
1:52
Hemen şimdi test ediyoruz. Evet
1:54
cevabımız patella. Anatomi netliği
1:56
sever, eş anlamlılarla uğraşmaz. Patella
1:59
kelimesini duyduğunuz an zihninizde o
2:01
diz ekleminin kilit noktası
2:02
canlanıveriyor. İşte bu temel anatomi
2:04
terimleri sonrasında üzerine bütün
2:06
hastalıkları inşa edeceğimiz sağlam
2:08
zeminimizi oluşturuyor. Anatomiden işin
2:11
işleyişine yani fizyolojiye geçerken çok
2:14
daha dinamik bir şeyden bahsetmemiz
2:16
lazım. Peristaltizm. Sindirim sistemi
2:19
için kelimenin tam anlamıyla hayati bir
2:21
olay bu. Mide ve bağırsak duvarlarımız
2:24
öyle içinden suların aktığı cansız düz
2:26
borular falan değil. İçlerindeki o düz
2:28
kaslar sürekli inanılmaz koordine bir
2:31
ritimle çalışıyor. Şöyle düşünün. Bir
2:33
diş macunu tüpünü alttan sıkarak
2:35
içindekini yukarı doğru itiyorsunuz. Ya
2:37
işte tam olarak bu. Eğer bu sıralı
2:40
ritmik kasılma ve gevşeme dalgaları
2:42
olmasaydı yiyecekleri o metrelerce
2:44
uzunluktaki sindirim kanalında ileriye
2:47
doğru taşıyamazdık. Peristaltik hareket
2:49
durduğu an sistem kilitlenir. Bu yüzden
2:52
klinikte o bağırsak seslerini dinlemek
2:54
gerçekten çok kritik bir muayene
2:56
adımıdır. İkinci bölüm, hastalıklar ve
2:59
teşhis yöntemleri. Temel kavramlardan
3:02
çıkıp doğrudan kliniğin tam ortasına
3:04
iniyoruz. Şimdi diyelim ki karşınızda
3:06
kıvrandıran bir mide ağrısıyla gelen 12
3:08
parmak bağırsağı yani doğu dönel ülser
3:10
şüphesi taşıyan bir hasta var. Bu
3:12
hastanın teşhisi ve tedavisi için onu
3:14
vakit kaybetmeden hangi uzmana
3:16
yönlendirirsiniz? Doğru cevap
3:18
gastroenterolog. Aslında demin
3:20
konuştuğumuz kuralı hatırlayın. Kelimeyi
3:22
böldüğümüzde mantık hemen ortaya
3:24
çıkıyor. Gastro mide, entero ise
3:27
bağırsak demek. Yani bu uzmanlar
3:29
sindirim sisteminin o ağır yükünü
3:31
omuzlayan peristaltizm mekanizmasından
3:34
tutun da asidin mide duvarında açtığı
3:36
ülsellere kadar her bir detayı yöneten
3:38
hekimlerimiz. Sistem onlardan soruluyor.
3:41
Peki ya solunum sistemi? Hastanede ya da
3:44
poliklinikte en sık duyduğunuz en acil
3:47
müdahale gerektiren şikayetlerden
3:48
birinden bahsedelim. Hasta karşınıza
3:51
geçip nefes olamıyorum, daralıyorum,
3:53
göğsüm sıkışıyor. Diyorsa rapora
3:55
düşeceğiniz o tek vazgeçilmez kelime
3:58
dispedir. O korkutucu soluksuz kalma
4:00
halini, nefes darlığını tek kalemde
4:03
özetler. Şimdi birbiriyle aslında hiç
4:05
alakası olmayan ama mekanizmaları
4:07
kıyaslandığında harika bir tablo çizen
4:10
iki büyük hastalığa bakalım. Bir yanda
4:12
talasemi yani doğuştan gelen genetik
4:14
olarak nesilden nesile aktarılan bizim
4:16
buralarda bilinen adıyla Akdeniz
4:18
anemisi. Doğrudan kan hücrelerinin
4:20
yapısındaki bir sorun. Diğer yandaysa
4:23
çölyak hastalığı var. Bu bir kan
4:25
eksikliği falan değil. Bağışıklık
4:27
sisteminin besinlere daha doğrusu
4:28
spesifik olarak glutene karşı verdiği
4:31
adeta yıkıcı bir savaş, bir tepki. Yani
4:33
biri kan üretimindeki bir genetik üretim
4:36
hatası iken diğeri sindirim sistemindeki
4:38
bir savunma krizidir. İkisi de ömür boyu
4:41
sürer ama hedefleri tamamen farklıdır.
4:43
Tabii hastalıkları sadece belirtilere
4:45
bakıp tahmin etmiyoruz. Kesin teşhis
4:47
için elimizde harika silahlar var.
4:49
Mesela hücresel boyutta bir organın
4:51
nasıl çalıştığını veya bir tümörün
4:53
nerelere yayıldığını görmek istiyoruz.
4:55
Hemen hastaya radyoaktif bir izotop
4:57
verip tutulumunu izlediğimiz sintigrafi
4:59
cihazına yani nükleer tıbbavuz. Ama
5:02
diyelim ki aradığımız şey enfeksiyon ve
5:04
bunu kanın içinde arıyoruz. O zaman
5:06
seroloji devreye giriyor. Antikorlara,
5:08
antijenlere bakıyoruz. Kan tahlili
5:10
kağıdında o sıkça gördüğünüz Lym
5:12
kısaltması var ya işte o enfeksiyonla
5:14
savaşan kahramanlarımız lenfositleri
5:16
gösteriyor. Diyabet şübhesinde ise olay
5:18
daha net en az 8 saatlık bir açlık
5:21
sonrası o meşhur açlık kan glikozuna
5:23
bakıyoruz ve 100 miligram/l sınırını
5:25
kontrol ediyoruz. Gördüğünüz gibi her
5:27
testin aydınlattığı yer bambaşka. Tıbbın
5:30
bu baş döndürücü teknolojisinin,
5:32
testlerin, teşhislerin durduğu çok net
5:34
felsefi bir çizgi vardır. O da özerklik,
5:37
otonomi. Şöyle düşünün, dünyanın en
5:39
doğru teşhisini koymuş, en mükemmel
5:41
tedavamini bulmuş olabilirsiniz. Ama son
5:44
söz her zaman hastanındır. Hastanın
5:46
kendi bedeni hakkında karar verme,
5:48
seçenekleri değerlendirme veya "Hayır bu
5:50
tedaviyi istemiyorum" deme hakkı tıp
5:52
etiğinin en dokunulmaz kuralıdır.
5:55
Hekimlik sadece hastalığı yok etmek
5:57
değil, karşınızdaki insanın iradesine
5:59
sonuna kadar saygı duymaktır. 3ünc
6:01
bölüm: Farmakoloji ve tıbbi cihazlar.
6:05
Teşhisi koyduk, etiği sağladık. Artık
6:07
tedavi aşamasındayız. İlaçlar bizim
6:09
vücuttaki özel birliklerimiz ve savaş
6:12
stratejilerine göre
6:12
sınıflandırılıyorlar. Bazen bir
6:14
hastalığı yenmenin en iyi yolu o savaşın
6:17
başlamasını baştan engellemektir. İşte
6:19
biz bu koruyucu tedavi kalkanına
6:21
profilaksi diyoruz. Diyelim ki savaş
6:23
başladı ve ağır semptomlar var. Mesela
6:26
kemoterapi sonrası o şiddetli bulantılar
6:28
veya korkunç bir araç tutması. O bulantı
6:31
ve kusmayı anında bıçak gibi kesen
6:33
antiemetikler o an tam bir can
6:35
kurtarandır. Bir de dekonjestanlar var.
6:38
Ağır bir gripte burnunuzun tamamen
6:39
tıkandığı o anı düşünün. Bu ilaçlar
6:41
şişmiş damarları büzerek ödemi çözer ve
6:44
size dünyanın en güzel hissini o ilk
6:46
rahat nefesi verir. İlacın kendisi kadar
6:49
onu hedefe nasıl yolladığınız da müthiş
6:51
önemli. Mesela aerosol. Sadece bir ilaç
6:54
formülünden bahsetmiyoruz. Bu bildiğiniz
6:56
mühendislik harikası bir taşıma sistemi.
6:59
İlacın etken maddesi basınçlı bir gazın
7:02
içine hapsediliyor. Siz valfe bastığınız
7:05
o saniyenin bir kadar sürede sıvı
7:07
inanılmaz bir hızla parçalanıyor.
7:09
Mikroskobik bir sise dönüşüyor ve
7:11
doğrudan hedefe astım krizinde daralan o
7:14
akciğerlere ateşleniyor. Fizik ile
7:16
tıbbın muazzam bir işbirliği. Ve gelelim
7:19
ameliyathanenin tam kalbine,
7:21
elektrokoter cihazına. Bu alet sıradan
7:23
keskin bir neşler falan değil. Modern
7:25
cerrahinin en büyük mucizelerinden
7:27
biridir. Yüksek frekanslı elektrik
7:29
akımıyla dokuyu milimi milimine keserken
7:31
tam o saniyede kan damarlarını mühürler
7:33
yani pıhtılaştırır. Bu ne demek? Cerrah
7:36
için tamamen kansız, tertemiz ve güvenli
7:38
bir ameliyat alanı demek. Ameliyat
7:40
sürelerini inanılmaz kısaltır ve hayat
7:42
kurtarır. Tıp terminolojisi gördüğünüz
7:44
gibi sadece ezberlenecek cansız
7:46
kelimelerden ibaret değil. fizyolojiden
7:48
tutun mühendisliğe kadar uzanan insan
7:50
hayatını koruyan evrensel bir şifredir.
7:52
Peki anatominin bu büyüleyici
7:54
şifrelerini daha derinlemesine çözmeye
7:56
siz ne kadar hazırsınız? Videoda
7:58
incelediğimiz bu dersin ve yıla ait
7:59
çıkmış soruları kendiniz deneme sınavı
8:01
formatında çözmek ve kendinizi test
8:03
etmek için lolonolo.com adresini ziyaret
8:06
edebilir, videonun altındaki açıklama
8:08
kısmında yer alan bağlantıya
8:10
tıklayabilirsiniz.
Jobs & Education

