Auzef Sağlık Ekonomisi 2024-2025 Vize Soruları
Sağlık Ekonomisi 2024-2025 Vize Soruları
https://lolonolo.com
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Sağlık ekonomisi kulağa biraz teknik
0:02
gelebilir, değil mi? Ama aslında
0:04
hepimizin hayatının tam ortasında olan
0:06
bir konu. Bugün sağlık hizmetleri
0:08
dünyasının neden o bildiğimiz,
0:10
alıştığımız piyasalara hiç benzemediğini
0:12
ve bu durumun hem sağlığımızı hem de
0:14
cebimizi nasıl etkilediğini gelin
0:16
birlikte anlamaya çalışalım. Her şeye şu
0:18
basit ama temel soruyla başlayalım.
0:20
Neden gidip bir kahve almakla Allah
0:22
korusun bir kalp ameliyatı olmak aynı
0:24
şey değil? Sonuçta ikisi de bir hizmet.
0:27
Öyle değil mi? Ama işte tam olarak öyle
0:29
değil. Sağlık işin içine girdiğinde
0:31
piyasanın bütün kuralları adeta altüst
0:33
oluyor. Peki ama neden? İşte şimdi bu
0:36
sorunun peşine düşüyoruz. İlk olarak
0:38
sağlık piyasasını diğerlerinden ayıran o
0:40
temel, o kendine has özelliklere bir
0:43
bakalım. Her şey bu piyasanın neden bu
0:45
kadar farklı olduğunu anlamakla başlıyor
0:47
ve işte karşımızda ilk kilit kavram
0:49
asimetrik bilgi. Kulağa karışık gelse de
0:52
aslında çok basit. Doktorunuz biliyor,
0:54
siz bilmiyorsunuz. Olay bu. Siz sadece
0:57
semptomlarınızı anlatırsınız ama
0:58
doktorunuz o semptomların arkasındaki
1:00
teşhisi, tedavi seçeneklerini, riskleri,
1:03
her şeyi bilir. İşte bu bilgi
1:05
dengesizliği bütün oyunu değiştiriyor.
1:08
Bakın bu tablo farkı ne kadar net ortaya
1:10
koyuyor. Normal bir piyasada mesela bir
1:12
cep telefonu alırken internete girer,
1:14
modelleri karşılaştırır, yorumları
1:16
okursunuz. Güç sizdedir. Ama sağlıkta
1:19
durum bu mu? Asla. Doktor size bir
1:22
tedari önerdiğinde onun kalitesini,
1:24
gerekliliğini kendiniz ölçemezsiniz.
1:26
Tamamen doktorun bilgisine ve
1:28
uzmanlığına güvenmek zorundasınız. İşte
1:30
o asimetrik bilgi tam olarak bu. Tam bu
1:33
noktada modern sağlık ekonomisinin
1:35
kurucularından Kenneth Arrow sahneye
1:37
çıkıyor. Arrow ta 1963 yılında yazdığı o
1:40
meşhur makalesinde diyor ki bu piyasayı
1:43
tanımlayan en önemli kelime
1:44
belirsizliktir. Ne zaman hasta
1:47
olacağımızı bilemeyiz ve bir tedaviye
1:49
başlasak bile o tedavinin kesinlikle işe
1:51
yarayacağından asla emin olamayız. İşte
1:54
bu belirsizlik bizi bir başka çok önemli
1:56
kavrama getiriyor. Talep inelastiktir.
1:59
Yani esnemez. Bir düşünün, acil
2:01
apandisit ameliyatı olmanız gerekiyor.
2:03
Hastaneye gidip fiyat için pazarlık
2:05
yapar mısınız? Biraz indirim yapsanız
2:06
olmaz mı der misiniz? Tabii ki
2:08
demezsiniz. Çünkü konu canınızdır ve o
2:10
hizmete ne pahasına olursa olsun
2:12
ihtiyacınız vardır. Bu yüzden de fiyat
2:14
ikinci plana düşer. Peki bu kadar
2:16
kendine has kuralları farklı işleyen bir
2:18
alanda bir hastane kurmak, onu yönetmek
2:22
nasıl bir şeydir? Gelin şimdi teoriden
2:24
biraz pratiğe geçelim ve işin yatırım ve
2:26
yönetim boyutuna bakalım. Diyelim ki
2:29
yeni bir hastane yatırımı yapacaksınız.
2:31
Öyle hemen kazmayı vurmuyorsunuz. Bir
2:33
fizibilite çalışması yapmanız lazım. Ve
2:35
bunun üç temel adımı var. Birincisi
2:38
pazar. O bölgede bu hastaneye gerçekten
2:40
ihtiyaç var mı? Rakipler kimler?
2:43
İkincisi teknik kısım. Nereye yapacağız?
2:45
Hangi cihazları alacağız? Kapasitemiz ne
2:47
olacak? Yani bu iş teknik olarak
2:49
yapılabilir mi? Ve son olarak tabii ki
2:51
finansal inceleme. Bu yatırım kendini
2:53
kurtarır mı, karlı olur mu? Yönetim
2:56
bilimci Henry Minsberg der ki, "Bir
2:58
yönetici aslında tek bir iş yapmaz. Aynı
3:00
anda birkaç farklı şapka takar. Bir
3:03
sağlık yöneticisini düşünün. Hem ekibine
3:05
liderlik etmeli, hem kurumunu dışarıda
3:08
temsil etmeli, hem etrafta ne olup
3:10
bittiğini sürekli gözlemlemeli, hem de
3:12
en kritik anlarda büyük yatırım
3:14
kararlarını alabilmeli. Yani gerçekten
3:16
çok yönlü olmayı gerektiren bir iş. Peki
3:19
başarılı bir yönetimin temelinde ne
3:21
yatar? Net bir vizyon. Vizyon en basit
3:24
haliyle kurumun kurduğu hayaldir. Biz bu
3:27
hastane olarak 10 yıl sonra nerede
3:29
olacağız? Hangi alanda en iyisi olmayı
3:31
hedefliyoruz? gibi soruların cevabıdır
3:34
ve bütün stratejik kararlara da işte bu
3:36
vizyon yön verir. Şimdi de gelelim belki
3:39
de en can alıcı konuya. Maliyetler.
3:42
Sağlık ekonomistleri bir hastalığın
3:44
topluma ya da bireye olan gerçek yükünü,
3:47
gerçek maliyetini nasıl hesaplar?
3:49
Maliyetleri temelde ikiye ayırıyoruz.
3:51
Doğrudan maliyetler adı üstünde
3:53
cebinizden direkt çıkan para, ilaç
3:56
parası, doktor muayene ücreti, tahlil
3:58
ücretleri. Ama bir de genellikle gözden
4:01
kaçan dolaylı maliyetler var. Yani
4:03
hastalık nedeniyle işe gidemediğinizde
4:05
kaybettiğiniz gelir, üretemediğiniz
4:07
değer. İşte bu ekonomi için aslında
4:10
devasa bir yük. İşletme seviyesinde ise
4:13
karşımıza sabit maliyetler çıkıyor.
4:15
Bunlar hastanenin o ay bir hasta mı
4:18
yoksa 100 hasta mı baktığına bakmaksızın
4:20
her ay ödemek zorunda olduğu giderler.
4:22
En net, en basit örnek bina kirası.
4:25
Hasta sayısı ne olursa olsun o kira
4:27
ödenir değil mi? İşte bu sabit bir
4:29
maliyettir. Bir de marjinal maliyet var.
4:33
Bu ne demek? Bir tane daha fazla hizmet
4:35
vermenin getirdiği ek maliyet demek.
4:37
Yani hastanede zaten çalışan bir MR
4:39
cihazı var. O cihaza bir hasta daha alıp
4:42
bir MR daha çekmenin maliyeti ne kadar?
4:45
İşte bu soru kapasiteyi artırmak gibi
4:47
kararlarda çok kritik bir rol oynar.
4:50
İşte bu slayt konuştuğumuz dört temel
4:52
maliyet türünü çok güzel özetliyor.
4:55
Cebimizden çıkan doğrudan maliyetler, iş
4:57
gücü kaybı gibi dolaylı maliyetler, kira
5:00
gibi sabit giderler ve bir ek hizmetin
5:02
bedeli olan marjinal maliyet. Bir
5:05
hastalığın gerçek ekonomik fotoğrafını
5:06
çekmek için bu dördünü de mutlaka hesaba
5:09
katmamız gerekiyor. Şimdi birey ve
5:11
hastane seviyesinden biraz uzaklaşalım.
5:14
Şöyle bir zoom out yapıp sağlığın bütün
5:16
bir ülke ekonomisi içindeki yerine yani
5:18
büyük resme bakalım. Bir ekonominin
5:21
genel sağlığını ölçen en temel
5:22
göstergelerden biri ekonomik büyümedir.
5:25
Yani ülkenin üretim kapasitesi geçen
5:28
yıla göre artmış mı, azalmış mı?
5:30
Sağlıklı bir toplum aynı zamanda daha
5:32
üretken bir toplum demektir. Bu da
5:34
doğrudan ekonomik büyümeyi olumlu
5:36
etkiler. Peki bir ülke o sınırlı
5:39
kaynaklarını nasıl dağıtacak? İşte
5:42
burada ekonomide fırsat maliyeti
5:44
dediğimiz şey devreye giriyor. Bir
5:46
ülkenin kaynakları sonsuz değil.
5:48
Bütçenizde daha fazla hastane yapmaya
5:50
karar verirseniz aynı kaynakla belki de
5:52
daha az okul yapabilirsiniz. Yani her
5:55
seçimin bir bedeli, bir vazgeçişi
5:57
vardır. Madem sağlık piyasası bu kadar
6:00
özel, madem bildiğimiz piyasa kuralları
6:02
burada işlemiyor, o zaman devlet ne
6:05
yapıyor? Neden ve nasıl müdahale ediyor?
6:08
Şimdi de devletin rolüne ve koyduğu
6:10
kurallara odaklanalım. Devletin piyasaya
6:12
müdahale ederken en sık kullandığı
6:14
araçlardan biri tavan fiyat
6:16
uygulamasıdır. Bu devletin bu hizmet
6:19
için bundan daha fazla para alamazsın
6:21
demesidir. Temel amaç özellikle temel
6:24
ihtiyaçlarda tüketiciyi yani bizleri
6:27
aşırı yüksek fiyatlardan korumaktır. Bu
6:30
kavramın çok da somut bir örneği var
6:32
hayatımızda. SGK'nın özel hastanelerin
6:35
hastalardan talep edebileceği ilave
6:37
ücretlere yasal bir üst sınır getirmesi
6:39
tam olarak bir tavan fiyat
6:41
uygulamasıdır. Devlet burada hastaların
6:43
aşırı mali yüklerle karşılaşmasını
6:45
önlemek için piyasaya doğrudan bir sınır
6:47
çiziyor. Ve tüm bu anlattıklarımız bizi
6:50
en temel en felsefi soruya getiriyor.
6:52
Sağlık bir hak mıdır yoksa alınıp
6:55
satılabilen bir mal yani bir meta mı?
6:57
Yani herkesin eşit şekilde erişmesi
6:59
gereken bir kamu hizmeti mi yoksa parası
7:02
olanın daha iyisini alabildiği bir
7:04
ticari hizmet mi? Bu soruya bir toplum
7:06
olarak verdiğimiz cevap kurduğumuz bütün
7:08
sağlık sistemini şekillendiriyor. Peki
7:11
sizce cevap ne olmalı?

